"Kültür sanat üretimindeki vergilerin azaltılması en büyük dileğimiz."


Daha çok keşif, daha çok heyecan: Accessland Duende her hafta gelen kutularınıza düzenli olarak Keşif Sahnesi ve Keşif Sineması bültenleriyle ulaşıyor. Fikir, iş, sanat üreten insanların üretim süreçlerine, düşüncelerine, hayallerine konuk olarak okurlarını hiç bitmeyen fakat sürekli besleyen keşif yolculuklarına çıkarmaya çalışıyor. Zira Duende genişlemenin, olgunlaşmanın yolunun yeni keşiflerden geçtiğini biliyor. Bugünün destekçisi Accessland, Duende’nin amaçlarıyla da örtüşüyor. Accessland’le tanışın: Kendiniz veya şirketiniz için dijital transformasyonda ihtiyacınız olan tüm altyapıyı ve pazar yeri hizmetini sunma özelliği taşıyan dijital içerik pazar yeri Accessland ; yogadan müziğe, sağlıklı beslenmeden modaya, spordan medyaya birçok konu başlığında alanında uzman isimlerin ürettiği canlı ya da kayıtlı video içerikleri, kullanıcılarla buluşturuyor. Accessland’de Duende okurlarına özel neler var? Accessland'in içerikleri astrolojiden bilişime, eğlenceden farkındalığa, girişimcilikten meditayona, tarihten yogaya çok sayıda kategoride sunuluyor. Sanat, tarih, müzik, psikoloji, tiyatro gibi kategorilerde öne çıkan etkinlikler arasında sanat terapisi, müzik terapisi, keman dersi gibi video içerikler yer alıyor. Accessland’in Duende okurlarına özel olarak önerdiği içerikler, aşağıdaki gibi sıralanıyor: Atılgan Gümüş'le Müzikal Terapi Özgür Uysal'la Yunan Mitolojisi: Tanrıların Aşkları ve Hataları - Bölüm 1: Giriş Yaratılış (ÜCRETSİZ) Müslüm Karakuş'la Karakalem Resim Kursu
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Neler oluyor? İstanbul caz müzik sahnesinin değerli mekânlarından biri olan Nardis Jazz Club, 29 Ekim'de 20. yaşını dolduracak.
Neden önemli? Nardis Jazz Club, yıllardır caz müzik sahnesindeki yerli ve yabancı üreticileri İstanbul'daki müzikseverlerle buluşturuyor. Bir yandan pek çok müzisyen için haftanın altı günü performans alanı sağlarken diğer yandan seyirciyle iletişim kurabilecekleri yakınlığa da olanak sağlıyor.
Konser programı: Nardis Jazz Club, bir süredir haftanın altı günü açık olacak şekilde ağırlığı yerli sahneden oluşan etkinliklerine devam ediyor. Programın detaylarına buradan bakabilirsin.
Ne söyledi? 20. yılını doldurmaya yaklaşırken dair Nardis Jazz Club'a dair merak ettiklerimizi mekânın işletme sahibi Zuhal Foçan ve müzik direktörü Önder Foçan'a sorduk.

Ayşe Tütüncü Trio, Nardis Jazz Club
29 Ekim’de Nardis Jazz Club açılalı 20 yıl olacak. Sayısız konsere ev sahipliği yapmış bir mekânın yaratıcısı olarak neler hissediyorsunuz?
Bunun büyük bir başarı olduğunu düşünüyor ve gurur duyuyoruz. Bu gururda müzisyen arkadaşlarımızın ve personelimizin de büyük katkısı olduğuna inanıyoruz.
Dijital ortamda Nardis Jazz Club yazdığımızda hemen yanında “Müzik kulüpte dinlenir,” cümlesi çıkıyor. Nedir burada ifade etmek istediğiniz şey?
Burada müzikten kastımız caz müziği tabii ki. Caz müziğinin çalınması ve dinlenilmesi için en uygun mekânların kulüpler olduğunu düşünüyoruz. Caz, aynı zamanda interaktif bir janr olduğundan, kulüpler de müzisyenle dinleyicinin en iyi iletişim kurabildiği yer olma özelliğini taşıyorlar.

Ayşe Tütüncü, Nardis Jazz Club
Haftanın altı günü yerli sahneden caz projelerini ağırladığınız bir programınız var. Geri dönüş sürecinde gözlemlediğiniz farklılıklar neler?
Öncelikle büyük çoğunluğu yerli caz müzisyenleri olmasına rağmen fırsat buldukça uluslararası isimlere de sahnemizde yer veriyoruz. Sorunuzun yanıtına gelince, bu, caz müzisyenlerinin gelişmesi ve performanslarının çoğalmasıyla mümkün. Bu anlamda yıllar boyunca özellikle genç müzisyenlere sahne verip gelişmelerini ve bu sayede uluslararası düzeyde olmalarını gözlemledik. Bu başarının tabii ki yüzde yüzü bize ait değil ama önemli bir miktarda katkımız olduğunu düşünüyoruz.
Pandemiyle ortaya çıkan durumların pek çoğu hâlihazırda devam eden sorunların artık örtbas edilememesinden kaynaklı. Müzik sektöründe en hızlı harekete geçilmesi gereken konu nedir sizce?
Bizim gibi işletmelerin "eğlence mekânı, gece yaşamı" gibi kalıplardan çıkartılıp "kültür ve sanat" mekânı olarak kabul edilmesini ve özellikle kültür sanat üretimindeki vergilerin azaltılması en büyük dileğimiz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Nardis Jazz Club'ın 20 yılı, Burak Çevik'ten Aidiyet, BADBADNOTGOOD'dan melodik caz furyası, ödül sezonu çıktıları ve adaylıkları.
15 Eki 2021

YAZARLAR

Taner Turna
grandkid of david bowie, son of nick cave, brother of thom yorke & damon albarn

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
“Uzaklar, Kuşaklar, Bakışlar” başlıklı sergi, 212 Photography Istanbul’un 2026 edisyonunda Erbak ailesinin üç kuşağının seyahat tutkusu ve fotoğraflarını biraraya getiriyor. Nuri Z. Erbak (1914), Mehmet H. Erbak (1950) ve Ceylin Erbak Aytekin’in (1988) dünyanın farklı noktalarında çektiği kareler, 1930’ların Mısır ve Japonya’sından Tibet’e, Antarktika’ya uzanıyor. Bu arşivin nasıl oluştuğunu fotoğrafçı, yazar ve Erbak ailesinin üçüncü kuşak temsilcisi Ceylin Erbak Aytekin ile konuştuk.

Ela Lee, kendi hayatından izler taşıyan ilk romanı Ceyda’da, dışarıdan kusursuz görünen hayatı bir cinsel saldırının ardından parçalanan Türk-Koreli genç avukat Jade’in hikayesini anlatıyor. Rıza, adalet, göçmenlik, aile, başarı baskısı ve suçluluk duygusu etrafında ilerleyen roman, Jade’in başına gelenlerden çok, yaşadıklarının ardından kendisi ve kurduğu hayatla yeniden yüzleşmesine odaklanıyor.

1960’ların başında Sirkeci’den Almanya’ya giden trenlere binenler birkaç yıl çalışıp dönmeyi düşünüyordu. Ama bavullarda yalnızca eşya değil, dil ve kültür de taşındı. Bekir Yıldız’dan Aras Ören’e, ‘Emine’ Sevgi Özdamar’dan Fatma Aydemir’e uzanan 60 yılı aşkın edebiyat geleneği “misafir işçi”nin Almancayı nasıl içeriden dönüştürdüğünü ve sonunda o dili kendi evi hâline getirdiğini anlatıyor.

İsviçreli sanatçı Ugo Rondinone, İstanbul’daki ilk kişisel sergisi "the sun and the mountain"da neon renkli taş heykellerini gün doğumu ve gün batımı suluboyalarıyla buluşturuyor. Dirimart Dolapdere’de 8 Kasım’a kadar görülebilecek sergi, dağların dikeyliğiyle ufkun yataylığını karşı karşıya getirerek insanın doğayla kurduğu ilişkiyi ele alıyor.

Lukas Dhont’un Cannes’ın ana yarışmasında prömiyerini yapan üçüncü uzun metrajı "Korkak", Emmanuel Macchia ve Valentin Campagne’a En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü kazandırdı. Dhont ile festivalde biraraya geldiğimizde ilk kez bir savaş filmi yapmasından, daha büyük bir ölçekte çalışmaktan ve filmin çıkış noktasındaki fikirlerden konuştuk.




