Isabel Muñoz: Yeni Bir Hikâye - Göbeklitepe ve Çevresinden Fotoğraflar


Cumhuriyetin 100. yılına armağan: Yaşasın Cumhuriyet! sergisi Yaşasın Cumhuriyet! İş Sanat ’ın koordinasyonunda hazırlanan, küratörlüğünü 19. ve 20. yüzyıl Türkiye iktisadi ve sosyal tarihi, kurum ve girişimcilik tarihiyle ilişkin çalışmalarıyla bilinen Dr. Öğr. Üyesi Murat Koraltürk ’ün üstlendiği Yaşasın Cumhuriyet! Atatürk Döneminde İktisadi Bağımsızlığın İlk Adımları sergisine davetlisin. Nedir? Mustafa Kemal Atatürk’ün “Siyasi ve askeri zaferler ne kadar büyük olursa olsun, iktisadi zaferle taçlanmazsa sonuç kalıcı olamaz.” sözünden hareketle ve elbette Cumhuriyetin 100. yılını coşkuyla kutlamak üzere hazırlanan sergide iktisadi ve sosyal hayatın kalkınmasına mercek tutuluyor. Nerede? Türkiye İş Bankası Müzesi , Eminönü Ne zaman? Yıl sonuna kadar pazartesi günleri hariç her gün ücretsiz ziyaret edebilirsin. Neden gitmeli? Başta Türkiye İş Bankası Müzesi arşivi olmak üzere pek çok farklı arşiv ve aile yadigârlarından ödünç alınan 2 bini aşkın belge, fotoğraf, film ve nesneyle Cumhuriyetin kuruluş yıllarında sağlık, eğitim, tarım, ulaşım, bankacılık, sanayi gibi konu başlıkları kapsamlı bir şekilde ele alınıyor. Siyasi bağımsızlığını kazanan Türkiye’nin iktisadi bağımsızlığını inşa edişini yakından incelemek için sergiyi ziyaret edebilir ve detaylı bilgiyi burada bulabilirsin. İş Sanat etkinliklerini kaçırmamak için @issanat ’ı takip edebilirsin.
Daha fazlasını öğren →
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
- Nedir? Kişisel sergi. Dünyanın en eski kült alanı olabileceği düşünülen Göbeklitepe’ye Isabel Muñoz’un fotoğraflarıyla bakıyoruz.
- Nerede? Pera Müzesi
- Ne zaman? 17 Eylül’e kadar
- Neden gitmeli? Pera Müzesi, İspanyol fotoğrafçı Isabel Muñoz’un Göbeklitepe ve çevresindeki arkeolojik alanları çektiği fotoğrafları ilk kez İstanbul’da izleyiciyle buluşturuyor.
- Not almalı: Muñoz’un fotoğraflarıyla Türkiye’nin en önemli arkeolojik alanlarından Göbeklitepe, Karahantepe ve Sayburç’ta görsel bir yolculuğa çıkarken gizem, köken ve sonsuzlukla ilgili soruların peşinden giden sanatçının peşine düşüyoruz. Büyülü ve görkemli bir alana saygı duruşu niteliğindeki fotoğraflarda Göbeklitepe ve çevresindeki bilinmeyenleri, efsunlu ve sanatsal görüntüleri, anıtsal megalitleri görüyoruz. Farklı kültürlerin doğasına, estetiğine, yaşam biçimlerine kucak açan bir bölgenin görselliğinin yanı sıra görünen ve görünmeyen hikâyelerine şahitlik ediyoruz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu ay şehri saran sergiler arasında Bir Balıkmışım Bacakları Olan, Ringin Ortasında, Onun ve daha niceleri var.
03 Eyl 2023

YAZARLAR

Aposto İstanbul
İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Sirkeci’de, İstanbul’un en yoğun geçiş noktalarından birinde yükselen Sanasaryan Han, bugün "lüks otel" olarak işletiliyor. Ancak binanın hikayesi bir otelden çok daha fazlası: Bir Ermeni vakfı, devletleşen bir mülkiyet, siyasi tutukluluk hafızası ve yarım asrı aşan bir hukuk mücadelesi...

Bayramda arabasız gezmek, çoğu insana külfet geliyor. Azalan otobüs seferleri, artan yolcu sayısı, belli semtlere gitmenin işkenceye dönüşmesi bayram gezmesinin olmazsa olmazları. Öte yandan ücretsiz bayram otobüsleri, sabahın nurunda kalkıp işe gidenler, bu yüzden şehri ancak bayramdan bayrama keşfedenler, iki kuruş harçlıkla hayatını idame ettirmeye çalışan kadınlar, denizi görmeden büyüyen çocuklar, çocuklarına denizi göstermek için bayramı bekleyen aileler için biraz da.

İstanbul, bitkileri ve kokularıyla geçmişin ve bugünün birlikte yaşadığı bir hafıza bahçesidir. Kimileri meşhur bir lavanta kolonyasının ferah kokusuyla büyümüştür; kimileri Tokatlıyan Han’ın önünden geçerken tanıdık bir lavanta esintisini bugün hâlâ duyar. Ve bazen, İstanbul sadece kokusuyla hatırlanır.

İstanbul'da lale sevgisinin kökenleri çok eski zamanlara kadar uzanıyor. Türklerle birlikte Orta Asya'dan çıkıp Anadolu'ya ve İstanbul'a ulaşan lale, bahçelerimizden evlerdeki vazolara, geleneksel el sanatlarından edebiyata hep baştacı ediliyor. Hazır mevsimi gelmişken lalenin tarihinden bugüne uzanan renkli bir yolculuğa çıkıyoruz.

Bir devleti, kendi çağında kendine verdiği adla mı anmalıyız, yoksa sonradan yakıştırılan adla da anabilir miyiz? Bu sorunun tek bir doğru cevabı yok. Ancak şunu bilmeden sağlıklı bir tartışma yürütülemez: Bizans, Doğu Roma’nın kendine verdiği bir ad değildir. Bu da bizi daha büyük bir soruya götürür: Tarihi kim anlatıyor, hangi kelimelerle ve neden?



