

Mirgün Cabas’la “ Nereye Kadar? ”
Tüm canlılar için daha iyi ve yaşanabilir bir gelecek kurgusu için neye ihtiyacımız var? İklim krizinin etkileri ve sonuçlarını her geçen gün daha fazla hissettiğimiz, sosyal, ekonomik kırılmaların ve dönüşümün eşiğinde, artık " Nereye…
Daha fazlasını öğren →
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
Bugünkü konuğumla nasıl tanıştığımdan bahsetmeye karar verirsem konu Mücbir Sebepler'e gelecek, pandemi döneminin ilk kapanış zamanlarına yolculuk edeceğim ve işin içinden çıkamayacağım. O yüzden Özge'yle Twitter'dan takipleştikten ve canım arkadaşım Nurdoğan Bayraktaş'a da göz kırptıktan sonra geleyim onu ne kadar severek takip ettiğime.
Takip etmekten kastım, evet, hem stalk'lamak hem de işlerine şöyle bir göz atıp "Devam Özge devam!" moduna girmek. Böylece Galata'da buluştuğumuzda ona sormak istediklerimi daha da hevesle açıyorum. Daha detaylı "Neler yapıyorsun?" diye sorabilecek olmak beni keyiflendiriyor.
Öğreniyorum ki yolculuk şöyle ilerlemiş: Oyunculuk sektörünün tokadı yeniliyor, olaylar ilerliyor ve hayat Özge'yi ensesinden tutup stand-up sahnesine bırakıyor. İyi ki. Özetlemek gerekirse Özge yazıyor, konuşuyor ve oynuyor. Biz faniler onu TuzBiber Stand-Up, Kayıp Eşya Bürosu ve Şen Dullar'dan tanıyoruz; İbrahim Selim'le Bu Gece'nin editörlerinden olduğu için de şakalarını pek çok kanaldan duyuyoruz.
Peki o zaman, Alara durur mu, soruyor sorusunu: Seni ANGST edenler nedir, sevgili Özge?
Küçük küçük, tatlı tatlı bir sürü ANGST'ım var, senelerdir cebimde taşıdığım. Ama büyük resme bakınca en büyük ANGST edenimin ANGST etmenin hiç bitmeyecek oluşu olduğunu fark ettim.
Konuşma ilerledikçe mevzuyu derinleştiriyoruz: Hayır demek de bunlardan biri. Hem iş hayatında hem bireysel ilişkilerde; hepsinde işte. "Hayır!" demek ve sınır çizmenin yükü; "Hayır, gelmek istemiyorum," cümlesinin kabul görmemesi ve bu cümleyi kullanmak yerine neden gelmediğime dair ikna süreci — meğer ne çok ANGST edenlerimiz varmış.
"Bunlardan biri de elbet komedi sektöründe varolmaktır herhâlde," diye düşünüyorum. Kadın atanınca değişip dönüşüyor mu bu deneyim? Özge, derinlemesine cevaplıyor:
Şansım, komedi ve stand-up sektörünü sadece 3 yıldır ve Tuz Biber'de deneyimlemek. Çok daha eskileri, gediklileri var elbette; onların deneyimleriyle benimkileri karşılaştırınca kendiminkini pamuk şekere benzetmek kalıyor. Çünkü Tuz Biber için "Ne erkeklik umurlarında ne egemenlik," diyebilirim rahatça. Dolayısıyla bir kadın olarak sektörü nasıl deneyimlediğim sorusunun cevabı seyirciyle yaşadığım deneyimde yatıyor.
Sektördeki kendi deneyimini günümün "umut veren nadir detaylar" sekmesine yerleştirdikten sonra elbette farklı tektipleştirmelere geçiyoruz. Hadi sektör tamam, peki ya dinleyenler?
"Kadın komedyen" kalıbını yalnızca seyirci yorumlarından duyuyorum. Kadın olduğumu internete bir içerik koyuyorsam onun altına gelen yorumlardan hatırlıyorum.
Kendinden beklentilerinin çok olduğu bir dönemden geçtiğini de konuştuktan sonra konu komedi sektörüne olan tahakküme geliyor. Biz tartışmayı ofansif şakaların ifade özgürlüğüne girip girmediğinden değil, Emre Günsal ve Pınar Fidan'dan açıyoruz:
Emre'nin de Pınar'ın da olayından sonra bazı videolar kaldırıldı ve bazı yayınlar durduruldu. Ben çok fazla Youtube'a içerik koymuyorum; bu formata uygun şakalar yapmıyorum ve canlı performansta seyirciyle yakalanan enerjinin yansıdığını düşünmüyorum.

Özge, Aposto Radyo stüdyosunda
Bugün "Hayır," diyebilmek, stand-up sektörünü Tuz Biber'de deneyimlemek, hayatta yapmak istediklerini nispeten geç bulmak ve terapistlerle pozitif deneyimler üzerine konuşuyoruz — benim her zamanki gibi Özge'ye sorularım var:
🎭 Özge'yi ANGST edenler ne?
🎭 Stand-up sektörünü bir kadın olarak nasıl deneyimliyorsun?
🎭 Komedyenlere karşı varolan devlet tahakkümü gerçeğini nasıl yönetiyorsun?
🎭 Üretimlerinin tam zamanlı işin olması nasıl oldu?
🎭 20'lerindeki ve 30'larındaki ANGST ettiklerin nasıl değişti?
🎭 Özge neye #HakkımVar diyor?
"Biz en iyisi bir özneye soralım," diyerek çıktığımız bu yolculuğun tam ortasından, Özge'yle sadece marka için değil kendi için de çektiği fotoğraflarına ""Her zaman güçlü olmamaya #HakkımVar," diyerek içerik üretmenin ilhamıyla muhabbete katıl.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Podcast serimizin on birinci konuğuyla tanış: komedyen Özge Özel.
07 Haz 2022

YAZARLAR

Alara Demirel
ANGST editörü

Angst
Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
İnsanların hikayelerini çoğu zaman başarıları, kazandıkları ödüller ve kariyerlerindeki dönüm noktaları üzerinden anlatıyoruz. Peki sahip oldukları imkanlarla başkalarının hayatında neyi değiştirdiler? "Etki Alanı" yazı dizisinin ilk bölümünde doğduğu bölgede binlerce insana geçim kapısı açan ve milyonlarca çocuğa kitap ulaştıran bir program başlatan country müziğin en tanınmış isimlerinden Dolly Parton var.

İstanbul’da dere yatakları yıllar içinde beton, yol, sanayi tesisleri ve konutlarla kuşatılırken kentin doğal su yolları giderek daraldı. İmar kararları, plansız yapılaşma ve altyapı yetersizlikleri, şiddetli yağışları sel felaketine dönüştüren riskleri büyüttü. İstanbul’un kayıp dereleri, kentin doğayla kurduğu ilişkinin nasıl değiştiğini ve yağmur suyunun önündeki engellerin nasıl biriktiğini gözler önüne seriyor…

Deniz kabuğunun derinliklerinde yankısını dinleyen özne, kendi sesiyle birlikte dışarıdaki dünyanın çok sesli çağrısını da işitmeye başladığında, artık ne tamamen içeridedir ne de tamamen dışarıda... Kabuk, hapishanesi olmaktan çıkar, bir köprü hâline gelir. Ve bu köprüden geçenler, içeride biriktirdikleri yankıyı yanlarında götürerek, onu müşterek bir dünyanın inşasında kullanmayı öğrenirler.

Yıllar geçtikçe sorumluluklar, kariyer, statü ve güvenlik uğruna bir zamanlar karşı çıktığımız düzenin parçası olurken verdiğimiz tavizler giderek alışkanlıklara, alışkanlıklar da karakterimize dönüşebiliyor. Gündüz Vassaf’tan Étienne de La Boétie’ye, Žižek’ten Byung-Chul Han’a uzanan düşünsel bir hat üzerinden, düzenin dışına çıkamasak bile ona bütünüyle teslim olmadan kendimize ait özgürlük alanları yaratmanın önemi üzerine...

İnsan Hakları İzleme Örgütü, bugün yayımlanan raporunda, Kasım ayında COP31'e ev sahipliği yapmaya hazılanan Türkiye'de çevre protestolarına katılanların gözaltı, para cezası ve ceza soruşturmalarıyla karşı karşıya kaldığına dikkat çekti. Kurum, bu uygulamaların ifade ve toplantı özgürlükleri üzerinde caydırıcı etki yarattığını vurguladı.
13 Eki 2026







