

Akıllı işletmeye giden yolda dijital dönüşüm rehberliği: NTT DATA Business Solutions Türkiye Faaliyetlerine başladığı 2000 yılından bu yana kurumsal iş uygulamaları ve yeni nesil teknolojiler alanında danışmanlık hizmeti sunan NTT DATA Business Solutions Türkiye , yeni nesil teknolojiler başta olmak üzere SAP® çözümlerinin tasarımını, uygulamasını ve yönetimini gerçekleştiriyor. Nedir? Yeni nesil teknoloji uygulamaları ve SAP® uygulamalarında pazar lideri olan NTT DATA Business Solutions Türkiye , 700’den fazla kuruma dijital dönüşüm konusunda uçtan uca teknolojik çözümler sunarak rehberlik ediyor. Neler var? SAP® çözümleriyle stratejik finans yönetimi: Finansta dijitalleşmenin süreçleri hızlandırması, CFO’ların proaktif ve çevik bir şekilde yanıt vermek için içgörüler elde edebilen dijital araçlara ihtiyaç duymasına neden oluyor. SAP®’nin sunduğu geleceğe yönelik analizler ve gerçek zamanlı iş verileriyle iş kararlarının sonuçları çalkantılı dönemlerde dâhi daha öngörülebilir ve güvenli hâle geliyor. Enflasyon Muhasebesi Paketi: Esnek yapısı itibarıyla bütün sistemlere göre özelleştirilerek uyumlu hâle getirilebilen, tam entegrasyon sağlayan ve istenen tüm verileri tek ekranda sunan NTT DATA Business Solutions Enflasyon Muhasebesi Paketi’yle VUK, IFRS ve TFRS standartlarında stok, duran varlık ve gelir tablosu hesaplamaları tek bir ekran üzerinden takip edilip raporlanabiliyor. Enflasyon Muhasebesi Çözüm Paketini buradan indirebilirsiniz. NTT DATA Business Solutions Türkiye hakkında daha fazla bilgi almak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) ekonomik görünüm raporunun kasım ayı güncellemesini yayımladı.
Ana hatlarda neler var?
Önceki versiyonu haziran ayında yayımlanan raporun başlığı (Krizle Yüzleşmek) içinden geçtiğimiz ve geçeceğimiz dönemi özetler nitelikle.
Raporun ana teması, artan belirsizlik ve düşen büyüme performansı üzerine kurulu. Enflasyonun yüksek seyredeceği; ancak bir miktar normalleşeceğinin öngörüldüğü raporda Rusya'nın Ukrayna'yı işgali ve çok farklı alandaki yansımaları başlıca belirsizlik unsuru olarak korunmuş durumda.
Güçlü enflasyonist ortam sebebiyle düşen reel gelirlerin hanehalkı üzerinde yarattığı baskının vurgulandığı raporda, merkez bankalarının sıkılaştırma adımlarının devam etmesi gerektiği ifade ediliyor. Bu noktada, en erken ve en hızlı davranan merkez bankalarından olan Brezilya örneği, güçlü sıkı duruşun getirdiği kazanım olarak örneklendirilmiş.
Raporda, enflasyonu kontrol altına almak adına atılan sıkılaştırıcı para politikalarının güçlü maliye politikalarıyla da desteklenmesi gereksinimi de vurgulanıyor. Maliye politikalarının hanehalklarını özellikle artan enerji fiyatlarına karşı koruyucu bir şekilde kurgulanması ancak bunun doğrudan hedefe yönelik ve geçici bir yapıda inşa edilmesi de önemli bir unsur olarak ifade edilmiş durumda.
Enflasyonun ana iticisi konumunda olan enerji fiyatlarında yüksek risklerin devam edeceğinin ifade edildiği metinde, özellikle Avrupa için 2023-2024 kışının daha zor geçebileceği ve bu durumun enflasyonu dirençli kılabileceği ifade ediliyor.
Sıkılaşan para politikasının ticari hayatı zorlaştırdığı, borçlanma maliyetlerini artırdığı ve özellikle düşük gelirli ülkelerdeki görünümün giderek bozulduğu da genel çerçevede değinilen konular arasında yer alıyor.
Metinde, savaş sebebiyle bozulan gıda arzı zincirinin de yarattığı etkilere yer veriliyor. Burada ana odak yine düşük gelir grubuna dahil olan ülkeler.
Detaylarda neler var?
Raporda, 2022 yıl sonu için küresel büyüme tahmini %3,0'ten %3,1'e yükseltirken gelecek yılın tahmini %2,2'de sabit tutulmuş durumda. 2022 yılı için ABD, Çin ve Avro Bölgesi'ne ilişkin büyüme tahminleri ise sırasıyla %1,8; %3,3 ve %3,3 olarak açıklandı. Bu grup için 2023 büyüme tahminleri ise %0,5; %4,6 ve %0,5 seviyelerinde.
Küresel para politikasının kalbinde yer alan ABD manşet enflasyonunun bu yılı %6,2 seviyesinde kapatmasının beklendiği raporda gelecek yıla ilişkin tahmin ise %3,4. Avro bölgesi içinse bu tahminler sırasıyla %8,3 ve %6,8 seviyesinde. Kısaca, Avrupa Merkez Bankası'nın daha zorlu bir enflasyonla mücadele patikasından geçmesi ana senaryo olarak kabul edilmiş durumda. Enflasyonda gelişmiş ülkeler için yapılan üç yıllık tahmin serisi ise 2024 yıl sonu itibarıyla %2,5'e ulaşılabileceğini gösteriyor.

Rapordaki detaylı enflasyon analizi, tüm gelişmiş ekonomilerde enflasyonun arz kaynaklı ve tabana yaygın olduğuna işaret ediyor. Bunun temel sebebi ise enerji fiyatlarındaki sıçramaya bağlanmış durumda. Özetle, enerji krizi sona ermeden enflasyonda hedeflenen seviyelere ulaşılması olası görünmüyor.
Raporda, OECD ülkelerinde işsizliğin salgın sonraki dönemdeki güçlü seyrini koruduğu ifade ediliyor. İşsizlik oranı beklentilerinde tahmin aralığı boyunca bir bozulma beklenmezken reel ücretlerdeki düşüşe dikkat çekiliyor.
Küresel ticarete dair beklentiler ise zayıflayamaya başlayan ivme sebebiyle görece olumsuz. Dış ticaret PMI göstergesinin eşik değer altındaki seyrinin vurgulandığı metinde toparlanma eğiliminin oldukça yavaşladığı ifade ediliyor.
Türkiye ile ilgili öngörüler neler?
Raporda Türkiye'nin 2022-2024 dönemine ilişkin büyüme beklentileri sırasıyla %5,3; %3,0 ve %3,4 olarak sıralanmış durumda. Düşen büyüme beklentileri düşen dış alem talebi ve artan jeopolitik belirsizliklere dayandırılıyor. Bunun yanında inatçı ve yüksek seyreden enflasyonun hanehalkı talebini de bir noktada törpüleyeceği ifade ediliyor.
Tahmin setinde 2022-2024 döneminde manşet enflasyonun %40'ın üzerinde seyredeceği öngörüsü yer alıyor. Kurumun 2022 yıl sonunda %73,2 olmasını beklediği manşet enflasyonun 2 yıl sonra %42,1'e gerileceği hesaplanmış durumda. Bu süre zarfında çekirdek enflasyon da %40'ın altına gerilemiyor.

Metinde, enflasyonla mücadele edilebilmesi adına Merkez Bankası'na faiz artırımı çağrısı yapılırken güvenin ve uzun vadeli enflasyon beklentilerinin yeniden tesis edilmesinin önemine vurgu yapılıyor. Raporda, öngörü aralığında genişletici maliye politikalarının devam edeceği varsayımının korunduğu ifade ediliyor.
Raporda Türkiye'ye ilişkin diğer beklentiler istihdam piyasasında bir bozulma yaşanmayacağı ve cari açık/GSYH oranının zaman içinde %2,5'e kadar gerileyeceği yönünde.
Rapor içeriği
Raporun özet videosunu buradan izleyebilir, sunuma buradan ulaşabilir, sunum verilerini ise buradan indirebilirsiniz.
Rapora ilişkin 46 dakikalık basın toplantısını izlemek isterseniz buradan, tam metnine ise buradan ulaşabilirsiniz.
Raporun Türkiye sayfası ise burada.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
TÜİK kasım ayında tüketici güveninin yılın zirvesine yükseldiğini açıkladı. OECD, Dünya Ekonomik Görünümü raporunda, küresel ekonominin 2022 yılında %3,1, 2023 yılında ise %2,2 büyüyeceği öngörüsünde bulundu.
23 Kas 2022

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Ülkemiz dünya ölçeğinde pahalı hâle gelmeye başladı; bu pahalılık her ay daha da artıyor. Bununla birlikte pahalılık artış hızımızda bir miktar gerileme var.

ABD 30 yıllık tahvil faizinin önceki hafta %5,2’yi aşması, yalnızca bir tahvilin satılması ya da fiyatının gerilemesi olarak okunmamalı. Bu hareket, küresel finans sisteminde uzun vadeli risk algısının ciddi şekilde yükseldiğine işaret ediyor. Başka bir ifadeyle, yatırımcıların enflasyon, kamu borcu, büyüme ve belirsizlik karşısında talep ettiği uzun vadeli risk primi yeniden fiyatlanmış durumda.

NATO, Çin'in NTE tekeline karşı kritik maden alım kulübü kurdu; Türkiye kurucu üyelerden oldu. Dünyanın önde gelen NTE yatağı Beylikova için fırsat kapısı açıldı. Bu kapıdan geçebilmek, rezervimizi uluslararası standartta belgelemekten, mühendis yetiştirmekten ve yatırımı finanse etmekten geçiyor.

Almanya sanayisindeki zayıflamanın arkasında fiyat rekabetindeki gerilemeyle birlikte elli yıl boyunca sürdürülen ucuz Rus enerjisine dayalı üretim ve ihracat modelinin bozulması da yer alıyor. “Wandel durch Handel” yaklaşımı Rusya ve Çin’de beklenen dönüşümü sağlamazken, Almanya’yı enerji ve tedarik zincirlerinde ciddi bağımlılıklarla karşı karşıya bıraktı.

2026'nın ilk yarısı ölçülü bir faiz indirimi ile başlayan ancak rüzgarın birkaç hafta içinde tam tersine döndüğü, manşet göstergelerin görece iyi seyrettiği fakat bu seyrin bedelinin alt kırılımlarda ortaya çıkmaya başladığı hareketli bir dönem oldu.



