Martı, New York Borsası’na açılıyor


Foneria : Al-sat ile yatırım yapılmaz; yatırım Foneria’da, Otonom Portföy’le yapılır Foneria , yatırım deyince aklınıza hemen al-sat gelmesini önermiyor ve “Al-sattan değil, trendden kazanılır” diyor. Peki yatırım nasıl yapılır diye soracak olursanız “Yatırım; varlık sınıflarına bir akıl ve disiplin içinde yapılır. Her yatırım içinde altın, döviz, eurobond, yerli-yabancı hisse senedi ve petrol gibi farklı varlık sınıflarını bulundurmalıdır.” diyor Foneria . Peki nasıl ve nerede olacak? Bu kadar kolay mı? Türkiye’nin fon pazarı Foneria ’da farklı yatırım fonlarıyla, kolaylıkla olabilir. Nedir? Foneria yatırım miktarı ne olursa olsun herkesi portföy sahibi yapmayı kafaya koymuş; herkesin eşit değer gördüğü ve hizmet aldığı yeni nesil yatırım uygulaması. Kişinin ‘kendisine’ uygun yatırımın en doğrusu olduğunu savunan Foneria , Foneria Davranışsal Yatırımcı Analizi ’yle sizi, size en uygun Otonom Portföy ile buluşturuyor. Neden Foneria? Foneria, Otonom Portföy’le hem portföy yönetimi hizmeti sunuyor hem de yatırımda kafa rahatlığı sağlıyor . Böylece size rahat bir nefes almak kalıyor. Portföyünüz artık avuçlarınızda… Piyasa koşullarına göre kendini hızla güncelleyen Otonom Portföy’de para çekerken de eklerken de düzenek bozulmuyor. Foneria ile yatırım yapmaya buradan başlayabilir, mobil uygulamasını şuradan indirebilirsiniz. Foneria’nın bir de mesajı var: “Foneria’da portföyönüz olsun, kafanız rahat olsun…”
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Martı, New York Borsası'na (NYSE) açılma hakkını elde ederek ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC) tarafından resmi olarak onaylandı.
Açıklamalar: Martı Kurucu & CEO'su Oğuz Alper Öktem, "Binlerce çalışanımız, milyonlarca kullanıcımız ve 45 binden fazla aracımızla paylaşımlı, çevreci, elektrikli ulaşımı Türkiye'nin dört bir yanına götürme hedefimizle çalışmalarımıza devam ediyoruz. New York Borsası’na açılma süreciyle birlikte Martı, daha da çok büyüyecek" ifadelerini kullandı.
"Önümüzdeki yıllarda, tüm ulaşım araçlarının elektrikli ve paylaşımlı olacağına inanıyoruz. Bu vizyonla dünyanın en büyük mikromobilite filolarından birini oluşturduk. NYSE'ye açılmak, Türkiye'nin nüfus yoğunluğunu ve büyüyen mobilite taleplerini karşılamak için gerekli olan geniş ölçekte bir vizyon gerçekleştirmek için Martı'ya büyük bir fırsat sağlayacağına inanıyorum. Dünyanın en büyük ekonomisiyle aynı borsada yer alacak Martı, NYSE'ye doğrudan açılan ilk Türk firması olma şerefine nail oldu. Bayrağımızı New York’ta dalgalandıran bu heyecan verici adımın devamı için büyük bir tutku ve heyecanla çalışıyoruz."
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Samsung, Güney Kore'de çalışanlara her ayın bir cuması izin verdi
16 Haz 2023

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Polaroid, üst üste ikinci yaz kampanyasını da yapay zeka karşıtı hissiyata ayırdı. Markanın sahillerdeki billboardlara yerleştirdiği reklamları "Veri merkezleri hepsini içip bitirmeden gidip denize atla" diyor; "yapay zekanın parmaklarımızın arasındaki kumu üretip üretemeyeceğini" sorguluyordu. Peki teknoloji liderlerinin kendilerini "tastewashing" ile yeniden paketlemeye çalıştığı bir dönemde markaların yapay zekayla mesafesi nasıl inandırıcı olur?

Ticaret Bakanlığı, yerli üretimi desteklemek ve cari açığı azaltmak amacıyla pek çok ithal üründe ek gümrük vergisi oranlarını artırdı. Her ne kadar bu düzenlemeler iç pazarda Çin ürünlerinin oluşturduğu haksız rekabetten kaynaklanan dezavantajları gidermeye yönelik olsa da, tüketiciye etkisinin zam olarak yansıyacağı beklentisi hâkim. Kur baskısıyla ithalatın üretmeye göre daha avantajlı olduğu Türkiye’de alınan bu kararların enflasyonla mücadeleye, cari açığın düşürülmesine ve yerli üretime etkileri ne olacak?

Türkiye’de kurumsal dönüşüm yönetimi denince akla ilk gelen isimlerden biri olan Burhan Karaçam’ın "Değişim, İnsan, CEO" kitabı, yakın zamanda okuruyla buluştu. Yeni kitabı vesilesiyle Aposto editörleriyle biraraya gelen Karaçam, yöneticilik serüveninden çıkardığı en önemli dersleri ve geleceğin yöneticilerine tavsiyelerini paylaştı.

Yıllarca bir girişimin ciddiyetini ölçmenin en kestirme yolu ekip büyüklüğüydü. "Kaç kişisiniz?" sorusu aslında "Ne kadar gerçeksiniz?" demekti. Yapay zeka, bu denklemi sessizce bozdu. Bugün en hızlı büyüyen şirketlerin bazıları, bir toplantı odasına sığacak ekiplerle yönetiliyor. Peki küçük bir ekip nasıl büyük iş çıkarıyor ve bu modelin görünmeyen bedeli ne?

Bugüne kadar liderlikle ilgili binlerce kitap ve makale yazıldı; pek çok farklı liderlik tanımı yapıldı. Yapılan onca tanımın içinde sanırım çoğunluğun hemfikir olduğu bir açı var: Kurumsal hayatta liderlik “insanlardan en yüksek verimi alabilmekle” ilgili. Bu verimlilikte doğru sorulara odaklanmanın payı da büyük.



