🎻 Sigur Rós yeni şarkı ve kliple geri döndü: “Blóðberg”

DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
41 kişilik bir orkestra ile Kuzey Amerika ve Avrupa’da biletleri çoktan tükenen bir turneye çıkmaya hazırlanan İzlanda’nın müzik sahnesine ruhani hediyesi Sigur Rós, yeni teklisi Blóðberg ile çıkageldi. Blóðberg, uzun bir aradan sonra 2012 yılında gruptan ayrılan ve geçtiğimiz sene Sigur Rós ekibine tekrardan dahil olan multi-enstrümantalist Kjartan “Kjarri” Sveinsson’un yer aldığı ilk tekli olma özelliğine sahip.
Distopik bir evren: Blóðberg’e aynı zamanda yönetmenliğini Johan Renck’in üstlendiği bir animasyon video da eşlik etti. HBO mini dizisi Chernobyl’in yanı sıra Madonna, Robyn ve Beyoncé için müzik videolarını yöneten Renck, klip hakkında şunları söyledi: “Gelecek konusunda olabildiğince nihilist hissediyorum. Kendi aptallıklarımıza karşı güçsüzüz. Bunun bazı yönleri ‘Blóðberg’in temalarıyla ilgili izlenimlerimle birleşti. Müzik, kendi sefil düşüncelerime bir nota oluyor, onlara sadece müziğin verebileceği bir güzellik katıyor.”
Yeni albüm nerede? Geçtiğimiz mart ayında turne tarihlerini duyuran grup, haziran ayı içerisinde son stüdyo albümleri Kveikur (2013)’den bu yana çıkacak yeni albümlerinin de müjdesini verdi. Ancak o günden beri Sigur Rós’tan yeni albümlerine dair resmi bir açıklama gelmedi. Bazı yerlerde yeni albümün 16 Haziran’da Átta adıyla yayımlanacağını söylense de henüz net bir açıklama yok.
Rota oluşturuldu: En son 2016 yılında Primavera Sound konserlerinin hemen ardından Zorlu PSM’de sahne alan grup yeni turneleri kapsamında 28 Temmuz Cuma akşamı Küçükçiftlik Park’ta sahne olacak. Konserin biletlerine buradan ulaşabilirsin.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Koray Soylu
Editor @ Aposto

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
14–20 Eylül tarihleri arasında düzenlenen ve medya sponsorları arasında yer aldığımız Ayvalık Uluslararası Film Festivali’ne; değişen alışkanlıkları, süren samimiyeti ve bu yılın filmleri üzerinden baktık.

Bazen insanın ihtiyacı, acısına bir cevap bulmak değil, o acının içinde bütünüyle yalnız olmadığını bilmektir. Belki kitapların yapabileceği şey de tam burada başlıyor. Acıyı dindirmek değil, çünkü bazı acılar dindirilemeyebilir. Bir kaybı anlamlandırmak ya da ona teselli olacak birkaç güzel cümle bulmak da değil; yalnızca insanın acısının yanında sessizce bulunmak.

Arkas Sanat ve Centre Pompidou işbirliğinin ilk sergisi “Lumina: Renk ve Işık Sanatı”, 26 Eylül’de Lucien Arkas Sanat Merkezi’nde açılıyor. Beş yıllık işbirliği kapsamında düzenlenecek 10 serginin ilkini ve bu uzun soluklu buluşmayı Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Lucien Arkas, Arkas Sanat Direktörü Müjde Unustası ve Centre Pompidou Başkanı Laurent Le Bon’dan dinledik.

“Verilere dayalı gerçek, muhasebeciler içindir” diyen ve sadece nesnel gerçeği beyazperdeye yansıtmakla yetinen sinema anlayışını aşağılayan Werner Herzog'un çektiği tüm filmlerde, kurgu ve belgesel iç içe geçer. Her bir film projesi, lideri Herzog olan ekibin görevidir ve görev yerine getirilecektir. Görev süresince tüm ekip “dışarıdan gangsterler gibi görünüp, içlerinde papaz cübbesi giymiş azizler gibi” adanmış olacaktır.

Filozof Jonathan Barnes'ın kızı ve İngiliz yazar Julian Barnes'ın yeğeni Camilla Barnes, ilk romanı "Her Zamanki O Öldürme Arzusu"nda İngiltere'den Fransa'ya göç etmiş bir ailenin üç kuşaklık öyküsünü anlatırken zarif ve alabildiğine mizahi bir dil kullanıyor. Barnes’la, bu güçlü edebiyat ve felsefe geleneğinin içinde kendi sesini bulmayı, İngiltere’den Fransa’ya göçü, aile içindeki iktidar ilişkilerini, kuşak çatışmalarını ve yaş almayı konuştuk.




