Bir yas güncesi

Angel Olsen'ın son albümü Big Time, kelime oyunlarının peşine düşmeyen cesur bir kadının güncesi olarak karşımızda.
Bir yas güncesi

24 Haziran - HaHa Kafe - Duende
HaHa Kafe ile birlikte

İstanbul’un zengin çay-kahve kültürünü HaHa Kafe ’de deneyimliyoruz Bugünün bültenine tam da Duende okurunun sevdikleriyle vakit geçirirken ayrı; kulağında kulaklığıyla kendi başına zaman geçirirken ayrı keyif alacağı bir mekânı konuk ediyoruz. Türk çayını ve kahvesini tüm dünyayla paylaşmak amacıyla bu yılın başında kapılarını açan ve yakında İstanbul’da farklı şubelerde hizmet vermeye hazırlanan HaHa Kafe , herkesi kahvesini, fırınından günlük olarak çıkan taptaze tatlılarını ve Premium Tirebolu Türk Çayı HaHa Tea 'yi denemek için Nişantaşı’na davet ediyor. HaHa Tea: Geleneksel Türk çayının bergamot aromasını hakkıyla damaklara taşıyan HaHa Tea, Türkiye’nin kadim çay kültürünü tüm dünyaya tanıtmanın gururunu paylaşıyor. Yüzyıllar önce Tirebolu’nun verimli topraklarında yetiştirilip demlenen çayın eşsiz rengi özenle korunarak HaHa Tea ambalajlarına doluyor. 1555 yılında İstanbul’da açıldığı bilinen dünyanın ilk kahve dükkânının mirasını günümüze taşımayı hedefleyen mekân, İstanbul’un zengin çay-kahve kültürünü ve günlük yaşamı bir potada eritiyor. Doyasıya yaşamaya ve gülmeye cesareti olanların uğrak noktası HaHa Kafe , vapurdayken martıların sesini duyduğumuzda, bir sokak kedisinin başını okşadığımızda ya da sokakta hiç tanımadığımız biriyle selamlaştığımızda hissettiğimiz sıcaklığı bize bir fincanın içinde sunuyor. HaHa Tea’yi deneyimlemek ve Nişantaşı’nda keyifli anların tadını çıkarmak üzere HaHa Kafe ’ye davetlisiniz.

Daha fazlasını öğren

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Albüm: Angel Olsen, Big Time

Süre: 46 dakika

Plak şirketi: Jagjaguwar

Kartonet: Kariyerinin tamamında hem kırılgan hem de güçlü bir insan imajı çizen Angel Olsen’ın zihinsel olarak kendini en özgür hissettiği yerdeyiz. Olsen 2020 yılında, kuir kimliğe sahip olduğunu ailesiyle paylaştıktan çok kısa bir süre sonra önce babasını, ardından da annesini kaybetti. Travma etkisi yaratabilecek bu kayıpların karşısında ne kadar güçlü ve yaratıcı biri olduğunu anlama şansı bulduk. Hem açılma hem de yas sürecindeki en büyük destekçisi olan partneri Beau Thibodeaux ise Angel Olsen’ın ve dolayısıyla Big Time’ın ilham kaynağı. Bu ilhamı albümle aynı adı taşıyan bir kısa filmle izlemek de iç ısıtan bir dokunuş.

Önceki albümlerinde olduğu gibi bu albümdeki her şarkıda da Angel Olsen imzası var. Prodüksiyon koltuğunda yer alarak Olsen’a eşlik eden isim Jonathan Wilson. Father John Misty diskografisine kattıklarıyla rüştünü ispat eden Wilson’la Olsen sanki uzun zamandır birlikte çalışıyormuşçasına bir uyum yakalamış. Wilson’ın kendi istekleri yerine albümün vadettiklerini Olsen’a doğru aktarabilme becerisi taktire şayan. Bunu Dream Thing ve Go Home şarkılarında deneyimlemek mümkün.

Angel Olsen, Big Time


Neden dinleyelim? Okumakta olduğunuz bu yayında yazmaya başladığımdan beri “benzer işler” kısmında en çok adını ve işlerini geçirdiğim müzisyen olan Angel Olsen’ın yeni albümü için olan heyecanım aradan geçen 20 günde azalmak bir yana dursun, katlanarak arttı. Olsen’ın kariyerini ele aldığımızda Big Time, ikinci döneminin içinde diyebilirim. Half Way Home’dan All Mirrors albümüne kadar geçen sürede daha minimal işler üreterek dinleyicisinin beğenisini kazandı. All Mirrors’la birlikte daha kapsamlı ve katmanlı üretimlerin içine giren Angel Olsen, bu albümde dinleyicisine iki döneminden de kesitler vererek değişime ortak etti. Albümdeki favorim Ghost On ve Through the Fires’taki yaylılarla gitarın uyumu için bu kaydın imzası diyebilirim.

Önce kendisine ardından çevresine açılmayı başaran bir anlatıcının yasına ev sahipliği yapan albüm, Olsen’ın kariyerindeki en içe dönük kayıt olarak tanımlanabilir. Derinlerine kadar kazıyor hissettiklerini ve düşündüklerini. Ne demesi gerektiğiyle değil, ne demek istediğiyle ilgileniyor, belki de kelime oyunlarının peşine düşmeden cesur bir kadının güncesi demeliyiz dinlediğimiz materyal için. Zihninize Angel Olsen’ın rehberliğinde, akşam serininde denize karşı oturmuş ve yaşadıklarını hatırlarken arkasında bıraktığı yolun bilinci hâkim. Geriye kalan his, albümün özünde yer alan ve ne olursa olsun kendin olabilmenin verdiği huzur.

- I can't say that I'm sorry 

When I don't feel so wrong anymore 

I can't tell you I'm tryin' 

When there's nothin' left here to try for

Angel Olsen, All the Good Times

Benzer işler: 

  • Cate Le Bon, Mug Museum 
  • Soccer Mommy, Color Theory
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

John Mclaughlin ve Angel Olsen'ın içe dönüş yolları, Cadı Üçlemesi 15+

Caz rock ve caz füzyon müziklerinin öncülerinden John McLaughlin, Ceylan Özgün Özçelik'in son filmi Cadı Üçlemesi 15+, Angel Olsen'ın yas güncesi albümü Big Time ve dahası. Duende Keşif bu hafta da dopdolu, keşfetmeye gelir misin?

24 Haz 2022

HaHa Kafe ile birlikte
Fotoğraf: Andrea Palmucci

YAZARLAR

Ant Arın Şermet

1998'de İstanbul'da doğdu. 2017'den beri spor, müzik ve sinema alanında yazıp konuşuyor.

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

Ötekilerin Arkeolojisi: İsmail Gezgin ile kadim çağlardan bugüne zamanın labirentlerinde

Yazar, akademisyen ve arkeolog İsmail Gezgin ile belli başlı kitaplarının ışığında kadim zamanları, yakın geçmişi ve bugünü konuştuk. Sıra kitabı "Ötekilerin Arkeolojisi"ni irdelemeye gelince, İsmail Gezgin "Yoksulluk bir uygarlık icadıdır" diyor ve "modern zamanlar"ı yargılayıp mahkum ediyor.

Soner Can

·

24 Tem 2026

Ötekilerin Arkeolojisi: İsmail Gezgin ile kadim çağlardan bugüne zamanın labirentlerinde
DuendeDuende

HİKAYE

Yıldız Tozu | Isabelle Huppert'in düşünce laboratuvarı

Oynadığı filmlerin türleri değişir, çalıştığı yönetmenler değişir, sinemasal anlayışlar değişir; lakin “Isabelle Huppert sineması” hep aynı sorunun etrafında döner: İnsan, kendi arzusu, iktidarı, korkusu ve özgürlüğüyle baş başa kaldığında kim olur? Bu yüzden onun filmografisi, son yarım yüzyılın ahlak, arzu, güç, sınıf ve özgürlük üzerine kurulmuş, muazzam bir sinemasal düşünce laboratuvarıdır.

Mehmet Sindel

·

24 Tem 2026

Yıldız Tozu | Isabelle Huppert'in düşünce laboratuvarı
DuendeDuende

HİKAYE

The Odyssey: Dönecek ev yok

Christopher Nolan uzun süredir merakla beklenen Odysseia uyarlaması "The Odyssey"de hikayeyi sözcüklerden ziyade aksiyonla anlatıyor. Dolayısıyla kitapta çok daha kurnaz, kibirli ve hatta yer yer zalim bir karakter olan Odysseus, filmde içsel çatışma ve çelişkiden yoksun bir kahramana dönüşüyor.

Aslı Ildır

·

22 Tem 2026

The Odyssey: Dönecek ev yok
DuendeDuende

HİKAYE

Esir alınan yaratıcılık: Müzisyenler sosyal medyada görünür olmak zorunda mı?

Günümüzde bir müzisyen aynı anda içerik üreticisi, pazarlama ve sosyal medya uzmanı da olmak zorundaymış gibi davranılıyor. James Blake, müzisyenlerin şarkılarını duyurmak için görünür olma çabasıyla ilgili sesini yükseltti ve Türkiye'den Ceylan Ertem ve Jehan Barbur gibi isimler de onu destekledi. Peki sanatçılar, sosyal medyada yeterince görünür değillerse yok mu sayılıyorlar?

Eda Solmaz

·

20 Tem 2026

Esir alınan yaratıcılık: Müzisyenler sosyal medyada görünür olmak zorunda mı?
DuendeDuende

HİKAYE

2026 sinemasında yolun yarısı: Yıl sonunda hangi filmleri hatırlayacağız?

Beyazperdede yılın ilk yarısına Phil Lord ve Christopher Miller imzalı "Project Hail Mary" ve korku sinemasının yükselişi damga vurdu. 2026'nın ilk altı ayını geride bırakırken gişede ve festivallerde öne çıkan filmleri ve bazı keşifleri yeniden hatırlıyoruz.

Emre Eminoğlu

·

17 Tem 2026

2026 sinemasında yolun yarısı: Yıl sonunda hangi filmleri hatırlayacağız?