Eski mi yeni mi? Kütüphane mi kitapçı mı?

Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
Saatlerini kitaplara ayırdıysan yukarıdaki soruların pek de bir önemi yok. Kadın eserleri ya da fotoğraf hakkında bilgi edinmek mi? Ya da ikinci el bir kitabın altı çizili yerlerinde yeni şeyler keşfetmek mi? Bugün hangisini istersin, onu düşünmen yeterli. Biz bu sırada bir bilene soralım diyoruz. Tüm yazı kitap okuyarak geçiren, o imrendiğimiz dostumuza.
Gizem bir ikizler burcu. Merakı onu her seferinde bir satır arasına, cümlenin durak noktasına, kitap kokusuna çıkarıyor. Kütüphaneler, sahaflar, yayınevleri yaşam alanı. “Hangisini okusam?” sorusu içinde kaybolmayı, kayboldukça yeni yerler, yeni kitaplar ve yeni dostlar bulmayı çok seviyor. Kitapların altını çizen, çizdiği yerlerde kendini saklayan biri, bundan sebep de kitaplarına gözü gibi bakar ve ödünç vermez. Telaş etmeden gezinmeyi, içine sinen hikâyeyi bulunca da en yakın köşede huzurla oturmayı tercih edenlerden. Sen de Gizem gibi “her şeyimi al ama kitabımı asla” felsefesindeysen keşfetmek isteyebileceğin birkaç durağı senin için not ettik bile.
Kütüphanelerden:
- SALT Galata, Karaköy: Yüksek lisans, doktora veya akademisyensen; sosyal yaşam, yapılı çevre, ekonomik tarih gibi ilgi alanların varsa bu huzurlu atmosferden yararlanmak için yapman gereken tek şey web sitelerinde yer alan formu doldurmak. “Sadece gezmek istiyorum.” diyorsan da oditoryum, atölye, Neolokal ve Robinson Crusoe 389 seni bekliyor. İster sessiz sakin bir yemek ye ister kitap al ister arkadaşlarınla çalış.
- Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı, Balat: “Feminist literatürü daha iyi tanımak istiyorum ve arşivcilikle ilgili sertifika programlarına meraklıyım.” diyorsan burayı evin yapabilirsin.
- Atatürk Kitaplığı, Taksim: AKM’yi görmek için bir sebep daha. Deniz manzarasına karşı, eski haritalar, süreli yayınlar, görsel albümler ve dahası. 500 bine yakın içeriğiyle süresiz bir keşif alanı vadediyor.
Kitabevlerinden:
- Denizler Kitabevi, Mecidiyeköy: Gravür, hat, harita ve eski kitap meraklılarına duyurulur! Saatlerin nasıl geçtiğini anlayamadığın bir vaha.
- Pandora Kitabevi, Şişli: Bu ay sonunda Beyoğlu’na veda eden kitabevinin Şişli şubesini seviyor Gizem. Özellikle üst kattaki fotoğraf kitaplarını karıştırmayı seviyor. Senin Pandora seçkisinde favorin hangisi bilemiyoruz ama saatlerce kitap karıştırmak için en rahat adres olduğuna şüphe yok. Artık 20.00’de kapanıyor, haberin olsun.

Pandora'da, camdan yansıyan sokak ve seçilmeye hazır kitaplar
- Homer Kitabevi, Galatasaray: Akademik yayın peşinde olanlar burada. Sen de kitabı kapağına göre almak istemiyor, şaşırmak, merak etmek istiyorsan seni buraya, Homer’a alalım. Oradan komşusu çiçeği burnunda kahveci Rutin’de kitabı karıştırıp kahveni içmek de bizden sana bonus olsun.
Kitap-kafelerden:
- Fil, Karaköy: “Özellikle fotoğraf kitabı tutkunuyum, en beğendiğim içeriği bulana kadar da sert bir kahve içmeden yapamam.” diyene. Sonrasında soğuk bir kahve de söyle.
- Minoa, Akaretler: “Orijinal dilinde de kitap okumak istiyorum, İngilizce kitap seçkisi geniş bir yer bulamıyorum.” diye yakınmayı sona erdiren, kitabını okurken enfes yemeklere gömüldüğün bir mola noktası.

Kitaplar didik didik edilirken
- Yeniköy Kitapçısı, Yeniköy: “Arıyorum arıyorum ama asla yok, nereden ve nasıl sipariş edeceğim?” diye soranların en huzurlu adresi. Ağaçlar arasından görünen Boğaz manzarası, kitabı, köpekleri, kahvesi ve dahası için gitmeli.

Gönülmen için kendine çağıran yeşil koltuğu ve Yeniköy Kitapçısı
Sahaflardan:
Tek bir yerle yetinmeyen, kitap kokusu peşinden giden, araştırırken ayaküstü sohbetin kıymetini bilen, nostalji ve samimiyet avcısına gelsin. İkinci el kitapların hikâyelerini ayrıca okumak isteyene Gizem’in sahaflarının adresleri:
- Aslıhan Sahaflar Çarşısı: Hüseyinağa, Sahne Sk. No:9, 34435 Beyoğlu/İstanbul
- Gezegen Sahaf: Kamer Hatun Mahallesi Hamalbaşı Caddesi No :16 /A, 34435 Beyoğlu/İstanbul
- Barış Sahaf: No:71/b, Mühürdar Cd. No:71, 34711 Kadıköy
- Nigâr Sahaf: Caferağa, Dr. Esat Işık Cd. No:18/A, 34710 Kadıköy/İstanbul
- Hypatia Kitap Galerisi: 19 Mayıs, Halaskargazi Caddesi, Dr. Şevket Bey Sk. No: 6/B, 34360 Şişli/İstanbul
- Zaman Tüneli Sahaf: Abide-i Hürriyet Caddesi, Reha Yurdakul Sk. No 8 Daire: 2, 34360 Şişli/İstanbul
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
İstanbul'da yazın hangi deli dolaşır dedik, dört İstanbullu arkadaşımızı hayal ettik. Şikemperver, doğadostu, sukuşu ve kitapkurdu. Biri ya da hepsinden bir parça olabilirsin. Keşfetmek için bizimle gelmeye ne dersin?
10 Ağu 2022

YAZARLAR

Aposto İstanbul
İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bayramda arabasız gezmek, çoğu insana külfet geliyor. Azalan otobüs seferleri, artan yolcu sayısı, belli semtlere gitmenin işkenceye dönüşmesi bayram gezmesinin olmazsa olmazları. Öte yandan ücretsiz bayram otobüsleri, sabahın nurunda kalkıp işe gidenler, bu yüzden şehri ancak bayramdan bayrama keşfedenler, iki kuruş harçlıkla hayatını idame ettirmeye çalışan kadınlar, denizi görmeden büyüyen çocuklar, çocuklarına denizi göstermek için bayramı bekleyen aileler için biraz da.

İstanbul, bitkileri ve kokularıyla geçmişin ve bugünün birlikte yaşadığı bir hafıza bahçesidir. Kimileri meşhur bir lavanta kolonyasının ferah kokusuyla büyümüştür; kimileri Tokatlıyan Han’ın önünden geçerken tanıdık bir lavanta esintisini bugün hâlâ duyar. Ve bazen, İstanbul sadece kokusuyla hatırlanır.

İstanbul'da lale sevgisinin kökenleri çok eski zamanlara kadar uzanıyor. Türklerle birlikte Orta Asya'dan çıkıp Anadolu'ya ve İstanbul'a ulaşan lale, bahçelerimizden evlerdeki vazolara, geleneksel el sanatlarından edebiyata hep baştacı ediliyor. Hazır mevsimi gelmişken lalenin tarihinden bugüne uzanan renkli bir yolculuğa çıkıyoruz.

Bir devleti, kendi çağında kendine verdiği adla mı anmalıyız, yoksa sonradan yakıştırılan adla da anabilir miyiz? Bu sorunun tek bir doğru cevabı yok. Ancak şunu bilmeden sağlıklı bir tartışma yürütülemez: Bizans, Doğu Roma’nın kendine verdiği bir ad değildir. Bu da bizi daha büyük bir soruya götürür: Tarihi kim anlatıyor, hangi kelimelerle ve neden?

Kar-kış demeden güne Boğaz'ın soğuk sularına atlayarak başlayan İstanbulluların sayısı her geçen gün artıyor. Sarayburnu'ndan Suadiye'ye, oradan Bebek'e, şehrin farklı noktalarından denize giren bu cevval yüzücüler arasında Kapalıçarşı esnafından eski bankacılara, lisanslı sporculardan hiç yüzme bilmeyenlere pek çok farklı profil var. Ortak noktaları ise üç tarafı denizlerle çevrili bir ülkede denize sırtlarını dönmeyi reddetmeleri...



