
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
Anlatıcı ve yazan: Max on Duty
"Urbanscapes" kapsamında bu zamana kadarki tüm kamusal deneyimlerimi kuşların şehirdeki yaşamı üzerinden anlattım. Çevremde gördüğüm, dokunduğum ve duyduğum nesnelerle ilgili ifade oluşturarak yaşadığım coğrafyanın düzeni üzerine üretim yapmayı seviyorum.
Gözlemlediğim kuşlar İstanbul’un içinde çeşitli semt ve mahallelerde yaşıyor. Kalamış, Feneryolu, Kızıltoprak ve yakın çevreleri en yoğunlaştığım bölgeler çünkü buralar aynı zamanda benim de yaşam alanım. Dikkat etmeye başladıktan sonra fark ettim ki bu canlılar kamusal çevre kurallarına hem aykırı hem de uyumlu bir yaşam tarzı geliştirmiş. Trafik ışıkları, uyarı tabelaları, pencere pervazları ve benzeri başka işlevlere sahip şehir elemanlarını kendi yaşamlarına entegre etmiş durumdalar. Şehirde yaşayan insanların durumu yadırgamaması bir de katkıda bulunmasıysa uyumlu ve gülünç bir şehir yaşamı harmonisi oluşturuyor. Gündelik hayatımızda ağacın üzerine konmuş kuştan çok trafik ışıklarına konanlara aşinayız. İstanbul'da bu ve türevi manzaraların toplamı aslında.
Odamın camları ağaçlara bakıyor, pencereden gelen devamlı kuş sesi ve doğa imajı işimi katmanlaştırıyor. Eserlerimde kullandığım renkleri mahallenin alışkanlıklarına, değerlerine göre şekillendirmeyi çok seviyorum. Akaretler’den önce Beşiktaş’ta sergi yapmıştım. Burası da Beşiktaş’ın geçiş hattı üzerinde dolayısıyla futbol camiasına aşina bir mahalle. Beşiktaş’ta siyah-beyaz ağırlıklı çalışıyor, mavi-sarı renklerinden kaçınıyorum. Bu tarz kısıtlamalar işlerimi besliyor; uyumlu olmayı, mahallenin kültürüne saygı duymayı, mekânın dinamiğinin işlerimle hareket etmesini, birbirlerini tamamlamalarını izlemeyi ve o yolculuğu yaratmayı çok seviyorum.

Eser ismi: Trafik Lambası Güvercinleri
Nefes alan varlıkların şehre entegre olmuş yaşamları
Kuşlarda bizim gibi zaman zaman doğanın, zaman zaman da şehir yaşamının tadını çıkarıyor gibi görünüyor. O kadar da ütopik bir durum değil aslında, istediğin zaman doğaya dönebilirsin. Bir anda tüm imkânlarımız yok olsa ve doğaya dönmemiz gerekse muhtemelen ilk çağlardan çok daha akıllıca hareket ederdik diye düşünüyorum çünkü temelimiz var ve yıllardır herkes bu konulara bir şekilde aşina. Çevremizdeki insanların neredeyse hepsi sürdürülebilirlik üzerinde bir fikre sahip. Bunu alışkanlığı yapabilen de var sadece duyduğuyla yetinip izlemeyi tercih eden de. Öyle ya da böyle günümüzde kendimizi doğaya adapte etmemiz, hayatta kalma dürtümüz en güçlü kaslarımızdan.
Çevremi yargı ve eleştiriden uzak deneyimlemeye gayret ediyorum. Bu motivasyon yaşadığım alanda çeşitli canlı türlerinin rutinlerini ve davranış biçimlerini daha iyi anlamama ve analiz etmeme yardımcı oluyor. Şehirde yaşasak da doğanın parçaları rastgele ve sezgisel davranışlar sergilemeye devam ediyor. Her canlı bu çevreyi kendi doğasına uygun eylemleriyle yaşamaya çalışıyor. Tüm canlılar rutinleriyle ister istemez çevresini şekillendiriyor, ben de bu bütünün bir parçası olduğumu unutmadan üretmeye devam ediyorum.
Nefes alabildiğimiz her yer doğal habitatın parçası. Görünürde farklı fonksiyonlara sahip yapılar ve ürünlerle çevrelenmiş olsak da fiziksel hayatımız, gezegenimiz ve çevresinin sahip olduğu tüm materyallerin varyasyonlarından ibaret. Bu varyasyonların oluşabildiği her çevrenin doğal habitatın bir parçası olduğuna inanıyorum.
Editörün notu: Artweeks Akaretler'i merak ediyorsan 2-13 Kasım, Pazartesi-Cumartesi günleri 11.00-20.00 & Pazar günleri 11.00-17.00 arasında ziyaret edebilirsin. Giriş ücretsiz.
Adres: Sinanpaşa, 34353 Beşiktaş
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bugünkü rotamız Akaretler ve "Urbanscapes" sergisi. Doğa kendini korumaya ihtiyaç duyar mı? Şehrin kabukları nedir? Nerededir? Sorularının peşinde Begüm, Esk Reyn, Gamze ve Max on Duty'leyiz.
06 Kas 2022

YAZARLAR

Soli
Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ OKUMALAR
Kültürel değer üretme biçimi değişiyor. Seyahat de bunun dışında kalmıyor. Seyahatin tarihsel işlevlerinden biri olan öğrenme, kültürel katılım ve karşılaşma, dijital çağın koşullarında yeniden görünür oluyor.

12 Ağustos’ta yaşanacak tam güneş tutulması Grönland’ın doğusundan başlayıp güneye doğru ilerleyecek ve ardından İzlanda’nın batı kıyıları ile İspanya’nın kuzeyinden geçecek. Yaklaşık iki dakika sürecek bu doğa mucizesine tanık olmak isteyenler için farklı zevklere göre öneriler hazırladık.

23-28 Haziran arasındaki Paris Erkek Moda Haftası bir kez daha gösterdi ki bugün moda yalnızca kıyafet üretmiyor; şehirlerin kültürel ritmini belirleyen, farklı disiplinleri aynı masada buluşturan ve en beklenmedik karşılaşmalar için alan açan canlı bir ekosistem olmaya devam ediyor.

Kuruçeşme'de, sadece randevuyla hizmet veren Salon Kantiem, Türkiye'nin ilk bağımsız saatçilik butiği olma iddiasında. Ama bir mağazadan çok bir buluşma noktası olarak tasarlanmış. Türkiye'de bağımsız saatçilikte yaşanan dönüşümün ortasında duran isimlerden biriyle, Turkish Watch Guy'ın kurucusu ve yeni açılan Salon Kantiem'in ortaklarından Doruk Ünlü'yle saatlerin anlattığı hikayelerden ve Türkiye'nin potansiyelinden sohbet ediyoruz.

Belki Canelé’sini belki Earl Grey’li kekini tattınız ama muhtemelen henüz onunla tanışmadınız. Mitte Brot'un pasta şefi Gökçe Durukan, şehrin kahve laboratuvarı Petra’nın kahve eşlikçileriden sorumlu. Sabahın erken saatlerinde müşterilerine sıcak ve taze ürünler servis etmek üzere geceden çalışmaya başlayanlardan yalnızca biri. Gecenin son, sabahın ilk durağının temsilcisi. Gökçe’yle pâtisserie yaklaşımlarına, pasta şefi olarak rutinlerine ve şehirde gece çalışmaya dair laflıyoruz.



