Kadıköy Sineması x Duende: Başrol Müzik


Dardanel , Dünya Ton Balığı Günü’nü kutlar Dünya Ton Balığı Günü Türkiye’yi ton balığıyla tanıştıran Dardanel , 2 Mayıs Dünya Ton Balığı Günü ’nde ton balığının sağlıklı beslenmedeki yeri ve önemine dikkat çekiyor. Nedir? Her yıl 2 Mayıs’ta kutlanan Dünya Ton Balığı Günü, ton balığının hem insan sağlığına olan katkısına hem de üretimini ve tüketimini sürdürülebilir hâle getirme ihtiyacına dikkat çekiyor. Neden önemli? Besin değeri ve protein kalitesi bakımından sağlıklı beslenmenin önemli bir parçası. 100 gram tüketildiğinde günlük protein ihtiyacının %47’sini karşılayan Dardanel ton balığı; aynı zamanda yüksek miktarda Omega-3, selenyum ve çeşitli mineral ve vitaminler içeriyor. Sağlıklı balığı temiz okyanuslardan doğal avcılıkla elde eden Dardanel , Atlantik ve Hint Okyanuslarının tertemiz sularında yetişen balıklardan seçtiği ürünleri tüketiciye sunuyor. Friend of the Sea ve Dolphin Safe gibi çevre dostu belgelere sahip olan Dardanel aynı zamanda Balığını Sorgula uygulamasıyla balığın avlanma aşamasını, cinsini ve hangi gemilerle taşındığını tüketicilerin takip edebilmesini sağlıyor. Dardanel kutularının üzerinde yer alan ve her kutuya özel olan kodu internet sitesindeki “Balığını Sorgula” bölümüne girerek balığın nerede tutulduğunu öğrenebilirsiniz. Türkiye’nin balık uzmanı Dardanel ’i buradan ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
- Nedir? Film gösterimi ve film çıkışı partisi. Sinema ve müzik evrenlerini kesiştiren Duende, başrolde müziğin olduğu filmlerle Kadıköy Sineması’nın konuğu oluyor. Caz, rock, country, hip-hop, pop... Başrol Müzik seçkisi, her ay müziğin farklı türlerinden farklı hikâyeler anlatan bir filmi seninle buluşturuyor.
- Nerede? Kadıköy Sineması ve BİNA
- Ne zaman? 4 Mayıs Perşembe
- Neden gitmeli? Müzik, sinemanın sessiz olduğu dönemde dahi ayrılmaz bir parçasıydı. Filmlerle özdeşleşmiş özgün müzikler, filmler için yazılmış şarkılar, başucu albümü hâline gelmiş soundtrack albümleri... Müziği kullanmanın, müzikten beslenmenin dışında müziği başrole yerleştiren filmlerin de sayısı hiç az değil üstelik. Müziğin birleştirici gücüne ya da müziği üretmenin hazzına dair kurmaca hikâyeler; müzisyen biyografileri, müzik belgeselleri, konser filmleri... Müziğin sesini açmakla kalmayıp müziği seyre dalmak için.
- Not almalı: Duende’nin etkinlik serisi; Jam’s Session’ın desteğiyle 4 Mayıs’ta Across The Universe, 11 Mayıs’ta Cadillac Records ile devam ediyor. Üstelik bu sefer Başrol Müzik, filmlerin müzikal evrenini bant mag.'le BİNA'ya taşıyor. Kadıköy Sineması'ndaki gösterimin ardından rotayı BİNA’ya çeviriyoruz ve bant mag.’in DJ kabinindeki konuklarıyla filmlerin müzikal odağını gecenin teması hâline getiriyoruz. 4 Mayıs’ta BİNA’nın DJ kabininde The Beatles şarkılarından hazırladıkları özel setle Doruk Yurdesin & Deniz Bankal ikilisi olacak. 11 Mayıs’ta ise Cünort’la 1950’ler Chicago’sunda blues, soul, caz ve rock ‘n’ roll dokulu bir yolculuğa çıkacağız. Across The Universe’ün biletlerine buradan, Cadillac Records’ın biletlerine şuradan ulaşabilirsin.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta şehrin ajandasında Yumuşak Karın, Kırlangıç, İnsan Hikâyeleri ve daha nicesi var.
02 May 2023

YAZARLAR

Aposto İstanbul
İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bayramda arabasız gezmek, çoğu insana külfet geliyor. Azalan otobüs seferleri, artan yolcu sayısı, belli semtlere gitmenin işkenceye dönüşmesi bayram gezmesinin olmazsa olmazları. Öte yandan ücretsiz bayram otobüsleri, sabahın nurunda kalkıp işe gidenler, bu yüzden şehri ancak bayramdan bayrama keşfedenler, iki kuruş harçlıkla hayatını idame ettirmeye çalışan kadınlar, denizi görmeden büyüyen çocuklar, çocuklarına denizi göstermek için bayramı bekleyen aileler için biraz da.

İstanbul, bitkileri ve kokularıyla geçmişin ve bugünün birlikte yaşadığı bir hafıza bahçesidir. Kimileri meşhur bir lavanta kolonyasının ferah kokusuyla büyümüştür; kimileri Tokatlıyan Han’ın önünden geçerken tanıdık bir lavanta esintisini bugün hâlâ duyar. Ve bazen, İstanbul sadece kokusuyla hatırlanır.

İstanbul'da lale sevgisinin kökenleri çok eski zamanlara kadar uzanıyor. Türklerle birlikte Orta Asya'dan çıkıp Anadolu'ya ve İstanbul'a ulaşan lale, bahçelerimizden evlerdeki vazolara, geleneksel el sanatlarından edebiyata hep baştacı ediliyor. Hazır mevsimi gelmişken lalenin tarihinden bugüne uzanan renkli bir yolculuğa çıkıyoruz.

Bir devleti, kendi çağında kendine verdiği adla mı anmalıyız, yoksa sonradan yakıştırılan adla da anabilir miyiz? Bu sorunun tek bir doğru cevabı yok. Ancak şunu bilmeden sağlıklı bir tartışma yürütülemez: Bizans, Doğu Roma’nın kendine verdiği bir ad değildir. Bu da bizi daha büyük bir soruya götürür: Tarihi kim anlatıyor, hangi kelimelerle ve neden?

Kar-kış demeden güne Boğaz'ın soğuk sularına atlayarak başlayan İstanbulluların sayısı her geçen gün artıyor. Sarayburnu'ndan Suadiye'ye, oradan Bebek'e, şehrin farklı noktalarından denize giren bu cevval yüzücüler arasında Kapalıçarşı esnafından eski bankacılara, lisanslı sporculardan hiç yüzme bilmeyenlere pek çok farklı profil var. Ortak noktaları ise üç tarafı denizlerle çevrili bir ülkede denize sırtlarını dönmeyi reddetmeleri...



