Melike Şahin: Hayatta en sevdiğin şeyi yapıyorsun, evindesin artık


‘Sosyalizme Tercüme,’ Salt Galata’da Salt , 1920’lerden 1980’lerin sonuna Yugoslavya’da Türkçe konuşan topluluğun az bilinen tarihine ışık tutuyor. Kosova ve Makedonya’yı odağına alan Sosyalizme Tercüme , çok uluslu bir toplumsal bağlamda sosyalist ideolojinin Türk kimliğinin inşasına ve dönüşümüne olan etkisini inceliyor. Nedir? Sosyalizme Tercüme ’nin tarihsel kapsamı, 1920’li yıllarda Yugoslavya Krallığı’ndaki ezilen Müslüman halkın bir kesimininin kurtuluşu sol fikirlerde aramasıyla başlıyor, sosyalist bir gelecek tasavvurunun önünü açan yeni nesil aktivistlerin hikayesinin izini sürüyor. Sergi, özel arşivler ile halk kütüphanelerinde bulunan ve birçoğu ilk kez gün yüzüne çıkarılan tarihî belgeleri içeriyor. Bu belgeler Mustafa Emin Büyükcoşkun, Yane Calovski, Hana Miletić, Ahmet Öğüt, Fevzi Tüfekçi ve Dilek Winchester’ın üretimleriyle izleyici karşısına çıkıyor. Neden önemli? Sergi, kültürel ve siyasi girişimler üzerinden bağlantılar kurarak Yugoslavya’nın dağılmasıyla pekişen “totaliter” ve “etno-milliyetçi” söylemi çok yönlü bir bakışla sorgulamayı mümkün kılıyor. Milliyetçiliğe dair ana akım yaklaşımları tartışmaya açan Sosyalizme Tercüme , sosyoloji ve kültür tarihine ilgi duyan sanatseverleri bekliyor. Nerede ve ne zaman? Salt Galata’da 23 Şubat’a kadar görülebilir. Sosyalizme Tercüme ’ye dair ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Son yılların en büyük pop fenomenlerinden biri Melike Şahin’in ikinci albümü AKKOR çıktı. Sorularımı Londra’daki BBC stüdyolarında program çekimi sırasında cevaplayan, Türkiye’nin en hızlı büyüyen isimlerinden Şahin ile Spotify’ın global listesinde ikinci sıraya yükselen yeni albümünü, çığ gibi büyüyen hayran kitlesini ve geldiği noktayı konuştuk.
İçinde boş şarkı olmayan, güçlü bir albüm AKKOR. Plak hariç fizikî albümün kalmadığı, pek çok sanatçının sadece single ve EP çıkardığı bir dönemde albümü fizikî formatta da yayımladınız. Şarkıların hepsinde o Melike aura'sını hissetmek de mümkün. Nasıl ortaya çıkıyor bu aura?
Gerçekten bilmiyorum, “Hadi bu aura'yı ortaya koymak için şöyle şeyler yapalım” diye çıkmıyorum yola. Ben kendimi olduğum gibi kabul etmek için çok çaba sarf etmiş biriyim. Hem işimde hem de özel hayatımda kendi kalite standartlarımı önemserim. Benim yazdığım ya da okuduğum şarkılarda beni hissetmeniz gerekir zaten öyle değil mi? Yani sanatın yaptığı şey en temelinde bu değil mi? Ben çekinmiyorum kendimi açmaktan ve karnımı yarıp, çıkanları ortaya dökmekten. Belki ondan mı size öyle geliyor, gerçekten bilemiyorum. Aura'mı nasıl yansıtırım diye bir arayışım yok, o zaten kendisi yansıyan bir şey değil mi?
AKKOR’u plak, kaset ve CD formatlarında da satışa sunacağız, hazır yeri gelmişken belirteyim. Albümümü elimde tutmak hoşuma gidiyor. Çocukluğumuza, gençliğimize, yitip giden o yıllara küçük bir saygı duruşu. Gülbaba Records’a da bu hayalimi gerçekleştirmemdeki emeklerinden ötürü teşekkür ederim.
AKKOR, gerek oyunbaz gerek dramatik yapısıyla çok ilgi çekici. Söz yazarı olarak yükseldiğin bir albüm olmuş kanımca. Albümü bitirip ilk kez baştan sona dinlediğinde nasıl bir his kapladı içini?
Ağladım. Burdayım’la bittiği için zaten… Fazla uzağa gidemedim. Gurur duydum. Özellikle cesur sound’u göğsümü kabartıyor, sonra yazdığım sözler... Şimdi sorularını cevaplarken AKKOR’u açtım, akıyor, hislerim hâlâ aynı gibi. Muhtemelen albümü sahneye taşıyana dek buralarda gezeceğim. Şarkılar benim için asıl yolculuğuna sahnede başlıyor.
Yaratım sürecinde, düşünce yapının ve olayları algılayış tarzının değişikliğe uğradığını düşünüyor musun? İlham geldiğinde neler yaşıyorsun?
Tabii ki. Bir şarkıya başlıyorum misal sekiz yıl önce (Durma Yürüsene), bitiriyorum şimdi. Yani aradan geçen zamanda her şey değişiyor, benim değiştiğim gibi. Canın Beni Çekti'nin de sözlerini bitirmek çok uzun sürdü. Arada o kadar fazla şey oluyor ki, şarkıları yorumlama hâlin de değişiyor.

“Yerse benle kuytuya gel” dediğimde kendi içimde de ikiye bölünmüştüm. Kendi mahalle baskımı yaşattım kendime birkaç saat. Sonra dedim ki: “Tamam, bu cümleyi üstlenebilirim.” “Sıfatın ne haydi ordan hoşt” da çok endişelendirmişti beni en başında. Kaç arkadaşıma telefon açıp sordum, “Böyle bir şey yazdım nasıl sence?” diye. Ama ben değişiyorum, hâliyle yazar Melike de değişiyor. Bunun sanatıma yansıması hoşuma gidiyor. Cesur geliyor nerden baksan.
Melike Şahin kimlerin sanatından ilham alır?
Ben edebiyattan başlatıyorum hareketimi. Müzik o anlamda çok etkilemiyor beni. Annie Ernaux, Füruzan, Marguerite Duras, Deborah Levy, albümü yazarken hep yanımdaydı. Elbette memleketimin tüm kadın ozanları da ilham kaynağım; sadece yazdıklarıyla değil, varoluşlarıyla da güç saçıyorlar.
AKKOR’a dönelim. Hayran kitlen pek çok sanatçıyı kıskandıracak kadar büyük. Amerikan veya Avrupai deyimle adult pop'u, yani yetişkinlere hitap eden kaliteli pop müziği Anadolu topraklarından çıkan melodilerle buluşturup bu ülkenin ruhuna uygun hâle getirebiliyorsun. Bu da Türkçe pop, arabesk ve güncel müziği takip eden farklı kitleleri senin müziğinde buluşturan bir özellik bence. Kendini Türkiye’de nasıl konumlandırıyorsun?
Çok şaşırıyorum, memleketimde ana akımın beni benimsemesi tuhaf geliyor hâlâ. Dinleyici kitlem harbi bir kitle, bunun farkındayım ve çok mutluyum bu açıdan. Türkiye’nin pek çok şehrinde konser verdim, kaç bin tane göz gördüm kim bilir bunca yıl içinde. Şefkatle, merakla ve sevgiyle alkışlıyorlar. Onlara da söyledim kaç kere, sırtım yere gelmezmiş gibi bir his veriyor bu bağ bana. Müteşekkirim.
Sahneden bakınca ne kadar farklı bir kitle ile göz göze geldiğini tarif edebilir misin? Hayranlarının büyük bir kısmı sana “Ah Melike abla” diye derdini açmak istiyordur kesin. Ve buna benzer mesajların DM kutunda olduğundan nedense adım gibi eminim. Doğru mu tahmin ediyorum?
O kadar güzel bakıyorlar ki. Çok heyecanlı ve bir o kadar emin gözler oluyor üzerimde. Sanki büyülü bir yolculuğa çıkıyoruz beraber. Yani düşününce şimdi 5.000 kişi yan yana gelip bir şarkıyı söylediğinde, orada dayanışmayla ilgili büyülü bir an oluyor. O anlar hiç bitmesin istiyorum.
DM kutuma bakmıyorum ama yorumlardan alıyorum o kafayı. Sanki bir masada dertleşiyoruz gibi. Benim için de öyle bu arada. Ben de derdimi anlatıyorum, onlar dinliyor. Bu karşılıklı bir döküm ve demirden.
“Melike Şahin etkisi” bundan sonra kullanmamız gereken tabirlerden biri olacak diye düşünüyorum. Yükselişinin hızı hayranlık uyandırıyor. Sahnede ilk kez şarkılarını hep birlikte söyleyenlere bakıp “Bu nasıl oldu ya, başardım galiba” dediğin anı hatırlıyor musun?
Estağfurullah, şarkılarım size güzelce eşlik etsin, söyleyemediğinizi söylesin, benim için yeterli. Ben hızlı yükseldiğimi düşünmüyorum. Solo kariyerimin 7. yılındayım. Ama evet, ilk albümümle Türkiye’nin en prestijli salonlarında sold out konserler verme fırsatına eriştim. Dinleyicilerim hemen sahiplendi beni. Harbiye’de ikinci yılımda, önümde hayalet perde varken, yani insanlar beni henüz göremiyor ama ben onları görebiliyorken, ilk orda geldi kafası. İçimde bir şey yeniden doğdu. “Tamam kızım,” dedim, “Bundan sonrası rahat, hayatta yapmayı en çok sevdiğin şeyi yapıyorsun ve evindesin artık."
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Şarkılarıyla unutulmuş bir müziği uyandırarak dinleyicisinin Osmanlı-Türk müziğini keşfetmesini sağlayan Çağlar Fidan'la Intra Muros Istanbul'u, Melike Şahin'le AKKOR'u konuştuk.
25 Kas 2024

YAZARLAR

Barış Akpolat
Müzik yazarı. 2003'te Marmara Üniversitesi, Gazetecilik bölümüne girmesinin ardından 2005'te Hürriyet Gazetesi'nin hafta sonu eklerinde muhabir olarak çalışmaya başladı. BirGün Gazetesi Cumartesi Eki editörlüğünü, ana gazetenin kültür-sanat editörlüğü üstlendi. Ezhel ile Ankara'da geçirdiği bir haftanın hikayesini yazdığı "Kazıdım Tırnaklarla" adlı bir kitabı var ve 8 yıldır Radyo Eksen'de haftalık program hazırlıyor. 15 yıldır aktif olarak DJ'lik yapıyor.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR



