

Yenilenen tasarımıyla MG ZS şimdi Türkiye’de MG ZS Benzinli, elektrikli bisikletiyle şehirde Elektrikli bisiklet, scooter kullanımı gibi akımlara uygun bir yaklaşımla piyasaya çıkan ve geçtiğimiz yıl elektrikli modelleriyle Türkiye pazarına giren MG , yeni benzinli modeli ZS ’i bagajındaki katlanır elektrikli bisikleti ve yenilenen tasarımıyla bizlerin beğenisine sunuyor. Nedir? Yenilenen tasarımıyla MG ZS , kullanıcılarına kalabalık şehir içi trafiğine girmeden uygun yere park etme olanağı tanıyarak bagajlarındaki e-bisikletle günlük hayatta hız kazandırmayı vadediyor. Dikkat dikkat: MG ZS sahibi olmak için en uygun ay, bu ay. MG eylül ayına özel 200.000 TL 12 ay %0,99 faiz ayrıcalığ ı veya 25.000 TL takas desteği sağlıyor. Detaylı bilgi için buraya uğrayabilir ve formu doldurabilirsiniz. Neler var? Her donanımda sınıfında fark yaratan özellikleri bünyesinde barındıran MG ZS, Apple CarPlay ve Android Auto desteğine sahip 10.1 inçlik dokunmatik ekranın yanı sıra geniş hacmiyle evinizin konforunu aracınıza taşıyor. Tüm MG ZS model otomobiller üretim hatalarına karşı 5 yıl / 150.000 km (hangisi önce tamamlanırsa) garanti kapsamında geliyor. Neden önemli? Elektrikli mobiliteye ve şehir içinde karbon emisyonlarının azaltılmasına önem veren MG , müşterilerine 55 km elektrikli menzile sahip elektrikli bisikletini şehir içi trafik çözümü olarak sunuyor. Şehir trafiğine yeni bir yaklaşım getiren MG ZS ’i daha yakından incelemek için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Hazine’nin toplam 3,7 trilyon liraya ulaşan borç hacmi, geçtiğimiz yılın sonuna göre %33’lük bir artışa işaret ediyor.

Verilere göre, toplam borç stokunun %54’ü dış borçlardan oluşuyor ve 2021 yılında oluşan borç dağılımı görünümü korunuyor.
Borç stokunun dövizli kısmının %67 olarak gerçekleşmesi ise veri setindeki en önemli risk unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. Diğer bir ifadeyle, TL’de yaşanabilecek her ilave değer kaybı şokunun merkezi yönetim bütçesi üzerinde yaratacağı ilave yük oldukça ağırlaşıyor. Bu oran, 2019 sonunda %50 seviyesindeydi.
Borç stokunun vade yapsında da iyileşme söz konusu. Yurt içi borçlanmalarda yakalanan 3,5 yıllık ortalama vade 2018 sonundan bu yana görülen en iyi değer. Dış borçlanmalarda ise ortalama vade hem risk primindeki artış hem de küresel likiditedeki kuruma sebebiyle 7,4 yıla gerilemiş durumda. Toplam borç vadesi ise 5,6 yıl olarak raporlandı.
Veri setinin detaylarında, toplam borç stokunun %74’lük bölümünün sabit faizli olduğu görülüyor. Faiz oranlarının yükseldiği bu dönemde yeniden fiyatlama riskinin görece düşük olması olumlu olarak değerlendirilebilir.
Kısaca, döviz borçların yüksek seyri, TL’nin kırılganlığının gerek iç gerekse de küresel sebeplerle yüksek seyrettiği bu dönemde önemli bir risk yaratmaya devam ediyor. Hazine’nin borçlanma stratejisini sorunsuz uygulama kabiliyeti ve vade/faiz yapısı ise tablonun olumlu yanları.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Fed resesyon ile kalıcı enflasyon arasındaki ince çizgide yürüyor, Avrupa'da borçlanma maliyetleri tarihî düşük seviyede seyrediyor, Hazine'nin borç hacminde tarihî zirve görülüyor.
21 Eyl 2022

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bu hafta hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalarda yoğun bir veri takvimi izlenecek. Yurt içinde Salı günü açıklanacak merkezi yönetim bütçe dengesi ve Çarşamba günü açıklanacak Ağustos ayı Konut Fiyat Endeksi ile Perşembe günü yayımlanacak TCMB Para Politikası Kurulu toplantı özeti ön plana çıkarken, yurt dışında Çarşamba günü açıklanacak Fed faiz kararı ile Perşembe günü İngiltere Merkez Bankası ve Cuma günü Japonya Merkez Bankası tarafından açıklanacak faiz kararları takip edilecek.
14 Eyl 2026

Jeopolitik gelişmeler piyasaların en zor fiyatladığı risklerden biridir. Savaşın ne zaman sona ereceğini, bir zirveden hangi kararın çıkacağını veya seçimlerin siyasi dengeleri ne ölçüde değiştireceğini önceden bilmek mümkün değildir. Buna rağmen jeopolitik haber akışı yatırımcı açısından tamamen öngörülemez bir alan da değil.

Türkiye’de para politikasının yakın vadeli geleceğine dair soru işaretleri, jeopolitik karmaşa ve yansımalar bir yana, makro gündemin ana maddesi olmaya devam ediyor. Dezenflasyon sürecinde izlenen yatay-aşağı görünüm, şirketlerin birikimli finansman ihtiyacı ve enerji fiyatlarındaki oynaklık, Merkez Bankası’nın hareket eğilimine aynı anda ancak farklı yönlerde etkiliyor. 10 Eylül tarihli PPK kararını da bu kapsamda ve daha geniş bir çerçevede okumak gerekiyor.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program'ı açıkladı. Bu programa iki ayrı soruyla yaklaşılabilir. Birincisi iç tutarlılıktır. Büyüme, enflasyon, işsizlik ve bütçe rakamları birbiriyle uyumlu mu? İkincisi dış geçerliliktir. Bu belgelerin geçmişte verdiği rakamlar, kaydedilenle karşılaştırıldığında ortaya nasıl bir sicil çıkıyor?

Ekonomi yönetimi Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi (YTAK) programının limitini Temmuz ayında 750 milyar TL’ye yükseltti. Yakın zamanda açıklanan 2027-2029 Orta Vadeli Programı’nda (OVP) ise katma değeri yüksek, daha küçük ölçekli imalat yatırımları için yeni bir uygulama hazırlanması kararlaştırıldı. Peki finansmanın koşulları neler?



