Powell'a yol göründü mü?

Trump ve Powell arasındaki karşılıklı restleşme faslı birkaç aydır devam etmekteydi; ta ki bugüne kadar. Şimdi ise Powell için beklenmedik bir tehdit mevcut. Bloomberg’e konuşan bir Beyaz Saray yetkilisi, Trump’ın Powell’ı görevden almayı planladığını ve bu konuyu Cumhuriyetçi Parti üyeleriyle yaptığı bir toplantıda ele aldıklarını söyledi.
Powell'a yol göründü mü?

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

Donald Trump’ın ikinci kez seçildiği günden bu yana Fed Başkanı Jerome Powell ile arasındaki sular hiçbir zaman durulmadı. Fed’i faizleri istediği şekilde indirmemesi nedeniyle planları bozmakla suçlayan Trump, Powell’ı sıkça “Bay Çok Geç”, “aptal”, “dangalak” gibi kelimeler kullanarak hakaretamiz bir biçimde eleştirdi. Powell ise bu eleştirileri sükunetle karşılayarak her seferinde faiz indirmek için doğru zamanı beklediklerini, enflasyonun sürdürülebilir biçimde orta vadeli hedefe inmesi gerektiğini hatırlattı. 

Tehdit olmadan karşılıklı restleşme faslı birkaç aydır devam etmekteydi; ta ki bugüne kadar. Şimdi ise Powell için beklenmedik bir tehdit mevcut. Bloomberg’e konuşan bir Beyaz Saray yetkilisi, Trump’ın Powell’ı görevden almayı planladığını ve bu konuyu Cumhuriyetçi Parti üyeleriyle yaptığı bir toplantıda ele aldıklarını söyledi. 

Powell ile Trump arasında bir husumet olacağı, Trump’ın ikinci kez seçilmesinden önce dahi belliydi. Trump birinci döneminde de Powell ile faizleri istediği seviyeye indirmediği için problem yaşamış ancak bu problemler hiçbir zaman Fed Başkanı’nı görevden alma noktasına kadar gelmemişti. 

Trump Powell’i görevden alabilir mi?

Bu konuyla ilgili akıllara gelen ilk soru, Trump’ın bunu yapabileceği bir yasal dayanağının olup olmadığı. Federal Rezerv Kanunu’nun 10.maddesine göre ABD Başkanı, Fed Başkanı’nı haklı bir gerekçe göstererek görevden alabiliyor. Ancak bu gerekçe, yargı tarafından da muteber görülmek zorunda. Dolayısıyla Trump’ın Powell’ı siyasi anlaşmazlık nedeniyle görevden alması, en azından kanun nazarında söz konusu değil.

Görünüşe göre bunun için de bir gerekçe hazırlanmış durumda. O da Fed Genel Merkezinin renovasyonunda usulsüzlük yapıldığı iddiası. 

Washington’daki tarihi Fed binasının yenilenmesi uzun süredir planlanıyordu fakat projenin maliyeti hedeflenen tutarı 700 milyon dolar aşarak 2,5 milyar dolar seviyesine kadar yükselince akıllarda birtakım şüpheler belirmeye başladı. New York Post, binayı Versay Sarayı'na benzeterek renovasyonla birlikte binaya özel asansör, VIP yemek odası, havuz ve teras bahçelerinin eklendiğini yazınca şüpheler daha da şiddetlendi. 

Fed Başkanı Powell ise ABD Kongresinde verdiği ifadede bu iddiaları yalanladı ve binanın ilk inşaatından bu yana kapsamlı onarım görmediğini, elektrik, sıhhi tesisat ve iklimlendirme sistemlerinin miadını doldurduğunu ve bina güvenli olmadığından acil modernizasyon gerektiğini söyledi. Powell ayrıca proje kapsamında asbest ve kurşun gibi zararlı maddelerin temizlendiğini, yerel imar kısıtları yüzünden bazı ek yapıların yeraltına alınmasının maliyeti artırdığını da belirtti.

Bu açıklamalardan tatmin olmayan Trump tarafı, 2021’de hazırlanan renovasyon planında lüks eklentilerin var olduğunu; dolayısıyla bu değişiklikler kaldırıldıysa Powell’ın imar onayı olmadan planlara müdahale ederek yasaları çiğnediğini, kaldırılmadıysa Powell’ın Kongre’ye yalan söylediğini ifade etti. 

Trump cephesi burada kalmayarak baskıyı daha da tırmandırdı. Trump tarafından atanan ve atandığından bu yana yüksek faizler nedeniyle Powell’ı eleştiren Federal Konut Finansman Ajansı (FHFA) Direktörü Bill Pulte, Powell’ı siyasi tarafgirlik ve Kongre’ye yanıltıcı ifade vermekle suçlayıp Kongre’ye resmen soruşturma açma çağrısında bulundu. Pulte yaşanan olayların Powell’ın haklı sebeple görevden alınmasını gerektirdiğini de vurguladı. 

Trump’ın ekonomi danışmanı Kevin Hassett de Powell’ın renovasyon nedeniyle görevden alınabileceğini ve bu konunun araştırılmakta olduğunu söyledi. Trump bu konuyla ilgili sorulan her soruya böyle bir şey düşünmediği şeklinde cevap verse de, son açıklamasında hiçbir şeyin ihtimal dışı olmadığını söyleyerek görevden almaya açık kapı bıraktı. 

Eğer Powell baskılara boyun eğip istifa etmez ve Trump doğrudan azil kararı alırsa, meselenin nihai olarak yargıya taşınması bekleniyor. Nitekim 1935’ten bu yana geçerli olan Humphrey’s Executor emsal kararı da bağımsız kurul üyelerinin Başkan tarafından keyfi biçimde azlini yasaklıyor. Yine de, üç üyesini Trump’ın atadığı yargıçların oluşturduğu Yüksek Mahkeme’nin nihai tavrı tam olarak kestirilemiyor.

Ya görevden alırsa?

Merkez bankalarının siyasi müdahalelerden bağımsız kalması, modern makroekonomide istikrarın temel şartlarından biri olarak kabul edilir. ABD’de ise bugüne kadar hiçbir Başkan, Fed Başkanı’nı görevden almadı ve 70’lerden bu yana Fed kararlarına bu denli açıktan müdahalede bulunmadı. 

Trump’ın Powell’ı faiz inadı yüzünden görevden alması halinde oluşacak tablo, küresel finansal güven için oldukça sarsıcı olabilir. Nitekim Deutsche Bank Döviz Stratejisti George Saravelos, Powell’ın azledilmesinin piyasalar için nükleer bomba etkisi yaratabileceği uyarısını yaparak, böylesi bir adımın 1970’lerde Nixon’ın Fed Başkanı Arthur Burns üzerinde oluşturduğu baskıdan bile daha kötü sonuçlar doğurabileceğini belirtti. 

  • ABD Başkanı Richard Nixon, dönemin Fed Başkanı Burns’e faizleri düşük tutması konusunda yoğun baskı yapmış, bunun sonucunda 2 yıl içinde manşet enflasyon %3,4’ten %12,3’e fırlamıştı. 

Saravelos ayrıca yatırımcıların bunu Fed'in bağımsızlığına doğrudan bir hakaret olarak yorumlayacağını ve Fed'in küresel para sisteminin merkezinde yer alması nedeniyle, sonuçlarının ABD sınırlarının çok ötesinde yankılanacağını söyleyerek şöyle yazdı:

“Döviz ve faizler üzerindeki etkiyi ölçmek zor, ancak Powell'ın görevden alınacağının açıklanmasının ilk 24 saatinde, dolar endeksinde en az %3-%4'lük bir düşüş ve ABD tahvillerinde arka uç öncülüğünde 30-40 baz puanlık bir satış bekliyoruz. Nisan ayında yaşananlara benzer şekilde, tahvil piyasası ile dolar arasındaki korelasyonun keskin bir şekilde pozitife dönmesini (her ikisinin de düşmesini) bekleriz.

Henüz böyle bir adım atılmadan bile, Trump’ın söylemleri piyasaları etkilemeye başladı. Trump’ın Powell’a yönelik istifa çıkışları ve görevden alma imaları, yatırımcıları ileride yaşanabilecek yüksek enflasyon riskine karşı temkinli olmaya itiyor. 

Yatırımcılar, böyle bir senaryoda uzun vadeli tahvillerin enflasyon karşısında ezileceğini öngörerek, ellerindeki Hazine tahvillerini satma eğilimine girdiler bile. Temmuz başından bu yana özellikle 30 yıllık ABD tahvil faizlerinde dikkat çekici bir artış yaşandı ve 30 yıllıkların getirisi %5 seviyesini aşarak son ayların zirvesine çıktı. Analistler bu harekette ABD’nin büyüyen bütçe açığı kadar Powell’ın olası görevden alınma riskinin de payı olduğunu belirtiyor. Konuyla ilgili Reuters’a konuşan Janney Capital Stratejisti Guy LeBas, Fed’in siyaset güdümlü hale gelip, ekonomik gerekçelerden bağımsız şekilde faiz indirmeye başlaması halinde enflasyon beklentilerinin sıçrayacağını ve getiri eğrisinin çok dikleşeceğini söylüyor. 

Finans ve siyasetten tepkiler 

Trump cephesinin sert açıklamalarına karşın, ABD finans ve siyaset camiasının önemli isimlerinden itirazlar da yükselmiyor değil. Örneğin JPMorgan Chase CEO’su Jamie Dimon, son yaptığı açıklamada Fed’in bağımsızlığının son derece kritik olduğunu vurgulayarak, “Bu sadece şu anki Fed Başkanı Powell için değil, bir sonraki Fed başkanı için de geçerli. Fed’le oynamak çoğu zaman umulanın tam tersi, çok olumsuz sonuçlar doğurabilir” ifadelerini kullanarak görevden almaya üstü kapalı şekilde karşı çıktı.

Morgan Stanley’nin Küresel Başekonomisti Seth Carpenter ise müşterilere gönderdiği bir notta, Powell’ın görev süresi dolmadan görevden alınmasını baz senaryo olarak görmediklerini vurgulamasına rağmen, “Ancak siyasi gelişmelerin faiz tahminlerimize yönelik risk oluşturduğunu da yadsımıyoruz” diyerek ihtiyatlı bir uyarıda bulundu.

Siyasetçiler içinde de farklı kamplar oluşmuş durumda. Cumhuriyetçi kanatta Trump’ın nüfuzu yüksek olsa da, Fed’e müdahalenin sınırları konusunda görüş ayrılıkları var. Örneğin Hazine Bakanı Scott Bessent ve bazı ekonomi bürokratları, kamuoyu önünde Fed’in bağımsızlığına değer verdiklerini ve Powell’ın görev süresine saygı duyulacağını söylerken, Kevin Hassett gibi daha sert isimler azil kararı alınması gerektiğini savunuyor. 

  • Bunda Hassett’in, Powell’dan sonra Fed Başkanı olarak atanmayı bekliyor olmasının da etkisi olabilir. Nitekim bu konuyla ilgili Trump’la birkaç kez görüşen Hassett, en güçlü adaylardan biri olarak gösteriliyor.

Uluslararası alanda da dikkatler bu cepheleşmede. Dünyanın dört bir yanındaki merkez bankacıları, Trump’ın Fed’e müdahale etmesi ihtimalinden ciddi endişe duyuyorlar. Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) Haziran sonunda Portekiz’de düzenlediği forumda Powell müdahale endişeleriyle ilgili soruları yanıtlarken, katılımcılar yoğun alkışla meslektaşlarını destekledi. Yine aynı forumda konuşan merkez bankacıları, merkez bankası bağımsızlığının evrensel bir değer olduğunu hatırlatan açıklamalar yaparak Powell’ın arkasında durduklarını gösterdi. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

YAZARLAR

Emircan Yaman

Piyasalar ve Finans Editörü

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

EXANTEEXANTE

HİKAYE

Sanayisizleşme uyarısı: Hazır giyim sektörü 2050 için yeni yol haritası sundu

Türkiye'nin en büyük dış ticaret fazlası veren sanayi kollarından tekstil ve hazır giyim sektörü, 2025 yılını 26,2 milyar dolarlık ihracatla kapattı. Doğrudan 845 bin, dolaylı etkileriyle birlikte yaklaşık 2 milyon kişiye istihdam sağlayan sektör, 2022'de ulaştığı zirveden bu yana tarihinin en sert daralmalarından birini yaşıyor. Konuyla ilgili sunum yapan TGSD yönetimi, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'na sunulan üç aşamalı strateji haritasının ayrıntılarını paylaştı.

Emircan Yaman

·

14 Tem 2026

Sanayisizleşme uyarısı: Hazır giyim sektörü 2050 için yeni yol haritası sundu
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Haftalık takvim: Gözler Fitch ve ABD TÜFE'de

Bu hafta hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalarda veri akışı güçlü. Yurt içinde Fitch değerlendirmesi ve cari denge, yurt dışında ise ABD TÜFE ön planda olacak.

13 Tem 2026

Haftalık takvim: Gözler Fitch ve ABD TÜFE'de
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Küresel ekonomik performansta ülkeler ve ülkeler içerisinde ayrışma netleşiyor

Küresel ekonomide bir taraftan savaşın yarattığı belirsizliği ve bunun başta petrol ve altın fiyatları olmak üzere finansal piyasalardaki yansımalarını izlerken, diğer taraftan özellikle yapay zeka alanında yaşanan olağanüstü teknolojik gelişmelerin önümüzdeki dönemde ekonomik hayata nasıl yansıyacağını anlamaya çalışan bir piyasa dinamiğiyle karşı karşıyayız.

Erhan Aslanoğlu

·

09 Tem 2026

Küresel ekonomik performansta ülkeler ve ülkeler içerisinde ayrışma netleşiyor
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Geleceğin dünyasında yeni bir olgu: Elektriğin yüzyılı ve elektrodevlet

20.yy çeliğin yüzyılıydı; 21.yy ise elektriğin yüzyılı olacaktır. Elektrodevlet, gücünü fosil yakıtlardan değil, elektriğin kendisinden alarak bunu bir kalkınma, nüfuz ve düzen kurma aracına dönüştüren devlet tipidir.

Yaman Alp Ungan

·

09 Tem 2026

Geleceğin dünyasında yeni bir olgu: Elektriğin yüzyılı ve elektrodevlet
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Doğrudan yabancı yatırım tercihlerinde yapısal değişimler

Birleşmiş Milletler Kalkınma ve Ticaret Konferansı (UNCTAD), 'Çalkantılı Bir Dönemde Uluslararası Yatırım' temalı 2026 Dünya Yatırım Raporu'nu yayımladı. Raporda hem Türkiye'yi, hem de bütün gelişmekte olan ülkeleri ilgilendiren ilginç veriler mevcut.

Doğrudan yabancı yatırım tercihlerinde yapısal değişimler