Inveon'un kurucusu Yomi Kastro ile: Pazar odaklı ürün inşa etmek

Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Aposto'nun Paribu Ventures işbirliğiyle hayata geçirdiği dördüncü Entrepreneur's Thursday etkinliğinin “Ölçeklenebilir çevrimiçi işletmeler: 0'dan 1'e nasıl gidilir?” başlıklı ikinci oturumunda Inveon'un kurucusu Yomi Kastro konuşmacı oldu. Aposto'nun kurucu ortağı Umutcan Savcı'nın moderatörlüğündeki oturumda Kastro, Türkiye’deki teknoloji girişimi ekosisteminde görülen paradigma değişimini ele aldı ve ölçeklenebilir bir iş kurmak için gerekli olduğunu düşündüğü ipuçlarını paylaştı.

Ayrıntılar: Konuşmasında Türkiye’de teknoloji girişimi ekosisteminin üçüncü nesline giriş yaptıklarını belirten Kastro, geleneksel olarak girişimcilerin ilk etapta ürüne, ikinci kez girişimci olanların ekibe, üçüncü kez girişimci olanların ise ölçeklenebilirliğe, yani dağıtıma odaklandığına dikkat çekti. Kastro, bugün bu aşamalarda bir paradigma değişimi gözlemlendiğini de sözlerine ekledi.
Kastro, daha sonra sözlerine şu ifadelerle devam etti:
“Girişimciliğe bir formül yazmak zor. Ama en yakın reçete sanırım şu olurdu: Bulunduğun ortam, dönem ve pazarın trendlerini iyi analiz et ve bu trendlerin hangisine uyum sağlayacağını ve hangisiyle ayrışacağını çok iyi belirle.”
Trendlere yüzde yüz uyum sağlamanın da çok fazla ayrışmaya gitmenin de başarısızlıkla sonuçlanabileceğini vurgulayan Kastro, bu karar verme sürecinde sezgi ve içgörülerin çok önemli rol oynadığını dile getirdi. Girişimcinin karşı çıktığı rüzgar ne kadar sertse kendisinden o kadar şüphe edeceğine ve risk alacağına işaret eden Kastro, yanlış rüzgar seçmenin pivot ile sonuçlanacağının da altını çizdi.
Önemli ayrıntı: Kastro ayrıca, Türkiye’deki teknoloji girişimlerinin %99’unun sürdürmesi zor olduğu için şu anda satılık durumda olduğunu belirtti. Günün sonunda 12-13 rüzgardan hangisine karşı çıkılacağını bulmanın zor olduğunu ifade eden Kastro, “Bunun algoritmasını henüz bulamadım” dedi.
‘Inveon, dönüşmek zorunda kaldı’
Ekosistemdeki paradigma değişimi üzerine de konuşan Kastro, Inveon’un da bu değişimle birlikte dönüşme ihtiyacı hissettiğini belirtti. Kastro ayrıca, yerli teknoloji girişimi ekosisteminin geçirdiği dönemleri üç faza ayırdı. Kastro’ya göre ilk faz, “Hepsiburada fazıydı” ve aslolan teknolojinin kendisiydi. Bu dönemin teknolojisi çok zordu ve esas mesele, teknolojik kabiliyeti edinmekti.
İkinci faz: Kastro, ikinci fazı ise “Trendyol fazı” olarak tanımladı. Bu dönemde teknoloji, satın alınabilen bir unsura dönüştü; ekip ve finansman bulabilmek çok daha fazla önem kazandı. Asıl mesele, müşteri edinmekti ve pazarlama faaliyetlerini influencer kullanımı gibi yöntemlerle akıllıca modellemek gerekti. Bu aşamada büyümenin sırlarını çözmek, büyük finansmanla karşılık buldu.
- Bu dönemde iyi girişimcinin problem çözebilen kişi olarak tanımlandığını belirten Kastro, son dönemlerde bunun “finansman toplayabilen kişiye" evrildiğine de dikkat çekti.
Üçüncü faz: Kastro’ya göre üçüncü fazda, iyi girişimcilerin para ettiği yeniden hatırlandı. Artık girişimci olmak için hacker olmaya gerek olmadığını belirten Kastro, yine de bir girişimcide ürün inşa etme kabiliyeti ve hacker zihniyeti bulunmasının faydalı olacağını dile getirdi.
‘Yapay zeka, yazılımcıları mahvedecek’
Yeni dönemde yapay zekanın yazılımcıların büyük bir bölümünü eleyeceğini öngören Kastro, artık çok farklı kabiliyetlere sahip kişilerin de ürün inşa edebildiğini ifade etti. Bu dönemde takım oluşturma paradigmasının da değiştiğini vurgulayan Kastro, Codeway kurucusu Tolunay Tosun’un oturumuna atıfta bulunarak şirketin ekip oluşturma ve koruma konusundaki başarısından övgüyle bahsetti.
Ek olarak: Kastro, bir girişimin artık en başarılı olması gereken konunun ürün inşa etmek değil, ürünü piyasaya sürmek için kapsamlı bir strateji oluşturmak olduğuna dikkat çekti. Ürünü çok iyi olsa da yeni müşteri kazanamayan pek çok girişim olduğunu belirten Kastro, ürünün ve şirketin en baştan piyasaya sürülme stratejisine uygun bir şekilde inşa edilmesi gerektiğini vurguladı.
Kastro ayrıca, “Ürün, 1 günde kullanıma açılamıyorsa eksiktir” dedi.
Ayrıca: Teklif sunma ve fiyatlandırma stratejilerinin de oldukça önemli olduğunu dile getiren Kastro, girişimlerin ürünü piyasaya sürmek için kapsamlı bir strateji oluşturma konusunda takıntılı olması gerektiğinin altını çizdi. “Go-to-market stratejisi” olarak da adlandırılan bu planın esasında ilişkiler ağıyla da bağlantılı olduğuna dikkat çeken Kastro, ilk girişimcilik sürecinde pozitif bir intiba yaratan kişilerin ikinci kez girişimci olduklarında bu intiba sayesinde bağlantılarını kullanarak ürünü başarılı bir şekilde piyasaya sürebildiklerini belirtti.
Kastro ayrıca, ikinci veya üçüncü kez girişimci olmanın tek avantajının tecrübe olmadığını, ilk girişimcilikte kurulan bağlantıların da bu kişilere önemli bir avantaj sağladığını dile getirdi.
Zombi girişimler: Kastro, oturumunda ekosistemdeki zombi girişimlere de değindi. Yaşamaması gereken şirketlerin yaşamaya devam etmesinin büyük bir problem olduğunu ifade eden Kastro, bu şirketlerin her türlü pazarı bozduğunu da sözlerine ekledi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Aposto’nun Paribu Ventures işbirliğiyle düzenlediği Entrepreneur's Thursday serisinin dördüncü etkinliği, 6 Mart’ta Kolektif House Maslak’taydı. Etkinlikte, Türkiye’deki girişim ekosisteminin geçirdiği paradigma değişimi konuşuldu.
17 Mar 2025

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Yeni bir hobiye başlamak zaman, emek ve istikrar gerektiriyor; o hobiyi yapan kişiye benzemekse birkaç sipariş kadar yakın. Bir zamanlar müzisyenlerin “ekipman edinme sendromu” adını verdiği dürtü, bugün koşudan fotoğrafçılığa, kahveden kampçılığa uzanan bir iş modeline dönüştü. Markalar, tüketicinin olmak istediği kişiyi ve ait olmak istediği hayatı ürünlerle paketlerken gelecekteki hâlimize dair hayallerimizi de giderek büyüyen bir pazara çeviriyor.

Yapay zeka araçları hayatımıza girdiğinde genel kabul, herkesin bir gecede aynı kalitede iş üretebileceği yönündeydi. Oysa pratikte tam tersi bir tablo oluştu. Var olanları birbirine bağlayamayan, aradaki mantık köprüsünü kuramayan ve yaratıcı düşünemeyen birçok insan, sistemin içinde tıkandı ve ortaya “cilalanmış angaryalar” çıkmaya başladı.

Dünyanın en ünlü girişim hızlandırma programı Y Combinator, yakın zamanda sonbahar dönemi için hazırladığı “Requests for Startups” listesini yayımladı. 13 maddeden oluşan liste, girişim ekosistemindeki yeni trendleri ortaya çıkardı.

Otomobil sektöründe vergi sistemine yeni bir kavram girdi: Asgari maktu ÖTV. Sıfır araç alımlarında tahsil edilecek ÖTV için taban bir tutar belirleyen yeni sistem, Türkiye’de gelecekte kurulacak ÖTV mimarisinin ilk işaretlerini de ortaya koyuyor.

Türkiye’nin otomobil pazarında uzun zamandır alışık olmadığımız bir tablo ortaya çıkıyor. Sorun, artık fiyat yüksekliği ya da krediye ulaşmada yaşanan zorluklar değil. Otomobilin karşısında şu anda çok daha güçlü iki rakip duruyor: Mevduat faizi ve yatırımcının altındaki yükseliş beklentisi.




