Moda sektörüne "şimdi, hemen" harekete geç çağrısı

Eşit temsiliyet ve sürdürülebilirlik adımları
Moda sektörüne "şimdi, hemen" harekete geç çağrısı

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

"Şimdi, hemen" harekete geç diye bağırıyor dünya. Sektör, kendisi için büyük dünya için küçük adımlar atmayı sürdürüyor. Peki bu küçük adımlarla nereye kadar? Düşünüyoruz. 

Şimdi, hemen!

Çevreci aktivist grup, Extinction Rebellion, Fashion Act Now kampanyalarıyla lüks moda markalarını "şimdi, hemen" harekete geçmeye çağırıyor. 

XR kimdir?: Extinction Rebellion, kısaca XR, 2018’de kurulan kısa zamanda dünyanın farklı noktalarında destek bulan çevreci bir hareket. Devletlerin, iklim krizi sebebiyle olağanüstü hâl ilan ederek karbon emisyonunu 2025’e kadar sıfıra indirmelerini talep ediyor. Birçok protesto yürüyüşü ve çeşitli kampanyalar düzenleyen XR, şimdilerde moda dünyasına yaptığı açık çağrıyla sektörü gerçek anlamda harekete geçmeye davet ediyor. 

Fashion Act Now: XR, başlattığı kampanya kapsamında yayımladığı filmde; Virgil Abloh, Stella McCartney, Marc Jacobs, Anthony Vaccarello ve Alessandro Michele gibi lüks moda markalarının kreatif direktörlerine hareket geçmek için neyi beklediklerini soruyor. Kampanyayla moda sektörüne hakim olan, dünyanın kaynaklarını sömüren bir üretim anlayışından doğal olanı işleyen ve iyi bir gelecek için çaba sarf eden bir anlayışa geçilmesi gerektiğini vurguluyorlar. Bununla birlikte büyümeyi ve rekabeti temel alan sistemi kınıyor, markaların sürdürülebilirlik hedeflerini daha erken tarihlere çekmesini talep ediyorlar. Kreatif direktörlerin henüz buna bir dönüşü olmasa da ağırdan aldıkları sürdürülebilirlik sürecini hızlandırmaya ne kadar istekli olacakları koca bir soru işareti. 


Tek taraflı temsil

Son yıllarda, birçok marka eşit temsiliyet için defilelerinde ve koleksiyonlarında çeşitliliğe önem verir hâle geldi. Geçtiğimiz hafta ilk defa Versace podyumunda yer alan plus-size modellerden bahsetmiştik. Sektör bu alanda kadınlar için yavaş da olsa bir ilerleme kaydediyor, peki ya erkekler? Plus-size erkek modeller ne kadar karşımıza çıkıyor? Rihanna’nın markası Savage x Fenty bu konuda harekete geçenler arasında. 

Çeşitlilik önemli: Rihanna’nın 2017’de kurduğu, defileleriyle ilgi çeken markası Savage x Fenty, çeşitliliği kucaklayan yaklaşımıyla da öne çıkıyor. Podyumda ağırladığı modelleriyle bunun altını çizen marka şimdi spot ışığını erkeklere tutuyor. Markanın yeni satışa çıkan erkek kapsül koleksiyonu kapsamında yer verdiği plus-size modeller tüketicilerden aldığı yorumlarla farklı vücut tiplerinin sektörde temsiliyet problemi yaşadığının bir kez daha altını çizmiş oldu. 

“Erkek dediğin”: Yine bu sektör tarafından idealleştirilen kadın bedenini şimdilerde aşmaya ve her kadın figürünü yeterince temsil etmeye odaklanan moda sektörü, erkekleri bu konuda kapı dışarı bırakıyor. Kadınlar kadar olmasa da idealize edilen erkek bedeninin de büyük bir baskı ve özgüven problemi yarattığı bir gerçek. Bu soruna en az kadınların yaşadığı sorunlar kadar ışık tutulması ve erkeklerin “eşit temsiliyet” meselesine dâhil edilmeleri etik ve adil bir moda sektörü için büyük önem taşıyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

AngstAngst

BÜLTEN SAYISI

"Şimdi, hemen" harekete geç!

Beyaz perdede moda, Kenzo'ya veda, Pantone "Period"

11 Eki 2020

"Şimdi, hemen" harekete geç!

YAZARLAR

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

AngstAngst

HİKAYE

Kiminle, nerede, ne zaman, nasıl: Karşılaşmalarımızı kim tasarlıyor?

Bir zamanlar hayatın akışı içinde kendiliğinden gerçekleşen karşılaşmalar giderek programlanan, paketlenen ve satın alınan hizmetlere dönüşüyor. Kiminle, nerede ve nasıl karşılaşacağımızı belirleyen sosyal altyapılar artık teknoloji şirketleri, hospitality sektörü ve üyelik sistemleri tarafından şekillendiriliyor. Peki daha pürüzsüz bir sosyal yaşam uğruna farklı olanla karşılaşma ihtimalinden tümden vazgeçiyor olabilir miyiz?

Elif Bayram

·

25 Ağu 2026

Kiminle, nerede, ne zaman, nasıl: Karşılaşmalarımızı kim tasarlıyor?
AngstAngst

HİKAYE

Ara beni lütfen: İletişimin dikenli gül bahçesinden yapay çime nasıl geçtik?

Bir zamanlar birbirimizin sesini duymak için telefon açıyorduk; şimdi aramadan önce mesaj atıyor, sesli mesajlarımızı telefona dikte ettiriyor, mesajı anlamayınca yapay zekaya soruyor, cevabı da ona yazdırıyoruz. İletişim hiç olmadığı kadar hızlı ve kolay hâle gelirken birbirimizi dinlemek külfete dönüşüyor; arada da makineler bizi dinliyormuş gibi yapmayı öğreniyor.

Sinem Dönmez

·

22 Ağu 2026

Ara beni lütfen: İletişimin dikenli gül bahçesinden yapay çime nasıl geçtik?
AngstAngst

HİKAYE

Kapitalizm yatağımızda: Mükemmel uyku peşinde koşarken uykusuz kalmak

Akıllı saatler ve uyku takip cihazları, dinlenmeyi puanlanması, optimize edilmesi ve başarılı olunması gereken bir projeye dönüştürdü. Oysa ki uyku, insanın kontrolü elinden bırakmadan yapamadığı az sayıdaki şeyden biri: Kovaladıkça kaçıyor, ölçtükçe bozuluyor, üzerine titredikçe nevroza dönüşüyor.

Ümit Alan

·

21 Ağu 2026

Kapitalizm yatağımızda: Mükemmel uyku peşinde koşarken uykusuz kalmak
AngstAngst

HİKAYE

Dijital çağ kolonyalizminin yeni adı: Plastik atık sömürgeciliği

Akdeniz bölgesi ağırlıklı olmak üzere Türkiye’de her geçen yıl plastik atık ithalatı sorunu büyüyor. Başta Birleşik Krallık olmak üzere Avrupa’dan ithal edilen plastik atık miktarı 500 bin tona ulaşırken sahillerdeki mikro plastik sorunu büyüyor. İlk kez 1989’da gündeme gelen ancak son yıllarda yaygın kullanılan “atık sömürgeciliği” kavramı The Guardian’da yer alan bir haberde Türkiye için kullanıldı.

Pelin Cengiz

·

17 Ağu 2026

Dijital çağ kolonyalizminin yeni adı: Plastik atık sömürgeciliği
AngstAngst

HİKAYE

Ödünç tercihler: Çok şey seçiyoruz, peki ne kadarına biz karar veriyoruz?

Arkasında ailesinin beklentileri, sınıfsal konumu, yaşadığı yer, aldığı eğitim, aile sermayesi, geleceğe ilişkin endişeleri olan, tercih formunun üzerinde adı yazan kişiyi düşünelim. Tercihi yapan el onun olabilir; peki o eli yönlendiren hayal, arzunun ne kadarı ona ait? Hayallerimiz, tercihlerimiz, arzularımız ne kadar bizim? Soruyu daha kökensel bir yerden soralım: İçimizde tercih yapan o “kişi” kim?

Metin V. Bayrak

·

16 Ağu 2026

Ödünç tercihler: Çok şey seçiyoruz, peki ne kadarına biz karar veriyoruz?