İş dünyasında "Blockchain 2.0" dönemi


Zingat , Prestij Dergisi ’nin sekizinci sayısını sunar Gayrimenkule dair tüm alışkanlıklarımızı değiştiren Zingat.com , gayrimenkul profesyonellerine ve Zingat’ın tüm iş ve sosyal paydaşlarına seslenen Zingat Prestij Dergisi ’nin sekizinci sayısını görücüye çıkarıyor. Neler var? Zingat.com’un çevrimiçi süreli yayını olan Zingat Prestij Dergisi , gayrimenkul ofisleri ve danışmanlarla yapılan söyleşilerden yeni konut projelerine, emlak piyasası analizlerinden özel röportajlara, köşe yazılarından dünyada öne çıkan emlak haberlerine kadar gayrimenkule dair pek çok konuya yer veriyor. Dahası: Zingat Prestij Dergisi , her yeni sayısına özel bir Spotify şarkı listesini Radyo Voyag e iş birliğiyle okurlarına sunuyor. Derginin Müzik sayfasında okurları bekleyen Radyo Voyage, son sayısında da okurlara özenle hazırlanmış bir müzik şöleni vadediyor. Derginin sekizinci sayısını okumak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Günümüzde yükselen enflasyon ve ekonomik çalkantıların etkisiyle yatırımcıların düşen risk iştahı, “blockchain” (blok zincir) denince akla ilk gelen kripto para sektöründe giderek daha fazla değer kaybına yol açıyor. Üstelik sektör yalnızca ekonomik çalkantılarla sarsılmıyor, örneğin bitcoin madenciliğinin maliyeti ve çevre üzerindeki olumsuz etkileri giderek daha fazla eleştiri topluyor. Kripto teknolojisi için finansal ölçümler yapan Glassnode’un geçtiğimiz haftalarda yayımladığı raporu, bitcoin üretim maliyetinin bitcoin’in mevcut değerine yakınlaştığını ve madencilerin 1 bitcoin üretimi için ortalama 19,3 bin dolar harcadığını, bunun da çok az kâr elde edeceği veya hiç elde etmeyeceği anlamına geldiğini saptadı. Başka bir araştırmada, ekonomistler bitcoin üretmenin iklime verdiği zararın son 5 yılda piyasa değerinin ortalama %35’ine ulaştığını ve bunun, kırmızı et sektörünün payı olan %35 ile neredeyse aynı olduğunu ifade etti.
Bitcoin yüksek risk barındırması, regülasyonların yetersizliği ve tartışmalı seyri gibi nedenlerle eleştirilirken McKinsey, “Blockchain 1.0” olarak adlandırdığı, blockchain’in finans alanındaki kullanımından biri olan kripto paraların hüküm sürdüğü dönemin yavaş yavaş sona ereceğini ve blockchain teknolojisinin vadettiği verimlilik artışı ve maliyet tasarrufu gibi fırsatlarla iş süreçlerinde kullanımının artacağını, yani “Blockchain 2.0” döneminin öne çıkacağını öngörüyor. MIT Sloan Management’ta yayımlanan makalede yazarlar, bitcoin gibi dijital para birimlerinin altında yatan teknoloji olan blockchain’in şirketlerin doğası üzerinde derin etkilere sahip olacağını belirtiyor. Buna göre blockchain, şirketlerin finansman elde etme, yönetilme, değer yaratma şekillerini değiştirecek ve muhasebe ile pazarlama fonksiyonları dönüştürecek.
Peki dünyanın birçok yerinden ve pek çok sektörden şirketin tedarik zinciri sorunları, enerji krizi ve artan maliyetler nedeniyle farklı şekillerde tasarruf sağlamaya çalıştıkları bu dönemde tam da bu ihtiyaçlara yanıt veren blockchain teknolojisi ve şirketlere vadettiği değer nedir?
Dönüşüm kapıda
Blockchain büyük veri niteliğindeki kayıtların değiştirilemeyecek şekilde yazılmış, yani birbirine bağlı bloklara işlenmiş olduğu bir defterdir. Bir veri tabanı gibi çalışan bu teknoloji herkese açıktır, bir bloğa bağlanırken öncekini kontrol ettiği için değiştirilemez. Dolayısıyla güvenilirdir, çünkü değiştirilemeyen kayıtlar herkes tarafından tutulabilir. Bu, şirketler için faydalarını anlamaya yardımcı olabilir zira blockchain şirketlere verilerini koruma, süreçlerini iyileştirme, operasyonel verimlilik sağlama gibi avantajlar sunma potansiyeli vadediyor. Nitekim McKinsey, raporunda büyük teknoloji şirketlerinin yakın zamanda blockchain’in başka bir kullanımı olan Hizmet olarak Blockchain (BaaS) servisi sunmaya başlayacağını ve bu uygulamaların sağladığı faydalar sayesinde hızla yayılacağını tahmin ediyor. Bunun nedeniyse blockchain’in daha az karmaşık ve daha uygun maliyetli hale gelmesiyle halihazırda iş süreçlerine bu teknolojiyi entegre etmeye çekimser yaklaşan şirketlerin de atılım yapmaya başlayabilecek olması.
- Nedir? BaaS, müşterilerin blockchain uygulamalarını, işlevlerini ve akıllı sözleşmelerini geliştirmek, kullanmak ve barındırmak için bulut tabanlı hizmetleri kullanmalarına olanak tanıyan bir blockchain hizmetidir.
Kullanım alanları
Danışmanlık şirketi Deloitte’un “Vaatten gerçeğe” temalı Global Blockchain Anketi, blockchain’in günümüzde organizasyonel inovasyonun önemli bir parçası olduğunu ortaya koydu. Buna göre yöneticiler başlangıçta blockchain’in kullanışlılığına yönelik sahip oldukları şüphelerinin artık azaldığını belirtiyordu ve blockchain’e yatırımlar yapıyordu. Bu anlamda öne çıkan sektörlerden biriyse finanstı. Bankacılık ve sermaye piyasaları yöneticilerinin %63'ü dijital varlıkların kuruluşlarında anlamlı bir rol oynayacağını belirtirken Deloitte, blockchain teknolojisinin sektör için daha fazlasını vadettiğini belirtiyor çünkü blockchain, veri şeffaflığını ve toplanan verilerin kalitesini artırarak bankalara kredi onay süreçlerinde güvenlik ve zaman tasarrufu sağlıyor. BBVA, Credit Suisse, JPMorgan, Deutsche Bank ve UBS’in de içinde olduğu 45 bankadan oluşan konsorsiyum, blockchain teknolojisini avro veya dolar gibi gerçek para birimlerine entegre etmek amacıyla R3 adlı girişimin Corda platformundan yararlanıyor. İlk tahvil ticaretinse Barclays tarafından 2016’da yapıldığı aktarılıyor.
Şeffaflığın yönetiminde önemli olduğu başka bir alansa tedarik zinciri operasyonları. Pandemiyle başlayan aksaklıklar, Rusya’nın Ukrayna’yı işgaliyle tetiklenen ekonomik krizin etkisiyle şiddetlenirken blockchain, McKinsey’ye göre şirketlerin akıllı sözleşmeler ile süreçlerini kolaylaştırmalarını, ürünleri takip edip izleyebilmelerini, müşterilerine bir ürünün menşei hakkında şeffaf bilgi sunabilmelerini, lojistik ve tedarik zinciri operasyonlarını geliştirebilmelerini ve takip edilebilirlik sayesinde ürün kalitesini iyileştirebilmelerini sağlıyor.
Tedarik zincirinde verimlililk
Walmart Canada, dağıtılmış defter teknolojisinden yararlanarak yenilikçi kurumsal çözümler sunan DLT Labs ile yaptığı ortaklık sonucunda kurduğu DL Freight adlı blockchain ağı ile lojistik süreçlerinde sıklıkla karşılaştığı bir sorunu çözebildi. Şirket dağıtım merkezlerine ve mağazalara yılda 500 binden fazla paket teslim ediyordu ve 3. taraf taşıma şirketleriyle ödeme konusunda zorluklar yaşıyordu. Taşıyıcıların süreçlerinde kullandığı ve birbiri arasında veri akışı olmayan çoklu bilgi sistemleri işlemlerin manuel olarak yapılmasını gerektiriyordu. Bu beraberinde tutarsızlıkları getirirken enerji ve zaman açısından da tüketiciydi.
Şirketin teknoloji liderlerinden biri, tüm tarafların kullanacağı tek bir kaynak oluşturarak sorunun üstesinden gelecek bir blok zinciri ağı oluşturarak süreci otomatikleştirmeyi önerdi. DL Freight taşıma şirketlerinin teklifi, teslimat belgesi, ödeme onayı gibi birçok adımda veri topluyor ve bunları otomatik biçimde gerçek zamanlı olarak ağa aktarıyordu. Kayıtların yalnızca işlemde izin verilen taraflarca görülebilmesiyse güvenliği artırarak ek işlem maliyetlerini azaltıyor, ödeme sürelerini kısaltıyordu. DL Freight ağı hayata geçirilmeden önce taşıma şirketlerinin faturalarının %70’inde hatalar varken bu yılın başlarındaysa bu oran %1’e geriledi.
Perakendedeki potansiyel
Perakende, e-ticaret ve tüketici ürünleri sektörünün de bu teknolojiden ciddi avantajlar sağlayabileceği düşünülüyor. TechGuided’dan Brent Hale, e-ticaret platformlarının, satıcıların ve müşterilerin ürünün menşeini ve yolculuğunu kontrol etmek için kolayca erişebilecekleri bir bilgi ağı oluşturmak üzere blockchain teknolojisinden yararlandığını ifade ediyor. Bunun sağladığı faydalarsa yalnızca tüketicinin güvenini ve sadakatini artırmakla kalmıyor; hasarlı ürünlerin çok daha erken tespit edilmesini ve onarım süreçlerinde verimlilik sağlanmasını mümkün kılıyor.
Önümüzdeki dönemlerde bu satırlarda okuyacağınız, Türkiye Genel Müdürü Volkan Sözmen ile röportajımızda da görüleceği üzere, IBM şirketlerin blockchain teknolojisini süreçlerine entegre etmeleri konusunda hizmetleriye öne çıkan teknoloji şirketlerinden. Örneğin, gıda alanındaki ilk blockchain projelerinden biri olarak anılan ve Fransa merkezli perakendeci Carrefour, Nestlé, Unilever ile Walmart’ın uygulamaya koyduğu ve şirketlere ürünlerin kaynağını daha hızlı belirleyerek kontaminasyonu önleme gibi faydalar sağlayan IBM Food Trust çözümüyle Walmart, daha önce gıda ürününün kaynağını izlemenin genellikle yaklaşık 7 gün sürerken blockchain temelli projeyle bu sürenin 2,2 saniyeye düştüğünü belirtiyor. Carrefour ise üreticiler ve distribütörler arasındaki bu ağ ile ürün menşei ve kalitesine, ürünlerin besin değerlerine, alerjen veya şüpheli madde varlığına dair izlenebilir bilgiler elde ettiğini ve bir ürünün geri çağırılması durumunda tüm tedarik zinciri boyunca kontrol yapılabildiğini aktarıyor.
Öngörüler
Bu tür avantajlar, özellikle yoğun üretim ve lojistik süreçlerine sahip şirketlerin blockchain teknolojisini işlerine entegre etme iştahını da kabartıyor. Nitekim Deloitte’un anketine katılan üretim şirketlerinden yöneticilerin %42'si blockchain alanında önemli yatırımlar yaptığını bildiriyor. Geçtiğimiz aylarda Boeing ve Airbus gibi şirketlerin hatalı ve eksik parça gibi sorunlar nedeniyle siparişlerini teslim edemediğini düşünürsek blockchain’in sadece tüketiciye doğrudan satış yapan şirketlere değil farklı sektörlerden şirketler için üretim yapan devlere de fayda sağlayabileceği aşikar görünüyor. Üstelik Verified Market Research’ün araştırmasına göre, üretim sektöründe blockchain kullanımının 2030’a kadar küresel olarak yıllık %80 bileşik büyüme oranıyla 2021’deki 40 milyon doları epey aşarak 766,2 milyon dolarlık bir pazar haline geleceği öngörülüyor.
Blockchain’in şirketlere sağladığı faydalar bir kenara, McKinsey iş dünyasında kullanımının büyük ölçüde teorik kaldığını çünkü yüksek maliyetler, belirsiz getiriler ve teknik zorluklar nedeniyle liderlerin çekimser yaklaşabildiğini ortaya koyuyor. Bununla birlikte, bu alandaki yatırımlar artıyor gibi görünüyor, zira IDC’nin yayımladığı "Worldwide Semiannual Blockchain Spending Guide" adlı rapor, 2017 ve 2019 yılları arasında blockchain çözümlerine yapılan küresel harcamaların 950 milyon dolardan 2,7 milyar dolara yükseldiğini tespit etti. Pandemi döneminde dahi yıllık bazda %66 büyüyen yatırımların önümüzdeki 3 yılda 12,4 milyar dolar büyüklüğe ulaşması bekleniyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Blockchain’in finans alanındaki kullanımından biri olan kripto paraların hüküm sürdüğü Blockchain 1.0 döneminin sona ereceği, teknolojinin iş süreçlerinde kullanımının, yani Blockchain 2.0 döneminin hız kazanacağı öngörülüyor.
28 Eki 2022

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR


