Metaverse ile dönüşen iş yapma biçimleri


Globalleşmek için Company Global Bu kadar basit. Küreselleşen dünyanın avantajlarından yararlanarak uluslararası pazarlarda şirket kurmak ve sınırların ötesinde şirketinizi büyütmek isterseniz doğru adres: Company Global . Nedir? Yurt dışında şirket kurmak isteyen müşterilerine danışmanlık hizmeti sunan Company Global ; Amerika, İngiltere, Estonya ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi uluslararası pazarlarda var olmak veya işlerini büyütmek isteyen yatırımcılara vergi optimizasyonundan online ödeme ve tahsilata kadar birçok konuda hizmet sunuyor. Neler var? Türkiye’deki en önemli danışmanlık firmalarından biri olan Company Global ; Farklı coğrafyalarda yatırım ve iş ortaklıkları yapmayı düşünen müşterileri için en uygun fırsatları araştırıyor. Müşterilerine yerel pazarlarla en iyi ve verimli ilişkileri kurabilmeleri için gerekli tüm analiz ve ipuçlarını bir araya getirerek sunuyor. Farklı sektörler üzerinde araştırma yaparak işinizle ilgili risk ve durum analizi gibi veri ve raporları hazırlıyor. Uluslararası Stratejik Vergi İncelemesi (USVİ) konusunda uzman çözümler geliştiriyor. Müşterileri için yatırım yapılacak yabancı pazarlardaki vergiler ve vergi sistemlerini en ince ayrıntılarına kadar analiz ederek sunuyor. Atacağınız her adımda ne gibi sonuçlarla karşılaşacağınızı size önceden sunan Company Global’le şimdi bu bağlantı üzerinden tanışarak işinizi büyütmek için gerekli ilk adımı atabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Mevcut iş yapma biçimlerindeki dönüşüm, pandeminin etkisiyle giderek hızlanıyor. Tartışmalar, uzaktan çalışma deneyimine orta ve uzun vadede nasıl geçeceğimiz ekseninde sürüyor. Şirketler ve çalışanlar ise bu dönemde atacakları doğru adımlarla geleceğin iş dünyasını yakalama yarışında. İşte tam da bu noktada, gözler metaverse’ün iş dünyasına getireceği yeniliklere çevrildi.
Metaverse ne vaad ediyor?
Metaverse’ü, sanal gerçeklikten blockchain’e birçok teknolojiyi kapsayan dijital dünyalar ağı ya da daha basit bir ifadeyle internetin üç boyutlu ortamda deneyimleneceği yeni bir sanal dünya olarak tanımlamak mümkün. Bunun iş dünyasına yansımasının öncelikle, fiziki çalışma alanlarının tamamen sanal mecralara taşınması biçiminde olacağı öngörülüyor. Bugün bir ses kayıt mühendisi olduğunuzu, uzaktan çalıştığınız bir modelde dosya gönderimleri veya yazışmalarla işlerinizi sürdürdüğünüzü hayal edin. Metaverse, tamamen sanal bir mecrada müşterilerinizle aynı odada kayıt sürecine dâhil olmanızı vaad ediyor.
Böyle bir kurgu, tamamen sanal bir ortama taşınarak iş yapma pratiklerini kolaylaştırmanın ötesinde işgücü piyasasında yapısal dönüşümleri beraberinde getirmeye de açık:
- Takım çalışması ve iş birliği: Üç boyutlu gerçeklik üzerine çalışan firmalar, yaratacakları sanal ofislerde öncelikle bugünün sosyal iletişim eksikliği problemine çözüm getirmeyi hedefliyor. Çalışanları daha iyi hissettirecek biçimde tasarlanan, koridorlarında yürüyüp karşıdan gelen iş arkadaşınıza selam verebildiğiniz bu sanal ofislerde takım çalışması ve iş birliğinin güçlendirilmesi hedefleniyor.
- Dijital çalışma arkadaşları: Metaverse’de, belirli işleri daha verimli ve katma değerli yapmak üzere gerçek hayatta karşılığı bulunmayan “bot” niteliğindeki dijital bireyler/avatarlar ile çalışmak mümkün. Bugünün yazı ve ses algılayan yapay zeka teknolojileri, bu alanın öncüleri konumunda yer alıyor. Bu gelişme, dijital avatarların düşük nitelikli iş gücünün yerini alması gibi emek piyasasında yıkıcı dönüşümlerin yaşanabileceğine dair önemli bir sinyal niteliğinde.
- Yeniden beceri kazandırma: Üzerine çalışılan konseptlerin daha geniş bir açıyla görselleştirilebildiği, pratik ve hata yapma imkânının sonsuzlaştığı metaverse tabanlı görsel ve interaktif eğitim programları, klasik öğrenme metodlarına kıyasla ön plana çıkıyor. Bu yanıyla iş dünyası öncesi ve süresince tüm eğitim pratiklerinin metaverse ortamında dönüşmesi bekleniyor.
- Yeni bir dijital ekonomi: Son 20 yılda, dijital ekonominin ortaya çıkardığı yeni ekonomik birim ve araçları düşündüğümüzde; metaverse’ün kendi ekonomik birimlerini ortaya çıkarması kaçınılmaz gözüküyor. Tamamen sanal metaverse-yerli işletmelerin ortaya çıkışının iş gücünde yeni görev tanımlamaları getirmesi de bekleniyor.
Mevcut girişimler ne kadar gerçekçi?
Başta Meta (eski adıyla Facebook), Microsoft, Epic Games olmak üzere büyük teknoloji şirketleri şimdiden kendi metaverse’lerini oluşturmak için çalışmalar yürütüyor.
10 milyar dolarlık yatırımla şirketler arası yarışı başlatan Meta, oluşturacağı metaverse ortamına destek olması için önümüzdeki beş yıl içerisinde Avrupa’dan en az 10 bin yeni çalışanı istihdam etmeyi planlıyor.
Bill Gates’e göre ise iki ya da üç yıl içerisinde iş görüşmeleri metaverse’e taşınacak. Microsoft, metaverse projeleri için şimdiden 70 milyar dolar harcadı.
Büyük şirketlerin gerçekleştirdiği yatırımlar gelecekte sürekliliği olan bir sanal dünya deneyimi fikrine inancı artırıyor. Sanal gerçeklik teknolojilerinde yaşanan ilerlemeler ve artan NFT satışları da bu inancı destekliyor. Ayrıca metaverse’e mevcut bilgisayar ekipmanlarımıza kulaklık, gözlük ve eldiven gibi basit eklemeler yaparak dâhil olabileceğimiz de öngörülüyor. Öte yandan, metaverse fikrinin henüz çok erken bir safhasında olduğumuzu vurgulayan argümanlar da var. Gelişmiş bir dijital dünya için şimdiden çok maliyetli yatırımlar gerektiren güvenilir ve ileri teknolojili bağlantılara ihtiyacımız olduğu düşünülüyor. Ayrıca erişilebilirlik, veri güvenliği ve gizlilik gibi noktalarda da metaverse, yolun çok başında gözüküyor.
İş gücü piyasasını bekleyen asıl tehdit ne?
Mark Zuckerberg’e göre metaverse’ün getireceği yeni çalışma biçimleri, yaratılan sanal ofisler (infinite office) ve yeniden şekillenen dijital ekonomiden kaynaklanacak. Pandemi döneminde evden çalışmanın getirdiği uzun çalışma saatleri ve güvencesizlik tartışmaları üzerine bu konunun sınırsız ofisler ile nereye varabileceği de belirsiz duruyor. Uzaktan çalışanlar için çok daha interaktif ve iş birliğine dönük bir model ve dünyanın her yerinden iş gücüne açık bir pazar sunsa da metaverse’ün iş gücünün ucuz olduğu ülkelerde dış kaynak kullanım (outsourcing) kapasitesini artıracağı düşünülüyor. Bu da güvenceli çalışma koşullarının tam anlamıyla ortadan kalkması adına bir endişe uyandırıyor. .
Bizi neler bekliyor?
Hayalini kurduğumuz firmalarda, hem de ofis ortamında, çalışabilmek, dünyanın her yerindeki etkinliklere yerinde katılabilmek ya da sevdiğimiz oyunları bizzat o sanal ortamlarda deneyimleyebilmek hepimizi şimdiden heyecanlandırıyor. Henüz ilk adımları atılıyor ve bizi neler neler beklediğine dair net bir kurgu sunmak çok zor olsa da olsa metaverse’ün getireceği yapısal dönüşümü de şimdiden kurgulamak gerekiyor. Söz konusu özellikle iş dünyası ve çalışma biçimleri olduğunda çok daha katmanlı ve rekabetçi bir gelecek bizi bekliyor gibi görünüyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
İki dev teknoloji şirketi Facebook ve Microsoft, kısa vadede büyük maliyetlere katlanarak metaverse evreninin gelişmesinde öncü olmayı planlıyor. Peki, metaverse yarışını kim önde götürüyor?
27 May 2022

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Gün bittiğinde o yapılacaklar listesindeki bütün tikleri atmış olmak profesyonel hayatın gereği olabilir. Müşterinizin, yöneticinizin memnuniyeti elbette önemli… Ancak bir şekilde kendi düşüncelerinizle baş başa kalma lüksünü bulabildiğiniz bir an olursa kendinize şu soruyu sorabilirsiniz: "Bugün sadece önüme yığılan işleri mi erittim, yoksa ortaya gerçekten bana ait bir şeyler koyabildim mi?"

Polaroid, üst üste ikinci yaz kampanyasını da yapay zeka karşıtı hissiyata ayırdı. Markanın sahillerdeki billboardlara yerleştirdiği reklamları "Veri merkezleri hepsini içip bitirmeden gidip denize atla" diyor; "yapay zekanın parmaklarımızın arasındaki kumu üretip üretemeyeceğini" sorguluyordu. Peki teknoloji liderlerinin kendilerini "tastewashing" ile yeniden paketlemeye çalıştığı bir dönemde markaların yapay zekayla mesafesi nasıl inandırıcı olur?

Ticaret Bakanlığı, yerli üretimi desteklemek ve cari açığı azaltmak amacıyla pek çok ithal üründe ek gümrük vergisi oranlarını artırdı. Her ne kadar bu düzenlemeler iç pazarda Çin ürünlerinin oluşturduğu haksız rekabetten kaynaklanan dezavantajları gidermeye yönelik olsa da, tüketiciye etkisinin zam olarak yansıyacağı beklentisi hâkim. Kur baskısıyla ithalatın üretmeye göre daha avantajlı olduğu Türkiye’de alınan bu kararların enflasyonla mücadeleye, cari açığın düşürülmesine ve yerli üretime etkileri ne olacak?

Türkiye’de kurumsal dönüşüm yönetimi denince akla ilk gelen isimlerden biri olan Burhan Karaçam’ın "Değişim, İnsan, CEO" kitabı, yakın zamanda okuruyla buluştu. Yeni kitabı vesilesiyle Aposto editörleriyle biraraya gelen Karaçam, yöneticilik serüveninden çıkardığı en önemli dersleri ve geleceğin yöneticilerine tavsiyelerini paylaştı.

Yıllarca bir girişimin ciddiyetini ölçmenin en kestirme yolu ekip büyüklüğüydü. "Kaç kişisiniz?" sorusu aslında "Ne kadar gerçeksiniz?" demekti. Yapay zeka, bu denklemi sessizce bozdu. Bugün en hızlı büyüyen şirketlerin bazıları, bir toplantı odasına sığacak ekiplerle yönetiliyor. Peki küçük bir ekip nasıl büyük iş çıkarıyor ve bu modelin görünmeyen bedeli ne?



