İSO'da Dalgakıran dönemi: Yeni başkanın programında neler var?

EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İstanbul Sanayi Odası’nda (İSO) 13 yıldır devam eden Erdal Bahçıvan dönemi sona erdi. 4 Kasım'da yapılan seçimlerde Adnan Dalgakıran, Bahçıvan'ın desteklediği Ender Yılmaz'ı 67'ye karşı 86 oyla geride bırakarak İSO'nun 2026-2030 dönemi Yönetim Kurulu Başkanı seçildi. Meclis Başkanlığı için yapılan oylamada ise Dalgakıran'ın desteklediği Mustafa Tecdelioğlu, Bahçıvan'ı 66'ya karşı 83 oyla mağlup etti. Böylece dört yıl önce Bahçıvan'a karşı girdiği başkanlık yarışını kaybeden Dalgakıran, ikinci seçiminde İSO'nun yönetimini devralmayı başardı.
Seçim sonuçlarının ardından yaptığı ilk değerlendirmede küresel sanayi trendlerindeki değişime dikkat çeken Dalgakıran, “Dünya büyük bir hızla kabuk değiştiriyor ve biz de bu tempolu değişimin gerisinde kalamayız. İstanbul Sanayi Odası’nı 21. yüzyılın gereksinimlerine tam uyum sağlayan, çağdaş bir organizasyon yapısına kavuşturacağız. Geleceğe yönelik yeni bir vizyon ortaya koymak adına tüm gücümüzle çalışacağız” ifadelerini kullandı.
Dalgakıran, seçim öncesinde Birlik, Akıl, Rekabet, Dönüşüm, Pazar, Finansman, Etki ve Güç başlıklarından oluşan sekiz maddelik bir program da açıklamıştı. Toplam 20 hedefin belirlendiği programda sanayicilerin finansmana erişimini kolaylaştıracak yeni mekanizmalar kurulması, rekabet gücüne yönelik yeni takip mekanizmaları geliştirilmesi, üretim kapasitesinin yeniden haritalandırılması, dış pazarlara erişim ve kamu kurumlarıyla ilişkilerin yeniden düzenlenmesine yönelik vaatler bulunuyor.
Yeni yönetim, Türk sanayisinin yüksek finansman maliyetleri, zayıflayan iç ve dış talep ile rekabet gücü kaybı sorunlarıyla mücadele ettiği bir dönemde göreve geliyor. Nitekim İSO'nun açıkladığı Türkiye imalat PMI son 31 aydır eşik değerin altında kalarak daralma bölgesinde yer alırken, son açıklanan veri olan Ekim ayı verisinde 10 ana sektörden 9’u üretim azalttığını bildirmişti.
Dalgakıran'ın programında bu sorunların çözümü için özellikle üç projeye ağırlık veriliyor. Sanayi Radarı ile uluslararası piyasalardaki gelişmelerin daha yakından izlenmesi, Sanayi Kapasite ve Yatırım İzleme Sistemi ile mevcut üretim altyapısının daha verimli kullanılması ve Sanayi Finansmanı ve Turnaround Masası aracılığıyla finansal güçlük yaşayan işletmelere yeniden yapılandırma desteği sağlanması bunların başında geliyor.
Sanayiciler için yeni bir istihbarat merkezi
Dalgakıran'ın öncelikli projelerinden biri, uluslararası kuruluşlarla işbirliği içinde faaliyet gösterecek İSO Sanayi Strateji ve Rekabetçilik Merkezi'nin kurulması. Merkezin bünyesinde oluşturulacak Sanayi Radarı ile Silikon Vadisi, Shenzhen, Seul ve Avrupa'daki teknolojik gelişmeler, yeni üretim yöntemleri ve rakip ülkelerin sanayi yatırımları düzenli olarak izlenecek. Toplanan bilgiler sektörlerin ihtiyaçlarına göre değerlendirilerek sanayicilerin yatırım ve üretim kararlarında yararlanabilecekleri analizlere dönüştürülecek.
Bu sistemle bağlantılı olarak kurulacak Sanayi Benchmark ve Rekabetçilik Platformu aracılığıyla da Türkiye'deki üreticilerin maliyet yapıları, verimlilik düzeyleri ve teknolojik yeterlilikleri uluslararası rakipleriyle karşılaştırılacak. Böylece şirketlerin rekabet gücünü kaybettiği alanlar belirlenerek sektörel değerlendirmeler hazırlanacak.
Programın sanayi yatırımlarını doğrudan ilgilendiren bir başka projesi ise Türkiye'nin makine parkının ve mevcut üretim kapasitesinin haritalanması. Sanayi Kapasite ve Yatırım İzleme Sistemi aracılığıyla fabrikaların hangi ürünleri ne kadar üretebildiği, mevcut kapasitelerinin ne kadarını kullandığı ve hangi sektörlerde yeni yatırıma ihtiyaç duyulduğu incelenecek.
Bu adım ile özellikle mevcut fabrikalarda atıl kapasite varken aynı sektörlerde yeni tesisler kurulmasının önlenmesi ve yatırımların teknolojik ihtiyaçlara göre yönlendirilmesi hedefleniyor. Dalgakıran'ın yeni sistemle mevcut kapasite bilgilerinden yararlanarak sanayi yatırımlarının planlanmasına katkı sağlayacak kapsamlı bir değerlendirme mekanizması kurması bekleniyor.
Finansal sıkıntı yaşayan şirketlere yeniden yapılandırma desteği
Dalgakıran'ın finansman alanındaki en önemli vaatlerinden biri de İSO bünyesinde bir Sanayi Finansmanı ve Turnaround Masası kurulması. Uluslararası bankalar, ihracat kredi kuruluşları, kalkınma finansmanı kurumları ve yatırım fonlarıyla işbirliği yapacak bu birim aracılığıyla sanayicilerin alternatif finansman kaynaklarına erişiminin kolaylaştırılması ve özellikle mali sıkıntı yaşayan işletmelere yeniden yapılandırma desteği verilmesi planlanıyor.
İşletmecilikte turnaround olarak adlandırılan yeniden yapılandırma süreci, mali durumu bozulan şirketlerin borçlarının, nakit akışlarının ve üretim faaliyetlerinin birlikte değerlendirilerek finansal açıdan toparlanmasını ifade ediyor. Dolayısıyla yeni finansman masasıyla, yüksek borçluluk nedeniyle işletme sermayesi sıkıntısı çeken veya mevcut üretim kapasitesini yeterince kullanamayan şirketlerin finansal sorunlarının yanı sıra işletme faaliyetlerinin de ele alınması bekleniyor.
Yapay zeka yatırımları ve uluslararası pazarlara açılım
Dalgakıran’ın programında sanayinin teknolojik dönüşümüne de özel bir bölüm ayrılmış durumda. Bu kapsamda fabrikalarda yapay zeka kullanımının artırılması, üretim süreçlerinin dijitalleştirilmesi, enerji verimliliği yatırımlarının desteklenmesi ve şirketlerin karbon düzenlemelerine uyum sağlamalarına yardımcı olunması öncelikli hedefler arasında. Özellikle üretim planlaması, kalite kontrol ve enerji yönetimi gibi alanlarda yeni teknolojilerin kullanılmasıyla işletmelerin maliyetlerini düşürmesi ve verimliliklerini artırması bekleniyor.
Dış ticaret tarafında ise Türk sanayi şirketlerinin uluslararası pazarlardaki faaliyetlerinin artırılması için ihracat destekleriyle birlikte yurt dışında yapılacak doğrudan yatırımların da teşvik edilmesine yönelik bir eğilim var. Avrupa, Ortadoğu, Afrika, Kafkasya ve Orta Asya'daki ticaret fırsatlarının değerlendirilmesini isteyen Dalgakıran, Türk şirketlerinin yurt dışında firma satın almalarının, yerel üretim tesisleri kurmalarının ve uluslararası dağıtım ağlarına katılmalarının desteklenmesini de gündemine aldı.
Ankara'da yeni temsil birimi, İSO'da yeni yönetim modeli
Dalgakıran'ın İSO'nun kurumsal yapısına ilişkin vaatleri arasında Ankara'da sürekli faaliyet gösterecek bir temsil biriminin kurulması da var. İSO Ankara Sanayi Destek ve Kamu İlişkileri yapılanması aracılığıyla sanayicilerin taleplerinin ilgili bakanlıklara ve kamu kurumlarına iletilmesi, yürütülen işlemler takip edilerek sonuçların üyelere aktarılması planlanıyor.
Amaç özellikle finansman, yatırım teşvikleri ve ticaret politikaları gibi doğrudan kamu kararlarından etkilenen konularda sanayicilerin sorunlarının Ankara'ya düzenli olarak aktarılması ve bunların takip edilmesi .
Oda yönetiminde ise meslek komitelerinin ve meclis üyelerinin karar alma süreçlerine daha fazla katılması için çeşitli düzenlemeler yapılması planlanıyor. Dalgakıran, her proje ve sorun için sorumlu kişi ile uygulama takvimi belirlenmesini, alınan kararların sonuçlarının düzenli olarak değerlendirilmesini ve üyelerle paylaşılmasını vadediyor. Ayrıca deneyimli sanayicilerin, sektörel kuruluşların, kamu yönetiminde görev yapmış isimlerin ve genç nesil temsilcilerinin katılımıyla bir Yüksek İstişare Konseyi kurulması da programda yer alıyor.
Dalgakıran'ın yeni dönemde atmayı planladığı adımlardan biri de İSO üyelerinin odadan beklentilerinin ölçülmesi. Üyelere yönelik anketlerle odanın sunduğu hizmetlerin, sanayicilerin ihtiyaçlarının ve mevcut yönetim yapısına ilişkin beklentilerin değerlendirilmesi planlanıyor. Bu değerlendirmeler doğrultusunda hangi alanlarda yeni hizmetlere ihtiyaç duyulduğunun belirlenmesi ve üyelerle oda yönetimi arasındaki iletişimin güçlendirilmesi hedefleniyor.
Dalgakıran'ın üyelerle ilişkiler konusunda verdiği vaatlerden biri ise İSO'nun Odakule binasının kullanımına ilişkin. Seçim dönemindeki açıklamalarında 19 katlı binanın büyük bölümünün kirada olduğunu belirten Dalgakıran, binanın sanayicilerin daha fazla yararlanabileceği şekilde düzenleneceği vaadinde bulundu. Bina girişindeki turnikeleri kaldıracağını da açıklayan Dalgakıran, “Odakule’nin ışıkları 24 saat sanayici için yanacak” ifadelerini kullandı.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Emircan Yaman
Piyasalar ve Finans Editörü

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
BIST 100’ün Ağustos ayında 14 bin 600 puanın üzerine çıktığı, ancak Eylül ayında yatırım fonlarında yaşanan likidite krizinin etkisiyle sert biçimde gerilediği üçüncü çeyrekte, Borsa İstanbul’un yatırımcı kompozisyonunda da belirgin bir ayrışma yaşandı. TÜYİD-Yatırımcı İlişkileri Derneği tarafından Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) verilerinden yola çıkılarak hazırlanan Borsa Trendleri Raporu’nun 2026 üçüncü çeyrek sayısında, yerli yatırımcıların portföy değerindeki kayıpların yabancı yatırımcılara kıyasla çok daha yüksek olduğu, yabancıların ise özellikle sanayi ve ticaret şirketlerindeki ağırlıklarını artırdığı görüldü.

Bu hafta yurt içinde Ekim ayı enflasyonu, imalat sanayisi PMI verileri ve öncü dış ticaret istatistikleri öne çıkarken, yurt dışında ABD'de Ekim ayı istihdam verileri, İngiltere Merkez Bankası'nın (BoE) faiz kararı ve Avro Bölgesi öncü enflasyonu ön planda.
01 Kas 2026

Dünyanın en büyük kripto para borsası Binance'e yönelik tarihin en büyük saldırılarından birinde 6,3 milyar dolarlık varlık etkilendi. Saldırganlar farklı blokzincir ağlarında varlıkları transfer edip ETH ve Bitcoin'e dönüştürmeye yönelirken, Tether, Circle ve diğer kripto kuruluşlarının müdahaleleriyle yaklaşık 2,7 milyar dolarlık varlık donduruldu. Saldırı, dijital finans sisteminin güvenliğini ve kripto piyasasında merkezî müdahale gücünü yeniden tartışmaya açtı.

ABD Merkez Bankası (Fed), güçlü ekonomik büyüme ve yüksek enflasyon karşısında politika faizini sabit tutarken, Aralık ayında yeni faiz artırımlarına gitme ihtimali güçleniyor.

Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya'da düzenlenecek COP31 yaklaşırken, iklim değişikliğinin ekonomik büyüme, üretim, enflasyon ve finansal istikrar üzerindeki etkileri yeniden gündemde. Aşırı hava olaylarının yol açtığı ekonomik kayıplar, merkez bankalarını ve finansal kuruluşları iklim risklerini daha kapsamlı biçimde değerlendirmeye yöneltiyor. Ancak bu süreçte ekonomi yönetimlerinin hem iklim risklerini küçümsemekten hem de geçici şoklara aşırı tepki vermekten kaçınması gerekiyor.




