İstanbul'dan Kristiansand'a

SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
Hatay master planı tanıtıldı
Şehir planlama
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türkiye Tasarım Vakfı, Hatay kent merkezinin yeniden inşası için tasarım ve planlama sürecini başlattı. Bir yıllık çalışmanın ardından, TTV 30 Nisan'da kent merkezleri için oluşturulan master planlarını duyurdu. TTV, bu planları nedenleri ve gerekçeleriyle birlikte kamuoyuna sundu. Tasarımlar, kentin ruhunu yansıtacak ve kültüründen uzaklaşmadan iklim şartlarına uygun bir şekilde oluşturuldu.
Yeni kent planları: 6 Şubat depremlerinde en çok etkilenen şehirlerden Hatay, yüzlerce mimar ve mühendisin katılımıyla oluşturulan yeni kent planlarıyla yeniden canlanacak. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve Kültür ve Turizm Bakanlığı, Hatay kent merkezlerinin yeniden inşası için Türkiye Tasarım Vakfı (TTV) ile bir protokol imzaladı. TTV, ilk etapta yaklaşık 50 hektarlık rezerv alanının tasarım ve planlama sürecini yürütüyor.
Asi Nehri çevresi ve tarihî bölgeler: Yıkımdan en çok etkilenen bölge Asi Nehri çevresi, master planın odak noktası oldu. Eski Antakya sokakları, Tarihi Kurtuluş Caddesi, Atatürk Caddesi ve Cumhuriyet Meydanı, tarihine ve kültürüne uygun bir şekilde planlandı. Planlamada önemli bir konu ise deprem öncesi de bölge halkının sıklıkla yaşadığı ulaşım sorunları. Araç, raylı sistem ve bisiklet yolları gibi ulaşım ağları, en az 20 metre genişlikte planlanan yollara entegre edilerek, bölgedeki sıkışıklığın önlenmesi ve rahat bir ulaşım sağlanması hedeflendi.
Proje ekibi: Foster + Partners ve BIG, Türkiye Tasarım Vakfı liderliğindeki bir konsorsiyumun parçası olarak, depremden ağır hasar gören Hatay'ın yeniden inşası için master planına katkıda bulunuyor. Konsorsiyum, DB Architects ve KEYM gibi mimarlık, miras ve mühendislik alanlarında uzmanlaşmış 13 şirket yer alıyor.
Yedinci Yerel Savunuculuk Okulu
Şehir gündemi
Yerel İzleme, Araştırma ve Uygulamalar Derneği (YERELİZ), Marmara Belediyeler Birliği ve Bahçeşehir Üniversitesi BAUMUS iş birliğiyle, Friedrich Ebert Stiftung Türkiye Ofisi'nin desteğiyle düzenlenen Yerel Savunuculuk Okulu, yedinci dönem öğrencilerini arıyor. 2017 yılından bu yana devam eden bu önemli eğitim programı, bu yıl yerel seçimler sonrası gerçekleşecek stratejik plan hazırlık süreçlerine odaklanıyor.
Eğitim içeriği: Katılımcılara, yerel yönetim ve sivil toplum temsilcilerine açık bu eğitim, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir stratejik planın nasıl hazırlanabileceği konusunda kapsamlı bir ders programı sunuyor. Program, 24-25 Mayıs 2024 tarihlerinde Marmara Belediyeler Birliği ve Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş Kampüsü'nde iki tam gün sürecek şekilde düzenlenecek.
Program detayları: Programın ilk gününde "Kentsel İhtiyaçlar, Sosyal Politika ve Yerel Yönetimler" gibi konular işlenecek. İkinci gün ise "Misyon, Vizyon, Değerler Oluşturma" ve "Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları" gibi modüller yer alacak. Program, aynı zamanda katılımcı yöntemlerle stratejik plan sürecini içerecek.
Nasıl katılırız? Programa en fazla 40 katılımcı kabul edilecek. İstanbul dışından seçilen katılımcıların konaklama ve ulaşım masrafları karşılanacak. Başvurular, 8 Mayıs saat 17.00'ye kadar bu linkten yapılabilir.
Ne düşündük? Yerel Savunuculuk Okulu'nun bu yeni dönemi, yerel yönetimlerin ve sivil toplum kuruluşlarının ihtiyaçlarına doğrudan yanıt veriyor gibi görünüyor. Eğitim programının içeriği, sürecin her aşamasında katılımcıların gerçek dünya sorunlarına pratik çözümler geliştirebilmeleri için tasarlanmış. Bu, hem mevcut belediye çalışanlarına hem de sivil toplum temsilcilerine büyük bir avantaj sağlayacak gibi. Program, stratejik yönetim ve toplumsal katılım konularında farkındalık ve yetkinlik kazandırma potansiyeline sahip.
Antik bronz büst Türkiye'ye dönüyor
Kültür sanat
Türkiye'nin 10 yılı aşkın süredir geri talep ettiği antik bronz büst nihayet ülkeye iade ediliyor. Los Angeles'taki J. Paul Getty Müzesi, Manhattan Bölge Savcılığı tarafından yürütülen bir soruşturma sonucunda, 1960'larda yağmalandığı ortaya çıkan ve "Bir Gencin Heykelinin Büstü" olarak bilinen eserin Türkiye'ye iadesine karar verdi.
Eserin keşfi: Bu kıvırcık saçlı ve çenesinde hafif kirli sakalı olan bronz büst, MÖ 1. yüzyıl ile MS 1. yüzyıl arasında dökülmüş. Araştırmacılar, heykelin boynundaki eski birleşim yerlerinden, bir zamanlar tam bir figürün parçası olduğunu belirlemişler. Eser, gözlerinde bir zamanlar var olan bilinmeyen materyalin izlerini taşıyor. Büst, 1971 yılından bu yana Getty Villa Müzesi'nin eski eserler koleksiyonunda yer alıyor.
İade süreci: Türkiye'nin güneydoğusunda yer alan Bubon Antik Kenti'nden gelen ve 1960'larda yasadışı olarak kazılan alandan çıkarılan büst, Cenevre merkezli tüccar Nicolas Koutoulakis tarafından satılan ve sonradan yağmalandığı tespit edilen eserler arasında yer alıyordu. Getty Müzesi, Koutoulakis'ten alınan ve yağmalandığı iddia edilen diğer antik Yunan ve Roma bronzlarıyla birlikte bu büstü de iade etmeye karar verdi.
İşbirlikçi adım: Getty Müzesi'nin direktörü Timothy Potts, Türkiye Kültür Bakanlığı ve Türkiye'deki meslektaşlarıyla kültürel mirasın korunmasını ilerletme misyonunu paylaşan bir ilişki kurmaya devam etmek istediklerini belirtti. Bu iade, her iki taraf arasında olumlu bir işbirliğinin ve kültürel diplomasi alanında atılmış önemli bir adımın göstergesi.
Paris’in tarihî katedrali Notre-Dame Aralık 2024’te yeniden açılıyor
Kültür sanat
Paris'in merkezindeki tarihî Notre-Dame Katedrali, beş yıl önceki yangından sonra ilk onarım aşamasını tamamlayarak 8 Aralık'ta kapılarını yeniden açmaya hazırlanıyor. UNESCO Dünya Mirası olarak tescillenmiş bu Gotik sanat şaheseri, yaklaşık 250 şirket ve yüzlerce zanaatkarın katılımıyla restore ediliyor.
Maliyet ve fonlama: Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un "beş yıl içinde tamamlanır" dediği projede, 2021 yazında 150 milyon avro harcanarak enkaz kaldırıldı ve katedral temizlendi. Covid-19 etkileri sebebiyle kesintiye uğrayan çalışmalar, katedral ve çeşitli atölyelerde tekrar başladı. Başkan Philippe Jost, ana nef ve koro kısımlarının birebir yeniden yapılandırılmasının, Fransız ormanlarından seçilen iki yüz yıllık ağaçlarla gerçekleştirildiğini vurguladı.Yangından hemen sonra başlatılan bağış kampanyasıyla 846 milyon avro toplandı.
Yeniden inşa süreci: Restorasyon çalışmaları devam ederken, katedralin çatısındaki iskeleler kaldırıldı ancak yerine zehirli olabileceği tartışılan kurşunla kaplandı. Yapının, Paris Olimpiyatları'ndan önce tamamen görünür hale gelmesi hedefleniyor. Diğer yandan, bu süreçte katedralin büyük haçı yerine kondu ve yangında yok olan altın horoz, yenisiyle değiştirildi. Temizlik sonrası katedral içindeki doğal ışığın hatırlanandan daha parlak bir seviyeye ulaştığı belirtiliyor. Ayrıca, Fransa katedralin vitrayları için üreticilere 2026 yılında teslim alma hedefiyle teklif çağrısı yaptı. Bu süreç, kültürel mirasın korunması adına atılmış önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Berlin’in yaşam alanı projesi Tuntenhaus tehlikede
Kültür
Prenzlauer Berg'in sokaklarından birine bakan cephesindeki "Kapitalizm normlaştırır, yok eder, öldürür" yazısıyla, çeşitli seslere alan tanıyan topluluğu ile Tuntenhaus, Berlin'in queer alt kültür sembollerinden biri. Yapının geleceği şimdi risk altında.
Satış haberi ve topluluk tepkisi: Mart ayında, hatta bina sakinlerini bile şaşırtan bir haberle binanın satılacağı duyuruldu. Tuntenhaus sakinleri yaptıkları açıklamada "Evimiz, Berlin’deki nadir bulunan uygun fiyatlı konutlar sayesinde alt kültür, açık alan ve kolektif yaşam topluluklarını mümkün kılıyor." sözleriyle Tuntenhaus'un kaybedilmesi fikrine karşı tepkilerini paylaştılar.
Köklü tarih: İlk Tuntenhaus 1981'den 1983'e kadar Schöneberg'deki Bülowstraße, ikincisi Friedrichshain'deki Tuntenhaus Forellenhof. 1990’dan sonra, topluluktan bazı kişiler bugün bildiğimiz Tuntenhaus'a taşınıyor. Ve 30 yıldır bu ev, queer Berlinliler için bir topluluk merkezi oluyor, Hoffeste'den, herkese açık mutfak anlamına gelen Küfa'ya türlü ortaklıklara alan açıyor.
Geleceğe yönelik adımlar ve mücadele: Tuntenhaus sakinleri hiçbir zaman tehditler karşısında pasif kalmıyor. 36 kişilik kolektif, satışı engelleyebilmek ve evi kurtarmak için başka olasılıkları açabilecek hakların kullanılması için Pankow ilçe hükümetini yoğun bir şekilde zorluyor. Diğer yandan, destek toplamak için haftasonu programları düzenliyorlar.
Ne düşünüyoruz? Tuntenhaus gibi kurumlar, birçok kişinin aradığı bir merkez olarak Berlin'i şekillendiriyor. Onsuz bir Berlin'i hayal etmek mümkün mü? Bu soru, hem Tuntenhaus'un hem de benzeri kurumların şehrin kültürel dokusundaki yerini ve önemini vurguluyor.
Avrupa'nın en büyük akıllı şehri Yunanistan'da yükseliyor
Şehir planlama
Yunanistan'ın başkenti Atina'nın güney sahilinde, uzun süredir beklenen Ellinikon projesi, Avrupa'nın en büyük akıllı şehri olma yolunda hız kazanıyor. 10 yıllık gecikmelerin ardından, eski havaalanının dönüştürülmesiyle proje ortaya çıkmaya başladı.
Neler oluyor? Yunanistan'ın ilk gökdeleni olacak Marina Kulesi yavaş yavaş yükseliyor. Atina'nın şu an için eksikliğini çektiği ferah ve yeşil açık alanlar ve sürdürülebilir enerji kaynaklarıyla donatılacak gelecek şehri bugünden hayal etmek mümkün.
Sosyoekonomik etkiler: 6,200 dönüm arazi üzerine kurulan ve Atina'nın 20 dakika dışında yer alan Ellinikon, Bloomberg’in haberine göre hem kıyı şeridini hem de ülkeyi dönüştürecek. Proje, Yunanistan'ın kriz sonrası canlanmasının ve yatırımcı ilgisinin bir göstergesi. Geliştiricilere göre proje, Yunanistan'ın GSYİH'sına %2.5 katkıda bulunacak, 80,000 yeni iş imkanı yaratacak ve tamamlandığında 10 milyar Euro'dan fazla vergi geliri sağlayacak. Ayrıca, Mandarin Oriental oteli ve entegre bir kumarhane-tatil köyü sunarak yılda ekstra bir milyon turist çekmesi bekleniyor.
15 dakika: Ellinikon sakinleri, 15 dakikalık şehir kavramına göre okullara, parklara, ofislere, mağazalara ve hatta plaja 15 dakikadan daha kısa sürede erişebilecek. Atık, su ve enerji hizmetlerini denetleyecek yazılımlar tüm komplekse entegre edilecek.
İnşaat süreci: Ellinikon'un inşaat süreci kolay olmadı. 2014 yılında arazi satın alındığında, arazinin bir kısmı eski havaalanının enkazıyla doluydu. Diğer kısımlar ise mülteciler ve belgesiz göçmenler tarafından kullanılıyordu. İnşaat izin sürecindeki gecikmeler ve Yunanistan'ın proje önerildiğinde neredeyse iflas etmiş olması, projenin başlamasını daha da zorlaştırdı.
Gelecek planları: Ancak bu engeller, yeni şehir gerçek olmaya başladıkça yavaş yavaş azaldı. 2025 yılı sonuna kadar bir spor merkezi, futbol sahaları, tenis kortları ve yüzme havuzları halka açılacak. Lamda’nın CEO’su Odisseas Athanasiou, "2026 Noel döneminde ev sahiplerinin yeni konutlarında yaşamasını istiyoruz." diyor. Yunanistan ekonomisi on yıllık krizden toparlanırken, yatırımcı ilgisi de yeniden canlanıyor. Ülke, son bir yılda üç büyük derecelendirme şirketinden ikisinden yatırım yapılabilir statüsü aldı ve Atina Uluslararası Havaalanı'nın başarılı bir halka arzı ve ülkenin ana bankalarındaki hisse satışları sırasında yatırımcılar Atina Borsası'na akın etti. Lamda'nın hisseleri 2023'te neredeyse %16 arttı.
Ne düşünüyoruz? Proje, büyük ölçekte yeni bir şehir oluşturmayı hedefliyor. Sürdürülebilir enerji kaynakları ve yeşil alanlar gibi pozitif unsurlar olmasına rağmen, sosyal etkiler de göz önünde bulundurulmalı. Yeni şehirdeki yüksek yaşam maliyetleri, yerel halk için erişilebilirliği zorlaştırabilir ve bu durum, sosyal adaletsizliklere yol açabilir. Projenin başarısı, bu tür sorunların nasıl ele alındığına bağlı olacak.
Zeyrek Çinili Hamam
Zeyrek, İstanbul
Açılış
Mimar Sinan’ın en önemli yapılarından ve 500 yıllık gizli bir kültür hazinesi olmasına rağmen uzun yıllar atıl kalan Zeyrek Çinili Hamam, bugün itibarıyla hamam olarak hizmet vermek üzere açılıyor. 13 yıl süren titiz bir restorasyon çalışmasının sonunda 2023 Eylül’ünde İstanbullularla buluşan hamam, hamam işleviyle açılmadan önce 17'nci İstanbul Bienali mekanlarından biri olarak kullanıldı ve Anlam Arslanoğlu'nun küratörlüğünü üstlendiği “Kalıntıların Şifası” sergisine ev sahipliği yaptı. Yapıya eklenen müze binası ve devam eden sanat etkinlikleriyle kentin kültür yaşamının da yeni mekanlarından biri olmaya devam edecek gibi görünüyor.
Telezzüz
Kuzguncuk, İstanbul
Açılış
Divan Grubu'nun yeni girişimi Telezzüz, Kuzguncuk’taki Koç Topluluğu Spor Kulübü’nde açıldı. Sade, doğal ve duyarlı bir gastronomi deneyimi sunan Telezzüz, Şef Bahtiyar Büyükduman liderliğinde özenle tasarlanmış bitki bazlı menüsüyle dikkat çekiyor. Menüde öne çıkanlar arasında mantar ceviche, soğuk bahar çorbası, çilekli deniz börülcesi ve Sotelenmiş ısırgan ile hazırlanan bahar bohçası gibi başlangıçlar ve Türk kahveli mantı, glaze enginar ve keşke ile piyaz 2.0 gibi ana yemekler var. “Tüm duyularla lezzet alma”, “tadını çıkarma” anlamlarına gelen Telezzüz, bir lokantanın ötesinde etik ve sürdürülebilir değerleri gözeten bir hareketin parçası olmayı hedefliyor.
Kunstsilo
Kristiansand, Norveç
Açılış
11 Mayıs 2024'te kapılarını açacak olan Kunstsilo, dünya çapında yenilikçi bir sanat müzesi olarak Norveç'in Kristiansand şehrinde yer alıyor. Güney Norveç Sanat Müzesi’nin ve prestijli Tangen Koleksiyonu'nun entegre edildiği Kunstsilo, özenle restore edilmiş bir tahıl silosunda konumlanıyor. Üç kat üzerinde geniş bir alana yayılan 3,300 metrekarelik sergi alanı sunan bu kültürel mekan, Mestres Wåge Arquitectes, Mendoza Partida ve BAX Studio tarafından, 1935 yılında Arne Korsmo ve Sverre Aasland'ın tasarladığı yapıdan dönüştürüldü.
Çok amaçlı bir merkez: Kunstsilo, sadece bir sanat müzesi olmanın ötesinde, dijital sanatlarla etkileşim, yeni fikirler keşfetme ve uluslararası dolaşıma giren sergileri deneyimleme imkanı sunacak bir kültür merkezi olmayı hedefliyor. Bölgenin muhteşem kıyı manzarasına panoramik bir bakış sunan mekan, konferanslar, konserler, yemek deneyimleri, atölye çalışmaları ve etkinlikler için de kullanılacak.
Tangen Koleksiyonu: Müzenin merkezinde, dünyanın en büyük özel Kuzey sanatı koleksiyonu Tangen Koleksiyonu yer alıyor. Kristiansand doğumlu koleksiyoner Nicolai Tangen tarafından kurulan koleksiyon, Danimarka, Finlandiya, İzlanda, Norveç ve İsveç'ten 300'den fazla sanatçıya ait 5,500 eseri kapsıyor. 1990'larda ilk sanat eserini satın alan Tangen, bölgeden hem tanınmış hem de göz ardı edilmiş sanatçıların eserlerini destekleyerek koleksiyonuyla global sanat manzarasında kalıcı bir iz bırakmayı hedefliyor.
“Kuzey Tutkuları”: Kunstsilo'nun açılış sergisi olan “Kuzey Tutkuları”, Kuzey sanatına dair kapsamlı bir yolculuk vadediyor. Thomas Hardy ve Virginia Woolf gibi edebiyat devlerinden alınan kavramsal temalarla ilhamlanan sergi, toplum, topluluk, mekanik ve organik unsurlar arasındaki dinamikleri ve kırsal ile kentsel yaşam arasındaki tezatları keşfedecek. 25 oda boyunca, her biri farklı duygular ve pastel renklerle süslenmiş olarak, 1910-1990 yılları arasında Tangen Koleksiyonundan seçilmiş 700'den fazla eser sergilenecek.
Julie's
Holland Park, Londra
Açılış
Kasım 1969'da iç mimar Julie Hodges tarafından Batı Londra'da açılan Julie's, yaklaşık bir buçuk yıl süren aradan sonra, 8 Mayıs 2024'te kapılarını açacak. Holland Park'ta bulunan mekan, bu yılın başında sahipleri Timothy ve Cathy Herring'in emekliye ayrılmasıyla 53 yılın ardından kapatılmıştı.
Yeni vizyon: Yeni işletmeci, Holland Park’ta yaşayan Tara MacBain. Cordon Bleu eğitimi almış şef MacBain, aynı zamanda Julie's'in uzun süredir müdavimi. MacBain, restoranın orijinal şıklığını Londra kültürünün ön saflarına taşımayı hedefliyor. Yeni menü, İngiltere ve Fransa'dan temin edilen deniz ürünleri ve istiridyelerden oluşacak.
Yeni konsept: Portland Road'daki restoran, modern bir Fransız brasserie’si olarak hizmet verecek. Zemin kattaki yemek odası ve bar, bodrum katındaki yemek alanı ve açık hava terasıyla toplam 160 kişiyi ağırlayacak. Şarap listesi, uluslararası şarap imalathanelerinden ve gelişen markalardan seçilmiş en iyi şişelerle Londra'nın şarap meraklılarına hitap edecek. Julie's'in iç mekanlarını ve dekorasyonunu ise iç mimar Rosanna Bossom yeniden ele aldı.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Ajandalar New York, Londra, Berlin ve İstanbul’da kültür sanat etkinlikleri işgalinde. Mardin’de ise altıncı kez bienal heyecanı var.
06 May 2024

YAZARLAR

Soli
Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ OKUMALAR


