Björk’le bedenin ve ruhun yeni seyahatlerinde

Fossora albümünün eşiğinden Björk’ün yaratıcı ve hikâye anlatıcısı binbir yüzlerine bakıyoruz.
Björk’le bedenin ve ruhun yeni seyahatlerinde

2 Eylül - Contemporary Istanbul - Duende
Contemporary Istanbul ile birlikte

Sonbaharda çağdaş sanat günleri: 17. Contemporary Istanbul Nedir? Çağdaş sanat fuarı . Akbank ana partnerliğinde düzenlenen Contemporary Istanbul , 17’nci edisyonunda 22 farklı ülkeden katılacak 65 çağdaş sanat galerisi ve inisiyatiflerin temsil ettiği sanatçıların eserlerine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Nerede? Tersane İstanbul Ne zaman ? Ön izleme 17-18 Eylül, genel ziyaret 19-22 Eylül tarihlerinde. Neler var? Akbank Sanat bu yıl Hasan Bülent Kahraman küratörlüğünde, sanatçı Clement Valla’nın doğanın gizemli yanına yeni boyutlar kazandıran Başka Sesler Başka Odalar isimli sergisini ağırlayacak. İkinci defa karşılaşacağımız The Yard açık hava sergisi; heykeller, videolar, performanslar ve mekâna özel enstalasyonlara yer vereceği 31 sanat eseri Tersane İstanbul’a yayılacak. Contemporary Istanbul Vakfı’nın bu sene Tosyalı Holding iş birliğinde gerçekleştirdiği Artist in Residence Programı kapsamında, İstanbul’da üretilen ve ileri dönüşüm temasına odaklanan eserler de sergide yerlerini alacak. CIF Dialogues by TAV “Art Spaces of Today and Tomorrow” başlığı altında sanat ve mimarlık dünyasının değerli isimlerinin dinamik diyaloglarına tanık olacağız. Amerikalı heykeltraş ve ressam Jeff Koons’un BMW iş birliğindeki araba tasarımı ilk defa fuarda izleyicilerle buluşacak. Not almalı: Şehrin iki yakasından gerçekleşecek ücretsiz deniz seferleriyle Tersane İstanbul’u ziyaret edebileceksin. Aposto ’nun medya partnerliğini üstlendiği 17. Contemporary Istanbul için detaylı bilgi ve biletleri burada bulabilirsin.

Daha fazlasını öğren

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

“Her albümüm, sessel biçimlere dönüştürmeye
çabaladığım bir hisle başlıyor.”  

- Björk

Björk; 90’lı yılların başından beri müziği, oyunculuğu, ikonik sanatçı stili ve sahne performanslarıyla alternatif müziğe yön verdi. 12 yaşında bir çocukken adım attığı müzik kariyeri, 80’li yıllar boyunca İzlanda merkezli gruplarla devam etti. 90’lardan başlayarak onu kült bir simgeye dönüştüren 30 yıla yayılmış solo kariyeri geçtiğimiz günlerde yaptığı duyuruyla özgün ve ufuk açıcı 10. stüdyo albümüne doğru yelken açtı. 

1993’ün Debut albümünden beri Björk, yaşantısından ve kendisinden olup bitenleri şovmen şaşaalığı ve yaratıcı eşsizliğiyle bir araya getirerek keşif yolculuklarına çıktı. 30 Eylül’de kulaklarımızdan ayaklarımıza inecek yeni albümü Fossora, sanatçının daimî anlatısal seyahatinde yeni bir ada. 

Björk’ün COVID-19 pandemisiyle İzlanda’ya bavul açtığı bir yerleşikliğin inzivası olan albüm, bulutlardan yeraltının mantar dünyalarına indiği bir toprak masalı. “Tam bir evcimen İzlandalılıyım,” diyor geçen günlerde The Guardian’a verdiği röportajda Björk. Çocukluğundan beri yollarda olan ve Reykjavík’e döndüğünde valizini dâhi açmayan biri için yeni albüm, evcimen Björk’ün köklerinden yeşerdiği bir örüntüye sahip.

Björk, Fotoğraf: Vidar Logi

Albüme giden yolda ilk solo albümünden Fossora’ya kadar süregelen Björk’ün evrimsel izleğini çizecek olan podcast serisi Sonic Symbolism sanatçının kalbine ve hatıralarına ışık tutacak. Yaşamın akışına adapte olarak yeni kendilikler yaratmanın konu edileceği seri, “çeşitli yüzleriyle Björk” panoraması sunarken Fossora’nın sanatçının başkalaşım macerasında nerede durduğunu da irdeleyecek.

Genç bir pop yıldızından ergin bir hikâye anlatıcısına genişleyen Björk’ün metamorfozlarla dolu hayatının albümlerine yansımaları; sırasıyla Debut, Post ve Homogenic’i odağına alan ilk üç bölümüyle yayında.

Björk Cornucopia turunda İsveç'te sahnede, Fotoğraf: Santiago Felipe

Bulutlardan toprağa: Fossora

“Kalp kırıklığı ve ayrılığın girdabında yazılmış son iki albümden sonra Björk; atalarını, çocuklarını ve onları bir araya getiren ateşin ve buzun diyarını düşünerek dünyaya yumuşakça iniverdi.” 

- Chal Ravens, yeryüzünde Björk ekibi dışında Fossara’yı dinlemiş tek kişi 

COVID-19 pandemisi, Björk’ü yıllara yayılan uluslararası yolculuklarında yalnızca bir durak olabilmiş İzlanda'ya getirdi. 1977 yılında ilk albümünü çıkaran “çocuk”, seneler sonra İzlandalılığını hissettiği bir eve dönüş gerçekleştirdi. Kariyerinin 10. albümünde Björk, yepyeni bir kimlikle başladığı yerde. 30 yıla yakın bir zamandır çizdiği çemberin son dönüşünü Reykjavík’te aldı. Yine doğduğu yerden çizilmeye başlayan sıradaki çember, Björk’ün hayatının geri kalanında kuşkusuz şimdiye kadar uğradığı durakları ve bir parçası yaptığı yaşanmışlıkları taşıyacak. 

“Öyle sanıyorum ki bir şarkıcı-söz yazarı olarak benim işim; bedenimin, ruhumun -ya da her neyse artık o- seyahatini ifade etmek.” 

Fossora’nın anlatısı; Björk'ün annesine, çocuklarına, bulduğu yeni aşktan İzlanda'da duvarlar arkasında verdiği gabber tekno partilerine kadar genişliyor. Latinceden aldığı ve kısaca “kazan, kazıyan dişi” anlamına gelen fossora, sanatçının son iki albümüyle çıktığı bulutlu yüksekliklerin ardından ayaklarını yere bastığı, kendi tabiriyle bir “mantar” albümü, yer yer de "biyolojik" bir tekno. 

Björk, Fossora

Vidar Logi tarafından çekilen ve Björk’ün yaratıcı direktör olarak yön verdiği albüm fotoğrafında, sihirli bir mantar zemininden yükselen bir orman perisi olarak karşımıza çıkan sanatçı, fossora kelimesinin rol oyununu canlandırdı. Köklerinden yükselmesi ve “yeniden doğuşu” için ekildiği yatak; İzlanda’da cisimleşen bereketli bir toprak, çıkan ürün de yerli malzemelerle yetiştirilmiş yeni model bir Björk.

2015 yılında yayımladığı Vulnicura (İmdat albümü) ve 2017 çıkışlı Utopia (Selamet albümü), sırasıyla Mattew Barnew’den ayrılığının getirdiği “karanlık bir çaresizliği” ve bu “dipsiz kuyudan” büyülü bir çıkışı odağına aldı. İki albümde de modern yaratıcı müziğin sıra dışı ismi Arca’yla çalışan Björk, Fossara’da Uzak Doğu Asya'nın gabber/gamelan ikilisi Gabber Modus Operandi ve ABD’den Serpentwithfeet’le güçlerini buluşturdu. 

Her insanın ortalama 3 senede bir dönüşüm yaşadığını, dolayısıyla müzisyenlerin de albümlerini 3 yıl civarında aralıklarla yayımladığını söyleyen Björk, son albümünde 2019’dan başlayan eve (İzlanda’ya) dönüşünde memleketine ilişkin bir aidiyet buldu.“Bu sefer valizini boşaltan sanatçı, eşyalarını da dolabına kaldırdı.Fossora; Björk’ün albümlerine yön veren ve her bir işinde yansımalarını bulduğumuz süregiden kişiselliğini ötelemedi. Diğer taraftan, Björk’ün Fossora kimliği kolektif bilinçlerin filtresinden geçti ve sanatçının bireyselliğinde kolektifliği keşfetti. 

İzlanda'nın kültürel tarihi, yakın ailesi etrafında yaşanan gelişmeler, ülkesinde gerçekleşen doğa tahribatları, albümün kolektif anlatısında yankılanan örüntüler arasında öne çıktı. Bu örüntüleri; albümde yer verilen 18. yüzyıl İzlanda’sından balıkçı şair Látra-Björg’den bir şiir, Björk’ün 2018’de kaybettiği annesine adanmış Ancestress, Sorrowful Soil ve vokallerinde sanatçının kızı Doa’nın olduğu Her Mother’s House şarkıları, albümün “toprağa” atıflı adından; “mantar ve biyolojik tekno” gibi tabirlerle ima edilen doğa ve organik dokuda hissedecek ve duyacağız.

Bunların bir bölümü Björk'ün Fossora'yla ilgili paylaştıkları, diğer bölümü de sanatçının solo kariyerinden yola çıkarak kurduğumuz bağlar ve hayaller. Gerçeği, yani albümün kendisini, dinlediğimizde anlatacağız...

Björk'ün 40 yıla yayılan müzik yolcuğunda uğradığı durakları ve geriye bıraktığı hatıraları derlediğimiz çalma listesine aşağıdan kulak verebilirsin.

Dinle

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

🍄 Björk'ün binbir yüzü, Felix van Groeningen'in kaosu

Köklerine tutunan Fossora ve Björk'ün mantar yüzü, Steve Carrel ve Timothée Chalamet'i bir araya getiren A Beautiful Boy, Julia Jacklin'in son albümü PRE PLEASURE.

02 Eyl 2022

Fotoğraf: Vidar Logi

YAZARLAR

Koray Soylu

Editor @ Aposto

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

32. Saraybosna Film Festivali: Balkanlar sineması ve Cannes’ın öne çıkanları

Saraybosna Film Festivali’nin 32. yılında yarışmanın öne çıkanlarına, Balkan sinemasının yakın geçmişle ilişkisine ve festivalin en iyi filmlerine yakından bakıyoruz.

Emre Eminoğlu

·

24 Ağu 2026

32. Saraybosna Film Festivali: Balkanlar sineması ve Cannes’ın öne çıkanları
DuendeDuende

HİKAYE

The Invite: Bir ilişkiyi ayakta tutan nedir?

Olivia Wilde’ın "The Invite"ı, boşanmanın eşiğindeki bir çiftin evlerine misafir olan başka bir çift üzerinden arzuyu, evliliği, kadınlık deneyimlerini ve birlikte yaşamanın performatif hâllerini didikliyor. Tek mekana sıkışan film, seksin bir ilişkinin nedeni değil semptomu olduğunu söylerken asıl soruyu sonu bırakıyor: Bir ilişkiyi ayakta tutan şey arzu mu, alışkanlık mı, yoksa ilişkinin içinde kendin olabilmek midir?

Aslı Ildır

·

24 Ağu 2026

The Invite: Bir ilişkiyi ayakta tutan nedir?
DuendeDuende

HİKAYE

Caz Datça’nın ritmine karışırken: DatJazz'da Melina ile Doğu Akdeniz müziği üzerine

Datça’nın doğası ve Akdeniz ruhunu cazla buluşturan DatJazz’ın ilk yılında festivaldeydik. Yunan ve Fransız kültürü arasında büyüyen genç sanatçı Melina ile buluştuk ve geleneksel ile moderni buluşturan Doğu Akdeniz müziği üzerine konuştuk.

Eda Solmaz

·

24 Ağu 2026

Caz Datça’nın ritmine karışırken: DatJazz'da Melina ile Doğu Akdeniz müziği üzerine
DuendeDuende

HİKAYE

Kurgunun tasfiyesi: Otobiyografik anlatı edebiyatı nasıl istila etti?

Otobiyografik kurgu, memoir ve “dolaysızlık” estetiği çağdaş edebiyatın merkezine yerleşirken kurgu, hayal gücü ve başka dünyalar kurma iddiası giderek geri çekiliyor. Édouard Louis’den Karl Ove Knausgård’a uzanan bu yeni gerçekçilik, edebiyatı bir “otantiklik piyasası”na dönüştürürken okuru başka dünyaları tahayyül etmeye değil ona yalnızca empatiyle yaklaşmaya çağırıyor. Politik ve kültürel olarak alternatifsiz bırakılmış dünyanın edebiyattaki semptomları.

Enes Köse

·

21 Ağu 2026

Kurgunun tasfiyesi: Otobiyografik anlatı edebiyatı nasıl istila etti?
DuendeDuende

HİKAYE

Sad girl summer: Pop yıldızları neden hüzünlendi?

“Brat summer”ın dans pistindeki isyanının üzerinden iki yıl geçti. 2026 yazında Z kuşağının pop yıldızları bu kez ayrılıkları, ölümü, kaygıyı ve dünyanın sonunu anlatıyor. Olivia Rodrigo’dan Phoebe Bridgers’a, Gracie Abrams’tan Charli xcx’e uzanan “sad girl summer”, yalnızca pop müziğin yeni trendi değil, savaşlar, iklim krizi ve gelecek kaygısıyla büyüyen bir kuşağın da ruh hâli.

Eda Solmaz

·

17 Ağu 2026

Sad girl summer: Pop yıldızları neden hüzünlendi?