Justin Bieber: Bebek yüzlü pop star nasıl anti-kahramana dönüştü?

Justin Bieber, yedinci albümü “SWAG”ı geçen ay sessiz sedasız yayımladı. Çocukken yetişkinler tarafından pop sahnesine sürüklenen birçok sanatçı gibi Bieber’ın da kariyeri çıkışlardan çok inişlerle anılıyor. Peki 2010’ların bebek yüzlü pop yıldızı nasıl oldu da bir anti-kahramana dönüştü?
Justin Bieber: Bebek yüzlü pop star nasıl anti-kahramana dönüştü?

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Justin Bieber, okuldaki bir yetenek yarışmasında şarkı söylediği videoları YouTube’da yayımlandığında daha 12 yaşındaydı. Annesi, videolar beğeni aldıkça Bieber'ın ünlü R&B şarkılarını yeniden yorumladığı bir dizi canlı performansını YouTube’a yüklemeye devam etti. 

Sanatçı kısa sürede müzik dünyasının en önemli menajerlerinden Scooter Braun’un dikkatini çekti. Braun, Bieber’ı Kanada’dan ABD’ye davet etti ve birlikte çalışmaları için Usher’la tanıştırdı. Bieber, 2008’de Braun ile kontrat imzaladı. Spot ışıklarının altında büyüyeceği, bir bakıma başarının lanetiyle şekillenecek kariyeri de böylece başlamış oldu.

Küçük kasabasından çıkan Bieber, iki yıl içinde dünyaya seslenen bir yıldıza dönüştü. 2010’da ilk albümü My World 2.0’nun çıkış şarkısı Baby ile milyarlarca dinlenme elde etti. Grammy, Brit ve MTV’den ödüller aldı. Belieber olarak bilinen hayran ordusunu yaratıp kapalı gişe dünya turnelerine çıktı. Tüm bunlara rağmen Bieber’ın müziği hiçbir zaman manşetlerde yer almadı çünkü bu bebek yüzlü yıldızın özel hayatı çok daha dikkat çekiciydi.

'Dünyanın en çok alay edilen insanına dönüştüm'

2013 yılında Justin Bieber, “Believe Tour” kapsamında İstanbul’da da konser verecekti. Sanatçının o günkü sahne performansına dair neredeyse hiçbir eleştiri konuşulmuyordu; sadece Bieber’ın çılgın hayranları ön plandaydı. Havalimanında bekleyen Belieber’lardan birinin haber mikrofonlarına “Justin bize bir ‘Hi’ bile demedi” sözleri, sanatçının sahneye yaklaşık iki saat geç çıkması ve hayranların 2.750 lira değerindeki biletlerle kuliste Bieber ile tanıştıktan sonra ağlayarak baygınlık geçirmeleri hâlâ hafızalarda.

  • Popüler müzik tarihi boyunca çocuk yıldızların, ergenliğe geçiş dönemindeki dönüşümleri hep zorlayıcı olmuştur. Para hırsına bürünen aileler ve menajerler yüzünden sanatçıların bu dönemlerde yaptığı hatalar milyonların gözü önünde yaşanır.

Justin Bieber’ın da yıkıma giden yolu 19. yaşının başlarına denk geliyor. Sanatçının skandallarını sıralamak gerekirse… 2013’te evcil maymunu Mally’yi Almanya’da terk etti. Aynı yıl bir temizlik kovasına işeyip ardından Bill Clinton’a hakaret ederken videoya çekildi. Amsterdam’daki Anne Frank Evi’nin ziyaretçi defterine Frank’in bir Belieber olmasını umduğunu yazdı. 2014’te bir komşusunun evine yumurta attı; bu yüzden iki yıl denetimli serbestlik cezasına çarptırıldı. Bu olaydan sadece 9 gün sonra alkollü araç kullanmaktan tutuklandı. Ardından alkol, esrar ve reçeteli ilaçların etkisi altında olduğunu itiraf etti. Öfke kontrolü kurslarına gitmeyi kabul etti ve 50 bin dolar para cezası ödedi. Meşhur turuncu tulumlu sabıka fotoğrafı da bu olaydan sonra ortaya çıktı.

Toronto’da bir balkondan aşağı tükürürken fotoğraflandı. Super Bowl kutlamaları için özel uçağı New Jersey’e indiğinde Bieber’a uyuşturucu baskını düzenlendi, ekibiyle birlikte saatlerce sorgulandı. Sanatçı, 2016 ve 2017’de hayranlarına ve gazetecilere şiddet uygulama suçlamalarıyla karşı karşıya kaldı. Anksiyete, depresyon ve bağımlılıkla uzun süre mücadele eden Bieber, 2019’da tüm bunlara çocuk yıldız olarak büyümenin sebep olduğuna dair bir yazı yazdı.

Uyuşturucu kullanımı ve başarısız ilişkilerinin temelinin çok genç yaşta ilgi odağı hâline gelmesi, bunlarla başa çıkamama nedeninin ise normal bir hayat yaşamasına izin verilmemesi olduğunu açıkladı:

“Ebeveynlerim ben dünyaya geldiğimde 18 yaşında ve parasızdı. Genç ve asiydiler. Yeteneklerim geliştikçe ve inanılmaz derecede başarılı oldukça tüm dünyam altüst oldu. 13 yaşındayken biletleri tükenen konserler vermeye başladım. Tüm işlerimi başkaları halletti, bu yüzden sorumluluğun ne olduğunu öğrenemedim. 18 yaşındaydım, milyonlarca dolarım ve istediğim her şeye erişimim vardı ama gerçek dünyaya dair hiçbir becerim yoktu. Bu, çok korkutucu olabiliyor. 20 yaşına geldiğimde, aklınıza gelebilecek her türden kötü kararı verdim. Dünyanın en sevilen ve hayranlık duyulan insanlarından biriyken, dünyanın en çok alay edilen, yargılanan ve nefret edilen insanına dönüştüm.”

15 yaşındayken Diddy’nin partilerinde

Justin Bieber, 2020 tarihli belgesel Justin Bieber: Seasons’ta ölmeye çok yaklaştığı anları anlattı. Sanatçı, “Bir ara Lean (kodein içeren öksürük şurubu) yudumluyor, hap alıyor, MDMA kullanıyordum. Her şey benim için sadece bir kaçıştı. Ben uyuduğumda nefes alışverişlerimi kontrol ediyorlardı” itirafında bulundu.

Bu tarihten itibaren değişmeye karar verdi. 2023’te uzun süredir birlikte çalıştığı menajeri Scooter Braun ile yollarını ayırdı, belki de onu kovdu. Fakat geçmişi onu rahat bırakmadı. Bu yılın başlarında Sean “Diddy” Combs davası sırasında Diddy ve Justin Bieber’ın eski fotoğrafları gündem oldu. Diddy’nin henüz 15 yaşındaki bir çocukla neden partiler verdiği, yıllar sonra sosyal medyada sorgulandı. Hayranları, Bieber’ın şöhretinin ilk yıllarında Diddy’nin seks kurbanlarından biri olabileceğini öne sürdükleri birçok YouTube ve TikTok videosu çekti. Bu partilerin sanatçının şimdiki travmalarına sebep olduğu ve kariyerini etkilediği konuşuldu. Ancak Bieber, davanın odak noktasının bu olmadığını ve söylentilerin mağdurların hak ettiği adaleti gölgelediğini söyledi.

Bir de inişli çıkışlı ilişkileri var tabii. Bieber, Selena Gomez ile ilişkisini 2018 yılında sona erdirdi ve birkaç ay sonra kendisine hayran olan model Hailey Baldwin’le evlendi. Hailey, hemen Baldwin soyadını sildi ve bir Bieber oldu. Geçen yıl oğullarını kucaklarına alan çiftin evliliklerinin sallantıda olduğuna dair birçok söylenti çıktı. Sosyal medyada sanatçının karısına kötü davrandığı video editleri viral oldu ve “en kötü eş” ilan edildi. Çift ise her kötü haberden sonra sosyal medyada aşk pozları paylaştı. Bieber, Vogue dergisine kapak olan eşine şöyle bir tebrik mesajı yazdı:

“Vogue kapağında yer almayacağını söylediğim için beni affet çünkü açıkça yanılmışım.” 

Öte yandan Justin Bieber, eski menajeri Scooter Braun’a 31 milyon dolar ödemeyi de bu yıl kabul etti ve bu ödemenin Hailey Bieber’ın güzellik markası Rhode’un satışından gelecek parayla yapılacağı iddia edildi. Hailey Bieber’ın temsilcileri ise “Rhode’un tarihî satışı Hailey için büyük bir başarı ve kocasının ticari ilişkilerinden tamamen bağımsız” açıklamasını yaptı. 

Müzik kataloğunu erken yaşta sattı

Uzun süredir turneye çıkmayan, şarkıları eskisi gibi viral olmayan, sağlık sorunları ile boğuşan Justin Bieber, tüm bu karmaşanın ortasında 2023’te şarkı kataloğunun yayın ve sanatçı telif haklarını 200 milyon doların biraz üzerindeki bir anlaşmayla müzik yatırım şirketi Hipgnosis’e sattı.

Çoğu yıldız isim, 60-70 yaşlarında tüm kataloğunu satarken Bieber’ın parasız kaldığı için böyle bir karar aldığı iddia edildi. Şarkıcının servetinin şu anda yaklaşık 300 milyon dolar olduğu ve artışın temel nedeninin bu anlaşma olduğu tahmin ediliyor. 

Ruhunu yitirmiş şarkılarla 'SWAG'

Justin Bieber, 15 yıldan uzun zamandır gündemde ancak bu muazzam servet, şöhret ve başarı için büyük bedeller ödediği çok açık. 2021’de çıkan ve fiyaskoyla sonuçlanan albümü Justice’ten bu yana Bieber’ın müzikten ziyade özel hayatının konuşulması SWAG albümünde de devam ediyor. 

Bu yeni albümü de oldukça yüzeysel ve içinde hiçbir sürpriz barındırmıyor. R&B, pop ve hip hop türünde 21 şarkıdan oluşan çalışmada çok az parlak parça var. Analog enstrümanların kullanıldığı Daisies istisnalardan biri. Oğlu ve eşinden Go Baby ve Dadz Love’da duygusal bir şekilde bahsediyor. Bunu da bir mantra gibi devamlı tekrarladığı “You’re my diamond”, “Angel” gibi sözlerle yapıyor ama başarısız oluyor. Ayrıca sözler arasındaki “Oh” ve “Uh” gibi klişe vokalleri zorlayıcı bir dinleme deneyimi sunuyor.

Bieber daha fazla özgüvene sahip olabilirdi, alışılmışın dışına çıkabilirdi ve 10 yapımcıyla birden değil de sadece tek bir isimle bu şarkılara odaklanabilirdi. Ama zihninin içinde kaybolmuş gibi… SWAG, gösterişli kabuğuna ve derinlikli süslemelerine rağmen sonunda ruhunu yitirmiş ve önemsiz bir albüm olarak rafa kalkıyor. Bir zamanların tutkulu genç yıldızından geriye yalnızca yankı yapan bir ses kalıyor.

Müzik sektörünün patronları, aileler ve fandom olarak adlandırılan doyumsuz hayranlar, sanatçıları bir ürün olarak görmekten vazgeçip insan olduklarını hatırladıklarında Bieber gibi duygusal sanatçıların daha özgür ve özgün olacağı kesin.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

YAZARLAR

Eda Solmaz

Müzik yazarı

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

Bibliyoterapi'de bu hafta: Sadakatsizlikle başa çıkmaya çalışanlar için kitap reçetesi

Sadakatsizliğe uğramak insanın eğitimiyle, yaşıyla, güzelliğiyle, zekasıyla ya da ne kadar “iyi bir partner” olduğuyla açıklanabilecek bir şey değil. Yine de insan böyle bir şey yaşadığında çoğu zaman suçu kendisinde arıyor. Oysa bu soruların çoğunun sebebi kontrolümüz dışında gelişen bir olayı yeniden kontrol edilebilir hâle getirme çalışmamız. "Sadakatsizlikle nasıl başa çıkarım?" diye düşünenler için üç kitap.

Aslı Perker

·

11 Eyl 2026

Bibliyoterapi'de bu hafta: Sadakatsizlikle başa çıkmaya çalışanlar için kitap reçetesi
DuendeDuende

HİKAYE

'The Unknown': Bir bedeni aynı insan yapan nedir?

"Anatomy of a Fall"un Oscar ödüllü senaristi Arthur Harari, yeni filmi "The Unknown"da beden değiştirme motifini fotoğraf, kent hafızası ve kimlik üzerine tekinsiz bir bilmeceye dönüştürüyor.

Emre Eminoğlu

·

11 Eyl 2026

'The Unknown': Bir bedeni aynı insan yapan nedir?
DuendeDuende

HİKAYE

Yıldız Tozu | Tutkuların, zamansız rastlantıların ve saplantıların ustası: Pedro Almodóvar

Yıldız Tozu'nda bu haftaki konuğumuz tutkunun, hüznün, kırılganlığın cesur ve sıcak dili; İspanyol yönetmen Pedro Almodóvar. Yeni bir Almodóvar filmine giderken sizi neyin beklediğini hiçbir zaman tam olarak bilemezsiniz. Büyük bir filmle de karşılaşabilirsiniz, küçük bir hayal kırıklığıyla da…

Mehmet Sindel

·

11 Eyl 2026

Yıldız Tozu | Tutkuların, zamansız rastlantıların ve saplantıların ustası: Pedro Almodóvar
DuendeDuende

HİKAYE

Paweł Pawlikowski: 'Ben 20. yüzyıldan kalma bir sürgünüm'

Cannes’da prömiyerini yapan "Fatherland" ile ikinci En İyi Yönetmen Ödülü’nü kazanan Paweł Pawlikowski'yle Thomas Mann’dan savaş sonrası Avrupa’ya, minimalizmden müziğe, entelektüellerin toplumdaki rolünden kendisinin bugünkü dünyada hissettiği yabancılığa uzanan bir sohbete daldık.

Müge Turan

·

10 Eyl 2026

Paweł Pawlikowski: 'Ben 20. yüzyıldan kalma bir sürgünüm'
DuendeDuende

HİKAYE

MUBI Fest'te neler izledik?

İki yıllık aranın ardından geçen hafta sonu İstanbul’a dönen MUBI Fest'in atmosferine ve Cannes’dan taşıdığı dört filme yakından bakıyoruz.

Emre Eminoğlu

·

07 Eyl 2026

MUBI Fest'te neler izledik?