“Mat üzerinde yaşam becerilerimizi geliştiriyoruz ve bunları hayatımızda kullanmaya başlıyoruz.”


Casa Sunsets’le yaşadığını hissettiğin anları kutla Eat Pray Love filmini sever misin klişelerle dolu mu bulursun bilemeyiz ama filmin en akılda kalıcı sahnelerinden biri; Julia Roberts’ın canlandırdığı Elizabeth’in bir berber dükkânında öğretmeni ve arkadaşıyla İtalyanca Il dolce far niente ifadesi hakkında konuşmasıdır bizim için. İngilizce’de “ the sweetness of doing nothing ”, Türkçe’de “ hiçbir şey yapmamanın hoşluğu ”na karşılık gelen bu ifade, hiçbir şey yapmamanın ruhunu genişleten bir kutlama; meşguliyetin hâkim olduğu her yerde aktif olarak cesareti kırılan bir arzudur. Gün batımına karşı şişelerin tokuşturulduğu an gibi, hayatın sunduğu basit zevklerin tadını dostlarla çıkarmaya bayılır, bazense hiçbir şey yapmamanın hoşluğuna kapılıp, kendimizle baş başa kalarak da yaşamak işte bu! der; her anın eşsizliğinin keyfine varırız. Öyle ki kendinle çıktığın bir randevuda, hiçbir şey yapmamanın huzuruyla düşüncelerinde gezinirken, hayatında uzun süredir bir alan açmak istediğin yoga pratiklerine zaman ayırmaya karar verdiğin o anı düşün, sonrasında da bu kararın kazandırdıklarını; bedeninde ve zihnindeki değişimleri fark ettiğin andaki hislerini düşün…yaşamak sence de işte bu değil mi? Casa Sunsets’le bu anların güzelliğini elimizde şişemiz, yanında taze misket limonlarıyla kutlamak ise her zaman en keyiflisi. Meşguliyetlerden kaçarak hayatın basit ve keyifli anlarını sevdiklerimizle paylaşmak için sabırsız, kendimizle çıkacağımız randevular için heyecanlıyız.
Daha fazlasını öğren →
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
Deniz, bize hikâyeni anlatır mısın?
Ben Deniz. Yoga eğitmeniyim. Emirgan ve Datça arasında bir hayatım var. Doğada vakit geçirmeyi, yürümeyi, kamp yapmayı seviyorum. Bana iyi gelen ve ilham veren şeyleri merak ediyor, öğrenmeye çalışıyorum.
Eğitmenliğe giden yoga yolculuğum da böyle başladı. Yaşamayı ciddiye alıyorum. Mutlu olmak için yaşıyor ve seçimlerimi buna göre yapıyorum. Her şeyi özenle ve acelesiz yapmaya dikkat ediyorum — bu sabahları bir bardak su içmek veya yemek pişirmek olabilir. Yoga öğretmeyi seviyorum çünkü ders sonunda herkesin huzurlu bir ifadeyle gülümseyerek gözlerini açtığını gördüğümde kendimi hafiflemiş ve güçlü hissediyorum.

Yeşilliklerin arasında
Yoga hayatının akışında neleri değiştirdi, farklılaştırdı?
Aslında sadece daha sağlıklı, hareketli ve esnek bir vücut için yogaya başladım. Haftada birkaç kez yaptığım bir şeydi önceleri — bedenimin içinde daha rahat hissetmemi sağladığı için stüdyoya düzenli gitmeye devam ettim. Belirli bir süre sonra, pratik yaparken kendimi gözlemledim, yoga matı üzerinde yaptığım şeylerin sadece yoga pratiği için olmadığını anladım. Nasıl daha anlamlı ve amaca yönelik bir hayat yaşayacağımı düşünüyordum.
Aslında “yoga” kendi başına hayatımı değiştirmedi. Yoga pratiğimin bir sonucu olan zihinsel berraklık, sağlık, bedenim içerisinde rahat ve güvende hissetme hâli ve ruhsal güç sayesinde hayatımı ben değiştirmeye başladım. Bu değişim tabii ki bir günde olmuyor — yavaş yavaş ve sonuç güzel görünse de çoğu zaman sancılı bir biçimde gerçekleşiyor. Fiziksel bedenimin farkında olarak bana iyi gelen ve gelmeyenleri daha iyi ayrıştırabiliyorum.

Matın üzerinde, akışta
Bu süreç, mide rahatsızlıklarım sebebiyle süt ürünleri yiyip içmeyi bırakmak, toksik ilişkilerden arınmak veya dinlenmek için daha fazla zaman ayırmak gibi ufak değişikliklerle başlıyor. Zaman içinde bir pozu uygularken yaptığım ufacık bir değişikliğin tüm bedenime etkisini keşfediyor, bütünselliği kendi bedenimde algılamaya başlıyor ve kendim için yaptığım tüm seçimlerin daha büyük etkilerini gözlemliyorum. Başımın üzerinde dakikalarca ters durabilmek için oluşturduğum güç, disiplin ve sabır, sevdiğim, kolayıma giden veya alıştığım ama dünyaya olumsuz etkilere sahip şeyleri bırakma veya değiştirme gücünün içimde var olduğunu hatırlatıyor. Daha büyük yaşam şekli değişiklikleri yapma yolunda adımlar atabiliyorum. Yoga yapıyor olmak vegan olmayı gerektirmiyor ama yoga yapmak daha farkında seçimler yapma eğilimini artırıyor.

Deniz'le sohbette
Yoganın hayatıma kattığı çok şey var ama sanırım en önemlisi beni kendi doğama ve doğaya her gün biraz daha yaklaştırması, kendi içimde ve dışımda daha bütün hissetmemi sağlaması. Bir şeyleri değiştirmek istediğim zaman kendimden başlamam gerektiğini göstermiş olması; “ben” olmayı öğretmesi, ben olmayan şeylerden arınmamı sağlaması. Bu demek değil ki öğrendim ve bitti — keşke o kadar kolay olsa. Tüm bunlar üzerine çalışmaya ve bana iyi gelenleri paylaşmaya devam ediyorum.
Gittiğimiz her yere kendimizi, kafamızın içindekileri de götürüyorsak sen neler gezdiriyorsun?
Genelde kendimi ileriyi, gündelik işlerimi veya derslerimi planlarken buluyorum — geleceğe yönelik kaygılarım ve endişelerim oluyor.
Yaşadığımız yerden kaçmamızın sebepleri neler? Bunlarla bir yandan orada kalarak nasıl yüzleşebilir, değiştirebiliriz?
Yaşadığımız yer bizi beslemiyor, daha canlı hissetmemizi sağlamıyor, tüketiyor ve bize iyi gelmiyorsa kaçmak istiyoruz. Ancak sağlığımızı etkileyecek boyutlara geliyorsa ve imkânımız varsa değiştirmenin daha iyi olacağını düşünüyorum. Bakış açımızı değiştirerek bizi etkilememesini sağlamak, değiştirebileceğimiz bir şeyler varsa da eyleme geçmek bir çözüm olabilir. Yaşadığımız her sıkışıklık eyleme geçmemiz için bir çağrı.

Anda
Emirgan’da bir banktasın, önünde hangi kitap açık, kulaklıkta hangi şarkılar dönüyor? Etrafında neler görüyorsun?
Kitap, Her Adımda Huzur — yazarı Zen Budist rahibi, öğretmen, yazar, şair ve barış aktivisti Thich Nhat Hanh. Gündelik yaşamdaki küçük eylemlerimize dair farkındalık sağlayan öğretiler sunuyor; sonra da zorlu psikolojik durumları dönüştürüp iyileştirmek için farkındalık ve odaklanmadan nasıl yararlanacağımızı gösteriyor.
Kulağımda Marvin Gaye'den Sunny — en sevdiğim şarkı, ne zaman dinlesem beni iyi hissettirir. Tüm versiyonlarını severim.
Etrafımda dev çam ağaçları var — sarı mimozalar açmış; denizden geçen vapurlar, koşturan ve ağaçlara tırmanan bir iki sincap, bankta da yanımda mırlayan bir kedi var.
Emirgan’da nerelerde kendinle buluşuyorsun?
Evimde, Emirgan Korusu’nda veya sevdiğim bir kafede.

Emirgan Korusu
İnsan bazen gözünü kapayınca yaşadığı zamana değil anlara ve anımsamalara gider ya — sana yaşadığını hissettiren anlar neler?
Telefonuma bakmadığım anlar — güzel akıcı ve derin bir sohbet; güzel bir yemek; doğa içerisinde kamp yapmak; hiçbir şey yapmamak. Yoga pratiğim başlı başına canlı ve hayatta hissetmemi, aldığım her nefesin değerini fark etmemi sağlıyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
NEREDE YAYIMLANDI?
Emirgan'da Deniz'in peşine takılıyoruz. Mahallenin bileşenleri: huzur, sakinlik, sıcaklık, mutlu sokak hayvanları, yeşil, doğa, yoga.
27 Mar 2022

YAZARLAR

Soli
Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ OKUMALAR
Defender Trophy, yalnızca fiziksel dayanıklılığı ve sürati ölçen bir yarış değil; disiplin, takım çalışması ve maceracı ruhunu genlerinde taşıyan köklü bir organizasyon. Tekerlekler hayati bir amaç için dönüyor: Doğayı ve vahşi yaşamı korumak.
22 Tem 2026

"Bu bir cruise değil" mottosuyla kalabalık ve kaotik cruise anlayışını tersine çeviren lüks yat seyahatlerine paralel olarak barge cruise yani mavnalarla seyahat hareketi de yaygınlaşıyor. Barge cruise seyahatine çıkanlar Avrupa kentlerinin küçük nehir ve kanallarında dingin ve butik bir deneyim yaşıyor.

Kültürel değer üretme biçimi değişiyor. Seyahat de bunun dışında kalmıyor. Seyahatin tarihsel işlevlerinden biri olan öğrenme, kültürel katılım ve karşılaşma, dijital çağın koşullarında yeniden görünür oluyor.

12 Ağustos’ta yaşanacak tam güneş tutulması Grönland’ın doğusundan başlayıp güneye doğru ilerleyecek ve ardından İzlanda’nın batı kıyıları ile İspanya’nın kuzeyinden geçecek. Yaklaşık iki dakika sürecek bu doğa mucizesine tanık olmak isteyenler için farklı zevklere göre öneriler hazırladık.

23-28 Haziran arasındaki Paris Erkek Moda Haftası bir kez daha gösterdi ki bugün moda yalnızca kıyafet üretmiyor; şehirlerin kültürel ritmini belirleyen, farklı disiplinleri aynı masada buluşturan ve en beklenmedik karşılaşmalar için alan açan canlı bir ekosistem olmaya devam ediyor.



