Madalyonun iki yüzü: Becca Mancari

Keder ve neşeyi müziğinde buluşturmayı başaran Becca Mancari ile tanışma zamanı
Madalyonun iki yüzü: Becca Mancari

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Yazıya nasıl başlarım diye düşünürken aklıma Nick Cave’in Red Hand Files sitesinde kederle ilgili bir soruya verdiği cevap geldi. Bir süredir burada ağırladığım sanatçıların ortak özelliği, samimi duygularla çevreledikleri üretimler oldu. Hepsi kırılganlıklarını, acıyla olan ilişkilerini ve nihayetinde sevgiye adadıkları hayatlarıyla yarattıklarını müzikle insanlara iletmeyi başarabilmiş isimler. Nick Cave, yaşadığı sürece eşini de dâhil ederek şu cevabı veriyor: “Kederin umutsuzluktan çok daha fazlası olduğunu keşfettik. Kederin pek çok şeyi içerdiğini gördük; mutluluk, empati, ortak olma, keder, öfke, neşe, affetme, kavgacılık, minnettarlık, korku ve hatta belirli bir huzur.”

Keşif sahnesinin bugünkü konuğu olan Becca Mancari, anne ve babasından gizleyerek yatak odasına soktuğu radyodan Bob Dylan, The Beatles ve Neil Young şarkıları dinleyerek çocukluğunu geçirdi. Şimdilerde kendini deneyimsel seslerin söz yazarı, müziğini ise dürüst, melodik, acı verici ve bugüne ait olarak tanımladığı bir yolculuğu var. Ona eşlik etmek isteyenler peşime takılabilir.

Becca Mancari
Becca Mancari

Şarkı cover’lamamak: Öncelikle Becca Mancari’nin Evanjelik Hıristiyan bir ailede queer olarak yer almaya çalıştığını ve çocukluğunun büyük bir bölümünü kilisede geçirdiğini söylemem gerekir. İlahiler dışında bir şey dinlemesi yasaktı. Bu yüzden müziğe dair hissettiği ilk duygu, rahatlatıcı olmasına yönelik. 12 yaşında kardeşleriyle birlikte kullanması için alınan gitar sayesinde müzikle tanıştı. Deneyimsel öğrenme isteği ve kulaklarının yardımıyla herhangi bir eğitim almadan gitar çalmaya başladı. Onca sıkışmışlık ve dışlanmışlığın arasında yönünü belirleyen şey sadece içgüdüleriydi. “Küçükken yapmadığım için mutlu olduğum şey şarkı cover’lamaktı. Başka kadınların şarkılarını söylemek istemedim.” sözleri, yaratma arzunun göstergesi niteliğinde.

Nashville’in müzik mirası: Queer olduğu için evden uzaklaştırılan ve kardeşleriyle görüşmesi yasaklanan Becca Mancari, 20’li yaşların başında doğup büyüdüğü Pensilvanya’dan ayrılarak Nashville’e taşındı. Tek bir amacı vardı: Tamamen müzikle yaşamak. Mas Tacos Por Favor isimli bir taco dükkânında çalışan Mancari, zamanla buranın pek çok müzisyenin uğrak noktası olduğunu öğrendi. O dükkânda Jack White, Gillian Welch, Hurray for the Riff Raff grubundan Alynda Segarra gibi isimlerle tanıştı. İçerisinde Townes Van Zandt’ın gittiği favori barı da dâhil olmak üzere efsanelerin vakit geçirdiği yerleri dolaşarak şehrin müzik mirasından ilham topladı. 2013-2016 yılları arasında kendini söz yazarlığını geliştirmeye adayan Mancari, bu süreçte içlerinde daha sonra birlikte Bermuda Triangle grubunu kuracağı Alabama Shakes grubundan Brittany Howard da yer aldığı birçok müzisyenle arkadaş oldu.

İlk albüm: 2017 yılında yayımladığı Arizona Fire teklisiyle müzik sahnesine resmî geçisini yapan Becca Mancari, bir yıl sonra 30 yıldır biriktirdiklerini Good Woman adını verdiği ilk albümünde topladı. Başta Nashville’in havasına suyuna karışan country müzik geleneğinden etkilense de Mancari, hikâyesini çocukken dinlemekten keyif aldığı indie rock ve rock and roll üzerinden anlatmaya karar verdi. Yine de ilk albümünde country ve folk müzikten çokça izler bıraktı.

Becca Mancari
Becca Mancari

Madalyonun iki yüzü: Çokça takdir gören ilk albüm sonrası Paramore grubundan yakın arkadaşı Zac Farro ile çalışma kararı alan Becca Mancari, müzik yapmak için yeni bir yol keşfetti: Sabahları kalkıp sözler yazmak, öğleden sonraları ise stüdyoda serbestçe deneyler yapmak. Tek bir kural vardı. O da ne olursa olsun eğlenmek. Bu adanmışlık Mancari’nin “Şimdiye kadar olan en kişisel ve en dürüst müziği yazabildim.” sözleriyle tanımladığı şarkıların ortaya çıkmasını sağladı. Keder ve neşenin madalyonun iki yüzü olduğunu kabul eden Mancari, acı verici hatıraları canlandırıcı duygularla ele almanın hayatı yansıtacağına inandı. Ne olursa olsun yaşamak ve sevmenin esas alınması gerektiğini düşünen Mancari, bu yüzendir ki geçtiğimiz haziran ayında yayımladığı The Greatest Part isimli son albümünü bizzat babasının adresini verdiği dindar birinden aldığı suçlayıcı mektuptan sonra yazdığı Hunter adlı şarkıyla açıp her şeyi affettiğini duyurduğu Forgiveness ile kapattı. Sevgiyle çoğalan herkes, bir süreliğine Becca Mancari’nin şarkılarında toplanabilir. Hoşça kalın.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

✊ Yaratma cesareti

Endüstriyel bir çölde para kazanamayan ama tarih yazan bir plak şirketi, kederli yaşamından ilham alan bir müzisyen, Osmanlı'da aktivist bir kadın yazar ve her koşulda yaratanlar.

30 Eki 2020

Fotoğraf: Zac Farro

YAZARLAR

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

Sad girl summer: Pop yıldızları neden hüzünlendi?

“Brat summer”ın dans pistindeki isyanının üzerinden iki yıl geçti. 2026 yazında Z kuşağının pop yıldızları bu kez ayrılıkları, ölümü, kaygıyı ve dünyanın sonunu anlatıyor. Olivia Rodrigo’dan Phoebe Bridgers’a, Gracie Abrams’tan Charli xcx’e uzanan “sad girl summer”, yalnızca pop müziğin yeni trendi değil, savaşlar, iklim krizi ve gelecek kaygısıyla büyüyen bir kuşağın da ruh hâli.

Eda Solmaz

·

17 Ağu 2026

Sad girl summer: Pop yıldızları neden hüzünlendi?
DuendeDuende

HİKAYE

Sema Kaygusuz: 'Edebiyat başlı başına hezeyan alanıdır, derdin cisimleşmiş hâlidir'

Sema Kaygusuz’un "Saf Canavar"ı uzak bir geleceğin distopyasını değil, bugünün büyütülmüş ve ürkütücü ölçüde tanıdık bir suretini anlatıyor. İnsan olmanın sınırlarından hafızaya, rüyalardan yapay zekaya, insanmerkezciliğin kibrinden edebiyatın iyileştirici gücüne uzanan sohbetimizde Kaygusuz’la, kendi ifadesiyle “şimdinin kabusu, geleceğin enkazı” üzerine konuştuk.

Nis Tuğba Çelik

·

17 Ağu 2026

Sema Kaygusuz: 'Edebiyat başlı başına hezeyan alanıdır, derdin cisimleşmiş hâlidir'
DuendeDuende

HİKAYE

Adam Phillips'in milenyum insanı eleştirisi: Kendimiz için çok fazlayız

Aşırı zenginlikten aşırı yoksulluğa, açgözlülükten fanatizme, mükemmeliyetçilikten bitmek bilmeyen arzularımıza... Psikanalist ve yazar Adam Phillips, "Aşırılık Üzerine Beş Kısa Sohbet"te çağımızı kuşatan aşırılıkların izini sürüyor. Belki de mesele çok fazla istememiz değil: “Kendimiz için çok fazlayız; açlıklarımızda ve arzularımızda, kederlerimizde ve bağlılıklarımızda, sevgilerimizde ve nefretlerimizde fazlayız.”

Soner Can

·

17 Ağu 2026

Adam Phillips'in milenyum insanı eleştirisi: Kendimiz için çok fazlayız
DuendeDuende

HİKAYE

Yakarsa dünyayı kadınlar yakar: Arabeskin kadınları yalnız trajedileriyle hatırlanmaya mı layık?

Şiddet, yok sayılma, erken yaşta evlilikler, engellenen kariyerler ve erken ölümler... Arabeskin kadınları, onları sürekli geride bırakmaya çalışan bir sistem içinde kendi kulvarlarını açtı, popüler kültürün damarlarına sızdı. Cansever’den Bergen’e, Dilber Ay’dan Esengül’e uzanan bu hikayeler, arabeskin acısını yalnızca şarkılarıyla değil, hayatlarıyla da sırtlanan; ölümleriyle dahi bu dünyanın onlara reva gördüğü vedanın tatsızlığını görünür kılan kadınları anlatıyor.

Ayça Örer

·

16 Ağu 2026

Yakarsa dünyayı kadınlar yakar: Arabeskin kadınları yalnız trajedileriyle hatırlanmaya mı layık?
DuendeDuende

HİKAYE

Bibliyoterapi'de bu hafta: Yapay zekadan korkanlar için kitap reçetesi

Yapay zekanın bizim yerimizi almasından korkuyoruz ama belki de asıl sorun insanın çoktan bir makineye dönüşmesindedir. Verimlilik, hız ve üretim insanın değerinin ölçüsüyse bu yarışı elbette makine kazanacak. Peki insanın değeri ne kadar ürettiğinde değil de sevmekte, düşünmekte, yaratmakta, ilişki kurmakta ve bütün bunları yaparken dönüşebilmekteyse? Yapay zekanın dünyayı ele geçirmesinden korkanlar için üç kitaplık bir reçete.

Aslı Perker

·

14 Ağu 2026

Bibliyoterapi'de bu hafta: Yapay zekadan korkanlar için kitap reçetesi