Luca Guadagnino ile 'After The Hunt' üzerine

Luca Guadagnino güncel sinemanın en çalışkan, en sürprizli ve aynı zamanda da en provokatif yönetmenlerinden bir tanesi. Hollywood’un en popüler isimleriyle yaptığı işbirliklerinden çekmeye niyetlendiği ama iptal edilen projelerine, gündemi sık sık meşgul eden yönetmenin son filmi After the Hunt, Venedik’te Yarışma Dışı bölümünde görücüye çıktıktan sonra, geçen haftalarda Prime Video kataloğuna eklendi.
After the Hunt, hem konusu hem bu konuya yaklaşımı dolayısıyla hazmetmesi zor bir film. Yale'de felsefe bölümünde hocalık yapan Alma Imhoff'un, kendisine büyük bir hayranlık besleyen doktora öğrencisi Maggie'nin, meslektaşı, eski âşığı (ve kadro için yarış hâlinde olduğu) Hank'i cinsel tacizle suçlaması sonrasında yaşadığı ahlaki çıkmaz hikayenin ana gövdesini oluşturuyor.
Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.
Aposto Premium
Ayda
- Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
- Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
- Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
- Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.

DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
YAZARLAR

Öykü Sofuoğlu
Sinema eleştirmeni ve çevirmen. Sinema çalışmaları alanında Paris VIII - Vincennes - Saint-Denis yüksek lisans yaptı. Berlinale Talents ve Locarno Critics Academy gibi uluslararası eleştirmenlik programlarına seçildi. Yazıları ve söyleşileri Altyazı Sinema Dergisi, Variety, MUBI Notebook, Screen Slate, Senses of Cinema ve Swissinfo.ch gibi mecralarda yayınlandı.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
OKUMAYA DEVAM EDİN
Saraybosna Film Festivali’nin 32. yılında yarışmanın öne çıkanlarına, Balkan sinemasının yakın geçmişle ilişkisine ve festivalin en iyi filmlerine yakından bakıyoruz.

Olivia Wilde’ın "The Invite"ı, boşanmanın eşiğindeki bir çiftin evlerine misafir olan başka bir çift üzerinden arzuyu, evliliği, kadınlık deneyimlerini ve birlikte yaşamanın performatif hâllerini didikliyor. Tek mekana sıkışan film, seksin bir ilişkinin nedeni değil semptomu olduğunu söylerken asıl soruyu sonu bırakıyor: Bir ilişkiyi ayakta tutan şey arzu mu, alışkanlık mı, yoksa ilişkinin içinde kendin olabilmek midir?

Datça’nın doğası ve Akdeniz ruhunu cazla buluşturan DatJazz’ın ilk yılında festivaldeydik. Yunan ve Fransız kültürü arasında büyüyen genç sanatçı Melina ile buluştuk ve geleneksel ile moderni buluşturan Doğu Akdeniz müziği üzerine konuştuk.

Otobiyografik kurgu, memoir ve “dolaysızlık” estetiği çağdaş edebiyatın merkezine yerleşirken kurgu, hayal gücü ve başka dünyalar kurma iddiası giderek geri çekiliyor. Édouard Louis’den Karl Ove Knausgård’a uzanan bu yeni gerçekçilik, edebiyatı bir “otantiklik piyasası”na dönüştürürken okuru başka dünyaları tahayyül etmeye değil ona yalnızca empatiyle yaklaşmaya çağırıyor. Politik ve kültürel olarak alternatifsiz bırakılmış dünyanın edebiyattaki semptomları.

Kazdağları’nın ekolojik kırılganlığı ile Mehmetalan Köyü’nün Tahtacı kültürü, sözlü hafızası, mitoloji ve tarih anlatılarıyla ilişki kuran Doğaya Sanat programı ekoloji, yerel kültür ve sanat arasındaki bağı; araştırma, karşılaşma, birlikte düşünme ve üretme pratiği üzerinden ele alıyor. Programın kurucuları Barış Atağ, Oğuzhan Taflı ve program direktörü Derya Yücel ile bu uzun soluklu ilişkinin nasıl kurulduğunu konuştuk.




