Renkli rüyalar diyarında: Duval Timothy

Renkler ve seslerin büyüleyici buluşması
Renkli rüyalar diyarında: Duval Timothy

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

“Öyle bölümler ve cümleler yazmak isterdim ki melodi ve karşı melodi aynı zamanda sesini duyursun, her çok renkliliğin yanı başında bir birlik, her şakanın yanı başında bir ciddilik yer alsın. Çünkü benim için bir yaşam varsa yalnızca buradadır, iki kutup arasında dalgalanmada, dünyanın iki temel direği arasında gidip gelmededir. İsterdim ki büyük bir hayranlıkla dünyadaki mutlu renkliliğe dikkati çekeyim; öte yandan, yine sürekli olarak bu renkliliğin temelinde bir birlik ve beraberliğin yattığını anımsatayım."

Bu cümleler çok sevdiğim bir yazar olan Hermann Hesse’ye ait. Bu yazıdaki konukluğu ise tüm düşünsel dönüşümünü ve sanatsal ilerleyişini renkler üzerinden gerçekleştiren Duval Timothy’e borçluyuz. “Renkler benim için ruhsallığa en yakın şey. Dönüştürücü özelliklerinin yanı sıra aynı anda hem herkese hem de hiç kimseye aitler.” sözlerinin sahibi olan Timothy, bu bağlam sayesinde bugüne kadar isminin önüne müzisyen, fotoğrafçı, heykeltıraş, ressam, tasarımcı, dokumacı ve aşçı gibi etiketler koydu. Renkler ve seslerin buluşmasını merak edenler beni takip edebilir.

Yaratıcı yaşam: Mimar anne-baba, grime müzik prodüktörü ve görsel tasarımcı iki kardeşle birlikte büyüyen Duval Timothy, küçük yaşlardan itibaren hep piyanoya ilgi duydu. Okul yılları sırasında birkaç yıl piyano dersi alan Timothy, nota öğrenme konusunda başarısızlığı ve basit bir şarkıyı çalmak için harcadığı uzun zaman nedeniyle bu ilgisini sürdüremedi. Ta ki arkadaşının bir Amy Winehouse şarkısı üzerinden ona öğrettiği akorlarla kendi bestelerini yapmaya başlana kadar. Bu sırada Central Saint Martins’te sanat eğitimi alan Timothy, bir anda kendini güzel sanatlar yörüngesinde buldu. Güney Londra ve çevresinde sergiler düzenledi. Timothy’nin soyut sanata ve minimalist tekniklere duyduğu ilgi, yavaş yavaş yaratıcı yaşamının diğer alanlarına da girdi.

carrying color
Carrying Color

Carrying Colour: Kökleri Sierra Leone’ye uzanan Duval Timothy, bir gün anne ve babasının doğduğu yerleri ziyaret etmeye karar verdi. Bir süre sonra ülkenin başkenti Freetown’da yaşamaya başlayan Timothy, şehrin geçim kaynağı olan geleneksel kumaş dokumacılığını öğrendi. Bu köklü zanaatı kendi estetiğiyle yeniden yorumlamaya karar verdiğinde ise Carrying Colour (CC) markasını kurdu. Timothy’in çok disiplinli yaratıcılığı, böylelikle özgün ve özgür bir üretim evine dönüştü. Renklerle yaratım sürecini ve kendini ifade etme yöntemini bulan Timothy, aynı zamanda Birleşik Krallık ve Batı Afrika mirası arasındaki geçişlerden de çokça beslendi.

Whatsapp sesli notları: Biraz da Duval Timothy’in renk tonlarına ve kültürel çeşitliliğe odaklanan minimal yaklaşımına müzik üzerinden bakalım. Herbie Hancock’tan Outkast’a, King Krule’dan Bill Evans’a, Kendrick Lamar’dan Erik Satie’ye, Johnny Greenwood’dan Ryuichi Sakamoto’ya kadar uzanan geniş bir müzikal ilham listesi olan Timothy, ilk solo piyano kayıtlarını 2012 yılında Bandcamp üzerinden Dukobanti adı altında yayımladı. 2015’te bağımsız olarak çıkan Brown Loop albümüyle kendi ismini kullanmaya başlayan Timothy, iki yıl sonra üçüncü albümü Sen Am’ı kendi markası Carrying Colour’ın etiketiyle paylaştı. Sen Am’ı en kişisel çalışması olarak adlandıran Timothy, albümü Freetown'daki arkadaşları ve ailesinden gelen Whatsapp sesli notlarının üzerine kurduğu piyano kompozisyonlarıyla kaydetti. Timothy, oluşturduğu dokusal ve duygusal yaklaşımı yalın seslerle buluşturarak müzik sahnesinde öznel alanını yarattı.

“Her şeyden önce kendim için müzik yapmaya çalışıyorum. Albümün baştan sona tam bir dinleme deneyimi sunması benim için çok önemli. Müzik dinleyerek bir yolculuğa çıkmaktan hoşlanıyorum ve hiçbir parçayı atlamak istemiyorum.” diyen Duval Timothy, geçtiğimiz ağustos ayında gün yüzüne çıkan son albümü Help ile bu sözlerinin karşılığını verdi. Albümde müzik ve renk arasındaki etkileşimi ve seslerin iyileştirme yönüne tanık olmakla birlikte Timothy’in ana akım müzik endüstrisinin sömürücü yanına yönelttiği eleştirileri içeren Slave gibi şarkılara da denk gelmek mümkün. 55 dakika boyunca Timothy’in piyano merkezli sürükleyici minimal müziğine kapılmak isteyenler öne geçebilir. Ben kapanışı yine bir Hermann Hesse sözüyle yapma niyetindeyim: “Mükemmel müzik, dengeden doğar. Müzik, gökle yer arasındaki ahenge, karanlıkla aydınlık arasındaki uyuma dayanır.”

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende
∙

BÜLTEN SAYISI

🎤 Sıradaki konser, renkli rüyalar, Covid-19 ve sanat

Renkli rüyalara dalıyoruz: Sıradaki konseri beklerken kulağımızda Duval Timothy, televizyonda Ramy, rafta Sanatın Kuralları

09 Eki 2020

🎤 Sıradaki konser, renkli rüyalar, Covid-19 ve sanat

YAZARLAR

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende
∙

HİKAYE

Altın Koza'nın ardından: Adana'da neler izledik?

33. Adana Altın Koza Film Festivali’ni, ulusal yarışmanın hayal kırıklıkları, Dünya Sineması’nın güçlü filmleri ve sinemanın sınırlarını sorgulatan tartışmalarıyla ele aldık.

Emre Eminoğlu

·

05 Eki 2026

Altın Koza'nın ardından: Adana'da neler izledik?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Gabriele Esposito ile bedenin görsel hafızası üzerine

Çocuk yaşta başladığı dans eğitiminin ardından İtalya’da profesyonel bir dansçı olarak tanınan Gabriele Esposito, zamanla odağını performansın ötesine taşıyarak bedenin bir görüntüyü nasıl şekillendirdiğine yöneldi. Esposito ile bedenin görsel anlatıdaki rolünü, moda ve koreografi arasındaki ilişkiyi ve hareketin yeni teknolojilerle değişen sınırlarını konuştuk.

Bartu Bıçak

·

05 Eki 2026

Gabriele Esposito ile bedenin görsel hafızası üzerine
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Arabesk yeniden: Gençlerin çalma listelerinde neden kara bulutlar geziniyor?

Spotify verileri arabesk müzik dinlenmelerinin 2020’den bu yana yüzde 435 arttığını gösteriyor. Üstelik bu yükselişin merkezinde gençler var ancak yeni kuşağın bir kısmı, dinlediği müziğin arabesk olduğunun farkında bile değil. Türler arasındaki sınırların silindiği, yalnızlık ve gelecek kaygısının arttığı bir dönemde ana akım Türkçe müzik giderek daha karamsar bir tona bürünüyor.

Eda Solmaz

·

05 Eki 2026

Arabesk yeniden: Gençlerin çalma listelerinde neden kara bulutlar geziniyor?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

'Uzaklar, Kuşaklar, Bakışlar': Bir aile arşivinden dünyaya bakmak

“Uzaklar, Kuşaklar, Bakışlar” başlıklı sergi, 212 Photography Istanbul’un 2026 edisyonunda Erbak ailesinin üç kuşağının seyahat tutkusu ve fotoğraflarını biraraya getiriyor. Nuri Z. Erbak (1914), Mehmet H. Erbak (1950) ve Ceylin Erbak Aytekin’in (1988) dünyanın farklı noktalarında çektiği kareler, 1930’ların Mısır ve Japonya’sından Tibet’e, Antarktika’ya uzanıyor. Bu arşivin nasıl oluştuğunu fotoğrafçı, yazar ve Erbak ailesinin üçüncü kuşak temsilcisi Ceylin Erbak Aytekin ile konuştuk.

Elif Bayram

·

02 Eki 2026

'Uzaklar, Kuşaklar, Bakışlar': Bir aile arşivinden dünyaya bakmak
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Ela Lee'den 'Ceyda': Kırılınca görünür olanlar

Ela Lee, kendi hayatından izler taşıyan ilk romanı Ceyda’da, dışarıdan kusursuz görünen hayatı bir cinsel saldırının ardından parçalanan Türk-Koreli genç avukat Jade’in hikayesini anlatıyor. Rıza, adalet, göçmenlik, aile, başarı baskısı ve suçluluk duygusu etrafında ilerleyen roman, Jade’in başına gelenlerden çok, yaşadıklarının ardından kendisi ve kurduğu hayatla yeniden yüzleşmesine odaklanıyor.

Şeyma Ye

·

02 Eki 2026

Ela Lee'den 'Ceyda': Kırılınca görünür olanlar