Milei'nin şok terapisi Arjantin'e çare oldu mu?

EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Arjantin halkı 2023 yılında 1990’lardan bu yana belki de altıncı ekonomik krizini tecrübe ediyordu. Yüksek enflasyon, %50’lere yaklaşan yoksulluk oranı ve devlet bütçesini ciddi anlamda zorlamaya başlayan mali darboğazın ardından Arjantin halkı bu sefer farklı bir yol denemeyi seçti ve 2023 Aralık’ta ilgi çekici radikal figür Javier Milei’ye yetki verdi. Peki Milei’nin şok terapisi Arjantin’de ne kadar başarılı oldu?
Arjantin ekonomisi: Büyük bir düş kırıklığı
2023 yılına gelindiğinde Arjantin ekonomisi, ülke insanı için büyük bir düş kırıklığı haline gelmiş durumdaydı. Yaklaşık 20 yıldır ekonomik olarak bocalayan ülke ekonomisi, 2023’te son yılların en kötü noktalarından birine gelmiş ve alınan tedbirler bir türlü işe yaramamıştı. Ülkede yıllık enflasyon %200’ün üzerine çıkmış, aylık enflasyon çift haneli düzeye ulaşmış, yoksulluk oranı ise %40’ı aşmıştı.
1990’lardan bu yana sabit kur rejimi uygulayan ülkenin döviz piyasası da kaosa teslim olmuştu. Döviz kıtlığı nedeniyle bireysel kullanım için resmî kurdan ayda yalnızca 200 USD’lik bir alım yapılabiliyordu ve bu alımlar %7,5’luk ağır bir vergiye tâbiydi. Döviz birikimi ya da kullanım amacıyla USD almak isteyen bireyler karaborsadan resmî kurun en az üç katı para ödeyerek alım yapmak zorundaydı. Ancak özellikle belirli sektörlerde faaliyet gösteren firmalar için bu kısıtlamaların çoğu uygulanmıyordu ve değerinin çok altında döviz enjeksiyonları ülkedeki döviz rezervlerinin daha da azalmasına neden oldu.
Kasım 2023’te ülkenin brüt döviz rezervleri 17,5 milyar USD ile 2004 yılından bu yana en düşük seviyesine gerilemişti ve net uluslararası rezervlerin eksi seviyede olduğu hesaplanıyordu. Aynı dönemde hükümet borcu/GSYH oranı da %155,4 ile ülkenin en şiddetli ekonomik krizini yaşadığı 2002’den bu yana en yüksek seviyeye çıkmıştı ve bu durumla ilgili acil önlem alınması gerekiyordu.
Arjantin halkı yıllardır kötü ilerleyen ekonomik gidişattan sıkılmıştı; radikal kararlar istiyordu. Tam olarak istedikleri oldu ve radikal kararlar alacağını iddia eden anarko-kapitalist Javier Milei, 2023 Kasım’da düzenlenen başkanlık seçiminin ikinci turunda oyların yaklaşık %56’sını alarak Arjantin Devlet Başkanı seçildi.
Teşvik yanlısı, bürokrasi karşıtı politikalar
10 Aralık 2023 tarihinde yemin ederek göreve başlayan Milei hükümetinin ilk yaptığı iş olması gereken seviyenin çok altında fiyatlanan USD/ARS paritesini düzeltmek oldu. Yaklaşık %50’lik bir devalüasyonla pariteyi 366’dan 801’e yükselten Milei hükümeti, ileriki aylarda da yaptığı küçük devalüasyonlarla ülkenin döviz piyasasını nispeten düzene soktu. Bu dönemde ülkenin brüt döviz rezervleri de yaklaşık 4,4 milyar USD’lik bir iyileşme ile 21,9 milyar USD’ye yükselmiş olsa da hâlâ tarihî düşük seviyelerde seyrediyor.
Seçim öncesi vaatlerinden bir tanesi “merkez bankasını kapatmak” olan Milei, bu vaadini elbette hayata geçirmedi ve aksine merkez bankasını etkin bir biçimde kullandı. Milei’nin göreve gelmesinin ardından Arjantin Merkez Bankası, 11 aylık süreçte politika faizini toplamda 7 bin 100 baz puan düşürerek %35’e kadar indirdi. Milei hükümeti enflasyonla mücadeleyi daha çok maliye politikası ile yürütmeyi tercih etti.
Bakanlıkları kapatacağını ve federal bürokrasiyi “doğrayacağını” iddia eden Milei, göreve gelmesinin ardından 19 olan bakanlık sayısını 9’a düşürdü ve on binlerce kamu çalışanını işten çıkardı. Geçmiş dönemde ulaşım ve akaryakıt için verilen sübvansiyonlar da kaldırıldı. Ülkenin ulusal istatistik ofisine göre hükümet harcamaları, 2024 yılının ikinci çeyreğinde Arjantin pesosu bazında 2020 yılından bu yana en düşük seviyeye gerilerken, hükümetin vergi gelirleri Mayıs ayında 13,4 trilyon Arjantin pesosu ile rekor seviyeye ulaştı ve bu dönemde Arjantin devleti uzun zaman sonra ilk kez bütçe fazlası verdi.
Kendini anarko-kapitalist olarak tanıtan Milei, ülke içinde deregülasyona ve bürokrasiyi küçültmeye yöneldi. Özellikle turizm, eczacılık ve dış ticaret gibi sektörler için uygulanan 300’den fazla regülasyonu kaldırma hedefi belirlendi. Deregülasyon için büyük şirketlerin bölgeler arasında faaliyet göstermesini kolaylaştırma, bürokrasiyi azaltma, işyeri kurulumunu kolay hale getirme, lisans alımını kolaylaştırma ve işletme maliyetlerini azaltmayı amaçlayan bir çerçeve çizildi.
“Devleti küçültme” planı kapsamında ulaşımdan enerjiye kadar pek çok sektörde faaliyet gösteren 41 devlet işletmesi için özelleştirme planları hazırlandı ve 200 milyon USD üzerindeki yatırımlara vergi muafiyeti sağlanacağı açıklandı. Milei’nin planlarını açıklamasının ardından ülkeye yaklaşık 745 milyon USD tutarında doğrudan yabancı yatırım geldi.
Görünen o ki, açıklanan politika hedefleri ve uygulamalar özel sektör için bir nebze faydalı oldu. Ülkedeki sanayi üretiminde Nisan 2023’ten bu yana süren aylık bazda daralma serisi, Şubat ayındaki sınırlı artışla son buldu. Temmuz ayında ise sanayi üretimi aylık bazda %7,5 ile beklentilerin üzerinde büyüyerek Haziran 2020’den bu yana en hızlı artışını kaydetti. O tarihten bu yana üretimde aylık bazda artış serisi sürüyor. Ancak bu noktada, ülke ekonomisinin hâlâ 2023’ün son çeyreğinden bu yana resesyonda olduğunu da not etmekte fayda var. Üçüncü çeyrek verileri belki bir miktar iyileşmeye işaret edebilir.
Milei’nin programından en kötü etkilenen kesim ise yoksullar ve ücretliler oldu. Ülkenin ulusal istatistik ofisi verilerine göre Milei’nin göreve geldiği tarihten bu yana ülkedeki işsizlik oranı 1,9 puan artışla %7,6’ya yükseldi ve istihdam oranı da 1,0 puan gerileyerek %44,8’e düştü. Bu dönemde ülkedeki yoksulluk oranı da, çoğunlukla yoksulluk sınırındaki insanların faydalandığı devlet sübvansiyonlarının kesilmesi nedeniyle 11,2 puanlık keskin bir artış göstererek %52,9’a yükseldi.
Bu noktada enflasyon tarafında da işler tam olarak zannedildiği kadar iyi gitmiyor. Milei’nin göreve geldiği Aralık 2023 döneminde %211,4 olan yıllık enflasyon oranı, 2024 Nisan ayında %292,2’ye kadar yükselerek zirve seviyesine ulaştı. Bu noktadan itibaren gerilemeye başlayan manşet enflasyon, Aralık 2023 seviyesinin altına ancak Eylül ayında inebildi ve şu anda da %193,0 düzeyinde yer alıyor. Aylık enflasyon tarafında ise Aralık 2023’teki %25,5 düzeylerinden %2,7’ye kadar inilerek nispeten bir başarı sağlanmış durumda diyebiliriz.
Türkiye’nin Milei’si: Besim Tibuk
Javier Milei’ler yalnızca bir kişi değil. Dünya üzerinde kendini “anarko-kapitalist” ya da “klasik liberal” olarak tanımlayan pek çok siyasetçi, Milei’ninkilere benzeyen vaatler verdiler. Bu politikacılardan bir tanesi de ülkemizde siyaset yapmış bir isimdi: Besim Tibuk.
Tibuk 90’lar siyasetinin en renkli kişiliklerinden biri olarak biliniyordu. Partisi Liberal Demokrat Parti (LDP) ile devletin sınırlanması, özgürlüklerin artırılması ve deregülasyonların hayata geçirilmesi gibi hedefler belirlemiş ve bu hedefler doğrultusunda yalnızca üç çeşit verginin uygulanması, gelir vergisinin %10’la sınırlanması, bazıları dışında tüm devlet kurumlarının özelleştirilmesi ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın kapatılması gibi uçuk vaatler vermişti.
Tibuk katıldığı bir TRT yayınında, “Ne varsa satacağız, bu TRT’yi de satacağız, bunu da bilin!” demiş, bir gecede 100 bin memuru işten atacağını söylemiş, "Devlet 'benim görevim halka hizmettir' dediği anda hapı yuttunuz. Aman hizmet etme yaklaşma demeniz lazım" gibi açıklamalar yapmıştı. Kendi yazdığı ekonomi kitabının dünyanın en iyi ekonomi kitabı olduğunu söyleyen Tibuk, futbolda ofsaytı kaldırmak ve Ankara’daki siyasetçileri maaşlarını ödeyip temelli tatile göndermek gibi vaatlerde de bulundu.
"Türk halkı devletin harcadığı paranın kendi parası olduğunu hâlâ bilmiyor yahu! Hâlâ 'devlet yapıyor' diyor, hoşuna gidiyor. O senin paran be! Batıyor paran!"
90’larda Türkiye ekonomisinin şu anki Arjantin ekonomisine benzer bir durumda olmasına rağmen Tibuk ve LDP halkta Milei kadar karşılık bulmadı. LDP girdiği ilk genel seçim olan 1999 genel seçimlerinde %0,4 ile beklentilerin çok altında oy aldı. Bir sonraki seçim olan 2002 seçiminde de LDP’nin %0,3 oy alması üzerine Tibuk partiden istifa etti ve siyaseti bıraktı.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Yurt içinde Goldman, Deutsche ve OECD gibi kurumlardan gelen raporlar incelenirken, TCMB'nin açıkladığı REDK verileri de dikkat çekti. Açıklanan verilere göre Yİ-ÜFE bazında döviz kuru son 8 yılın zirvesine çıktı.
05 Ara 2024

YAZARLAR

Emircan Yaman
Piyasalar ve Finans Editörü

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Ortaya çıkan tablo, daha az konuşan ancak şeffaflıktan ödün vermeyen, iletişimini daha sade metinlerle kuran, piyasaya daha az yönlendirme yapan fakat hedefleri konusunda daha kararlı ve kurumsal açıdan daha disiplinli bir merkez bankası modeline işaret ediyor.

Türkiye'nin en büyük dış ticaret fazlası veren sanayi kollarından tekstil ve hazır giyim sektörü, 2025 yılını 26,2 milyar dolarlık ihracatla kapattı. Doğrudan 845 bin, dolaylı etkileriyle birlikte yaklaşık 2 milyon kişiye istihdam sağlayan sektör, 2022'de ulaştığı zirveden bu yana tarihinin en sert daralmalarından birini yaşıyor. Konuyla ilgili sunum yapan TGSD yönetimi, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'na sunulan üç aşamalı strateji haritasının ayrıntılarını paylaştı.

Bu hafta hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalarda veri akışı güçlü. Yurt içinde Fitch değerlendirmesi ve cari denge, yurt dışında ise ABD TÜFE ön planda olacak.
13 Tem 2026

Küresel ekonomide bir taraftan savaşın yarattığı belirsizliği ve bunun başta petrol ve altın fiyatları olmak üzere finansal piyasalardaki yansımalarını izlerken, diğer taraftan özellikle yapay zeka alanında yaşanan olağanüstü teknolojik gelişmelerin önümüzdeki dönemde ekonomik hayata nasıl yansıyacağını anlamaya çalışan bir piyasa dinamiğiyle karşı karşıyayız.

20.yy çeliğin yüzyılıydı; 21.yy ise elektriğin yüzyılı olacaktır. Elektrodevlet, gücünü fosil yakıtlardan değil, elektriğin kendisinden alarak bunu bir kalkınma, nüfuz ve düzen kurma aracına dönüştüren devlet tipidir.




