Karanlığın ortasında romantizm ışıltıları

Weyes Blood; yalnızlık, karanlık ve karamsarlığı bohça yaparak romantik hayallerin güvenli limanlarına doğru bir yolculuğa çıktı.
Karanlığın ortasında romantizm ışıltıları

4 Kasım - Güzel Kelimeler Dükkânı - Duende
Güzel Kelimeler Dükkânı ile birlikte

Yeni markalar, yeni ürünler, yeni hikâyeler: Güzel Kelimeler Dükkânı Ortaya çıktığı 2015 yılından bu yana en güzel kelimelerle bizi mest eden Lûgat365 , 2018’den beri hislerimize tercüman olan Hisli Şeyler ve çok daha fazlası Güzel Kelimeler Dükkânı 'nda seni bekliyor sevgili Duende okuru. Neler var? Kendi projelerinin yanı sıra otuzdan fazla markaya Sevdiklerimiz seçkisi altında yer veren G üzel Kelimeler Dükkânı ; vitraydan seramiğe, takıdan oyuncağa, mermerden muma farklı disiplinlerde üretimler yapan tasarımcıları bir araya getiriyor. Dahası : Aposto okurlarına özel olarak tanımlanan APOSTO10 koduyla alışveriş yapan okurlar, web sitesi içinde tüm ürünlerde geçerli %10 indirimden faydalanabiliyor. Güzel Kelimeler Dükkânı ’nda satışa sunulan, özenle seçilmiş yüzlerce ürünü incelemek için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsin.

Daha fazlasını öğren →

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Albüm: Weyes Blood, And In The Darkness, Hearts Aglow

Süre: 46 dakika

Plak şirketi: Sub Pop Records

Yayın tarihi: 18 Kasım 2022

Kartonet: Natalie Mering, sahne adıyla Weyes Blood, 6 stüdyo albümüne uzanan 15 yıllık kariyerinde bir başka görkemli çalışmayla çıkageldi. 2016 yılındaki Front Row Seat to Earth albümüyle başlayan ve pop müziğin ambient ve art alt-janrlarını orkestral ses manzaralarında buluşturan Blood, bu formülle birlikte 2019 etiketli Titanic Rising uzunçalarıyla söz ve şarkı yazarı yetkinliğinde yeni bir çıta belirledi. Bu albümle bir üçlemenin de kurdelesini kesen Weyes Blood, “distopyan bir romantik roman” diye tarif ettiği And In The Darkness, Hearts Aglow’la üçlemenin ikinci ayağını da tamamladı. 

Weyes’ın Covid-19 pandemisiyle çekildiği ve kendisiyle baş başa kaldığı ev izolasyonunda yazdığı albüm, 2021’in başında Los Angeles’ın EastWest stüdyolarında kaydedildi. Foxygen grubunun gitarist ve klavyecisi Jonathan Rado prodüktörlüğünde hayata geçen And In The Darkness, Hearts Aglow, Mering’in Sub Pop Records’la ikinci işbirliği oldu.   

Düşük omuz bir elbisenin içinde, göğsünden yayılan bir ışıkla parıldayan Weyes Blood’ı gördüğümüz albümün kapak fotoğrafı ve görsellerinde Neil Krug’un imzası var. Kataloğunda Lana Del Rey’in Ultraviolance’ı, Tame Impala’nın The Slow Rush’ı, Cage The Elephant’ın Social Clues’u ve dahası olan Neil Krug; karanlığın, karamsarlığın ve endişenin ortasında sevginin imkânlarına sarılarak aydınlanan albümle ortaklaşan bir görsel betimleme yarattı. Sisli bir atmosferin içinde yankılanan Blood’ın ruhani vokalleriyle içe dönük şarkı sözlerini somutlaştıran bir rüya deneyimi, And In The Darkness, Hearts Aglow albümüne başından sonuna değin eşlik etti.

Weyes Blood, And In The Darkess, Hearts Aglow

Neden dinleyelim? 2019 tarihli albümü Titanic Rising'le kariyer sıçraması yaşayan Weyes Blood, müzisyen ve söz yazarı kimliğinin en olgun hâlini ortaya çıkardı. Bu başarının ardından Weyes Blood, 2020 yılının başında artık bir pandemiyle birlikte kendini Los Angeles'taki evinde yapayalnız buldu. Evinin inzivasından -artık evrensel bir uyanışa da dönüşmüş Black Lives Matter hareketinin de sahnede olduğu- dünyaya doğru dışarı, kendine doğru da içe dönük gözlemlerle baş başa kaldı. 

Albümle özdeş olan karanlık, (And In The Darkness) Blood'ın kendini dünyadan izole etmek zorunda kaldığı bir yalnızlık için metafor olurken, bu karanlıktan kaçış için sığındığı sevgi ve merhamet de sayesinde aydınlandığı deruni ışığın (Hearts Aglow) kaynağıydı. 

Bu iki uçlu duygu durumunu aşağıdaki şarkı sözlerinin bir araya gelişinde görmek mümkün:

"I should've stayed with my family
I shouldn't have stayed in my little place
In the world's loneliest city

Weyes Blood, The Worst Is Done

It's not a one-way street
Sometimes, our love is enrapturing
And other times, it's just unraveling in front of me
And it feels like wе're burning
Making ashes of our joy
But love doеsn't need to destroy you anymore

Weyes Blood, A Given Thing

"Albümün ortaya çıkışı, ruhani yoksunluğun had safhada olduğu bir zaman diliminde ziyadesiyle "ruhani su" gerektirdi." diyen Weyes Blood, albümün anlatısal şeffaflığını alışılageldik sessel kompozisyonlarıyla bir araya getirdi. Şanslıysak dinlediğimizde "garip bir göğüs parıltısı" yaşayabileceğimiz 10 şarkılık hülyalı yolculuk, Blood'ın geniş vokal perdesinde hayat bulan art, ambient ve barok popun orkestral görkemliliğinde uçucu bir deneyim vadetti. 

Titanic Rising albümü için çalışan; piyano baladlarıyla soft rock, ambient'la orkestral şaşaalık arasında mekik dokuyan formül, And In The Darkness, Hearts A Glow'u da müzisyenin kataloğunda üst sırala taşıyan temel faktör oldu. Weyes Blood Twin Flame şarkısı gibi örneklerle entrümentasyonunu genişleterek elektronik müziğin uzamlarını keşfetti. Yer yer de "ana sahneyi" müziğini iyice minimalleştirerek mikrofonuna bıraktı. Tüm bunlara rağmen o, 2019'da bıraktığımız sanatçıdan uzaklaşmadı ve tanıdık bir yüzle aramıza geri döndü.   

 Benzer işler: 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende
∙

BÜLTEN SAYISI

🪩 Weyes Blood’la romantik hayaller, Düet belgeseliyle senkron hisler

Bu hafta: Ödüllü Düet belgeselinin yönetmenleriyle söyleşi, Weyes Blood’ın romantik hayallerle dolu yeni albümü, Andrey Konçalovski’nin siyah-beyaz katliam güncesi Dear Comrades! filmi.

02 Ara 2022

Antalya Altın Portakal Film Festivali

YAZARLAR

Koray Soylu

Editor @ Aposto

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende
∙

HİKAYE

'Uzaklar, Kuşaklar, Bakışlar': Bir aile arşivinden dünyaya bakmak

“Uzaklar, Kuşaklar, Bakışlar” başlıklı sergi, 212 Photography Istanbul’un 2026 edisyonunda Erbak ailesinin üç kuşağının seyahat tutkusu ve fotoğraflarını biraraya getiriyor. Nuri Z. Erbak (1914), Mehmet H. Erbak (1950) ve Ceylin Erbak Aytekin’in (1988) dünyanın farklı noktalarında çektiği kareler, 1930’ların Mısır ve Japonya’sından Tibet’e, Antarktika’ya uzanıyor. Bu arşivin nasıl oluştuğunu fotoğrafçı, yazar ve Erbak ailesinin üçüncü kuşak temsilcisi Ceylin Erbak Aytekin ile konuştuk.

Elif Bayram

·

02 Eki 2026

'Uzaklar, Kuşaklar, Bakışlar': Bir aile arşivinden dünyaya bakmak
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Ela Lee'den 'Ceyda': Kırılınca görünür olanlar

Ela Lee, kendi hayatından izler taşıyan ilk romanı Ceyda’da, dışarıdan kusursuz görünen hayatı bir cinsel saldırının ardından parçalanan Türk-Koreli genç avukat Jade’in hikayesini anlatıyor. Rıza, adalet, göçmenlik, aile, başarı baskısı ve suçluluk duygusu etrafında ilerleyen roman, Jade’in başına gelenlerden çok, yaşadıklarının ardından kendisi ve kurduğu hayatla yeniden yüzleşmesine odaklanıyor.

Şeyma Ye

·

02 Eki 2026

Ela Lee'den 'Ceyda': Kırılınca görünür olanlar
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Bavuldaki dil: Türkçeden Almancaya göç edebiyatı kuşaklar boyunca nasıl değişti?

1960’ların başında Sirkeci’den Almanya’ya giden trenlere binenler birkaç yıl çalışıp dönmeyi düşünüyordu. Ama bavullarda yalnızca eşya değil, dil ve kültür de taşındı. Bekir Yıldız’dan Aras Ören’e, ‘Emine’ Sevgi Özdamar’dan Fatma Aydemir’e uzanan 60 yılı aşkın edebiyat geleneği “misafir işçi”nin Almancayı nasıl içeriden dönüştürdüğünü ve sonunda o dili kendi evi hâline getirdiğini anlatıyor.

Bavuldaki dil: Türkçeden Almancaya göç edebiyatı kuşaklar boyunca nasıl değişti?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Dağ, güneş ve zaman: Ugo Rondinone yeniden İstanbul'da

İsviçreli sanatçı Ugo Rondinone, İstanbul’daki ilk kişisel sergisi "the sun and the mountain"da neon renkli taş heykellerini gün doğumu ve gün batımı suluboyalarıyla buluşturuyor. Dirimart Dolapdere’de 8 Kasım’a kadar görülebilecek sergi, dağların dikeyliğiyle ufkun yataylığını karşı karşıya getirerek insanın doğayla kurduğu ilişkiyi ele alıyor.

Yaren Serra Akgün

·

29 Eyl 2026

Dağ, güneş ve zaman: Ugo Rondinone yeniden İstanbul'da
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Lukas Dhont: 'Geçmiş meğerse çok modernmiş!'

Lukas Dhont’un Cannes’ın ana yarışmasında prömiyerini yapan üçüncü uzun metrajı "Korkak", Emmanuel Macchia ve Valentin Campagne’a En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü kazandırdı. Dhont ile festivalde biraraya geldiğimizde ilk kez bir savaş filmi yapmasından, daha büyük bir ölçekte çalışmaktan ve filmin çıkış noktasındaki fikirlerden konuştuk.

Müge Turan

·

28 Eyl 2026

Lukas Dhont: 'Geçmiş meğerse çok modernmiş!'