Melike Şahin: Hayatta en sevdiğin şeyi yapıyorsun, evindesin artık

Son yılların en büyük pop fenomenlerinden Melike Şahin’in ikinci albümü AKKOR çıktı. Sorularımızı Londra’daki BBC stüdyolarındaki program çekimi sırasında cevaplayan, Türkiye’nin en hızlı büyüyen isimlerinden Şahin ile Spotify’ın global listesinde ikinci sıraya yükselen yeni albümünü, çığ gibi büyüyen hayran kitlesini ve geldiği noktayı konuştuk.
Melike Şahin: Hayatta en sevdiğin şeyi yapıyorsun, evindesin artık

25 Kasım - Garanti BBVA - Duende
Garanti BBVA ile birlikte

‘Sosyalizme Tercüme,’ Salt Galata’da

Salt , 1920’lerden 1980’lerin sonuna Yugoslavya’da Türkçe konuşan topluluğun az bilinen tarihine ışık tutuyor. Kosova ve Makedonya’yı odağına alan Sosyalizme Tercüme , çok uluslu bir toplumsal bağlamda sosyalist ideolojinin Türk kimliğinin…

Daha fazlasını öğren →

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Son yılların en büyük pop fenomenlerinden biri Melike Şahin’in ikinci albümü AKKOR çıktı. Sorularımı Londra’daki BBC stüdyolarında program çekimi sırasında cevaplayan, Türkiye’nin en hızlı büyüyen isimlerinden Şahin ile Spotify’ın global listesinde ikinci sıraya yükselen yeni albümünü, çığ gibi büyüyen hayran kitlesini ve geldiği noktayı konuştuk.

İçinde boş şarkı olmayan, güçlü bir albüm AKKOR. Plak hariç fizikî albümün kalmadığı, pek çok sanatçının sadece single ve EP çıkardığı bir dönemde albümü fizikî formatta da yayımladınız. Şarkıların hepsinde o Melike aura'sını hissetmek de mümkün. Nasıl ortaya çıkıyor bu aura?
Gerçekten bilmiyorum, “Hadi bu aura'yı ortaya koymak için şöyle şeyler yapalım” diye çıkmıyorum yola. Ben kendimi olduğum gibi kabul etmek için çok çaba sarf etmiş biriyim. Hem işimde hem de özel hayatımda kendi kalite standartlarımı önemserim. Benim yazdığım ya da okuduğum şarkılarda beni hissetmeniz gerekir zaten öyle değil mi? Yani sanatın yaptığı şey en temelinde bu değil mi? Ben çekinmiyorum kendimi açmaktan ve karnımı yarıp, çıkanları ortaya dökmekten. Belki ondan mı size öyle geliyor, gerçekten bilemiyorum. Aura'mı nasıl yansıtırım diye bir arayışım yok, o zaten kendisi yansıyan bir şey değil mi?

AKKOR’u plak, kaset ve CD formatlarında da satışa sunacağız, hazır yeri gelmişken belirteyim. Albümümü elimde tutmak hoşuma gidiyor. Çocukluğumuza, gençliğimize, yitip giden o yıllara küçük bir saygı duruşu. Gülbaba Records’a da bu hayalimi gerçekleştirmemdeki emeklerinden ötürü teşekkür ederim.

AKKOR, gerek oyunbaz gerek dramatik yapısıyla çok ilgi çekici. Söz yazarı olarak yükseldiğin bir albüm olmuş kanımca. Albümü bitirip ilk kez baştan sona dinlediğinde nasıl bir his kapladı içini?
Ağladım. Burdayım’la bittiği için zaten… Fazla uzağa gidemedim. Gurur duydum. Özellikle cesur sound’u göğsümü kabartıyor, sonra yazdığım sözler... Şimdi sorularını cevaplarken AKKOR’u açtım, akıyor, hislerim hâlâ aynı gibi. Muhtemelen albümü sahneye taşıyana dek buralarda gezeceğim. Şarkılar benim için asıl yolculuğuna sahnede başlıyor.

Yaratım sürecinde, düşünce yapının ve olayları algılayış tarzının değişikliğe uğradığını düşünüyor musun? İlham geldiğinde neler yaşıyorsun?
Tabii ki. Bir şarkıya başlıyorum misal sekiz yıl önce (Durma Yürüsene), bitiriyorum şimdi. Yani aradan geçen zamanda her şey değişiyor, benim değiştiğim gibi. Canın Beni Çekti'nin de sözlerini bitirmek çok uzun sürdü. Arada o kadar fazla şey oluyor ki, şarkıları yorumlama hâlin de değişiyor.

“Yerse benle kuytuya gel” dediğimde kendi içimde de ikiye bölünmüştüm. Kendi mahalle baskımı yaşattım kendime birkaç saat. Sonra dedim ki: “Tamam, bu cümleyi üstlenebilirim.” “Sıfatın ne haydi ordan hoşt” da çok endişelendirmişti beni en başında. Kaç arkadaşıma telefon açıp sordum, “Böyle bir şey yazdım nasıl sence?” diye. Ama ben değişiyorum, hâliyle yazar Melike de değişiyor. Bunun sanatıma yansıması hoşuma gidiyor. Cesur geliyor nerden baksan.

Melike Şahin kimlerin sanatından ilham alır?
Ben edebiyattan başlatıyorum hareketimi. Müzik o anlamda çok etkilemiyor beni. Annie Ernaux, Füruzan, Marguerite Duras, Deborah Levy, albümü yazarken hep yanımdaydı. Elbette memleketimin tüm kadın ozanları da ilham kaynağım; sadece yazdıklarıyla değil, varoluşlarıyla da güç saçıyorlar.

AKKOR’a dönelim. Hayran kitlen pek çok sanatçıyı kıskandıracak kadar büyük. Amerikan veya Avrupai deyimle adult pop'u, yani yetişkinlere hitap eden kaliteli pop müziği Anadolu topraklarından çıkan melodilerle buluşturup bu ülkenin ruhuna uygun hâle getirebiliyorsun. Bu da Türkçe pop, arabesk ve güncel müziği takip eden farklı kitleleri senin müziğinde buluşturan bir özellik bence. Kendini Türkiye’de nasıl konumlandırıyorsun?
Çok şaşırıyorum, memleketimde ana akımın beni benimsemesi tuhaf geliyor hâlâ. Dinleyici kitlem harbi bir kitle, bunun farkındayım ve çok mutluyum bu açıdan. Türkiye’nin pek çok şehrinde konser verdim, kaç bin tane göz gördüm kim bilir bunca yıl içinde. Şefkatle, merakla ve sevgiyle alkışlıyorlar. Onlara da söyledim kaç kere, sırtım yere gelmezmiş gibi bir his veriyor bu bağ bana. Müteşekkirim.

Sahneden bakınca ne kadar farklı bir kitle ile göz göze geldiğini tarif edebilir misin? Hayranlarının büyük bir kısmı sana “Ah Melike abla” diye derdini açmak istiyordur kesin. Ve buna benzer mesajların DM kutunda olduğundan nedense adım gibi eminim. Doğru mu tahmin ediyorum?
O kadar güzel bakıyorlar ki. Çok heyecanlı ve bir o kadar emin gözler oluyor üzerimde. Sanki büyülü bir yolculuğa çıkıyoruz beraber. Yani düşününce şimdi 5.000 kişi yan yana gelip bir şarkıyı söylediğinde, orada dayanışmayla ilgili büyülü bir an oluyor. O anlar hiç bitmesin istiyorum.

DM kutuma bakmıyorum ama yorumlardan alıyorum o kafayı. Sanki bir masada dertleşiyoruz gibi. Benim için de öyle bu arada. Ben de derdimi anlatıyorum, onlar dinliyor. Bu karşılıklı bir döküm ve demirden. 

“Melike Şahin etkisi” bundan sonra kullanmamız gereken tabirlerden biri olacak diye düşünüyorum. Yükselişinin hızı hayranlık uyandırıyor. Sahnede ilk kez şarkılarını hep birlikte söyleyenlere bakıp “Bu nasıl oldu ya, başardım galiba” dediğin anı hatırlıyor musun?
Estağfurullah, şarkılarım size güzelce eşlik etsin, söyleyemediğinizi söylesin, benim için yeterli. Ben hızlı yükseldiğimi düşünmüyorum. Solo kariyerimin 7. yılındayım. Ama evet, ilk albümümle Türkiye’nin en prestijli salonlarında sold out konserler verme fırsatına eriştim. Dinleyicilerim hemen sahiplendi beni. Harbiye’de ikinci yılımda, önümde hayalet perde varken, yani insanlar beni henüz göremiyor ama ben onları görebiliyorken, ilk orda geldi kafası. İçimde bir şey yeniden doğdu. “Tamam kızım,” dedim, “Bundan sonrası rahat, hayatta yapmayı en çok sevdiğin şeyi yapıyorsun ve evindesin artık."

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende
∙

BÜLTEN SAYISI

🎤 Melike Şahin'in yolu, Çağlar Fidan'ın İstanbul'u

Şarkılarıyla unutulmuş bir müziği uyandırarak dinleyicisinin Osmanlı-Türk müziğini keşfetmesini sağlayan Çağlar Fidan'la Intra Muros Istanbul'u, Melike Şahin'le AKKOR'u konuştuk.

25 Kas 2024

Garanti BBVA ile birlikte

YAZARLAR

Barış Akpolat

Müzik yazarı. 2003'te Marmara Üniversitesi, Gazetecilik bölümüne girmesinin ardından 2005'te Hürriyet Gazetesi'nin hafta sonu eklerinde muhabir olarak çalışmaya başladı. BirGün Gazetesi Cumartesi Eki editörlüğünü, ana gazetenin kültür-sanat editörlüğü üstlendi. Ezhel ile Ankara'da geçirdiği bir haftanın hikayesini yazdığı "Kazıdım Tırnaklarla" adlı bir kitabı var ve 8 yıldır Radyo Eksen'de haftalık program hazırlıyor. 15 yıldır aktif olarak DJ'lik yapıyor.

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende
∙

HİKAYE

Bibliyoterapide bu hafta: Yaşlanmaktan korkanlar için kitap reçetesi

Yaşlanmakla yaşlı rolünü oynamak birbirinden farklı şeyler. Yaşlanacağız. Bedenimiz değişecek. Fakat bedenimizin değişmesiyle kişiliğimizin, arzularımızın ve dünyayla kurduğumuz ilişkinin belirli bir kalıba sokulması arasında da zorunlu bir bağ yok. Yaşlanmaktan korkanlar için üç kitaplık bir reçete.

Aslı Perker

·

23 Eki 2026

Bibliyoterapide bu hafta: Yaşlanmaktan korkanlar için kitap reçetesi
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Sevginin kusurlu mirası: Çağdaş sinemada baba-kız ilişkisine üç farklı bakış

Charlotte Wells’in "Aftersun", Joachim Trier’in "Sentimental Value" ve Rodrigo Sorogoyen’in "El ser querido" filmleri, baba-kız ilişkisinin üç farklı dönemine ve üç ayrı duygusal biçimine bakıyor. Birinde geçmişe dönerek babasını anlamaya çalışan bir kız, diğerinde geçmişin yükünü bugünkü ilişkilerine taşımış iki kız kardeş, bir diğerindeyse yıllar sonra yeniden karşılaşıp eski hesapları açan bir baba-kız.

Mehmet Sindel

·

23 Eki 2026

Sevginin kusurlu mirası: Çağdaş sinemada baba-kız ilişkisine üç farklı bakış
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Primetime: Reyting uğruna her şey gösteriye dönüşebilir mi?

Lance Oppenheim’ın yeni filmi "Primetime" Chris Hansen’ın televizyon dünyasını güçlü oyunculuklarla yeniden kurarken reyting hırsının insani bedellerini ve gösterinin etik sınırlarını incelemekte yüzeysel kalıyor.

Emre Eminoğlu

·

23 Eki 2026

Primetime: Reyting uğruna her şey gösteriye dönüşebilir mi?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Riace Bronzları'ndan Türkiye’ye bir müze ekosistemi: Bir müze nerede biter?

Kültürel mirası turizmin hizmetine sokmak başka şey; turizmi kültürel mirasın daha derin ve daha sürdürülebilir biçimde deneyimlenmesine aracılık edecek şekilde tasarlamak başka. İkisini birbirine karıştırdığımızda eser kolayca bir logoya, bir hediyelik eşyaya veya sosyal medyada tüketilen bir görsele dönüşebilir.

Özge Şimşek

·

22 Eki 2026

Riace Bronzları'ndan Türkiye’ye bir müze ekosistemi: Bir müze nerede biter?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Yas üzerine düşünceler: Ayakkabılarını aldılar, mesajları kaldı yadigar

Ölenlerin eşyalarını dağıtıyoruz ama telefonlarımızda sesleri, mesajları, görüntüleri kalıyor. Sandra Wollner’ın "Her Defa" filminden hareketle, kapıya konan ayakkabılardan cevap beklediğimiz mesajlara uzanan yas hâlleri üzerine düşünceler.

Yasemin Kaya

·

22 Eki 2026

Yas üzerine düşünceler: Ayakkabılarını aldılar, mesajları kaldı yadigar