Oscar adayları açıklandı: 97. Akademi Ödülleri’nde müzikallerin yılı

Emilia Pérez’in 13, The Brutalist ve Wicked’ın 10’ar adaylıkla öne çıktığı 97. Akademi Ödülleri adayları açıklandı. Sayılar, rekorlar, ilkler ve tartışmalarla aday listesini mercek altına aldık.
Oscar adayları açıklandı: 97. Akademi Ödülleri’nde müzikallerin yılı

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

97. Akademi Ödülleri’nin adayları, Rachel Sennott ve Bowen Yang’in sunumuyla 23 Ocak Perşembe günü açıklandı. Aday listesinde, izleyiciyi de eleştirmenleri de ikiye bölmüş Emilia Pérez öne çıkıyor. Filmin Avrupa Film Ödülleri ve Altın Küre Ödülleri’nde başlayan yükselişi sürüyor. Şu aşamada En İyi Film Oscar yarışının Emilia Pérez ve The Brutalist arasında geçtiğini söylemek mümkün olsa da, Conclave ya da Anora’nın bu iki güçlü aday arasındaki kutuplaşmadan faydalanması da bir hayli mümkün. Diğer yandan Oscar adayları sayesinde, 2024 sinema yılının müzikallerin yılı olduğu tescillendi: Oliver! ve Funny Girl’ün yarıştığı 1968’den bu yana ilk kez En İyi Film adayları arasında iki müzikal film birden var: Emilia Pérez ve Wicked.

2024 sinema yılının oldukça zayıf yıl olduğunu, yıl boyunca heyecanla sinemaya koşma isteği uyandıran tek bir film bulamadığını söyleyenlerin sayısı hiç de az değil. O ihtişam ve heyecan yoksunluğunun izlerini bu yılki aday listesinde de görüyoruz. Uluslararası yapımların öne çıkmasının sebebi sadece Akademi’nin artan uluslararası üyeleri değil. 2023 yılının ikinci yarısına damgasını vuran Hollywood grevleri nedeniyle 2024’te gösterime girmesi beklenen birçok filmin gecikmesi değerlendirilebilecek seçenekleri sönükleştirdi; Los Angeles’taki yangınların tam olarak oylama dönemine denk düşmesi de oy kullanabilenlerin profilini değiştirdi ister istemez.

Emilia Pérez | Kaynak: İKSV

Sayılarla 97. Akademi Ödülleri adayları

13 adaylık. Jacques Audiard’ın Meksika’da çektiği ve uluslararası film yarışında Fransa’yı temsil eden, bir uyuşturucu baronunun gizli bir operasyonla geçirdiği cinsiyet uyum sürecini konu alan müzikal Emilia Pérez, 13 kategoride adaylık elde ederek bu yılki listede en çok anılan film oldu ve adını Gone with the Wind (1939), Forrest Gump (1994), The Lord of the Rings: The Fellowship of the Ring (2001) ve Oppenheimer (2023) gibi filmlerin arasına yazdırdı. (Oscar tarihinde rekor sayıdaki 14 adaylığa sahip sadece üç film var: All About Eve (1950), Titanic (1997) ve La La Land (2016)). Öte yandan Emilia Pérez, bu 13 adaylığıyla Oscar tarihinin İngilizce dışında bir dilde olup en fazla adaylığa sahip filmi oldu. Filmin En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Uyarlama Senaryo kategorilerindeki adaylıklarına ve aday gösterilen iki oyucu (Karla Sofía Gascon ve Zoe Saldaña) ve iki özgün şarkısına ek olarak kurgu, görüntü yönetmenliğ, özgün müzik, makyaj ve saç tasarımı ve ses kategorilerinde de adaylıkları var.

The Brutalist | Kaynak: İKSV

Üçte bir. En İyi Film adaylarının tümü 2 ya da daha fazla adaylık elde etti: Emilia Pérez’in 13 adaylığını bir diğer müzikal, Broadway hitinden sinemaya uyarlanan Wicked ve Brady Corbet’nin görkemli prodüksiyonu The Brutalist 10’ar adaylıkla takip ediyor. Timothée Chalamet’nin Bob Dylan’ı canlandırdığı biyografik müzik filmi A Complete Unknown ve Vatikan draması Conclave ise 8’er adaylık elde etti. Kısalar hariç, 20 kategorideki adaylıklar 35 film arasında dağılıyor; En İyi Film kategorisindeki 10 aday kısalar hariç toplam adaylıkların üçte birine (%66.6) sahip. (Bu sayı ve oran geçen yıl 38 ile %74.5 idi. Nosferatu, Sing Sing ve The Wild Robot’un En İyi Film adaylığı olmadan birden çok adaylık elde etmiş olması bunun sebebi.)

16 adaylık. Dağıtım şirketleri ve dijital platformlar arasındaki yarışta ise Netflix, toplam 16 adaylıkla, geçen yıl olduğu gibi zirvede. Dağıtımını ABD’de Netflix’in üstlendiği Emilia Pérez’in (film Türkiye’de MUBI’nin elinde) filmler arasındaki liderliği dijital platforma da yaramışa benziyor. Netflix’i toplam 14 adaylıkla The Brutalist ve Sing Sing’in dağıtımcısı A24 izliyor.

13 oyuncu. Dört oyunculuk kategorisindeki 20 adaydan 13’ü kariyerlerinin ilk Oscar adaylıklarını elde etti: Aralarında Demi Moore, Guy Pearce ve Isabella Rossellini gibi deneyimli oyuncular da, Succession dizisindeki karakterlerinin çekişmesini ödül sezonuna taşımış olan Kieran Culkin ve Jeremy Strong da, Monica Barbaro, Yura Borisov ve Mikey Madison gibi yeni çıkış yapmış yıldızlar da, Ariana Grande de var. Daha önce aday gösterilmiş 7 oyuncudan 1’i, Adrien Brody, 22 yıl önce The Pianist’teki performansıyla En İyi Erkek Oyuncu Oscar ödülüne uzanmıştı.

The Substance | Kaynak: İKSV

Çeşitlilik karnesi

Fransa, Brezilya, Letonya. Fransa’dan Emilia Pérez’in uluslararası yapımlar açısından kırdığı adaylık rekoruna ek olarak 3 adaylık elde eden I’m Still Here ve En İyi Animasyon dışında En İyi Uluslararası Film adayları arasında da yer alan Letonya filmi Flow sayesinde İngilizce dışındaki dillerdeki yapımlar açısından zengin bir aday listesi var. Bununla birlikte Akademi tarihinde ilk kez, üst üste yedi yıldır İngilizce dışındaki en az bir film En İyi Film Oscar ödülüne aday gösteriliyor. Atlanılan eşik, artan çeşitlilik ve aşılan sınırlar sayesinde muhtemelen bu rekor önümüzdeki her yıl yenilenmeye devam edecek.

Kadının adı var gibi. Uluslararası çeşitliliği artan aday listesi bir yana, yönetmeni kadın olan filmlerin geçen yılki kadar ön planda olmadığını görüyoruz. 10 En İyi Film adayı ve 5 En İyi Yönetmen adayı arasında kadınları yalnızca The Substance ve yönetmeni Coralie Fargeat temsil ediyor. Temsiliyet demişken, Oscar’a aday gösterilen ilk trans oyuncu olarak tarihe geçen, Emilia Pérez’in başrol oyuncusu Karla Sofía Gascon’un adını anmak gerek.

Sürpriz adaylıklar ve Guadagnino çıkmazı

Görmezden gelinenler, sürpriz adaylıklar. Sezon boyunca farklı ödüllere aday gösterilmiş Edward Berger’in (Conclave) yönetmen, Daniel Craig (Queer), Marianne Jean-Baptiste (Hard Truths) ve Margaret Qualley’nin (The Substance) oyunculuk adayları arasında yer almaması, Hard Truths senaryosunun ve Conclave’ın görüntü yönetiminin aday gösterilmemesi dikkat çekici. James Mangold’a yönetmenlik, Monica Barbaro’ya yardımcı kadın oyuncu adaylığı getiren A Complete Unknown’un ve Fernanda Torres’in beklenen adaylığına ek olarak En İyi Film kategorisine de taşınan Brezilya yapımı I’m Still Here’ın beklenenin üzerinde performans gösterdiğini söylemek mümkün. 

Nosferatu | Kaynak: UIP Türkiye

Guadagnino’nun düşüşü, Eggers’ın yükselişi. Özellikle kurgu ve özgün müzik kategorilerinde iddialı olan Challengers tamamen görmezden gelindi. Bu yıl hem Challengers hem de Queer’in potansiyel adaylıklarıyla Oscar yarışında yer alan yönetmen Luca Guadagnino ve filmlerinin bir kez daha Oscar’a aday gösterilmemesiyle, yönetmenin 2017’de Call Me by Your Name ile yakaladığı başarıdan beri ödül sezonunda yüzü gülmüyor. Öte yandan bağımsız sinemanın bir diğer gözdesi, Akademi’nin ilk filmlerine oldukça mesafeli durduğu Robert Eggers Nosferatu’nun dört teknik kategorideki varlığıyla yükselişe geçtiğini gösteriyor. Eggers’ın önceki filmlerden yalnızca The Lighthouse, En İyi Görüntü Yönetimi kategorisinde aday gösterilmiş, kazanamamıştı.

Şimdi ne olacak? 

Oscar kazanacak isimlerin bazıları, henüz aday oldukları kesinleşmeden belli olabiliyor. Brady Corbet’nin yönetmen, Kieren Culkin ve Zoe Saldaña’nın yardımcı oyuncu Conclave’ın uyarlama senaryo, Emilia Pérez’in uluslararası film ve özgün şarkı, Wicked’ın kostüm, The Substance’ın makyaj, Dune: Part Two’nun görsel efekt Oscar ödülleri, çok büyük bir sürpriz olmazsa garantilenmiş görünüyor. En çetin yarışa En Film ve En İyi Kadın Oyuncu kategorilerinde tanık olacağız. Kazananlar, anlatısını iyi kuran oyuncu ve krizi iyi yöneten film olacak.

I’m Still Here | Kaynak: İKSV

Anlatının gücü. Oyunculuk kategorilerinde kimin kazanacağı, kimin hak ettiğiyle olduğu kadar kimin kariyeriyle ilgili daha iyi bir anlatıya sahip olduğuyla da çok ilişkili. (Bunun iyi bir örneği olarak 2022’deki dört kazananı göstermek mümkün: Brendan Fraser sektörden uzaklaşmak zorunda kaldıktan sonraki geri dönüşü, Michelle Yeoh çok çeşitli ve uluslararası kariyerinin kutlanışı, Jamie Lee Curtis ödülü ne kadar istediğini dillendirmesi, Ke Huy Quan ise küçük bir çocukken rol aldığı Spielberg filminin nostaljisi sayesinde yarışta öne geçivermişti. Bunun başarıyla sonuçlanamayan örnekleri olarak da 2018’deki kadın oyuncu yarışına bakabiliriz: “Sırası geldiğini” herkesin dillendirmesine rağmen yedinci kez kaybeden Glenn Close’un ve “100 kişinin olduğu bir odada Bradley Cooper dışındaki 99 kişinin ona inanmadığı” cümlesini papağan gibi tekrarlayan Lady Gaga’nın yılı...) 

İşte tam da anlatının gücü nedeniyle En İyi Kadın Oyuncu Oscar’ı muhtemelen Altın Küre kazanan iki isimden birine gidecek: Demi Moore (The Substance) ya da Fernanda Torres (I’m Still Here). Aday listesi sonrası kampanya döneminde, Demi Moore’un kariyeri boyunca ciddiye alınmayışını ve tam vazgeçmişken The Substance sayesinde buraya geldiğini, Fernanda Torres’in ise 25 yıl önce aynı yönetmenin bir başka filmiyle, aynı kategoride aday gösterilen annesinin izinden gittiğini sık sık duyacağız. Tıpkı Altın Küre ödül konuşmalarında duyduğumuz gibi... Tabii Karla Sofía Gascon’un tarihin ilk trans Oscar adayı oyuncusu olduğunu vurguladığı ve ABD’de Trump rejimi altında tehlikeye giren kazanılmış hakları savunduğu bir kampanya süreci ya da ilk başrolüyle Oscar adaylığı elde eden Mikey Madison’ın filmiyle paralel bir Külkedisi masalı yaşadığını vurguladığı bir kampanya süreci de her şeyi değiştirebilir.

Kriz yönetimi. En İyi Film yarışında iddialı iki yapım olan Emilia Pérez ve The Brutalist’in en büyük handikapları, fanatik tutkunları kadar fanatik karşıtlarının da olması ve karşı karşıya oldukları krizler. Avrupalı beyaz bir erkeğin yazdığı ve yönettiği, Meksika’da geçen kadın hikayesi Emilia Pérez, hem trans başrol oyuncusuna ve trans karakterine rağmen LGBTİ+ izleyici tarafından transfobik görüldü hem de anadili İspanyolca olmayan bir senaristin elinden çıkan senaryosu ve diyalogları Meksikalı izleyici tarafından “Google Translate ile yazılmış gibi eğreti” bulundu. 

The Brutalist ise son günlerde bambaşka bir krizle boğuşuyor: Filmin teknik, sanatsal ve hatta oyunculuk performansı alanlarında aldığı yapay zeka desteğinin ne ölçüde olduğu ve bunun ne kadarının şeffaflıkla paylaşıldığı tartışılmakta. Filmlerin 1’den 10’a sıralandığı ve ilk sırada olmadığı listelerde de üst sıralarda olmanın büyük bir avantaja dönüştüğü Akademi oylama sisteminde bu handikaplar hassas dengeleri bozabiliyor. Ne kadar seveni olursa olsun, bu iki filmin son sıralara konduğu oylar yarışın seyrini değiştirebilir ve Anora ya da Conclave’ın En İyi Film Oscar ödülüne uzanmasının yolunu açabilir.

97. Akademi Ödülleri, 2 Mart 2025 gecesi Conan O’Brien’ın sunacağı törenle sahiplerini bulacak. Aday listesine buradan ulaşabilirsiniz.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende
∙

BÜLTEN SAYISI

🌟 Oscar adayları, Babygirl

Sayılar, rekorlar, ilkler ve Hollywood gündemiyle 97. Akademi Ödülleri adaylarını tartıştık, Halina Reijn’in Nicole Kidman ve Harris Dickinson’ı buluşturan filmi “Babygirl”ü inceledik.

24 Oca 2025

Emilia Pérez | Kaynak: İKSV

YAZARLAR

Emre Eminoğlu

Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende
∙

HİKAYE

Roger Crowley: 'Portekiz'in kurduğu imparatorluk, kendi yoksulluğunun ürünüydü'

Roger Crowley, "Deniz Canavarları" kitabında Portekiz’in küçük bir donanmayla Hint Okyanusu’nda nasıl kalıcı bir imparatorluk kurduğunu, deniz ticaretinin küresel güç ilişkilerini nasıl dönüştürdüğünü ve bu sürecin sömürgecilik tarihindeki yerini anlatıyor. Yazarla küreselleşmenin başlangıç dönemindeki ticaret, askerî güç ve şiddet arasındaki ilişki üzerine konuştuk.

Ömer Çeşit

·

29 Eki 2026

Roger Crowley: 'Portekiz'in kurduğu imparatorluk, kendi yoksulluğunun ürünüydü'
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Clayface: Kendini yontan bir süper kötü

DC’nin yeni filmi "Clayface", bir süper kötünün hikayesinden yola çıkarak beden, kimlik ve bilinç arasındaki sınırları sorguluyor. DC'nin daha karanlık sularda yüzdüğü "Joker" ve "The Batman" ile aynı damarda ilerleyen film, Matt Hagen isimli bir aktörün yüzü parçalandıktan sonra dönüştüğü "Kil Adam"ın izini sürüyor.

Aslı Ildır

·

27 Eki 2026

Clayface: Kendini yontan bir süper kötü
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Ramize Erer'in 'Séparation' sergisi Paris'te: 44 numaralı odada ayrılık

Ramize Erer’in "Séparation" sergisi, Paris’in tarihî atmosferini günümüze taşıyan Hôtel Langlois’nın 44 numaralı odasında sanatseverlerle buluştu. Ramize Erer ve küratör Nazlı Pektaş’la resimlerdeki hüznü, geçiciliği ve mekanın sergiye kattıklarını konuştuk.

Burcu Dimili

·

26 Eki 2026

Ramize Erer'in 'Séparation' sergisi Paris'te: 44 numaralı odada ayrılık
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Kitapların izinde Almanya’da misafirlikten söz sahipliğine: Neresi sıla bize, neresi gurbet?

1961’den itibaren Almanya’ya giden işçiler, oy kullanmak için beklediler ama siyaset yapmak için sandığı beklemediler. Nermin Abadan-Unat, Gündüz Vassaf, Ayhan Kaya, Fatma Aydemir ve Ece Temelkuran’ın kitaplarının izinde, Ford grevinden Cem Özdemir’in eyalet başbakanlığına, vatandaşlık reformlarından AfD’nin yükselişine uzanan altmış beş yılı okuyoruz. Aynı sorular hâlâ gündemde: Kim “Alman”? Neresi “vatan”?

Kitapların izinde Almanya’da misafirlikten söz sahipliğine: Neresi sıla bize, neresi gurbet?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Edebiyatçıların kedileri: Bir kediye nasıl veda edilir?

Zamanın sevgi ve acının mekanı olduğunu söylüyor Ursula K. Le Guin. Bilge Karasu ise o ölümün adını anmadan yazdığı değiniler, öyküler ve masallardan oluşan tuhaflıklar kitabı "Göçmüş Kediler Bahçesi"nde birkaç kez kaçınılmaz olana dair uyarıyor bizi: "Kedinizi bir insanı sever gibi sevmeye çalışmayın!" Benimse diyeceğim şu: Kaç insan kendisini bir kedi gibi sevdirmeyi başarabilmiş ki!

Soner Can

·

26 Eki 2026

Edebiyatçıların kedileri: Bir kediye nasıl veda edilir?