Sağlığımızı iyileştirirken gezegeni nasıl koruyabiliriz?

Sürdürülebilir bir gelecek için acil ve dönüştürücü değişiklikler yapmak gerekiyor. Beslenme tercihlerimiz, aktif yaşam çabalarımız ve doğanın iyileştirici gücüne odaklanan yolculuklarımız da bu sürecin birer parçası.
Sağlığımızı iyileştirirken gezegeni nasıl koruyabiliriz?

13 Nisan - Yapı Kredi Step - Angst
Yapı Kredi Step ile birlikte

Bu sayı Yapı Kredi Sürdürülebilir Tercih Programı ile birlikte ulaşıyor.

Daha fazlasını öğren →

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

Dünya Sağlık Haftası, sağlıklı yaşamın sürdürülebilirliğini vurgulamak için önemli bir fırsat. Bu konuda güzel bir haber daha var: Sürdürülebilir bir yaşam tarzı benimsemek sadece bireysel sağlığımızı değil, aynı zamanda gezegenin sağlığını da korumamıza yardımcı olabilir. Peki sürdürülebilir beslenme, aktif yaşam ve zihinsel sağlık gibi alanlarda atacağımız adımlar ile bireysel sağlığımızı iyileştirirken gezegeni nasıl koruyabiliriz?

Sürdürülebilir beslenme

Harvard T.H. Chan School of Public Health tarafından yapılan bir çalışma, sürdürülebilir beslenmenin gezegen için sağlayabileceği faydalarla ilgili şunu belirtiyor: İşlenmiş kırmızı et gibi hayvansal ürünlerle dolu diyetlere kıyasla bitki bazlı diyetler; daha düşük sera gazı emisyonuna, bununla birlikte daha az tarım arazisi, daha az sulama suyu ve daha az azotlu gübre kullanımına neden oluyor.

Benzer bir çözüm yolunu takip eden Plate and the Planet yazısı, Planetary Health Plate yaklaşımı gibi örneklerle bitki bazlı gıdalara odaklanan öğünlerin çevresel etkiyi azaltabileceğini savunuyor. Buna göre hayvansal gıda tüketimini azaltmak ve sürdürülebilir beslenme alışkanlıklarını benimsemek, bireysel sağlığı iyileştirmenin yanı sıra gezegenin korunmasına da katkıda bulunabiliyor.

EAT-Lancet Commission raporuna göre küresel gıda üretimi, çevresel bozulmanın ve iklim krizinin baş nedenlerinden biri. Ayrıca bu rapor, sağlıklı diyetler ve sürdürülebilir gıda üretimi için bilimsel hedefler belirleyerek, 2050 yılına kadar 10 milyar insanı besleyebilecek bir sürdürülebilir beslenme ve gıda üretim sistemine ulaşmanın yolunu gösteriyor.

Aktif yaşam ve sürdürülebilir ulaşım

Aktif yaşam tarzının ve sürdürülebilir ulaşım yöntemlerinin benimsenmesi de gezegen üzerinde benzer bir etkiye sahip. Dünya Sağlık Örgütü’nün değerlendirmesine göre yürümek veya bisiklete binmek gibi aktif ulaşım yöntemleri, yılda 1 milyon kişinin ölümüne sebep olan fiziksel inaktiviteye karşı en etkili çözümlerden ve aynı zamanda yılda yarım milyondan fazla kişinin ölümüne sebep olan hava kirliliğinin önlenmesine de yardımcı oluyor.

Fosil yakıtlardan kaynaklanan hava kirliliği, kardiyovasküler hastalıkları şiddetlendiren ve erken ölümlere yol açan kirleticileri tetikliyor. Massachusetts Institute of Technology (MIT) News’da yayımlanan bir makaleye göre bu partiküllerin ortadan kaldırılması, yılda 50.000’den fazla erken ölümü önleyebilme ve 600 milyar doların üzerinde sağlık harcamasını engelleyebilme gücüne sahip. Örneğin ABD Enflasyonu Düşürme Yasası, hava kirliliğini azaltmayı amaçlayan politikalarla kirletici ince partiküllerin doğurduğu sağlık sorunlarını iyileştirmeyi destekliyor.

Public Library of Science tarafından yayımlanan ve Avrupa’daki çeşitli şehirlerde yapılan bir çalışma, aktif ulaşım politikalarının hava kirliliği, fiziksel inaktivite ve trafik kazalarıyla ilgili ölümler üzerindeki etkilerini inceliyor. Araştırmaya göre yürümenin ve bisiklet kullanımının artırılmasıyla sonuçlanan politikalar, kentsel alanlarda yaşayan insanların sağlığını olumlu yönde etkiliyor ve emisyonları azaltabiliyor.

Ulaşımda hedef, sıfır emisyon: Aktif ulaşım, trafik yoğunluğunu ve hava kirliliğini azaltırken, fosil yakıtlara dayalı ulaşım biçimlerine bağımlılığı da düşürüyor. Bu aktiviteler, enerji verimliliğini artırıyor; uzun vadede yakıt ve bakım giderlerinden tasarruf sağlamaya destek olarak hem bireysel hem de toplumsal anlamda avantajlar sunuyor.

Zihinsel sağlık ve doğanın iyileştirici gücü

Zihinsel sağlık ile doğanın iyileştirici gücü arasındaki ilişki, psikolojik refah ve fiziksel sağlık için önemli faydalar sunuyor. Halk sağlığı uzmanı Prof. Heather Eliassen, yeşil alanlarda vakit geçirmeyi, daha iyi uyku ve kronik hastalık riskinde azalma gibi pozitif sonuçlarla ilişkilendiriyor. Eliassen, araştırmasında yetişkinler ile çocuklarda psikiyatrik hastalık riskinde ve kaygı durumlarında azalma görüldüğünün, pozitif duyguların ise arttığının altını çiziyor.

Birleşik Krallık merkezli Mental Health Foundation tarafından yayımlanan bir araştırma, doğayla güçlü ilişki kuran bireylerin, genellikle daha mutlu olduğunu gösteriyor. Bununla birlikte bu yaşam tarzının doğa, sakinlik, neşe ve yaratıcılık gibi birçok pozitif duyguyu tetiklediğini ve konsantrasyonu kolaylaştırdığını ortaya koyuyor. Dolayısıyla, insan kaynaklı iklim krizinin zorluklarıyla yüzleşirken doğayla daha derin bir bağ kurmak, sürdürülebilir bir gelecek için büyüleyici bir ilham kaynağı olabilir.

Sonuç olarak sürdürülebilir bir hayat tarzı, hem bireysel sağlığımızı geliştiriyor hem de gezegene daha yeşil bir gelecek vadediyor. Ancak sürdürülebilir beslenme, aktif yaşam ve zihinsel sağlık gibi alanlarda atılacak adımların faydalarını düşünürken, bu kaynakların herkes için erişilebilir olması adına da mücadele etmek gerekiyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

AngstAngst
∙

BÜLTEN SAYISI

🫀 Sağlığımızı iyileştirirken gezegeni nasıl koruyabiliriz?

Sürdürülebilir bir gelecek için acil ve dönüştürücü değişiklikler yapmak gerekiyor. Beslenme tercihlerimiz, aktif yaşam çabalarımız ve doğanın iyileştirici gücüne odaklanan yolculuklarımız da bu sürecin birer parçası.

13 Nis 2024

Yapı Kredi Step ile birlikte
İllüstrasyon: Canva Pro

YAZARLAR

Alara Demirel

ANGST editörü

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

AngstAngst
∙

HİKAYE

Birlikte yaşamanın arkeolojisi #2 | Kovuk, çember, eşik: Birlikte yaşamanın sınırları nasıl çiziliyor?

İnsanın toplulukla birlikte özneleşmesi, topluluğun içinde erimesini gerektirmez. Tersine, kendi sesini koruyabildiği, başkalarının sesini duyabildiği, ortak hayatı dönüştürmeye katılabildiği ölçüde, ben ile biz arasındaki ilişki yeni olanaklarla zenginleşerek güçlenir. Öyleyse birlikte yaşamanın sorusu, birarada kalırken birbirimizin özgürlüğünü nasıl koruyacağımızı yönelik olabilir. "Birlikte yaşamanın arkeolojisi" serisinin ikinci yazısında "kovuk, çember, eşik" kavramlarından hareketle birlikte yaşamanın sınırlarının nasıl çizildiğine odaklanıyoruz.

Metin V. Bayrak

·

25 Eki 2026

Birlikte yaşamanın arkeolojisi #2 | Kovuk, çember, eşik: Birlikte yaşamanın sınırları nasıl çiziliyor?
AngstAngst
∙

HİKAYE

Geleceğe hazırlıklı liderlik modeli: Değişimi anlatmaktan değişimin parçası olmaya uzanan yol haritası

Ekonomik baskılar ve belirsizlik, liderliği giderek operasyonel hedeflere ve bütçe takibine indirgiyor. Oysa teknolojik dönüşümden iklim krizine uzanan çok katmanlı bir dünyada stratejik öngörüden zihniyet değişimine, insan odaklı yaklaşımlardan değişim öncülüğüne uzanan yeni liderlik anlayışı, bugünü yönetmenin ötesinde geleceği okuyabilmeyi gerektiriyor. Peki liderler bu dönüşüme nasıl hazırlanabilir?

Sinem Çelik

·

22 Eki 2026

Geleceğe hazırlıklı liderlik modeli: Değişimi anlatmaktan değişimin parçası olmaya uzanan yol haritası
AngstAngst
∙

HİKAYE

Etki Alanı #1 | Dolly Parton nasıl 'Book Lady' oldu?

İnsanların hikayelerini çoğu zaman başarıları, kazandıkları ödüller ve kariyerlerindeki dönüm noktaları üzerinden anlatıyoruz. Peki sahip oldukları imkanlarla başkalarının hayatında neyi değiştirdiler? "Etki Alanı" yazı dizisinin ilk bölümünde doğduğu bölgede binlerce insana geçim kapısı açan ve milyonlarca çocuğa kitap ulaştıran bir program başlatan country müziğin en tanınmış isimlerinden Dolly Parton var.

Zeynep Erdoğan

·

18 Eki 2026

Etki Alanı #1 | Dolly Parton nasıl 'Book Lady' oldu?
AngstAngst
∙

HİKAYE

İstanbul'un kayıp dereleri: Kent suyun yolunu nasıl kapattı?

İstanbul’da dere yatakları yıllar içinde beton, yol, sanayi tesisleri ve konutlarla kuşatılırken kentin doğal su yolları giderek daraldı. İmar kararları, plansız yapılaşma ve altyapı yetersizlikleri, şiddetli yağışları sel felaketine dönüştüren riskleri büyüttü. İstanbul’un kayıp dereleri, kentin doğayla kurduğu ilişkinin nasıl değiştiğini ve yağmur suyunun önündeki engellerin nasıl biriktiğini gözler önüne seriyor…

Pelin Cengiz

·

15 Eki 2026

İstanbul'un kayıp dereleri: Kent suyun yolunu nasıl kapattı?
AngstAngst
∙

HİKAYE

Kabuk ile deniz arasında: Müşterekleşerek varolmak üzerine

Deniz kabuğunun derinliklerinde yankısını dinleyen özne, kendi sesiyle birlikte dışarıdaki dünyanın çok sesli çağrısını da işitmeye başladığında, artık ne tamamen içeridedir ne de tamamen dışarıda... Kabuk, hapishanesi olmaktan çıkar, bir köprü hâline gelir. Ve bu köprüden geçenler, içeride biriktirdikleri yankıyı yanlarında götürerek, onu müşterek bir dünyanın inşasında kullanmayı öğrenirler.

Eda Öztürk

·

14 Eki 2026

Kabuk ile deniz arasında: Müşterekleşerek varolmak üzerine