Şimdi ve burada olma sanatı

Yaşadığımız her şey geçici, iyi veya kötü, hiçbir anın tekrarlanmayacağı gerçeğini benimsemek farkındalıklı anların sayısını artıracaktır.

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

Artık bir hayat tarzına dönüşen farkındalıkla yaşamın en önemli şartlarından biri anda olmak diye bilinir. Geleceğin ne kadar belirsiz olduğunu, bir sonraki anın bile nasıl olacağını bilmediğimizi sık sık unutuyor olsak da pandemi döneminde plan yapamama gerçeğiyle yüzleşmemiz gerekti. Bu durum bizi hiç olmadığı kadar anda olmaya, anla barışık olmaya yöneltti. Bugün artık anda yaşamak sadece popüler bir kavram olmanın ötesinde psikologların günlük hayatta danışanlarına anksiyete ile başa çıkmak için önerdiği bir yöntem. Harvard Üniversitesi'nin yaptığı bir araştırma sonucunda insanın zamanının %47'sinde yaptığı işe odaklanmak yerine başka şeyler düşündüğü anlaşıldı. Araştırma, insanların uğraştıkları iş ne olursa olsun eğer başka bir şey düşünmek yerine yaptıklarına odaklanırlarsa tatmin ve mutluluğun daha yüksek olduğunu ortaya koyuyor.

  • Peki anda nasıl kalırız, ana nasıl geri döneriz? Anda olma temasının öncü yazarlarından Eckhart Tolle der ki “Bugünün koşturmasında, hepimiz çok fazla düşünüyoruz, daha fazlasını arıyoruz, daha fazlasını istiyoruz ve sadece olmanın getirdiği neşeyi unutuyoruz.” Bu sorun üzerinde beraber çalışabilmek için sizi ana getirecek farklı kaynaklardan bulduğumuz tekniklerini ve egzersizleri derledik. 
     
  • Egzersiz: Kendinize sorun: Nefes alıyor muyum?Bir anda bedeninize giren ve çıkan havayı fark edeceksiniz; işte o an, ana geldiniz, yalnızca beş saniye bile sürse. Rutin bir iş yaparken dikkatinizi hislerinize odaklayın. Örneğin; ellerinizi yıkarken suyun teninize dokunuşunun, sabunun kokusunun farkına varın. Kendinize sakin bir yer bulun ve üç ila dört dakikalığına gözlerinizi kapatın; kendinizi doğanın ve etrafın seslerine bırakın, izin verin bilinciniz sesleri takip etsin. Kendinize hayatınızın içinden bir simge seçin ve onu her gördüğünüzde kalbinizi açmayı hatırlayın. Bir aktiviteden diğerine geçiş yaparken duraklayın. Bir toplantıdan çıkıp çocuğunuzun gösterisine yetişirken kapıdan ya da arabanızdan çıkarken bir an durun ve etrafınıza bakıp değişen ortamı algılayın.Gün içinde bir ara verip bedeninizle iletişime geçin, bedeninizin farklı bölgelerini hissederek ana gelin.Yemeğinizin tadını alın. Yemeğinizi yemeden önce üç derin nefes alın ve ana dönerken metabolizmanızı da hızlandırın. Gülümseyin, sebepsiz bile olsa gülümsemek sizi ana getirecek.
     
  • Düşüncelerinize birkaç dakika boyunca onları yargılamadan, değiştirmeye çalışmadan odaklanın; ikinci aşamada düşünceleriniz geçmişle mi, gelecekle mi ilgili yoksa şimdiye mi ait onu gözlemleyin; sonrasında bedeninize dönün ve nasıl hissettiğinize odaklanın, muhtemelen kaslarınız gevşemiş, kalp atışlarınız daha yavaş olacaktır.
     
  • Kendi yönetiminizi yaratın: Yaşadığımız anın farkına varmak için birçok yol var şüphesiz. Sizin için hangisinin işe yarayacağını yine siz bilebilirsiniz, deneyerek ya da belki kendiniz için yaratarak. Örneğin; ben güneşe, aya ve gökyüzüne bakmayı seviyorum, bu bana insan olarak kendimizden çok daha büyük bir şeyin parçası olduğumuzu hatırlatarak beni ana getiriyor. 
     
  • Yaşadığımız her şey geçici, iyi veya kötü, hiçbir anın tekrarlanmayacağı gerçeğini benimsemek farkındalıklı anların sayısını artıracaktır. Bu yazıyı yıllar önce bir kitapta okuduğum ve bir temenni niyetiyle paylaştığım cümleyle sonlandırmak istiyorum: Doğru zamanda, doğru yerde, doğru insanla olmak ve farkında olmak.
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

AngstAngst

BÜLTEN SAYISI

✂️ Modanın akıbeti, sürdürülebilirlik, moda ve salgın

Moda, tekerrürden mi ibarettir yoksa geçmişten ders alır mı? Modanın tarihine doğru bir yolculuğa çıkıyoruz.

28 Haz 2020

✂️ Modanın akıbeti, sürdürülebilirlik, moda ve salgın

YAZARLAR

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

AngstAngst

HİKAYE

Geri dönüşümle imtihanımız: Ambalaj tasarımından bağımsız ambalaj atığı sistemi işler mi?

1 Temmuz’da başlayan "Depozitosu Olan Ambalajlar" uygulamasıyla iade edilen her plastik, cam ve alüminyum içecek ambalajı için vatandaşlara 1 TL ödeniyor. Ancak uygulama ile tekrar kullanılabilen ambalajlar sistem dışına itilirken tek kullanımlık ambalajlar yaygınlaşıyor. "Ambalaj tasarımından bağımsız olarak ambalaj atığı sistemi tasarlanamayacağını" belirten Prof. Dr. Sedat Gündoğdu’ya göre 1 TL iade çok düşük, üretilen ürünün yüzde 20’sine yakın bir ödeme yapılması gerekiyor.

Pelin Cengiz

·

12 Tem 2026

Geri dönüşümle imtihanımız: Ambalaj tasarımından bağımsız ambalaj atığı sistemi işler mi?
AngstAngst

HİKAYE

İlk şakayı kim yapar?

Deniz Göktaş, bize mizahın bildiğimiz hâlinin ne olduğunu hatırlattı. Bir zamanlar prime time’da politikacılarla kıyasıya dalga geçildiğini, bunun bir halüsinasyon olmadığını Yedi Uyurlar Mağarası'ndan çıkmış gibi hatırladık. Bu açıdan da Deniz Göktaş’a "sonunu düşünmeyen kahraman" değil, hoşgörünün ve gülüp geçmenin mümkün olduğu zamanların gerçek olduğunu hatırlatan biri gibi yaklaşmak gerek belki de.

Sinem Dönmez

·

10 Tem 2026

İlk şakayı kim yapar?
AngstAngst

HİKAYE

'Öğrenme kaybı': Çocuklar yaz tatilinde ne öğreniyor?

Asıl öğrenme kaybı, çocuğun bedeninden, akranlarından, oyundan, doğadan, sıkıntıdan, evin gündelik işlerinden, kendi iradesinden, hayatın beklenmedik karşılaşmalarından kopmasıdır. Çocuklar yaz tatilinde öğrenmeyi kaybetmez. Biz öğrenmeyi okul sanma yanılgımız yüzünden, çocukların hayattan öğrendiklerini görme yetimizi kaybederiz.

Metin V. Bayrak

·

05 Tem 2026

'Öğrenme kaybı': Çocuklar yaz tatilinde ne öğreniyor?
AngstAngst

HİKAYE

Can sıkıntısının ölümü: Sahi bizim boş zamanımız nereye gitti?

Keynes, teknolojik ilerleme ve otomasyon sayesinde 2030 yılına gelindiğinde insanlığın temel ekonomik sorunları çözeceğini ve haftada yalnızca ortalama 15 saat çalışacağını öngörüyordu. Oysa bu eşiğe giderek yaklaşırken manzara bu öngörüden oldukça uzak. Peki ekranlarla ilişkimize dair gelecek senaryoları neler ve markaların iletişim faaliyetleri bu senaryolara göre nasıl şekillendirilmeli?

Cem Arıdağ

·

03 Tem 2026

Can sıkıntısının ölümü: Sahi bizim boş zamanımız nereye gitti?
AngstAngst

HİKAYE

İkinci sıcak hava dalgası yolda: Avrupa kentleri neden sıcaklardan daha fazla etkileniyor?

Birçok Avrupa kentinde sıcaklık rekorları peş peşe kırılırken kıtada sıcağa bağlı ölüm sayıları dünyanın diğer bölgelerine kıyasla orantısız derecede yüksek seyrediyor. Peki neden?

Deniz Aytekin

·

03 Tem 2026

İkinci sıcak hava dalgası yolda: Avrupa kentleri neden sıcaklardan daha fazla etkileniyor?