Kripto piyasasında kurallar belirleniyor


Ön ödemeli kartların lideri: Papara Card Kart kullanım alışkanlıklarını değiştirme, finansal erişimi artırma ve "nakitsiz toplum" hedefine ulaşma gibi amaçlarıyla da faaliyet gösteren Bankalararası Kart Merkezi'nin (BKM) eski CEO'su Soner Canko'nun da savunduğu gibi kartlı ödemelerin yaygınlaşmasının; finansal sistemin etkinliğinin artması, bireylerin finansal sisteme dâhil olması, sahtecilik, hırsızlık, kayıp gibi zararların önlenmesi ve nakitin basılması/taşınması maliyetlerinin azaltılması gibi faydaları bulunuyor. Yeni nesil finans teknolojisi şirketlerinin geliştirdiği ön ödemeli kartlar, ödemelerde kart kullanımının yaygınlaşması açısından önem arz ediyor. BKM verilerine göre Türkiye’de ön ödemeli kart pazarında %44’lük bir hakimiyetle var olan Papara Card; daha çok insanın kartlı ödeme kolaylığına ulaşmasını mümkün kılıyor. Papara Card: Papara'nın borçlandırmadan, harcadıkça kazandıran ön ödemeli kartı Papara Card; kullanıcılarının bütçelerini kolaylıkla, mobil uygulama üzerinden takip etmesini mümkün kılıyor. Papara Card yurt içindeki, yurt dışındaki ve internetteki harcamalarda güvenle kullanılabiliyor. Cashback anlaşmalı iş yerlerinde harcama yapan kullanıcılar, anında nakit kazanıyor. Banka ya da kredi kartlarının sunduğundan fazlasını kart ücreti, aylık ücret ya da aidat ödemeden vadeden Papara Card’lar, farklı alternatiflerle geliyor. Dört farklı renk seçeneğiyle ATM'lerden ve CarrefourSA, PTT ya da Teknosa şubelerinden Papara hesabına para yatırmaya ve temassız ödemeye olanak tanıyan Pap ara Lite Card, satış noktalarından temin edilebiliyor. Kullanıcılara özel olarak hazırlanan ve adrese teslim edilen Papara Black Card kullanıcıları ise tüm Papara Card avantajlarının yanı sıra her ay ATM’lerden 500 liraya kadar ücretsiz para çekebiliyor. Papara'nın saniyeler içinde oluşturulabilen Sanal Kart'ı ise bütün dijital harcamalarda kolaylıkla kullanılabiliyor. Papara ayrıca şu an kapalı beta süreçlerini yürüttüğü Türkiye’nin ilk Metal Card’ını çok yakında tüm Papara kullanıcılarına sunmayı hedefliyor. Papara Card avantajlarından faydalanmak için saniyeler içinde Papara hesabı açmak yeterli oluyor. Papara: Finansal hizmetlerin özgürleşmesi ve herkesin finansal hizmetlere daha kolay erişebilmesi için faaliyetlerini 2016 yılından bu yana Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'ndan aldığı "Elektronik Para Kuruluşu" izniyle sürdüren Papara; bireysel kullanıcılarına ve kurumsal üye iş yerlerine daha esnek, özgür ve hızlı finansal hizmetler sunuyor. Geleneksel bankacılığın yetersiz kaldığı noktaları rekabetçi ve kullanıcı odaklı ürünleriyle kapatan ve finansal sistem içinde var olmayı kolaylaştıran Papara, 200 kişiyi aşkın ekibiyle milyonlarca kullanıcıya ulaşmayı başarıyor. Papara’da hesabınızı saniyeler içinde oluşturup finansal özgürlüğün ve Papara Card’ın ayrıcalıklarından ulaşmak için bu bağlantıyı kullanabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İllüstrasyon: Ayşe Ezgi Yıldız
ABD anayasasına göre, her yeni bakan göreve başlamadan önce Senato’nun karşısına geçerek tabiri caizse hem sözlü hem de yazılı bir sınava tabi tutulur. Bir nevi mahkeme ortamına dönen bu toplantılarda, Senato’nun ilgili komisyonlarındaki üyeler adaylara alanlarıyla ilgili sorular sorarak “nasıl bir bakan olacaklarının” cevabını almaya çalışır. Süreç, kimi zaman çok pürüzsüz ilerler, kimi zaman ise tartışmalar, hatta protestolar yaşanır. Başkan Joe Biden’ın Hazine Bakanı olarak atadığı eski Fed Başkanı Janet Yellen’ın salı günü gerçekleşen onay toplantısı, pürüzsüz geçenlerden biriydi. Toplantının en hareketli anlarını ise senatörlerin Yellen’ı kripto varlıkların regülasyonu konusunda nasıl bir adım atacağı konusunda sıkıştırmaları oluşturdu. Soruları “Kripto paraların yasa dışı faaliyetler için kullanımlarını sınırlarken meşru faaliyetler için kullanımlarını nasıl teşvik edeceğimize yakından bakmalıyız," diyerek cevaplayan Yellen, dört yıllık görev süresinde bu alana yoğunlaşacağının sinyallerini verdi. Dolayısıyla, kripto para birimlerinin ne tür bir düzenlemeye maruz kalacağına dair bahisler açılmaya başlandı.
- Neler oldu? Son on yılda birçok ülkede kripto para transferlerin raporlanması, izlenmesi, kara para aklanmasının önlenmesi (AMC) ve müşterini tanı (KYC) politikalarının uygulanması gibi birçok düzenleme gündeme geldi; ancak bu düzenlemeler çoğu zaman sadece öneri olarak kaldı. Bitcoin’in Kasım 2020’de başlayan yükselişi ise sektörün kurallarının çizilmesi konusunda özellikle ABD’deki düzenleyicileri bir kez daha harekete geçirdi. Aralık ayında eski ABD Hazine Bakanı Steven Mnuchin, kripto para hizmeti sunan finansal işletmeleri özel kripto para birimi cüzdanlarının sahibinin kimliğini doğrulamak ve bu cüzdanlardan işlem yapan müşteriler hakkında tanımlayıcı bilgiler toplamak zorunda bırakacak birtakım düzenleme önerilerinde bulundu. ABD Mali Suçlar Departmanı (FinCEN) tarafından belirlenen yeni kurallar, 3 bin dolardan fazla para çekme işlemleri için KYC’yi şart koyarken 10 bin dolardan büyük işlemler için ise FinCEN’e rapor vermeyi zorunlu kılıyordu. Ayrıca, bankalar ve servis sağlayıcılarının tarafların kimliğini doğrulamak için isimler ve fiziksel adresler dâhil olmak üzere bir müşterinin işlemine ilişkin tüm bilgileri dosyalaması gerekiyordu. Birçok kripto para borsasından büyük tepki alan bu karar, Trump’ın görev süresinin dolması nedeniyle yasalaşamadı. Başkan Biden, şimdilik kararı askıya aldı; ancak Janet Yellen’ın sözleri kısa süre içinde mevcut kuralların veya yenilerinin yeniden gündeme geleceğini gösteriyor.
- Açıklamalar ve yasaklar: Geçtiğimiz haftalarda Tesla, Mastercard, BNY Mellon gibi köklü şirketlerin Bitcoin hamleleri sonrasında farklı ülkelerin para otoritelerinden kripto varlıkların düzenlenmesine dair birçok açıklama geldi. Yellen, sene başından bu yana farklı ortamlarda üç kez “kripto paraların oluşturduğu suç unsuruna” vurgu yaparken Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde, “Bitcoin para değil, yeni bir düzenleme planlıyoruz,” açıklamasında bulundu. Hafta başında, kripto fanatikleri tarafından “Kripto Anne” olarak bilinen ABD Menkul Kıymetler Komisyonu (SEC) üyesi Hester Pierce, kurumsal şirketlerin hamlelerinin kripto paralar için açık regülasyonlar sağlamanın gerekliliğine işaret ettiğini belirtti. Öte yandan, dünyanın en çok kripto para kullanılan ülkesi olan Nijerya’da kripto para kullanımına yasak geldi. Hindistan’da ise kripto para birimlerini yasaklayacak bir kanun teklifi değerlendirilirken parlamentonun bu hamle sonrasında Hindistan Merkez Bankası tarafından piyasaya sürülen resmî bir dijital para formatı oluşturmak için ilk adımı atacağı ifade ediliyor. İş Yatırım Uluslararası Piyasalar Direktörü Şant Manukyan, “Hindistan veya Nijerya gibi yasaklamaların daha doğal karşılandığı ülkelerde böyle adımlar atılabilir; ancak Batı ülkelerinde bu kadar net bir yasaklama olmayacaktır,” diyor, “Tabii ki, vergilendirmeyi ve raporlamayı çetrefilli bir hale getirerek işleri oldukça zorlaştırabilirler,” diye de ekliyor.
- Muhtemel düzenlemeler: Esasen kripto para ekosisteminde kuralların belirlenmesi sadece politikacıların değil kripto para borsalarının da istekleri arasında yer alıyor. Zira yasal düzenleme eksikliği sektörde bir güven problemi oluştururken ekosistemin büyümesinin önündeki en büyük engellerden biri olarak görülüyor. Kripto para borsalarının kurucularının talepleri, yatırımcıları korumak adına sermaye zorunluluğu, bu işi yapacak olanlarda belirli şartların aranması ve borsaların iş yapış şekillerinde kilitlenmeye yol açmayacak basit güvenlik önlemlerinden oluşuyor. ABD’de seçim öncesinde teklif edilen aşırı detaylı kimlik doğrulama ve raporlama prosedürlerinin kripto para transferlerinde uygulanması ise zor görünüyor. Manukyan, “Düzenleyiciler her zaman piyasanın arkasından gider, bu nedenle regülasyonların blok zinciri realitesine uygun olacağını sanmıyorum. Fakat Yellen’ın vurgu yaptığı konulara baktığımızda KYC ve AML’den kurtuluş yok gibi duruyor,” diyor. Regülasyonların kısa vadede rahatsızlık yaratmakla beraber uzun vadede düzenleme eksikliği nedeniyle kripto para piyasasından uzak duranların daha rahat hissetmesine ve kurumsal yatırımcı sayısının artmasına neden olması ise yüksek bir ihtimal gibi duruyor.
- Öngörüler: Manukyan’ın beklentisi, çok hızlı bir şekilde yükselen Bitcoin fiyatlarında mart ayında bir düzeltmenin olacağı yönünde. Tabii ki, bu beklentinin arkasında politikacıların söylemlerinin yanı sıra milyarder yatırımcılar, akademik kurumlar ve kurumsal şirketlerin yaptıkları yatırımlarla Bitcoin fiyatları üzerinde baskı yaratması da yatıyor. Bitcoin, 2008’de Satoshi Nakamoto’nun madencilikten elde edilen blok ödülünü 50 Bitcoin ile sınırlaması nedeniyle maksimum 21 milyon adet üretilebiliyor. Üstelik, bu kısıtlı arzın 18,6 milyon adeti hâlihazırda piyasalarda dolaşımda. Dolayısıyla bugüne kadar kripto varlıklara şüpheyle yaklaşan kurumsal yatırımcıların pozisyonlarını değiştirmeleri piyasalarda ciddi bir hareketlenmeye neden olsa da bu şirketlerin sınırlı bir havuzdan pay almaya çalıştığını unutmamak gerekiyor. Morgan Creek Digital Assets'in kurucu ortağı Anthony Pompliano, Bitcoin'in 2020’li yılların sonunda 500 bin dolara ulaşabileceğini ve eninde sonunda 1 milyon dolara çıkacağını öngörüyor. Pompliano gibi boğa piyasası beklentisinde olanların sayısı bir hayli fazla. Pandeminin sona ermesi, hükümet teşviklerinin azalması ve regülasyonların sıkılaşmasıyla birlikte bireysel yatırımcı ilgisinin azalacağını düşünenler ise 2017’deki gibi ayı piyasası beklentisi içinde. 100 bin gibi rakamları dahi görmeden uçuk tahminler yapmanın spekülatif olduğunu belirten Manukyan, “Pek çok iyi haberi art arda almamız nedeniyle fiyatlar biraz hızlı ilerledi, bu nedenle bir düzeltme gelecektir. Öte yandan, henüz alım yapan kurumsal şirketlerin sayısı oldukça az, bu sayının artmasıyla uzun vadede yükselme trendinin devam edeceğini öngörebiliriz,” diyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
NEREDE YAYIMLANDI?
22 Şubat Pazartesi sabahından herkese merhaba. Bu hafta gündemimizde kripto para piyasası, 57 bin doları aşan Bitcoin’in yükselişinin perde arkası ve olası regülasyonlar var.
22 Şub 2021

YAZARLAR

Nurefşan Kutlu
Business Editor

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Shein, Londra ve New York’taki halka arz girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından bu hafta nihayet Hong Kong borsasında halka açıldı. Birkaç yıl önce hızlı modanın yükselen yıldızı olarak görülen şirket, yatırımcıların karşısına zirve döneminden çok daha farklı bir tabloyla çıktı. Analistlere göre bu tablo, şirketi 100 milyar dolar değerlemeye taşıyan ekonomik koşulların artık ortadan kalktığını da kanıtladı.

Bir çalışanı değerli kılan yalnızca görev tanımında yazanları yerine getirmesi değil; aksaklıkları fark etmesi, sahiplenmesi ve çözümün parçası olmak istemesi de aynı zamanda. Çalışma arkadaşını, müşterisini, itibarını ve geleceğini dert edinen çalışanlar kurumları ileri taşıyor. Ancak dert edinmek yalnızca kişinin tercihi değil; bu çalışanlar sorgulama, fikir belirtme ve sorumluluk alma alanı buldukları ölçüde kurumun gelişimine gerçek bir katkı sunabiliyorlar.

Yapay zeka, artık yazılımı ucuzlatmanın ötesinde, hizmet sektörünün ekonomisini de değiştiriyor. Yeni nesil “AI-native” ajanslar, müşteriye bir araç verip işi ona bırakmak yerine operasyonun tamamını üstleniyor ve ajans hizmetini platform fiyatına sunuyor.

Yıllarca raporlar, hedefler ve uyum kriterleri üzerinden ele alınan sürdürülebilirlik, 2026’nın çoklu kriz ortamında kabuk değiştiriyor. Çevresel ve sosyal riskler büyürken, şirketlerin sürdürülebilirliği ana iş kollarından ayrı, ikincil bir alan olarak görmesi giderek daha işlevsiz hâle geliyor. Yeni dönemin sorusu artık ne kadar sürdürülebilir göründüğümüz değil, sürdürülebilirliği finansal performansa, büyümeye ve organizasyonel dayanıklılığa ne kadar entegre edebildiğimiz.

Güvenin ve itibarın göstergelerini, güven ve itibarın kendisiyle karıştırdığımızda her şeyi “parasını bastırarak” çözebileceğimizi düşünüyoruz. Oysa göstergeleri satın almak kolay, güvenin kendisini satın almak ise mümkün değil. Çünkü sahici güven; strateji, sabır, emek ve zamana yayılan bir tutarlılık gerektiriyor. Kestirmeler ise yalnızca sahnedeki kağıttan kaplanı parlatıyor; işler ters gittiğinde o kaplan kimseyi korumuyor.




