Kriz İsviçre'ye sıçradığında Kelleher hazırdı


Türkiye’nin öncü dijital dönüşüm platformu: BANDWITT
Dijital dönüşüme nereden başlamalıyım? Firmam için en doğru çözüm ortaklarını nasıl bulabilirim?
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
UBS ile Credit Suisse, bugüne kadarki en büyük banka anlaşmalarından birini birkaç gün içinde gerçekleştirdi; ama bunun temelleri yıllar önceden atılmıştı.
UBS Yönetim Kurulu Başkanı Colm Kelleher 2022 yılının Nisan ayında başkan olduğunda, koltuğunu bırakan Axel Weber'in Credit Suisse'in devralınmasının nasıl görüneceğine dair en az 2020 yılına dayanan fizibilite çalışmalarını da devraldı. Konu hakkında bilgi sahibi kaynaklara göre, müşteriler CS'den on milyarlarca dolar çektikten sonra, Kelleher, beklenmedik durum planlamasını hızlandırmaları için Morgan Stanley'den küçük bir üst düzey danışman grubunu desteğe çağırdı.
Şimdi Kelleher, on yılı aşkın bir süredir var olmuş etkili banka kombinasyonunu denetleyecek. Böylece, ülke ekonomisinin iki katı büyüklüğünde bir megabank ortaya çıkacak.
Ek bilgi: UBS hissedarları bugün gerçekleşen banka yıllık genel kurulunda, Colm Kelleher ve yönetim kurulu üyelerinin görevde kalması lehine oy kullandı.
Dahası: Kelleher, kurul toplantısında yaptığı açıklamada Credit Suisse'in entegrasyonunun 3 ila 4 yıl süreceğini ve bu işletmeleri entegre etmenin büyük miktarda riskler içerdiğini söyledi ve ekledi, "Credit Suisse artık bağımsız bir şirket olmayacak". Kelleher, "Bu görüşmeleri biz başlatmamış olsak da, bu işlemin UBS hissedarları için mali açıdan cazip olduğuna inanıyoruz" açıklamasında bulundu.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
26 Türk iş insanı, Forbes'un 37. milyarderler listesinde yerini alırken Toronto-Dominion Bank ABD'deki bankacılık krizinden etkilenenler listesine giriş yaptı
05 Nis 2023

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Verileri anlık hava tahmini gibi düşünebiliriz, stratejiyi ise iklim bilgisi gibi... Yağan her yaz yağmurunda mont giymeye kalkan, kış güneşine aldanıp hemen tişörte dönen bir marka ancak hasta olur. Pazarlama ve iletişim dünyasının ihtiyacı olan, anlık sağanaklara göre her çeyrekte gardırop değiştirmek değil, mevsimin genel yönünü okuyup rotasında sağlam durabilmek.

Bir dönem önlenemez yükselişiyle teknoloji girişimleri kadar hızlı değerlenen Netflix, son dönemlerde geleneksel bir medya şirketini andıran performansıyla yatırımcılarını hayal kırıklığına uğratıyor. Platformun hit içerik üretimindeki yavaşlama, henüz belirgin biçimde bilançoya yansımamış olsa da içerik izleme alışkanlıkları ve piyasa değerine ilişkin metrikler, Netflix’in ağır ağır irtifa kaybettiğine işaret ediyor.

"Ödünç dikkat çağı" bugünlerde yeni bir şey gibi paketleniyor ama neredeyse reklamcılık kadar eski bir tartışma bu. Öte yandan viral akımlar, memler, trend sesler, influencerlar çağında araştırmalar, ödünç dikkatin kapıyı açsa da alışkanlık yaratmadığını da gösteriyor. Peki bu tartışmaların ortasında reklamcılıktan elde kalan ne? Bunun cevabı şeffaf süreçler, doğrulanabilir sonuçlar, kanıtlar ve gerçek insan emeğinde yatıyor.

Eskiden yalnızca satın alınan ürünleri taşımak için kullanılan bez çantalar, bugün tüketiciler için bir statü sembolüne, markalar için ise maliyetsiz bir reklam aracına dönüşüyor. Giderek daha fazla işletme, esas faaliyet alanının dışına çıkarak bez çantalardan tişörtlere, şapkalardan kupalara kadar uzanan “merch” koleksiyonları oluştururken bir dönemler ücretsiz dağıtılan bu promosyon ürünleri, tüketicilerin para ödemeye gönüllü olduğu yeni bir pazar yaratıyor.

Ortadoğu'daki savaşın tetiklediği akaryakıt krizi, elektrikli otomobillere yönelik talebi yeniden artırırken sektördeki dengeleri de değiştiriyor. Son bir yılda elektrifikasyon yatırımlarını küçülten otomobil devleri, yükselen talep ve Çin’deki üreticilerin güçlenen rekabeti karşısında gelecek stratejilerini yeniden değerlendirmek zorunda kalıyor.



