Kredinin doğası değişiyor

Son birkaç yıldır finans piyasalarını izlerken dikkatimi çeken şey şu: yapay zeka aslında teknoloji sektörünü değil, borç kavramını değiştiriyor. Bu ilk bakışta çok iddialı bir cümle gibi duruyor ama ekonomi tarihine bakınca büyük dönüşümlerin hep finans üzerinden gerçekleştiğini görürüz. Sanayi Devrimi fabrikaları değil bankacılığı büyüttü, internet ise sadece iletişimi değil sermaye akışını hızlandırdı. Bugün de benzer bir eşikteyiz. Yapay zeka şirketlerin ne ürettiğini değil, şirketlerin ne kadar süre “geçerli” kalacağını belirlemeye başlıyor. İşte finans sistemi bu noktada zorlanıyor.
Eskiden bir şirketin borç alabilmesi için güvenilir bir hikâyeye ihtiyacı vardı: fabrika, makine, stok, arazi. Banka kredi verdiğinde aslında üretim kapasitesine güvenirdi. Çünkü kötü senaryoda bile o fabrikanın bir değeri vardı. Bugün ise ekonominin önemli bir kısmı somut varlık üretmiyor. Yazılım şirketleri, platformlar, veri şirketleri ve abonelik modelleri ekonominin merkezine yerleşti. Bu şirketlerin değeri fiziksel değil, davranışsal; kullanıcı alışkanlığına, marka algısına ve ağ etkisine dayanıyor. Dolayısıyla kredi verenler de artık makineleri değil, “gelecekteki ihtimali” finanse ediyor. Sorun da tam burada başlıyor.
Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.
Aposto Premium
Ayda
- Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
- Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
- Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
- Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.

EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
YAZARLAR

Eren Kuru
Sipay Hazine Müdürü ve yatırım danışmanı. Daha önce Borsa İstanbul’da İş Geliştirme Departmanı’nda, Vakıf Yatırım'da Yatırım Danışmanlığı ve Algoritmik Trading Departmanı'nda, Ziraat ve Allbatross Portföy tarafında da Fon Yönetimi'nde çalıştı.

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
OKUMAYA DEVAM EDİN
Piyasalarda bir merkez bankası haftasında daha giriş yapıyoruz. Hafta boyunca Çarşamba günü Fed, Perşembe günü BoE, Cuma günü ise BoJ kararı takip ediliyor olacak.
27 Tem 2026

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), piyasa beklentilerine paralel olarak politika faizinde, faiz koridorunun alt ve üzerinde herhangi bir değişikliğe gitmedi. Karar metni incelendiğinde ise enflasyon görünümüne ilişkin iki önemli unsur dikkat çekiyor. Bu iki unsur, Merkez Bankası'nın önümüzdeki dönemde karar alırken oldukça hassas bir denge gözetmek zorunda kalacağını gösteriyor.

Cumhuriyet'in 1930'lardaki sanayi atılımı bir milli güvenlik, kalkınma ve aydınlanma hareketiydi. 2030'ların Cumhuriyeti de aynı şiarlar ile elektro-devlet yolunda programlı biçimde ilerlemelidir.

Küresel ticaret denklemi yeniden yazılırken, uzun yıllar Çin'in gölgesinde kalan Hindistan artık küresel üretim, yatırım ve ticaret zincirlerinde başlı başına bir güç merkezi olarak öne çıkıyor. Peki yükselen bu fil, küresel ticaretin ejderhası Çin'e gerçek bir alternatif olabilir mi? Bu sorunun yanıtı yalnızca Asya'nın değil, Türkiye'nin de ekonomik ve jeopolitik geleceği açısından da giderek daha kritik hale geliyor.

Türkiye ekonomisinde son dönemde birbiriyle çelişiyor gibi görünen iki tablo aynı anda oluştu. İhracat her yıl yeni bir rekor kırarken sanayicilerin finansman, maliyet ve rekabet gücü konusunda verdiği uyarılar giderek sertleşiyor. İlk bakışta aynı anda doğru olamayacakmış gibi görünen bu iki tablo, aslında Türkiye’nin üretim yapısında yaşanan değişimin farklı sonuçlarını yansıtıyor.




