Mutfaktan kalbe: Kum midyeli tagliatelle

Teruar’ın mutfağında hazırlanan bir pazar yemeği sırasında Ezgi ve Osman'ın sohbetini dinliyoruz. Sofranın başrolü makarna tarifi, eşlikçisi beyaz şarap ile.
Mutfaktan kalbe: Kum midyeli tagliatelle

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

Teruar’ın mutfağında hazırlanan bir pazar yemeği sırasında Ezgi ve Osman'ın sohbetini dinliyoruz. Sofranın başrolü makarna tarifi, eşlikçisi beyaz şarap ile.

Ezgi: İlk adımdan başlayalım. Seni mutfak dünyasına çeken neydi? 

Osman: Köklerim diyebilirim. Aslında bildiğin üzere, ailemde şef ya da restorancı yok fakat yemeğe verilen değer, onun üzerine yapılan planlar, kurulan sofralar ve etrafında edilen muhabbetler küçüklüğümden beri beni hep çok etkiledi. Gastronomi eğitimimi tamamlayıp çalışmaya başladıktan sonra da bu işin ne kadar dipsiz bir kuyu olduğunu fark ettim. Meraklı yapım sebebiyle bu durum beni hepten cezbetti. 

Ezgi: Olumsuz yanı hiç yokmuş gibi anlattın.

Osman: Elbette yorgunlukları ve zorlukları var ama bitmek tükenmek bilmeyen merak ve öğrenme iştahı beni çok kamçılıyor. O yüzden de her geçen gün mesleğimi daha çok seviyorum. 

Ezgi ve Osman Serdaroğlu

Ezgi: Yemek pişirmeye yaklaşımını etkileyen bir deneyim veya anıyı sorsam buna da aile sofraları mı dersin?

Osman: Aile sofralarından ziyade, o sofraya ulaşana kadarki süreçte evde yaşanan telaş derim. Herkesin yemek hazırlığına dahil olması, o yemeğin etrafında neler yapılacağına dair heyecanla tartışılan sonsuz fikirler...

Ezgi: Evin içinde sürekli tekrarlanan "Bugün ne yiyeceğiz?" sorusu. 

Osman: Kesinlikle. Öğlen ne yiyeceğiz, akşam ne yiyeceğiz. Evdeki herkesin buna kafa yorması ve heyecanlanması aslında beni içten içe tetikledi. Ama bu noktada es geçemeyeceğim bir an var. İtalya’daki okulda ilk dersimize okulun rektörü, İtalya’da modernist akımı başlatan ve ülkenin en önemli şefi kabul edilen Gualtiero Marchesi girdi. Dinlediğim ilk andan itibaren bende çığır açıp mesleğe âşık etti. 

Ezgi: Peki olmazsa olmaz malzemelerin neler?

Osman: Zeytinyağı, limon ve sarımsak. 

Ezgi: Şanslısın: Urla'da en iyi zeytinyağı, Karaburun’da ve Çeşme’de limon, Taşköprü’de sarımsak… 

Osman: İtalya ya da Fransa'ya gittiğimde kabuklu deniz ürünlerindeki, Kuzey Avrupa'ya gittiğimde ise balıklardaki çeşitlilik iştahımı kabartıyor. Bizde ise standardizasyon ve koruyuculuk olmamasından kaynaklanan sıkıntılarla karşılaşıyoruz. Bir yıl bolluk yaşanırken sonra bir anda balık yanlış avlandığı için iki-üç yıl o türü göremiyoruz. Ama yine de hayallerimdeki yerdeyim diyebilirim. Başka bir ülkede olmak istemezdim.

Tarif: Osman Serdaroğlu

Malzemeler

  • 500 gram tagliatelle makarna
  • 200 gram kum midyesi
  • 30 gram kapari
  • 5 gram ançuez
  • 100 mililitre beyaz şarap
  • 2 diş sarımsak 
  • 30 mililitre zeytinyağı
  • 2 gram limon kabuğu
  • Yarım demet maydanoz
  • Acı pul biber, isteğe göre 
  • Tuz  

Yapılışı

  1. Kum midyeleri mümkünse tuzlu suda bekletilir ardından kumları gidene kadar yıkanır.
  2. Zeytinyağında kapari, ançuez ve sarımsak lezzetleri çıkana kadar kavrulur.
  3. Kum midyeleri ve beyaz şarap ilave edilip, şarabın alkolü uçana ve midyeler açılana kadar pişirilir.
  4. En son acı biber, limon kabuğu ve maydanoz ilave edilir. 
  5. Bol suda haşlanan makarna tercihen al dente kıvamında pişirilir.
  6. Makarna, midyelere eklenerek karıştırılır. 
  7. İsteğe göre erken hasat zeytinyağı ile tamamlanarak servise hazırlanır.

Afiyet olsun.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

NEREDE YAYIMLANDI?

apéro tarifapéro tarif

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

🍴Kum midyeli tagliatelle, şarap tadım rehberi

Kapalı burunlara, yorulan damaklara inat kadehleri döndürüyor; şarabı bir rehber eşliğinde burunda ve damakta değerlendiriyoruz. Teruar’ın mutfağında hazırlanan bir pazar yemeğinde şef Osman Serdaroğlu'nun makarna tarifini öğreniyoruz.

03 Kas 2024

Biten makarnanın ardından. Fotoğraf: Burçin Esin

YAZARLAR

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

İLGİLİ OKUMALAR

apéroapéro

HİKAYE

Ethem Efendi Kahvaltı'da: Bir öğünden fazlası

Türkiye'de kahvaltı hiçbir zaman yalnızca günün ilk öğünü olmadı. Ailelerin, dostlukların ve gündelik hayatın etrafında şekillenen bu kültür, Erenköy'deki Mehmet Ali Paşa Köşkü'nde bulunan Ethem Efendi Kahvaltı'yla geçmişi ve bugünü aynı sofrada buluşturuyor.

11 Tem 2026

Ethem Efendi Kahvaltı'da: Bir öğünden fazlası
apéroapéro

HİKAYE

Londra'da Türk mutfağının yeni dönemi

Londra’da Türk mutfağı artık yalnızca kebapçılar ve mahalle restoranlarından ibaret değil. Şehrin merkezinde açılan yeni nesil restoranlar, sokak lezzetlerini yeniden yorumlayan girişimler ve farklı kitlelerle kurulan yeni ilişkiler, mutfağın görünürlüğünü ve algısını değiştiriyor. Soho’dan Dalston’a uzanan bu rota, Türk mutfağının Londra gastronomi sahnesindeki yerini takip ediyor.

04 Tem 2026

Londra'da Türk mutfağının yeni dönemi
apéroapéro

HİKAYE

Hona: Ahıska'dan kalanlar

Beyoğlu’nun, ahşap dokulu ve minimalist atmosferiyle öne çıkan Uzak Doğu etkili restoranı Hona'dayız. Hona, şef Ansar Kemaloğlu’nun ailesinin sürgün edildiği köyün adı. Özbekistan’da geçen çocukluk yılları, Uzak Doğu mutfaklarıyla kurulan erken temas, Türk mutfağına yöneliş ve Uygur mutfağında başlayan profesyonel deneyim, bugün Hona’yı şekillendiren fikrin temelini oluşturuyor.

Reyhan Ülker

·

27 Haz 2026

Hona: Ahıska'dan kalanlar
apéroapéro

HİKAYE

Ege’den Boğaz’a, Bodrum’dan Çeşme’ye: Denizin kıyısında beş sofra

Ege kıyıları ve İstanbul Boğazı boyunca uzanan beş restorana konuk olduk. Her biri denizle kurulan ilişkiyi farklı yorumlarla ele alıyor. Kimi mevsime teslim olup günlük avın peşinden gidiyor, kimi ocakbaşını esintili bir Bodrum akşamına taşıyor, kimi ise köklü aile hikayelerini aynı bahçede yaşatıyor. Ortak noktaları ise ürünün kendisine duyulan güven ve ortak kurulan sofralar.

20 Haz 2026

Ege’den Boğaz’a, Bodrum’dan Çeşme’ye: Denizin kıyısında beş sofra
apéroapéro

HİKAYE

Narenciye punch: Alkolsüz ve isli

Punch denince akla genellikle alkollü içecekler gelse de bu tarif, narenciye, çay ve baharat notalarının öne çıktığı alkolsüz bir yorum sunuyor. İsli karakteriyle öne çıkan Lapsang Souchong çayı, limon ve portakal kabuklarından hazırlanan oleo-saccharum ile birleşirken; tonik ve soda suyu karışıma ferahlatıcı bir canlılık kazandırıyor. Önceden hazırlanan soğuk demleme çay sayesinde derin aromalara sahip bu punch, kalabalık davetler için ideal.

20 Haz 2026

Narenciye punch: Alkolsüz ve isli