

Büyülenmeye hazırız: 34 Calling kapsamında Hooverphonic with Orchestra ve Mark Eliyahu & Friends konserleri
İstanbul’un efsanevi 1993 yılı konserlerini deneyimleyebilen şanslılardan mıydın bilmiyoruz ama o döneme denk gelememişsen de o günleri yad edenlerden dinlemiş; üstüne, “ vay be ne günlermiş ” diye sen de bizim gibi içinden geçirmişsindir…
Daha fazlasını öğren →
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
Sent Antuan Kilisesi, Beyoğlu: Yolu İstiklâl Caddesi’nden geçen herkesin aşina olduğu, her daim turistlerin göz bebeği olan Sent Antuan Kilisesi, bir an için İstiklâl’in gürültüsünden kaçmak isteyen herkesi sessizliğe davet ediyor. Pazar günleri 09.00’da, diğer günlerse 08.00’de açılan kiliseyi gezdikten sonra civardaki Pera Müzesi veya Masumiyet Müzesi’ne uğrayarak İstanbul’daki kültür gezine devam edebilirsin.
Demir Kilise (Sveti Stefan), Fatih: Tuna Nehri üzerinden taşınan 500 ton demirle inşa edilen Sveti Stefan Kilisesi, dünyada hâlâ ayakta olan tek demir kilise olma özelliği taşıyor. Yedi yıllık restorasyon sürecinin başarıyla tamamlanmasının ardından 2018’de yeniden ziyarete açılan iki katlı kilise, yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı.
Aya Yorgi Kilisesi, Büyükada: Uzun ve dik bir yokuşun ardından nefes kesen manzarasıyla sana göz kırpan Aya Yorgi Kilisesi, Büyükada’nın en yüksek tepesinde yer alıyor. 1751 yılında inşa edilen ve uzun yıllar manastır olarak hizmet veren kiliseyi gezdikten sonra hemen karşısındaki restoranda eşsiz manzarayı izleyerek yorgunluğunu atmanı ısrarla öneririz.
Aya İrini Kilisesi, Fatih: Topkapı Sarayı’nın birinci avlusunda bulunan ve şu an müze olarak hizmet veren Aya İrini, hemen yanındaki Ayasofya’nın biraz gölgesinde kalsa da inanç turizminin kalbinin attığı lokasyonlardan biri olmayı sürdürüyor. Güçlü bir akustiğe sahip kilise, pek çok konsere ve kültürel etkinliğe ev sahipliği yapıyor ve izleyicilere büyülü bir atmosfer yaşatıyor.
Ayia Efimia Rum Ortodoks Kilisesi, Kadıköy: Kadıköy’ün kalbinde bulunan kilise yalnızca pazar günleri 08.30-13.00 saatleri arasında hizmete açık. Listemizdeki diğer kiliselere göre daha küçük olduğu ve yüksek duvarlarla çevrelendiği için Kadıköy turlarında istemeden de olsa gözden kaçabilen Ayia Efimia, merkezî konumuyla Anadolu Yakası’nda uğranılması gereken bir durak.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta İstanbul'un ajandasında sanatçı Esra Gülmen'in Don’t Play with My Emotions sergisi, Klein Phönix'te Perel gecesi, Babylon'da caz ve rap'in buluştuğu MOD #2 akşamı var.
17 Nis 2022

YAZARLAR

Eylül Belden
https://aposto.com

Aposto İstanbul
İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Ara Güler’in objektifinden kalan İstanbul’u bütünüyle geri getirmek mümkün değil. Sokaklar değişti, bazı yapılar ortadan kalktı, kıyılar başka işlevler kazandı. Ara Güler’in ölümünün 8. yılında fotoğraflarına yeniden bakmak, yalnızca eski günleri anmak için değil, yaşadığımız kenti sorgulamak için de bir fırsat.

Bir zamanlar iyi geldiği için adı "terapi" konan bölgelere sahip bu şehir, bugünlerde çoğumuzun psikolojisinin bozulmasının sebeplerinden biri hâline gelmiş gibi. Belki de sorun İstanbul’un yalnızca çok kalabalık olması değildir. Belki sorun, İstanbul’un bize kendimiz için giderek daha az yer bırakması. Belki mesele yalnızca trafik değil, gürültü değil, nüfus değil, beton değil. Bütün bunların arasında kendimize ait küçücük bir alan bulamamak.

Dört yıllık tadilatın ardından yeniden açılan Eski Şark Eserleri Müzesi, İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin geniş koleksiyonundaki hikayelerin peşine düşmek için İstanbullulara bahane oldu. Dört bin yıllık bir aşk şiirinden Assur’un süslü cinlerine, Midillili bir köpeğin mezartaşından müze bahçesindeki altı Bizans, üstü Osmanlı çeşmesine, bu kez hemen akla gelen başyapıtlarla değil, ilk bakışta gözden kaçabilecek ilginç hikayeler eşliğinde geziyoruz müzeyi.

İstanbul’da gezerken bazen bir sarnıcın önünden geçeriz, bazen bir sur parçasının yanından. Bazen eski bir kilisenin, bazen bir saray kalıntısının, bazen de adını bilmediğimiz bir sütunun önünde dururuz. Çoğu zaman fark etmeyiz; fark ettiğimizde de bu kalıntıları ayrı ayrı görürüz. Ayasofya bir yerde durur, Kariye başka bir yerde. Oysa bütün bunlar aynı büyük hikayenin parçalarıdır: İstanbul’un bin yılı aşan Roma / Doğu Roma başkentliği.

Kadıköy değişiyor ama bu sadece yapısal bir dönüşüm değil. Bu, bir mahallenin değişen yaşam kültürünün, aşınan kent belleğinin ve yaşadığı çevre üzerinde söz sahibi olmak isteyen sakinlerinin hikayesi aynı zamanda. Caferağa Mahallesi Muhtarı Hanife Dağıstanlı, son 15 yılda semtin geçirdiği dönüşümü kent belleği, kamusal alan ve aidiyet üzerinden değerlendiriyor.




