
Güvenilir kripto borsası: Bitpanda Son dönemde Türkiye'de kripto para platformlarıyla ilgili yaşanan gelişmeler ve ortaya çıkan mağduriyetler; güvenilirliği bağımsız kurumlarca belirlenmiş, otoritelerin regülasyonlarına uyumlu, şeffaf ve kurumsal kripto para platformlarıyla çalışmanın önemini ortaya koydu. Güvenlik endişeleri yalnızca Türkiye'ye has değil. Blok zinciri teknolojisinin olanaklarının suistimaline dair örneklere küresel arenada da rastlanıyor. Merkez bankaları ve finans otoritelerinin de vurguladığı kara para aklama gibi yasal olmayan aktiviteler, yine de, blok zinciri teknolojisinin ve kripto paraların geleceğin finansı için önemli olduğunu değiştirmiyor. Durum böyleyken doğru platformu seçmek önem kazanıyor. Avrupa'nın en hızlı büyüyen kripto para platformu olan ve unicorn statüsüne ulaşan Bitpanda; kurumsal, şeffaf, regüle ve bağımsız kurumlarca denetlenen yapısıyla kullanıcıların ihtiyaç duyduğu güveni sunuyor. 2 milyondan fazla kullanıcı, Bitpanda’ya aşağıdaki sebeplerle güveniyor. Avrupa'da regüle Avusturya Finansal Piyasalar Otoritesi (FMA) ve PACTE yasası uyarınca Fransız Autorité des marchés financiers (AMF) ile kayıtlı bir dijital varlık hizmeti sağlayıcısı olan güvenilir kripto borsası Bitpanda, aynı zamanda PSD2 lisansıyla Avrupa Birliği Ödeme Hizmetleri Yönergesi 2’ye de tabi olarak faaliyet gösteriyor. KPMG prosedürleri Bağımsız denetleyici KPMG, Bitpanda Kullanıcılarının BTC, ETH ve XRP fonlarının Bitpanda'nın soğuk cüzdanlarında ilgili kripto paralar tarafından karşılanabildiğini doğruluyor. Yani Bitpanda, soğuk cüzdanlarında, kullanıcılarının Bitpanda hesaplarında bulunan toplam miktardan daha fazla miktarda kripto varlık barındırıyor. Bitpanda Türkiye 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na uygun olarak kurulmuş olan Bitpanda Türkiye'nın tüm mali tabloları bağımsız denetimden geçiyor. Ayrıca Türkiye'deki operasyonlar kapsamında aktarılan Türk lirası fonlar, yurt dışına aktarılmıyor. AML5 ve Fon Kanıtı Bitpanda; kara para aklamanın önlenmesi amacıyla Avrupa Birliği'nde uygulanan AML5 uyarınca kötü niyetli kişilerin hukuka aykırı faaliyetlerinden elde ettiği gelirleri meşru yollardan elde etmiş gibi gösterme girişimlerine karşı önlem alıyor. KYC ile Kimlik Doğrulaması Finansal hizmet sağlayıcıları ve bankaların dijitalden müşteri edinimi için kullandığı Müşterinizi Tanıyın (Know Your Customer) yöntemiyle, işlem yapan tüm kullanıcılarının yasa dışı faaliyetlerde bulunmadığından emin oluyor. Güvenilir kripto borsası Bitpanda’da saniyeler içinde hesap açarak 50’nin üzerinde kripto para birimiyle işlem yapmaya başlamak için bu bağlantıyı kullanabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Mars’ta oksijen üretimi
Kaynak: NASA
Dünya'nın havasının artık size iyi gelmediğini düşünüyorsanız alternatif olarak Mars'ı düşünmeye başlayabilirsiniz çünkü NASA'dan gelecekte yaşam kolonileri kurulması beklenen Mars'la ilgili yeni bir müjde geldi. Perseverance keşif aracıyla yapılan bir deneyle Mars'ın %96 oranında karbondioksitten oluşan havası, ilk kez solunabilen oksijene dönüştürüldü. Bilim insanları, bir astronotu 10 dakika kadar hayatta tutmaya yetecek kadar, yaklaşık 5 gram oksijeni üretmeyi başardı.
Keşfedilen bu oksijen üretme teknolojisi, yalnızca Mars’taki insan yaşam desteği için değil, gezegenden dönüş yolunu hızlandırmak için roket iticilerinin ihtiyaç duyduğu yüksek oksijen miktarı için de umut verici.
Ingenuity'nin kısa uçuşları, keşfedilen yeni oksijen üretme yöntemi, SpaceX ve Blue Origin gibi şirketlerin uzay teknolojileriyle ilgili çalışmalarıyla uzay çağı artık o kadar da uzak görünmüyor. Bu çalışmalar, şimdilik daha "bebek adımları" olsa da ileride yapılacak insanlı keşifler için önemli adımların yolunu açıyor.
Her ev kendi enerjisini üretecek
Kaynak: Tesla
Dünyadaki büyük sorunlara sıra dışı çözümlerle yaklaşan Elon Musk, Tesla'nın güneş enerjisini depolayan ve kesintiler yaşandığında enerji sağlayan Powerwall bataryalarıyla her evi kendi enerjisini üreten, depolayan hatta enerjiyi elektrik şebekesine geri aktaran bir enerji dağıtım tesisine dönüştürmeyi amaçlıyor.
Tesla, geçtiğimiz hafta internet sitesinde, Powerwall olmadan güneş enerjisi veya güneş panellerinin satın alınması yerine enerji üretimini sağlayan paneller ve enerjiyi depolayan Powerwall'un bütün bir sistem olarak satın alınmasını zorunlu kıldı. Elon Musk, her evde kurulmasını istediği enerji üretim sistemiyle sıfır karbonlu bir güç hattına ulaşmayı hedefliyor. Massachusetts Teknoloji Enstitüsü ve Princeton Üniversitesi'nin ABD iletim kapasitesi artırıldığında 2050 yılına kadar sıfır karbon emisyonuna ulaşılabileceğini söyleyen araştırmaları da, Musk'ın iddiasını destekliyor.
Bazı uzmanlar, yenilenebilir enerji kaynaklarının arazi kullanım talepleri, depolama gereksinimleri ve kesinti sorunlarının bu şekilde bir enerji üretim sistemine engel olabileceğini düşünse de Elon Musk yenilenebilir enerji üretim ve depolama sistemleri sayesinde karbonsuz bir hava sahasına ulaşma konusunda iddialı ve çalışmaya devam ediyor.
Tema parklarda Disney robotları
Kaynak: Techcrunch
Walt Disney'in araştırma ve geliştirme ekibi Imagineering, yaklaşık üç yıllık çalışmadan sonra kendi başına yürüyebilen, el sallayabilen ve hareket edebilen animatronik bir robot geliştirdi. Galaksinin Koruyucuları filminin Groot karakterini adeta “canlandıran” ekip, "Project Kiwi" kapsamında tema parklar için otonom robot aktörler geliştirmeyi uzun süredir planlıyordu. Oldukça gerçekçi bir dokuya ve "anlamlı" denilebilecek bakışlara sahip olan Groot, henüz Walt Disney World'de insanlarla buluşmaya hazır değil. Ancak, Kiwi gibi projelerle yılda 100 milyondan fazla insan ağırlayan Disney tema parklarında robotik karakterlerle etkileşim kurma fikri çok da uzak görünmüyor. Tabii, çocukların kocaman Disney kostümleri giymiş animatörlerden türlü şirinlikler yapmalarına rağmen korktuğu düşünülünce en çok onların bu robotlarla etkileşimleri nasıl olacak, merak etmekteyiz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bir problem, birden çok çözüm, bu çözümlerin fırsat karşılaştırmaları, çıkarımlarımız ve kehanetlerimiz... Dijital bahşiş interneti ele geçirmek üzere!
29 Nis 2021

YAZARLAR

Elif Özçakmak
Bir çocuğun merakı ve heyecanıyla bir yetişkinin olgunluğunu içinde barındıran bir ruha sahip, araştırmayı ve paylaşmayı seven bir İşletme Mühendisi.

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Televizyonda sunucuların “50 milyon bizi izliyor” dediği günlerden herkesin kendisi için üretilmiş başka bir içerik akışında yaşadığı "yankı odaları" dünyasına geldik. Sosyal medya ortak metni parçaladı, üretken yapay zeka ise kişiselleştirmeyi başka bir aşamaya taşıdı. Peki bu ortamda kitle iletişimi tamamen öldü mü? Belki de buradaki asıl krizi erişimin azalması değil, ortak gerçekliği kuran sistemlerin giderek daha az hesap verebilir hâle gelmesi olarak okumalıyız.

Kanada’da bir okul saldırganının ChatGPT hesabının sekiz ay önce şiddet içerikli kullanım nedeniyle işaretlendiğinin ortaya çıkması, sohbet botlarının kullanıcılarını ne ölçüde izlemesi ve hangi noktada yetkililere bildirmesi gerektiği tartışmasını büyüttü. British Columbia’nın OpenAI’a karşı açtığı dava, mahremiyet ile güvenlik arasındaki sınırın nerede çizileceğini tartışmaya açarken Türkiye’de okul saldırıları sonrası alınan önlemler benzer bir sorunun başka bir yüzünü gösteriyor.

Yapay zekanın insanlığı yok edeceğine dair felaket senaryoları, genellikle kontrolden çıkan süper zekalara ve “katil robotlara” odaklanıyor. Oysa uzmanların daha olası gördüğü risklerin çoğunda yapay zeka tek başına hareket etmiyor. Özellikle beş olası senaryo, kontrol zincirini geri dönüşü olmayacak şekilde kırma potansiyeli taşıyor.

Yapay zeka patlamasının da etkisiyle artık ürünlerin pazarlama materyallerinde sürekli aynı kelimeler tekrarlanıyor: Ajan tabanlı, AI destekli, kurumsal düzeyde, akıllı, uçtan uca, yeni nesil, ekosistem… Yıllar önce pazarlama ekiplerinin temel problemi, insanların üründen haberdar olmasını sağlamakken bugün bunun önünde çok daha kritik bir problem yer alıyor: İnsanların ürünün ne olduğunu anlamasını sağlamak.

Son birkaç yıldır yapay zeka yarışında geçerli olan kural basitti: Daha güçlü modeli daha hızlı geliştiren kazanır. Son günlerde sektörün öncü isimleri tarafından yapılan açıklamalar ise bu denklemin değişmeye başladığını gösteriyor. Modellerin siber saldırılardan biyolojik silah geliştirme girişimlerine uzanan riskli kullanım alanlarında sahneye çıkması, yarışın öncülerini ilk kez açık bir biçimde frene basma olasılığını tartışmaya itiyor.





