Performans sanatçılarıyla gelecek tahayyülleri IV: Ayça Ceylan

Direnmenin sanat hâli: performans sanatı.
Performans sanatçılarıyla gelecek tahayyülleri IV: Ayça Ceylan

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Performans sanatçısı Ayça Ceylan, Geleceğin Fısıltıları serisinin yeni konuğu. Ceylan, performans sanatından bahsederken yaşamın kendisinden doğan bir sanatın insanlar üzerindeki dönüştürücü ve iyileştirici etkisini "muazzam" olarak tanımlıyor. Kendisiyle 2027 yılına ışınlanarak hayalî performansını ve pek tabii performans sanatı hakkındaki düşünelerini konuştuk.

Performans sanatının hayat ve deneyimlerle kurduğu ilişki nedir?

Performans sanatında olmazsa olmaz bir beşli var: beden, mekân, zaman, izleyici, ve bir bağlam, mesele veya hayaliniz olması. Tüm bunları bazı boşluklar bırakarak bir araya getirdiğinizde performans sanatından en basit hâliyle bahsettiğimizi söyleyebilirim. 

Performans sanatı, izleyicinin sürece katılabildiği ve o an, orada gerçekleşen, rollerin değil gerçeğin yansıtıldığı bir disiplin. Bu anlamda yaşamın kendisine çok yakın gelebilir — beden, mekân, zaman dediğimizde varoluştan bahsediyoruz, üstüne diğer ikiliyi de ekleyince bu disiplin ortaya çıkıyor. Yaşamın kendisinden doğan bir sanatın da insanlar üzerindeki dönüştürücü ve iyileştirici etkisi muazzam

Bu sanatın çıktığı döneme bakmanın ve zamanın dinamiklerini tanımlamanın, bu disiplinin ne denli yaşamla yan yana yürüdüğüne açıklık getireceğini inanıyorum. 2. Dünya Savaşı ve etkileri, ailenin bir ferdi gibi geldi, masanıza oturdu. Yerinden edilen, evleri yerle bir olan, eserleri yok edilen, sevdiği şeyleri geride bırakanlar için devam etmenin bir yolu vardı: bedenlerini sanat nesnesi olarak kullanmak. Performans sanatının çıkışı direnmenin hâlidir. Beden varsa her şeyle mücadele edilir, kaybedilen tekrar inşa edilebilir.

#MyInnerFlora / #İçselBahçem manifestosundan


Senin için en zor performansın hangisiydi, neler deneyimledin? 

“Zor” kelimesi benim hayatımda pek de yeri olan bir kelime değil! Her bir eylemimiz ya da eylemsizliğimiz bize bazı deneyimler getirir elbet, öte yandan kelimelerin barındırdığı enerjileri de hatırlamak lazım. Biraz klişe olabilir ama neyi gerçekten çağırır ve yüklerseniz size o hâliyle geleceğine inanıyorum.

Performanslarımı da "izleyicinin katılımcıya dönüşmesine alan açan, deneyimlerimizin dairesel bir düzende birbiriyle iç içe geçtiği ritüeller" olarak tanımlıyorum. Aşkınlık hâlinin kendini dünyada görünür kıldığı bu üretimimin her bir aşamasında etrafımızı saran tanecikler yolumu öyle berraklaştırıyor ki, güvende, yaratıcı ve dengenin salıncağında gibi hissediyorum. Doğal olarak performansı başlatan kişi olarak kolektif bilinçten gelen bu hissiyatım izleyiciye veya katılımcıya da dokunuyor. 

Gelecekten bildir: Bir tarih seç, oraya git ve bize o gün performans sanatının geleceğini düşündüğün noktadan bildir. 

22 Haziran 2027, dijital bir arayüz aracılığıyla katılımcıların 5 duyusunu aktif bir biçimde kullandığı ve dünyanın 56 milyon yıl önceki hâlinin mekân olarak tasarlandığı #MyInnerFlora serilerimin son performansı. Bedenin, o an, orada olma hâlinin de bedensel kalıpların ötesine geçtiği, sanatçı ve katılımcıların deneyimlerini paylaşmasıyla topluluğun kolektif bilincine göre çeşitlenmeler yaratılarak 56 milyon yıl önceki dünyanın farklı coğrafyalarına seyahat ettiği bir an — amaç, o zamanki dünyayı görebilmek, duyabilmek, tadabilmek, koklayabilmek, dokunabilmek.

"Lineer zamana göre gelecekte geçen bir performansı neden 55 milyon yıl öncesinin mekânında kurguladın?" sorusuna cevabım şu olur: 55 milyon yıl önce dünya, bilim insanlarının "ateş dönemi" diye de adlandırdıkları Paleosen-Eosen Termal Maksimum devrini yaşamış. Şu an tüm yeraltı rezervleri yakılsa yine de dünyanın sıcaklığının o zamanki kadar yüksek olmayacağı söyleniyor; kuraklık, seller, bazı türlerin yok olması derken bu süreç 150 bin yıldan fazla sürmüş. Performans mekânı olarak tasarlanan 55 milyon yıl önceki dünyada kanyonların zirvelerine yakın dereler, Nil Nehri'nin yatağının farklılığı ve nice veri bir araya gelecek. 

#MyInnerFlora / #İçselBahçem mekâna özgü performatif yerleştirme serilerimse kadın, doğa ve eko-feminizm kavramları eşliğinde bitkiler dünyası üzerinden ziyaretçilerini tanrıça kültleri, ritüeller, bitki sembolizmi ve bitkisel tedaviyle beraber zamanlar arası bir yolculuğa çıkarıyor.

#MyInnerFlora / #İçselBahçem performansı


Geleceği zihninde nasıl konumlandırıyor, tanımlıyorsun? 

#İçselBahçem / #MyInnerFlora manifestosuyla.

Gelecek deyince aklına gelen: Bir isim, bir albüm, bir performans, bir kitap, bir mekân. 

İsim, dünyanın ışıldayan zamanlarına denk düşen Andromeda; mekân, hiyerarşilerin eridiği dairesel düzen olarak Pasifik Ateş Çemberi ve Nabta Playa; türler arası dengenin korunması temasını yansıtan albüm, Mort Garson, Mother Earth's Plantasia; aynı temadaki kitap, Olga Tokarczuk, Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri Üzerinde ve geçmişle geleceği birbirine bağlayan anahtar olan ayın döngüsünün son aşaması performansı, yani ayın balzamik fazı.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

Düne geri dönebilir misin?

Şarkı sözlerine ilham olan karanlık peri masallarıyla Nandi Rose Plunkett ve Ayça Ceylan'la geçmişe seyahat.

20 Tem 2021

Düne geri dönebilir misin?

YAZARLAR

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

Renata Salecl'ten 'Kabalık Çağı': Nezaketsizlik bu çağın yeni normali mi?

Renata Salecl, birçok kitabında neden sonuç bağlamında gündeminde tuttuğu neoliberalizm değişmezini, yeni kitabı "Kabalık Çağı"nda da pergelin sabit ayağı olarak kullanıyor. Bireyselden toplumsala yeni liberal düzenin yarattığı sosyal erozyonu incelerken deyim yerindeyse çuvaldızı hem dayatılmış neoliberal düzene hem de onun heveslisi, faili, sürdürücüsü ve kurbanı durumundaki günümüzün şaşkın bireyine batırıyor.

Soner Can

·

14 Eyl 2026

Renata Salecl'ten 'Kabalık Çağı': Nezaketsizlik bu çağın yeni normali mi?
DuendeDuende

HİKAYE

Makinelere karşı değil onunla aynı sahnede: Jojo Mayer ile ME/MACHINE üzerine

Virtüöz davulcu Jojo Mayer, “ME/MACHINE” projesi ile geçen Cuma akşamı Terminal Kadıköy’ün içinde bulunan Komünite’de sahne aldı ve akustik davul ile yapay zekayı aynı sahnede gerçek zamanlı bir diyaloğa soktuğu canlı bir performans sundu. Mayer ile insan-makine etkileşimli benzersiz müzik deneyimi konuştuk. Sanatçı, teknolojiden korkmak yerine onu müziğine nasıl adapte ettiğini anlattı.

Eda Solmaz

·

14 Eyl 2026

Makinelere karşı değil onunla aynı sahnede: Jojo Mayer ile ME/MACHINE üzerine
DuendeDuende

HİKAYE

Furious: Öfkenin kadından kadına aktarılan kanatları

Dying for Sex’te (2025) yaralı, öfkeli ve arzularıyla var olabilen bir kadın yaratan Elizabeth Meriwether, Furious’ta da kadın öfkesinin başka bir yüzüne bakıyor. Dizinin üç kadın karakterinin öfkeleri aynı yerden doğmuyor, aynı biçimde dışarı vurulmuyor ve onları aynı yola götürmüyor. Fakat üçü de kendilerinden önce başka kadınların taşıdığı öfkeden bir parça devralıyor. İlk sezon sona erdiğinde geriye tek bir kadının intikamından çok daha fazlası kalıyor: Kuşaktan kuşağa, bedenden bedene dolaşan ve kendisine başka başka yollar arayan bir kadın öfkesi.

Tuba Büdüş

·

14 Eyl 2026

Furious: Öfkenin kadından kadına aktarılan kanatları
DuendeDuende

HİKAYE

Bibliyoterapi'de bu hafta: Sadakatsizlikle başa çıkmaya çalışanlar için kitap reçetesi

Sadakatsizliğe uğramak insanın eğitimiyle, yaşıyla, güzelliğiyle, zekasıyla ya da ne kadar “iyi bir partner” olduğuyla açıklanabilecek bir şey değil. Yine de insan böyle bir şey yaşadığında çoğu zaman suçu kendisinde arıyor. Oysa bu soruların çoğunun sebebi kontrolümüz dışında gelişen bir olayı yeniden kontrol edilebilir hâle getirme çalışmamız. "Sadakatsizlikle nasıl başa çıkarım?" diye düşünenler için üç kitap.

Aslı Perker

·

11 Eyl 2026

Bibliyoterapi'de bu hafta: Sadakatsizlikle başa çıkmaya çalışanlar için kitap reçetesi
DuendeDuende

HİKAYE

'The Unknown': Bir bedeni aynı insan yapan nedir?

"Anatomy of a Fall"un Oscar ödüllü senaristi Arthur Harari, yeni filmi "The Unknown"da beden değiştirme motifini fotoğraf, kent hafızası ve kimlik üzerine tekinsiz bir bilmeceye dönüştürüyor.

Emre Eminoğlu

·

11 Eyl 2026

'The Unknown': Bir bedeni aynı insan yapan nedir?