Kendi küçük, dinleyicinin kalbindeki yeri büyük: Küçük Plak Dükkanı

“Hep kendi sevdiğim albümleri aldım ve o grupları, müzisyenleri sevenler de sosyal medyanın yardımıyla beni ve dükkanı buldular.”
Kendi küçük, dinleyicinin kalbindeki yeri büyük: Küçük Plak Dükkanı

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Neler oluyor? Kadıköy’de bulunan Küçük Plak Dükkânı, kendine özgü seçkisi ve sosyal medyadaki sıcak iletişimiyle kısa sürede plakseverlerin kalbini kazandı. Vitrininde her gün başka bir şarkının sözlerine rastladığımız dükkânda, Parquet Courts’tan Billie Eilish’e uzanan bir skalada albümler bulmak mümkün.

Neden önemli? Sahiplerinin zevkine göre şekillenen bağımsız plak dükkânları, dinleyici sayısı ya da popülerlik gibi parametrelerin dışında oluşturdukları kataloglarla bizi yeni isimler ve sevdiğimiz sanatçıların Türkiye’de az bulunan albümleriyle buluşturuyor. Bu mekânlar, müzik üzerinden kurdukları ve derinleştirdikleri iletişimle şehrin kültür hayatını besliyor.

Ne söyledi? Önünden her geçtiğimde aklımı çelen Küçük Plak Dükkânı’nın sahibi Nevra İlhan'la bir plakçının kendi kitlesini nasıl oluşturduğunu ve ziyaretçilerle kurduğu bağı konuştuk.

Küçük Plak Dükkânı, Bademaltı Sok., No: 5-A


İsmiyle müsemma “Küçük Plak Dükkânı”nı açmaya nasıl karar verdin? İlk adımı attıktan sonra dükkânın kendi kitlesini yaratması, giderek müdavimlerinin olması nasıl gerçekleşti?

2005 yılından beri plak topluyorum. Dünyada ve ülkemizde çoğunlukla erkeklerin plakçı olduğunu görünce “Acaba bir plakçı açsam nasıl olur?” demeye başladım. 2017 yılında, henüz olmayan dükkânım için plak toplamaya başladım. Hatta ismi de öncesinde hazırdı. 

Bir arkadaşımla Küçük Korku Dükkânı (Little Shop of Horrors) filmini konuşuyorduk — Küçük Plak Dükkânı olsa güzel olurdu dedik ve şanslıyım ki ismine uygun, küçük bir yer buldum. 2018 Ocak ayında Küçük Plak Dükkânı'nı açtım. Plak dükkânları biraz sahibinin zevkine göre şekilleniyor, benim de böyle oldu. Hep kendi sevdiğim albümleri aldım ve o grupları, müzisyenleri sevenler de sosyal medyanın da yardımıyla beni ve dükkânı buldular.

Arctic Monkeys'in Snap Out of It şarkısından bir söz


Sayısız albümün parmaklarımızın ucunda olduğu bir dönemde, dükkana gelen ziyaretçiler senden tavsiye alıyor, yeni müziklerle tanışmak için senin rehberliğini istiyor. Plak dükkânlarına ruh katan bu kişisel ilişki nasıl kuruluyor?

Bu çok sevindiğim bir konu. Dükkânın kitlesinin çoğunluğu çok genç insanlar. Hepsi yeni şeyler öğrenmek istiyor. Beach House dinliyorsa Slowdive'ı da merak ediyor, Cocteau Twins'i de Mazzy Star'ı da. My Bloody Valentine'dan Loveless'ı paylaştığımda, 18-19 yaşında gençlerin albümle ilgilenmesi beni çok mutlu ediyor.

Vitrindeki panoya şarkı sözü yazdığımda onun hangi şarkıdan olduğunu soruyorlar — yeni bir şarkıysa onu fark edip albümün gelip gelmeyeceğini soruyorlar. Dükkânı açmadan önce hayalini kurduğum şey buydu. Gençler dükkâna gelsin, sohbet edelim; ben onlardan bir şeyler öğreneyim, onlar benden tavsiye alsın; saçma da olsa akıllarına ne geliyorsa sorabilsinler. Tam da istediğim gibi oldu ve şimdi gelen herkesle böyle bir iletişimimiz var.

Küçük Plak Dükkânı'nın girişinde yer alan bir söz


Küçük Plak Dükkânı’nın güncel indie sahnesini takip eden, burada kolay kolay bulamayacağımız plakları çıktığı gibi getirten, niş albümlere sırt çevirmeyen karakterini çok seviyorum. Bir yandan da bu karakterdeki bir plakçının nasıl ayakta kaldığını merak ediyorum. Döviz kurları, alım gücündeki değişim malum. Sen nasıl görüyor ve yaşıyorsun içinde bulunduğumuz dönemi?

Teşekkür ederim bu sözlerin için. Yeni bir albümü dinlediğimde onun dükkânda olmasını, hatta ülkemizde az bilinen bir grupsa onu almak isteyecek olanları tanımayı çok seviyorum. Aramızda bir bağ oluşuyor gibi oluyor. 

Hem döviz kurları hem de her albümün dağıtımcılara gelmiyor olması büyük bir sorun. Kur yükseldikçe rüyamda bile hesap yapar hale geliyorum. Fiyatları çok artırmamaya çalışıyorum. Benim çocukluk ve gençlik yıllarım bütün paramı kaset ve CD'lere vererek geçti. Şimdi de ayakkabı ya da tişört almak yerine hâlâ plak almaya çalışan bir grup var. Plak almak günümüzde bir lüks ama onların hevesini kırmamak için de elimden geleni yapıyorum.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

🌃 Dün Gece Soho'da, Küçük Plak Dükkânı, Valentine

Edgar Wright'tan Dün Gece Soho'da; Kadıköy'ün plakseverlere sıcak sürprizi Küçük Plak Dükkânı; Snail Mail'den yeni albüm Valentine; Ece Tugay'la tanış.

12 Kas 2021

Fotoğraf: Deniz Sabuncu

YAZARLAR

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

Sad girl summer: Pop yıldızları neden hüzünlendi?

“Brat summer”ın dans pistindeki isyanının üzerinden iki yıl geçti. 2026 yazında Z kuşağının pop yıldızları bu kez ayrılıkları, ölümü, kaygıyı ve dünyanın sonunu anlatıyor. Olivia Rodrigo’dan Phoebe Bridgers’a, Gracie Abrams’tan Charli xcx’e uzanan “sad girl summer”, yalnızca pop müziğin yeni trendi değil, savaşlar, iklim krizi ve gelecek kaygısıyla büyüyen bir kuşağın da ruh hâli.

Eda Solmaz

·

17 Ağu 2026

Sad girl summer: Pop yıldızları neden hüzünlendi?
DuendeDuende

HİKAYE

Sema Kaygusuz: 'Edebiyat başlı başına hezeyan alanıdır, derdin cisimleşmiş hâlidir'

Sema Kaygusuz’un "Saf Canavar"ı uzak bir geleceğin distopyasını değil, bugünün büyütülmüş ve ürkütücü ölçüde tanıdık bir suretini anlatıyor. İnsan olmanın sınırlarından hafızaya, rüyalardan yapay zekaya, insanmerkezciliğin kibrinden edebiyatın iyileştirici gücüne uzanan sohbetimizde Kaygusuz’la, kendi ifadesiyle “şimdinin kabusu, geleceğin enkazı” üzerine konuştuk.

Nis Tuğba Çelik

·

17 Ağu 2026

Sema Kaygusuz: 'Edebiyat başlı başına hezeyan alanıdır, derdin cisimleşmiş hâlidir'
DuendeDuende

HİKAYE

Adam Phillips'in milenyum insanı eleştirisi: Kendimiz için çok fazlayız

Aşırı zenginlikten aşırı yoksulluğa, açgözlülükten fanatizme, mükemmeliyetçilikten bitmek bilmeyen arzularımıza... Psikanalist ve yazar Adam Phillips, "Aşırılık Üzerine Beş Kısa Sohbet"te çağımızı kuşatan aşırılıkların izini sürüyor. Belki de mesele çok fazla istememiz değil: “Kendimiz için çok fazlayız; açlıklarımızda ve arzularımızda, kederlerimizde ve bağlılıklarımızda, sevgilerimizde ve nefretlerimizde fazlayız.”

Soner Can

·

17 Ağu 2026

Adam Phillips'in milenyum insanı eleştirisi: Kendimiz için çok fazlayız
DuendeDuende

HİKAYE

Yakarsa dünyayı kadınlar yakar: Arabeskin kadınları yalnız trajedileriyle hatırlanmaya mı layık?

Şiddet, yok sayılma, erken yaşta evlilikler, engellenen kariyerler ve erken ölümler... Arabeskin kadınları, onları sürekli geride bırakmaya çalışan bir sistem içinde kendi kulvarlarını açtı, popüler kültürün damarlarına sızdı. Cansever’den Bergen’e, Dilber Ay’dan Esengül’e uzanan bu hikayeler, arabeskin acısını yalnızca şarkılarıyla değil, hayatlarıyla da sırtlanan; ölümleriyle dahi bu dünyanın onlara reva gördüğü vedanın tatsızlığını görünür kılan kadınları anlatıyor.

Ayça Örer

·

16 Ağu 2026

Yakarsa dünyayı kadınlar yakar: Arabeskin kadınları yalnız trajedileriyle hatırlanmaya mı layık?
DuendeDuende

HİKAYE

Bibliyoterapi'de bu hafta: Yapay zekadan korkanlar için kitap reçetesi

Yapay zekanın bizim yerimizi almasından korkuyoruz ama belki de asıl sorun insanın çoktan bir makineye dönüşmesindedir. Verimlilik, hız ve üretim insanın değerinin ölçüsüyse bu yarışı elbette makine kazanacak. Peki insanın değeri ne kadar ürettiğinde değil de sevmekte, düşünmekte, yaratmakta, ilişki kurmakta ve bütün bunları yaparken dönüşebilmekteyse? Yapay zekanın dünyayı ele geçirmesinden korkanlar için üç kitaplık bir reçete.

Aslı Perker

·

14 Ağu 2026

Bibliyoterapi'de bu hafta: Yapay zekadan korkanlar için kitap reçetesi