Mutlu tesadüflerin performansı


Özlenen festival deneyimi yeniden İstanbul’da: Sónar Istanbul 2021
Hayatı bir festival tadında yaşayan Duende okuyucularını, müziğin farklı deneyimlerle buluştuğu Sónar’la yeniden buluşmak için gün sayarken, Sónar İstanbul 2021’i mercek altına almaya davet ediyoruz. Nedir? #yüzdeyüzmüzik katkılarıyla dört…
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Konser: Christian Löffler & Ensemble
Mekân: Volksbühne, Berlin
Tarih: 17 Şubat 2018
Neden izleyelim? Baştan söyleyeyim, Christian Löffler, elektronik müzik sahnesindeki en iyi hikâye anlatıcılarından biri. Löffler, tekno-meraklılarını ve kulüp müdavimlerini heyecanlandıran prodüktör persona'sını, enstrümantal melodilerle hipnotize eden bir konser deneyimine dönüştürme yeteneğine sahip. Löffler’in sahnede yaylı çalgılar ve vokalist Mohna’yla oluşturduğu zahmetsiz birliktelik, katmanlı ve samimi bir yolculuğa dönüşüyor: “En başından beri amacım elektronik olmayan elektronik müzik üretmekti. Dolayısıyla canlı enstrümanlarla ve özellikle insan sesiyle çalmak beni hedefime çok yaklaştırıyor,” sözlerinden Christian Löffler’in Ensemble projesine dair motivasyonunu anlamak mümkün — 19 dakika boyunca süren sevinç hâli.
Nerede izleyelim? 3 Ekim akşamı, Sónar Istanbul'da, Sónar Hall sahnesinde.
Benzer işler: David August & Ensemble, Electronic Beats Festival
Löffler
Konserden önce
Röportaj: Taner Turna
Önce kendi albümün Mare'yi elden geçirdin, ardından Deutsche Grammophon arşivinden 100 yıllık bir birikimi kullanarak Parallels: Shellac Reworks'ü hazırladın. Müzik eserlerinin hiçbir zaman tamamlanmadığına inanıyorum. Sen ne düşünüyorsun?
Ben de aynısını düşünüyorum. Müzik yapmak devam eden bir süreç. Herhangi bir sanat janrında ifade etmek istenilen mesajın başkaları için görünür olduğunun hissedildiği bir nokta oluyor. Ancak bu noktadan çok daha ileri gidilebileceğine inanıyorum. Bırakın, çalışmayı başka bir yöne çeken siz veya diğer sanatçılar olsun. Sanatsal çalışma bir yönüyle sürekli bir akış. Üretimi yalnızca şarkı olarak veya parça parçak düşünmek bir anlam ifade etmiyor. Bunlar yalnızca sonucun biçimsel hâlleri ancak genel anlamda konuşacaksak bir sanatçının yaratısı, büyük bir işin bir parçası. Piyanoda çalınan ilk notayla başlıyor ve hayatın boyunca çalacağın son tonla bitiyor.
Ensemble projenle Sónar İstanbul'da olacaksın. Farklı enstrümanların canlı çalınması ama kontrolün tamamen sende olmaması nasıl bir duygu? Ensemble projesinde senin için özel olan ne?
Genelde özel bir his oluyor çünkü solo performanstan tamamen farklı bir enerji hissediliyor. Birbirimize bağlanıp gerçekten birlikte çaldığımızda hissettiğim duyguyu seviyorum. Her provada denemek istediğimiz müzikte yeni anlar buluyoruz ve malzemeyle deneyler yapıyoruz. Oyuncular malzeme konusunda çok derin ve zanaatlarında usta oldukları için kontrolü ele vermek benim için çok da zor olmuyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Beşinci kez şehre konuk olan Sónar Istanbul, mutlu tesadüfleri adresleyen Christian Löffler ve pürüzsüz elektronik dokular yaratan Poté.
24 Eyl 2021

YAZARLAR

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
"The Lobster" postmodernizmin kimliklerin ve toplumsal normların kuruluşuna ilişkin sorgulamalarını, duygular sosyolojisinin temel meselesiyle buluşturur. Filmin asıl trajedisinin, insanların baskıcı kurallara itirazsız itaat etmelerinde değil, bu kuralların belirlediği duygusal ihtiyaçları kendi arzularıymış gibi yaşamalarında saklı olduğunu gösterir izleyiciye. David’in kişisel trajedisiyse, otelden ormana kaçmasına rağmen otelin “aşk kurallarını” da yanında götürmesidir.

M. Enes Özel, bir hayli aktif kullandığı Instagram hesabında kendisini "Psikiyatri uzmanı. Kalan her şeyin amatörü, talihli ucube, falsolu kul" olarak takdim ediyor. Özel ile yeni kitabı "Normal" ve farklı kuşakların normali algılama biçimleri üzerine konuştuk.

Nathan Fielder ve Lance Oppenheim imzalı Elizabeth Holmes belgeseli "You Can See Everything", son yılların en tuhaf ve katmanlı filmlerinden biri. Filmde herkesin, Nathan dahil, farklı yansımalarını görüyoruz; hem kendilerini gördükleri gibi, hem herkesin onları gördüğü gibi, hem de bizim onları gördüğümüz gibi. Bu ayna labirentinde herkes, herkesi, izleyiciye oynuyor. Ve izliyor.

24-31 Ekim tarihleri arasında düzenlenen 63. Antalya Altın Portakal Film Festivali, yarışma seçkisi ve Film Forum etrafındaki tartışmalarla Türkiye sinemasının bugününü, geleceğini ve festivalin prestij iddiasını sorgulamaya açtı.

"Norm: The Tale of Norm Macdonald" bazen tanıdık görüntülerin rahatlığına fazla güveniyor, bazı güç soruların üzerinde daha uzun durabilecekken yeni bir şakaya geçiyor. Yine de Norm’la vakit geçirme duygusunu yakalıyor.



