Longlegs: Yılın en iyi pazarlanan korku filmi

Haftanın vizyon filmlerinden "Longlegs", NEON’un “elevated horror” alt türüne, sinemanın değil pazarlamanın gücüyle dahil olmayı seçtiğini gösteriyor.
Longlegs: Yılın en iyi pazarlanan korku filmi

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Film: Longlegs

Yönetmen: Osgood Perkins

Süre: 101 dakika 

Yapım yılı: 2024

Elevated horror. Bu terim, ABD bağımsız sinemasında markalaşmış ve kendine sağlam bir hayran kitlesi biriktirmiş dağıtım ve yapım şirketi A24’un etiketini taşıyan korku filmleri sayesinde özellikle 2010’ların ikinci yarısında yaygın bir şekilde kullanılmaya başladı. Türkçeye kabaca, yükseltilmiş korku olarak çevrilebilir ama kafanı karıştırmasın, burada yükselen, korkunun dozu ya da korku unsurlarının korkutuculuğu değil - sinema sanatının etkisi. Bu alt tür, arthouse sinema ve korku sinemasının kesişim kümesindeki filmleri kapsıyor. Ari Aster, Robert Eggers ve Ti West gibi yönetmenlerin filmlerinin de arasında bulunduğu birçok örneğin dağıtımını ya da yapımını üstlenen A24 bu alt türdeki hakimiyetini yıllarca korudu. Oysa artık yalnız değil: 2019’da ABD dağıtımını üstlendiği Parasite’ın En İyi Film Oscar’ına uzanmasıyla sonuçlanan muhteşem bir sezon geçiren şirket NEON, birkaç yıldır Cannes Film Festivali’nin öne çıkanlarının ve birçok uluslararası belgeselin ABD dağıtımını üstlendikten sonra bu sezon elevated horror alt türünde A24’a rakip olmayı kafasına koyduğunun ilanıydı sanki: Immaculate’in (2024, Michael Mohan) ardından Longlegs (2024, Oswood Perkins) ve Cuckoo (2024, Tilman Singer) ABD’de ardarda gösterime girdi. Peki başarılı oldu mu?

Longlegs | Kaynak: Bir Film

Longlegs’in elevated horror diye bağıran fragmanını izlediğimde, filmin neyi kullanarak korkutacağını ya da filmdeki korku unsurunun ne olduğunu kesinlikle anlamamama rağmen izlemek ve korkmak istedim. Fragmanı takiben sosyal medya görünürlüğüyle yaratılan heyecanın kaynağı da meçhuldü. Öte yandan fragmanda adı yazmasına rağmen yüzünü asla görmediğimiz Nicolas Cage heyecan ve merak yumağını bir çığ gibi büyütüyordu. 2024 yazının en çok konuşulan, en çok merak edilen korku filmi, A24’un MaXXXine’i ya da I Saw the TV Glow’u değil, NEON’un Longlegs’i oluvermişti. Dolayısıyla Longlegs’i bir film olarak incelemerken öncesindeki pazarlama fırtınasını görmezden gelmek asla mümkün olmayacaktı. Benim için de öyle oldu: Filmi izlediğimde uğradığım hayal kırıklığının filmin alt metnindeki, karakter gelişimindeki ya da sanatsal ve teknik yetkinliğindeki noksanlığıyla değil, öncesindeki fazla-pazarlamayla ilişkili olduğuna eminim.

Longlegs | Kaynak: Bir Film

Longlegs, güçlü sezgileri sayesinde suçluları bulmakta yetenekli bir FBI ajanının, bir seri katil vakasına atandıktan sonra katille kişisel bağları olduğunu fark etmesini konu alıyor. Bir diğer elevated horror filmi It Follow’dan tanıdığımız, Ajan Lee Harker’ı canlandıran Maika Monroe, buz gibi oyunculuğuyla filmi çok iyi taşıyor. Halihazırda kısacık olan ekran süresince yüzünü ağır makyaj ve kamera açıları nedeniyle çok az gördüğümüz Nicolas Cage ise buna rağmen filmin yıldızı. Uzun planlar, ürpertici kadrajlar, karanlık tonlar ve düşük temposuyla adeta bu alt türün reçetesini adım adım uygulayan teknik özellikleri filmin ürperticiliğini katbekat arttırıyor. Öte yandan, görsel anlamda bir korku filmi izlediğimize ikna olsak da olay örgüsü bizi ikna edemiyor sanki. Filmin son çeyreğine gelene kadar neden korkmamız gerektiğini anlamamış olarak buluyoruz kendimizi - ki tam o anda anlatılan bir masalla, film de bunun farkına varmışçasına bize kendini açıklamaya başlıyor. Kağıt üstünde kusursuz bir korku filmi gibi gözüken ve kaliteli malzemelere sahip olan (ve tabii ki bu nedenle fazlasıyla pazarlanabilir olan) Longlegs, kolaylıkla sinema salonuna koşturabildiği izleyicisini koltukta aynı heyecanla tutamıyor.

Günümüz sinemasının yaygın akım sinemada görmeye alışık olduğumuz pazarlama tuzaklarını bağımsız sinemanın da gün geçtikçe daha çok benimsemesi kaçınılmaz. Bu iklimde A24’un bunca yıldır başarılı bulduğum yanlarından biri, agresif bir şekilde pazarlamayı seçtiği filmlerin gerçekten de pazarlanmayı hak eden, kalburüstü yapımlar olmasıydı zaten. Dilerim NEON, içine girdiği bu yarışta sadece pazarlanabilir olanı değil, gerçekten kaliteli olanı da pazarlamayı seçerek ilerler.

Nerede izleyebilirsin? Longlegs, bugün gösterime giriyor.

Alternatif işler:

  • The Silence of the Lambs (1991, Jonathan Demme)
  • Smile (2022, Parker Finn)
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

♟️Kıvanç Sezer ile 8x8, Neon’dan Longlegs

Kıvanç Sezer ile yeni filmi 8x8 hakkında bir söyleşi; merakla beklenen, Neon etiketli korku filmi "Longlegs" hakkında bir inceleme.

06 Eyl 2024

Longlegs | Kaynak: Bir Film

YAZARLAR

Emre Eminoğlu

Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

Amerika’da bir Türk underdog: Aykut Özen ve grubu Ölüm

Ölüm’ün hikayesi, İzmir’den The Strokes’un ön grubu olarak çıktıkları Red Rocks sahnesine uzanıyor. Türkçe sözlü saykodelik rock grubu Ölüm’ün arkasındaki isim olan Aykut Özen; Los Angeles’taki hayatını, 70’lerin parlatılmamış çiğ ruhunu ve ABD müzik sahnesinde ses getiren kırılma anlarını anlatıyor.

Eda Solmaz

·

03 Ağu 2026

Amerika’da bir Türk underdog: Aykut Özen ve grubu Ölüm
DuendeDuende

HİKAYE

Bir kentin tiyatronun ta kendisine dönüşümü: Bergama, neden tiyatrosun sen?

İlki 2018’de düzenlenen Bergama Tiyatro Festivali bu sene 7-8-9 Ağustos’ta yapılacak. Peki kendi kaderine terk edilmiş bir Ege kasabası nasıl tiyatroya, kolektif emeğe, yeni ihtimallere ve yerelden yükselen umudun ta kendisine dönüştü?

Bahar Çuhadar

·

03 Ağu 2026

Bir kentin tiyatronun ta kendisine dönüşümü: Bergama, neden tiyatrosun sen?
DuendeDuende

HİKAYE

İşe Yarar Bir Hayalet: Unutturuldu sanılan hafıza nasıl geri döner?

"İşe Yarar Bir Hayalet", daha ilk dakikalarında bütün derdini anlatıyor. Bir sanat merkezinde, Tayland toplumunun kolektif belleğini temsil eden bir rölyefin yapımını izliyoruz. Keşiş, asker, işçi, köylü, öğrenci, atlet, çocuk, keçi... Bir toplumun hafızasını oluşturan figürler tek bir yüzeyde buluşuyor. "İşe Yarar Bir Hayalet"te kabul görmenin ölçüsü kim olduğunuz değil, kimin işine yaradığınız. Filmin adındaki ironi de tam burada yatıyor.

Tuba Büdüş

·

31 Tem 2026

İşe Yarar Bir Hayalet: Unutturuldu sanılan hafıza nasıl geri döner?
DuendeDuende

HİKAYE

Bir büyüme hikayesi: Spider-Man nasıl farklı hisseden herkesin kahramanı oldu?

Spider-Man’in radyoaktif örümcek ısırığından gizli kimliğine, kayıplarından kendini kabullenme mücadelesine uzanan hikayesi, farklı hisseden herkesin kendisinden bir şeyler bulabileceği bir büyüme anlatısı aynı zamanda. "Brand New Day" ise Peter Parker’ın yetişkinlikte de değişmeye, bedel ödemeye ve şu soruyla yüzleşmeye devam ettiğini gösteriyor: İnsanlar gerçek benliğiyle tanışsalar onu yine de severler miydi?

Emre Eminoğlu

·

31 Tem 2026

Bir büyüme hikayesi: Spider-Man nasıl farklı hisseden herkesin kahramanı oldu?
DuendeDuende

HİKAYE

İnsan ruhunun karanlık sularında: John Boyne'un 'Elementler' serisi üzerine

'Çizgili Pijamalı Çocuk'un yazarı John Boyne, dört kitaplık "Elementler" serisinde insan ruhunun karanlık ve fırtınalı topografyasını çıkarıyor. Boyne, her biri bir solukta okunabilecek serisinde, dijital çağın üzerimize yağdırdığı sosyal virüslerin cirit attığı ortamda travmalara ve insanlığın kurtuluş reçetelerine değiniyor. Her romanda "suç"u farklı bir yönüyle ele alıyor, birbiriyle iç içe geçmiş metinleri birbirinden özgür kılarken bir yandan da her birini ötekine sımsıkı bağlıyor.

Soner Can

·

31 Tem 2026

İnsan ruhunun karanlık sularında: John Boyne'un 'Elementler' serisi üzerine