KARGOM NEREDE?

Kargolama sistemleri neden yıllardır geliştirilmiyor?
KARGOM NEREDE?

imece summit #n
imece summit ile birlikte

Zamanımız daralıyor: imece summit “Geleceğe Etki Zirvesi” Dünya, çok yönlü bir dönüşüm yılı olan 2020'yi geride bıraktı ve Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları'nın işaret ettiği 2030’a bir yıl daha yaklaştı. Daha iyi bir gelecek inşa etmek için azalan zaman; farklı odaklardaki paydaşlar arasındaki iş birliğinin önemini de artırıyor. Zira iş birlikleri, daha kapsamlı etkileri beraberinde getiriyor. Sosyal inovasyon platformu imece , her geçen gün daha da görünür hâle gelen daha iyi bir toplum ve gezegen ihtiyaçlarına etki odaklı yanıtlar bulmak için imece summit'i Geleceğe Etki temasıyla düzenliyor. imece summit: imece summit; daha iyi bir toplum ve gezegenin her geçen gün daha da acil bir ihtiyaç hâline dönüşmesinin; iş dünyası, kamu, sivil toplum, girişimcilik ve sosyal inovasyon alanlarının arasındaki çizgilerin saydamlaşmasını hızlandırdığı fikri üzerine temelleniyor. Zirvede “Değişim öncüsü birey ve kurumların dönüşümü yönetmesi ve hızlandırmasını nasıl sağlayabiliriz?” ve “Bu amaçla sektörler, kurumlar, bireyler arası bilgi aktarımı ve iş birliğini nasıl kolaylaştırabiliriz?” temel soruları çerçevesinde birçok konuya etki odaklı yanıtlar bulunması planlanıyor. Yerel ve küresel bilginin harmanlanmasıyla kolektif bilgi üretebilmeyi, birlikte düşünmeyi, birbirinden öğrenmeyi ve iş birliklerini esas alan bir yapıda düzenlenecek olan imece summit; katılımcıları "Geleceğe Etki" teması etrafında şekillenen paneller, konuşmalar, atölye ve ağ geliştirme çalışmaları, yuvarlak masa toplantıları ve öğrenim aktarımı gibi oturumlarda bir araya getirmeyi hedefliyor. 18-19 Mart tarihlerinde imece yürütücülüğünde, Zorlu Holding ev sahipliğinde çevrim içi gerçekleşecek zirveye ATÖLYE, B Lab Europe, BMW Foundation, S360 ve Social Innovation Exchange içerik ve ağ partneri; Açık Açık, Ashoka Türkiye, Impact Hub İstanbul, İstasyonTEDÜ, KUSIF, Mikado, SDGIA, TSGA ve UNDP Accelarator Labs oturum partneri, De-Coder küratör olarak dâhil oluyor. imece: 2016 yılında ATÖLYE, S360 ve Zorlu Holding ortaklığıyla kurulan sosyal inovasyon platformu imece; değişim yaratan bireylerin ve kurumların sosyal ve çevresel fayda odaklı dönüşüm yolculuklarında kapasitelerini geliştirmek, içerik ve komünitelerle sistemsel dönüşümü tetiklemek amaçlarıyla faaliyet gösteriyor. Birleşmiş Milletler’in Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları'nı pusula kabul eden platform; daha insancıl sistemlerin, daha eşitlikçi yaklaşımların ve daha sürdürülebilir bir dünyayı uygulamaya geçirmek için "hızlanılması" ve meselelerin çözümüne yönelik "daha etkin ortaklıklar" kurulması gerektiğini destekliyor. Yeni yaklaşımlar geliştirmek, deneyimlerden öğrenmek ve iş birliği içinde hareket etmek için çalışan imece; imece impact, imeceLAB, imece Dialogues ve imece summit gibi ana programlarını düzenlediği etkinlikler ve ürettiği içeriklerle destekliyor. "Etki Yaratan Topluluklar", "Etki Yaratan Finans", "Etki Yaratan İş Dünyası", "Etki Yaratan Liderlik", "Etki Yaratan Organizasyonlar" gibi başlıklara odaklanan çok sayıda oturumun gerçekleşeceği imece summit'in programına ulaşmak ve zirveye kayıt olmak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren →

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

Satın al tuşuna bastın, ödemeni yaptın. Şimdi ne olacak? Sipariş verdiğin ürün sana ulaştırılmak üzere plastik ambalajlarla paketlenip, ürünün kendisinden minimum bir buçuk, iki kat büyük koli kutularına konup, bir de kargo firmasının plastik ambalajıyla sarmalanarak sana doğru yola çıkacak muhtemelen. Tebrikler! Bir atığa daha sebep oldun.

Business of Fashion'da yayımlanan bir yazıda paketleme sürecinin 10 yıl hatta 20 yıl öncesindeki uygulamalardan en ufak bir farkı olmadığını iddia ediliyor. Son 20 yıldır dünyada onca olan bitene rağmen en fazla atığa neden olan faktörlerden biri, paketleme ve kargolama sistemlerinin büyük bir değişimden geçmemiş olduğu görünüyor. Neden göz ardı edildi, kim göz ardı etti? Üretici de satıcı da tüketici de… Suçlu herkes.

BİR KOLİ DERT

10 veya 20 yıl öncesine göre değişen tek şey internet alışverişinin hacmi, özellikle de pandemiyle birlikte yaşanan büyük ve “talihsiz” büyümeyi hesaba katacak olursak. Market alışverişinin dahi internetten yapıldığı bir zamanda, plastik poşetler havalarda uçuşuyor. Kırılma ihtimali olan, hacimli ürünlerin yanı sıra küçük ürünlerde de farklı boyutlarda koli kutuları devreye giriyor, bu atıklar, çöp yığınlarını şişirmenin yanı sıra, sera gazı salımına da sebep oluyor. Plastik poşetler binlerce yıl, aldığınız ürün sizinle birlikte ortadan kaybolduktan sonra da dünyada var olmaya devam ediyor, koli kutuları ayrışırken metan gazı salımına neden olabiliyor. Sen gittin, kolinin dünyayla derdi bitmiyor. Kapının önüne öylece atarken önemsizleştirdiğin koliden bahsediyoruz.

HAVADAR KOLİLER

Her ürünün boyutuna özel koli kutusu üretmek mümkün mü? Tam da bu yüzden gereğinden büyük koli kutulara konan ürünler, taşıyıcı kamyonlarda, gemilerde ya da uçaklarda da daha fazla yer kaplıyor. Durum böyle olduğunda, daha az ürün bir sevkiyata sığıyor; bunun da tek bir anlamı var, daha fazla sevkiyat.

Bu duruma bir çözüm sunmak aslında satıcıyı da kârlı çıkarıyor. Burada örnek olarak Amazon üzerinden ilerlemek isteriz. Amazon, satıcılarına paketlemeleriyle ilgili katı düzenlemeler getiriyor. Her ürünü boyutuna benzer koli kutusuna koymaya teşvik ediyor; hatta kimi firmalar satışını yaptığı ürünün standart boyutuna uygun koli edinmeye veya üretmeye başlıyor. Olması gerekenden daha fazla yer kaplayan ürünlerin çaresine bakılınca daha az kargolama ücreti ödenmiş oluyor, sevkiyat sayısı azalınca daha az karbon ayak izine sebep olunuyor. Amazon’un paylaştığı verilere göre 2015’ten beri 2 milyar daha az koli kutusu kullanılmış. Hem kâr hem fayda; markaların ilgisini bu çeker sanıyoruz.

Ne var ki koli kutuları birkaç sebepten ötürü göz ardı edilemeyecek kadar cazip. Üretici için çok ucuz, kolay depolanıyor, kullanılacağı zaman ise kolay hazır hâle getiriliyor; satıcı için koliler en narin ürünleri bile en zorlu yolculuklarda koruyabiliyor. Tüketiciler kolileri ya bir şeyler depolamak ve saklamak için ya da evcil hayvanları eğlendirmek için kullanıyor; en kötü kapının önüne koyuyor. Ne önemi var ki? Bu konuda farkındalığı bir nebze de olsa olan ancak henüz aksiyon almamış tüketiciye düşen basit ancak etkili bir görev var aslında. İnternet alışverişinin en büyük handikaplarından biri, adını duyurmuş ve çılgın bi pazarlama politikası benimsemiş alışveriş platformlarının satıcıları bir araya getiriyor olması. Bunun neresi handikap diyecek olursanız, platformların sundukları arayüz nedeniyle, tüketici ürünlerin tamamının platform tarafından gönderileceğini ya da tek bir satıcıdan çıkacağını düşünme hatasına düşebiliyor. Birbirine benzer ürünler alırken bunların her birinin ayrı firmadan ayrı kargo paketlerinde geleceğini hesaba katmıyor. Tek markadan üç “ihtiyacın” giderilmesi mümkün olabilirken, bu dikkatsizlik daha fazla atığın yollara dökülmesine neden oluyor. Tüketici kargo parası ödemediği sürece alacaklarının lojistik çerçevedeki etkisine odaklanmıyor. Kargo parası yoksa ne önemi var ki?

Birçok yurt dışı merkezli startup, kendini buna çözüm geliştirmeye adıyor. Stuart Weitzman ve Veronica Beard gibi markalarla çalışan Olive; yumuşak hatlı, sağlam çantalarda taşıma görevini üstleniyor. Tüketiciler ürünü içinden aldıklarında, yeniden kullanılabilmesi için çantayı bir görevlinin alması için kapılarının önüne koyuyor. Başka bir marka geri dönüştürülmüş plastik kullanıyor, sadece birkaç dolar karşılığında ise paketin sizden alınmasını ve tekrar döngüye dâhil edilmesini sağlıyor. Peki, kargom kaç gün içinde bende olur?

“HIZLI, DAHA HIZLI ULAŞSIN ELİME”

Yine konu hıza gelmişken bu noktada not düşmek istediğimiz konu şu: Markalar ve tüketiciler alternatif bir kargo firmasıyla çalışmanın işleri yavaşlatacağını düşünmeye fazlasıyla meyilli. Alıştıkları, güvendikleri, plastik krallığı kurabilecek kargo firmalarından bekledikleri hızda ürünü teslim alanlar, iki ekstra gün beklemek dahi istemiyor. Çünkü beklemeyi kim sever?

Hâlbuki, sevdiğimiz dizinin yeni sezonunu bir yıl bekliyor, okuduğumuz kitap serisinin kitaplarını yıllarca takip ediyoruz. Hızlı moda adından da anlaşıldığı gibi hız yapmaya öylesine alışık ki beklemenin kıymeti unutuldu gitti. Doğanın zaman içinde yeşeren, zaman içinde çiçeklenen dalları, zaman içinde sindire sindire değişen mevsimleri artık bize ilham vermiyor mu? Daha fazla tüketim, daha hızlı kargo daha fazla atık mottomuz mu oldu yoksa?

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

AngstAngst
∙

BÜLTEN SAYISI

ANGST 18: BATTIN MI ÇIKTIN MI?

Kargolama sistemleri neden geliştirilmiyor? Feminizm ve moda birlikte neler söylüyor? Kraliçe II. Elizabeth'in sürdürülebilirlikle ne alakası var?

28 Şub 2021

imece summit ile birlikte
ANGST 18: BATTIN MI ÇIKTIN MI?

YAZARLAR

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

AngstAngst
∙

HİKAYE

İoanna Kuçuradi’nin ardından: Bir insan öldüğünde geriye ne kalır?

İoanna Kuçuradi'nin ardından pek çok şey söylendi: “Hocaların hocası”, bilge”, “filozof”... Onu tanıyanlara sorduğumuzda ise tek bir Kuçuradi çıkmıyor: Birinin hayatında cesaret veren iki sözcük, bir başkasında kavramların sınırlarını doğru çizme titizliği, bir diğerinde değerleri yaşama sorumluluğu... Belki insan öldüğünde geriye kalan tam da bunlardır: Kendisi artık orada olmadığı hâlde başkalarının düşünme, konuşma, davranma, anlama ve kuşkusuz bunların toplamı olan yaşama biçimlerinde yaşamaya devam etmesi.

Metin V. Bayrak

·

04 Eki 2026

İoanna Kuçuradi’nin ardından: Bir insan öldüğünde geriye ne kalır?
AngstAngst
∙

HİKAYE

Yapay zeka çağında ödev: Disiplin ritüeli mi, epistemik imkan mı?

Okullar açıldı; artık akşamlar, hafta sonları ve evler yeniden ödevle dolacak. “O ödevler yapılacak!” Peki neden? Çocuğun ilgileriyle konuşuyor mu? Ona beceri kazandırıyor mu? Kendi başına bir şeyin peşine düşmesini sağlıyor mu? Uğraş edinmesini destekliyor mu? Eğitimin öğretmeni, okulu, sınavı, müfredatı hatta okulun kendisini tartışmaya açtığımız bir dönemde, okulun en görünmez kurumlarından ödev üzerine düşünüyoruz.

Metin V. Bayrak

·

27 Eyl 2026

Yapay zeka çağında ödev: Disiplin ritüeli mi, epistemik imkan mı?
AngstAngst
∙

HİKAYE

Ölümcül körlük #3 | Menopoz: Kadınların 30 yılı nasıl tıbbın dışında kaldı?

Kadınların hayatının yaklaşık üçte birine yayılan menopoz, yüzyıllar boyunca doğurganlığın kaybı ve toplumsal değerin azalması üzerinden konuşuldu; sağlık boyutu ancak son yüzyılda görünür olmaya başladı. Bugün hormon tedavisinden osteoporoza, çalışma hayatından ayrımcılığa uzanan etkileri daha fazla tartışılsa da birçok kadın hâlâ ne yaşadığını anlamak, doğru teşhisi almak ve tedaviye ulaşmak için kendi başlarına bırakılıyor.

Ayça Örer

·

20 Eyl 2026

Ölümcül körlük #3 | Menopoz: Kadınların 30 yılı nasıl tıbbın dışında kaldı?
AngstAngst
∙

HİKAYE

Süheyla Doğan: 'Yaşam için mücadele etmek benim hayattaki varlık nedenim'

2026 Uluslararası Hrant Dink Ödülü sahibi Süheyla Doğan’a bu ödül başta Kazdağları olmak üzere pek çok yerde ekoloji mücadelesini cesaretle sürdürdüğü, doğayı ve yaşamı savunmaktan vazgeçmediği, kadın hakları için mücadele ettiği, devlet destekli ekokırım projelerine karşı ısrarla ses çıkardığı ve doğayla birlikte yaşam hakkını savunduğu için verildi. Doğan, “Yaşam için mücadele etmek benim hayattaki varlık nedenim. Baskıların da bir sonu olacak. Geleceğe dair umutlarımı da kaybetmiyorum” diyor.

Pelin Cengiz

·

19 Eyl 2026

Süheyla Doğan: 'Yaşam için mücadele etmek benim hayattaki varlık nedenim'
AngstAngst
∙

HİKAYE

Moda ve benlik: Giyinmek neden sadece giyinmek değildir?

Sabah dolabın karşısında “Bugün bunu mu giysem?” diye düşündüğümüzde aslında yalnızca kıyafet seçmiyoruz; kendimizi nasıl hissetmek, nasıl algılanmak ve hatta kim olmak istediğimize dair de bir karar alıyoruz. Moda bireysel görünür ama kolektif olarak öğrenilir: Kendimizi göstermek isteriz ama bazen başkalarının bakışından saklanmak da, değişmek isteriz ama aynı zamanda ait olmak da. Moda, bütün bu çelişkileri aynı anda taşıyabilen nadir alanlardan...

Nazlı Tan

·

16 Eyl 2026

Moda ve benlik: Giyinmek neden sadece giyinmek değildir?