📣 MIX Festival by %100 Müzik’in bu yılki programı açıklandı

DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Yaz mevsiminde yolun yarısını çoktan geçtik. Gözümüz artık yılın son bölümündeki konser takvimine kaymaya başladı. Sonbaharı mekânların sezon açılışlarıyla kucaklamaya ve 33. Akbank Caz Festivali ile şehrin caz hâline talip olmaya hazırlansak da yılın sonuna gülümseten etkinlikler bırakmak hiç fena olmaz.
Daha önce 3-4 Kasım tarihlerinde yedinci defa Zorlu PSM’yi festival alanına dönüştüreceğini duyuran MIX Festival by %100 Müzik, merakla beklenen programından detayları paylaştı. Pazar günü +1 Sunar: Gezgin Salon Festivali’nde sahne alan ve daha sosyal medya akışımızdan fotoğrafları kaybolmayan Warhaus, geçtiğimiz yıl önce Zorlu PSM’de sonra Klein Phönix’te sahne alan son dönemin bankosu Kid Francescoli ve dans tezgahını geçtiğimiz yıl Babylon Soundgarden’a açan Weval festivalin öne çıkardığı isimler oldu.

MIX Festival by %100 Müzik
Ancak MIX Festival by %100 Müzik’in alametifarikası headliner’ları değil, aksine adını çokça duymadığımız, yolu daha önce Türkiye’ye konser vermek için düşmemiş isimler. Geçtiğimiz yıl Opus Kink ve Thomas Guerlet, bu açıdan mutluluk vericiydi. Bu seneki programda da Tamino’dan romantik prens ünvanını almaya niyetli Cosmis Crooner, Brüksel merkezli havalı topluluk ECHT!, Boiler Room doktoralı Jayda G, Hollanda’nın veteran pop starı Benny Sings, Doğa İçin Çal’ın Avrupa ayağı Kwoon, bu sene Glastonbury'den mezun olan Los Bitchos ve üzerine bolca Sydney güneşi almış elektro-pop ikilisi Two Another, festivalin bu misyonunu gururla taşıyacak.
Programın sonuna “Ve daha fazlası…” ibareti yerleştiren ve şimdilik headliner’larını ikiye bir bırakan MIX Festival by %100 Müzik’ten yeni ve heyecan verici isimler duymamız olası. Festivalin satışta olan biletlerine buradan ulaşabilirsin.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Yaşlanmakla yaşlı rolünü oynamak birbirinden farklı şeyler. Yaşlanacağız. Bedenimiz değişecek. Fakat bedenimizin değişmesiyle kişiliğimizin, arzularımızın ve dünyayla kurduğumuz ilişkinin belirli bir kalıba sokulması arasında da zorunlu bir bağ yok. Yaşlanmaktan korkanlar için üç kitaplık bir reçete.

Charlotte Wells’in "Aftersun", Joachim Trier’in "Sentimental Value" ve Rodrigo Sorogoyen’in "El ser querido" filmleri, baba-kız ilişkisinin üç farklı dönemine ve üç ayrı duygusal biçimine bakıyor. Birinde geçmişe dönerek babasını anlamaya çalışan bir kız, diğerinde geçmişin yükünü bugünkü ilişkilerine taşımış iki kız kardeş, bir diğerindeyse yıllar sonra yeniden karşılaşıp eski hesapları açan bir baba-kız.

Lance Oppenheim’ın yeni filmi "Primetime" Chris Hansen’ın televizyon dünyasını güçlü oyunculuklarla yeniden kurarken reyting hırsının insani bedellerini ve gösterinin etik sınırlarını incelemekte yüzeysel kalıyor.

Kültürel mirası turizmin hizmetine sokmak başka şey; turizmi kültürel mirasın daha derin ve daha sürdürülebilir biçimde deneyimlenmesine aracılık edecek şekilde tasarlamak başka. İkisini birbirine karıştırdığımızda eser kolayca bir logoya, bir hediyelik eşyaya veya sosyal medyada tüketilen bir görsele dönüşebilir.

Ölenlerin eşyalarını dağıtıyoruz ama telefonlarımızda sesleri, mesajları, görüntüleri kalıyor. Sandra Wollner’ın "Her Defa" filminden hareketle, kapıya konan ayakkabılardan cevap beklediğimiz mesajlara uzanan yas hâlleri üzerine düşünceler.



