Martı, New York Borsası’na açılıyor


Foneria : Al-sat ile yatırım yapılmaz; yatırım Foneria’da, Otonom Portföy’le yapılır
Foneria , yatırım deyince aklınıza hemen al-sat gelmesini önermiyor ve “Al-sattan değil, trendden kazanılır” diyor. Peki yatırım nasıl yapılır diye soracak olursanız “Yatırım; varlık sınıflarına bir akıl ve disiplin içinde yapılır.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Martı, New York Borsası'na (NYSE) açılma hakkını elde ederek ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC) tarafından resmi olarak onaylandı.
Açıklamalar: Martı Kurucu & CEO'su Oğuz Alper Öktem, "Binlerce çalışanımız, milyonlarca kullanıcımız ve 45 binden fazla aracımızla paylaşımlı, çevreci, elektrikli ulaşımı Türkiye'nin dört bir yanına götürme hedefimizle çalışmalarımıza devam ediyoruz. New York Borsası’na açılma süreciyle birlikte Martı, daha da çok büyüyecek" ifadelerini kullandı.
"Önümüzdeki yıllarda, tüm ulaşım araçlarının elektrikli ve paylaşımlı olacağına inanıyoruz. Bu vizyonla dünyanın en büyük mikromobilite filolarından birini oluşturduk. NYSE'ye açılmak, Türkiye'nin nüfus yoğunluğunu ve büyüyen mobilite taleplerini karşılamak için gerekli olan geniş ölçekte bir vizyon gerçekleştirmek için Martı'ya büyük bir fırsat sağlayacağına inanıyorum. Dünyanın en büyük ekonomisiyle aynı borsada yer alacak Martı, NYSE'ye doğrudan açılan ilk Türk firması olma şerefine nail oldu. Bayrağımızı New York’ta dalgalandıran bu heyecan verici adımın devamı için büyük bir tutku ve heyecanla çalışıyoruz."
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Samsung, Güney Kore'de çalışanlara her ayın bir cuması izin verdi
16 Haz 2023

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Ray-Ban ve Oakley gibi popüler markaların çatı şirketi EssilorLuxottica, son dönemlerde ticari performansından çok kurucu ailenin içinde yaşanan iktidar mücadelesiyle gündeme geliyor. Şirket, yönetime duyulan güvensizlik nedeniyle son bir yılda %40’ın üzerinde değer kaybederken yatırımcılar, aile içindeki anlaşmazlıkların akıllı gözlük pazarının da büyüdüğü bir dönemde EssilorLuxottica'nın geleceğini nasıl etkileyeceğini sorguluyor.

Ekim ayında düzenlenen SAP Executive Summit Türkiye’de, “Kazanmanın Anatomisi” başlıklı oturumda Formula 1’in iki efsane pilotu David Coulthard ve Mika Häkkinen konuşmacıydı. Coulthard ve Häkkinen’i dinlemek, yarışları takip ederken düşündürdükleri bazı konuları iş dünyası açısından yeniden değerlendirmemize vesile oldu. Özellikle de teknolojiye yapılan yatırımlarla insanın gelişimine ayrılan emek arasındaki ilişkiyi…

Verileri anlık hava tahmini gibi düşünebiliriz, stratejiyi ise iklim bilgisi gibi... Yağan her yaz yağmurunda mont giymeye kalkan, kış güneşine aldanıp hemen tişörte dönen bir marka ancak hasta olur. Pazarlama ve iletişim dünyasının ihtiyacı olan, anlık sağanaklara göre her çeyrekte gardırop değiştirmek değil, mevsimin genel yönünü okuyup rotasında sağlam durabilmek.

Bir dönem önlenemez yükselişiyle teknoloji girişimleri kadar hızlı değerlenen Netflix, son dönemlerde geleneksel bir medya şirketini andıran performansıyla yatırımcılarını hayal kırıklığına uğratıyor. Platformun hit içerik üretimindeki yavaşlama, henüz belirgin biçimde bilançoya yansımamış olsa da içerik izleme alışkanlıkları ve piyasa değerine ilişkin metrikler, Netflix’in ağır ağır irtifa kaybettiğine işaret ediyor.

"Ödünç dikkat çağı" bugünlerde yeni bir şey gibi paketleniyor ama neredeyse reklamcılık kadar eski bir tartışma bu. Öte yandan viral akımlar, memler, trend sesler, influencerlar çağında araştırmalar, ödünç dikkatin kapıyı açsa da alışkanlık yaratmadığını da gösteriyor. Peki bu tartışmaların ortasında reklamcılıktan elde kalan ne? Bunun cevabı şeffaf süreçler, doğrulanabilir sonuçlar, kanıtlar ve gerçek insan emeğinde yatıyor.



