Sinema ve iklim krizi: Everybody Loves Jeanne

Bireysel başarısızlığın ve içsel krizin bir portresi, iklim kriziyle nasıl iç içe geçiyor?
Sinema ve iklim krizi: Everybody Loves Jeanne

20 Ekim - Schneider Electric - Angst
Schneider Electric ile birlikte

Schneider Electric : Enerji verimliliği; iklim değişikliği mücadelesinin önemli kahramanı Enerji yönetimi, dijitalleşme ve otomasyon lideri Schneider Electric , Dünya İklim Değişikliği Haftası 'nda "en umutsuz anda dahi bir umut ışığı var" mesajını paylaşıyor. Enerjinin doğru ve verimli kullanımının bu mücadeleyi kazanmada kritik bir rol oynayacağını vurgulayan şirket, sera gazı emisyonlarını azaltmanın iklim değişikliğini yavaşlatmadaki en etkili yol olduğunu vurguluyor. Dekarbonizasyonun anahtar parçaları ise yenilenebilir enerji , elektrifikasyon ve enerji verimliliği . İlk iki maddede önemli bir gelişim sağladık. Temiz enerji kaynaklarına yapılan yatırımlar rekabetçi bir sektör yarattı. Bugün güneş panelleri ve rüzgâr türbinleri, kömür santrallerinden daha ucuz elektrik üretiyor. Elektrifikasyon, elektrikli araçların yükselişiyle birlikte hızla yaygınlaşıyor. 2050’ye dek dünya genelinde 700 milyondan fazla elektrikli araç satışı öngörülüyor. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de bilinçli nesiller yetişmesi için çalışan Schneider Electric’in, hayata geçirdiği ‘Öğretmenler 2030: Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ve İklim Seferberliği Eğitimi’ dördüncü dönemine başladı. Eğitim programı sayesinde 1000 öğretmen ve yaklaşık 30.000 öğrenciye ulaşmak hedefleniyor. Şirket, kitlesel bir farkındalık için de Tohum Hareketini sürdürüyor. ecording iş birliğiyle yürüttüğü proje kapsamında, ücretsiz olarak kayıt yaptıran her bir kişi için tohum toplarını doğayla buluşturuyor. İklim değişimiyle mücadelede güçlü ve bilinçli bir Türkiye için çalışan Schneider Electric ’in tohum hareketine katılmak ve sürdürülebilir yaşamı desteklemek için buradan formu doldurabilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

Céline Devaux’nun yönetmenliğini yaptığı Everybody Loves Jeanne, başarısızlık ve içsel şüpheler üzerine duyarlı ve mizahi bir yaklaşımla inşa edilmiş bir film. Filmin baş karakteri Jeanne’ın kariyerindeki çöküşü, plastiğe karşı çıkan bir makine geliştirmesinin başarısızlığına dayanıyor. Makinenin mikroplastikleri toplama görevini yerine getirememesi ve bu sürecin Jeanne’ın kariyeri için büyük bir darbe olması, iklim krizi ve sürdürülebilirlik konularına atıfta bulunuyor.

Modern toplumda, bireylerin bu gibi projelerle çevre sorunlarına duyarlılık göstermeye çalışırken yaşadığı baskılar ve zorluklar, Jeanne’ın yaşadığı olaylarla somutlaşmış oluyor. Bu da izleyiciye, bireysel katkıların yanı sıra toplumsal bir yaklaşımın ne kadar önemli olduğunu hatırlatıyor aslında. Dolayısıyla Everybody Loves Jeanne’da Céline Devaux’nun bireysel başarısızlığın ve içsel krizin göz alıcı bir portresini sunduğunu ifade etmek çok da güç değil. Zira derin bir karakter analizi, geniş bir bağlamda, küresel bir sorun olan iklim kriziyle nasıl örtüştüğüne dair önemli ipuçları da içeriyor.

Bir temsil ve bir yakın okuma

Metaforik göndermeler, izleyiciye doğrudan bir bilgi vermekten ziyade duygusal bir etkileşim ve derin bir kavrayış sunuyor. Yani Jeanne’ın icadının başarısızlığı, somut bir olay olarak değil, daha ziyade insanlığın iklim kriziyle mücadelesini sembolize eden bir metafor olarak değerlendirilebilir.

Jeanne’ın denizleri mikroplastiklerden temizlemeyi amaçlayan icadının başarısızlığa uğraması, birçok açıdan iklim kriziyle benzerlikler taşıyor. Jeanne’ın bu icadı, bu bağlamda insanlığın gezegeni koruma ve sürdürülebilir bir gelecek yaratma çabalarını temsil ediyor. Ancak karşılaştığımız zorluklar gibi, bu makinenin beklenmedik şekillerde başarısız olması, en iyi niyetlerimizin bile bazen yetersiz kalabileceğini ve doğanın öngörülemeyen etkileriyle nasıl karşı karşıya kalabileceğini gösteriyor.

Ya iklim krizine çözüm aramak yetmiyorsa?

Film, bireysel ve toplumsal beklentiler, başarısızlık korkusu ve içsel eleştirilerle nasıl başa çıkılacağı gibi temaları da işliyor böylelikle. Jeanne’ın iç sesinin, onun küçük hayaleti olarak animasyonla gösterilmesi, bireyin kendi içindeki şüphelerle nasıl başa çıktığını vurguluyor. Aynı zamanda, bu hayaletin Jeanne’ın çevresel projelerine olan inancının bir yansıması olduğunu da düşünmek mümkün. Çünkü iç ses, bireyin kendi değerlerine, inançlarına ve toplumun beklentilerine nasıl tepki verdiğinin bir göstergesi.

Jeanne’ın kendi özel hayatındaki çöküşü, birçok insanın iklim değişikliği karşısında hissettiği çaresizliği ve yetersizliği yansıtıyor gibi. İcadının başarısızlığına ek olarak, Jeanne’ın kişisel hayatındaki zorluklar, birçok insanın iklim krizi karşısında duyduğu korku, endişe ve belirsizlikle paralel ilerliyor. Tıpkı iklim değişikliğinin küresel bir sorun olması gibi, Jeanne’ın yaşadığı zorluklar da bireysel bir sorun olmaktan çok daha derin ve kapsamlı hâle geliyor.

Bir çıktı: Dolayısıyla Everybody Loves Jeanne, sadece bir bireyin başarısızlıkla başa çıkma hikâyesi değil. Jeanne’ın icadının iklim kriziyle birebir iletişimde olması, iklim değişikliği ve sürdürülebilirlik konularını da ele almasıyla ilerliyor. Film, bireylerin herhangi bir konuda nasıl daha bilinçli ve duyarlı olabileceğini, aynı zamanda toplumsal beklentilere rağmen kendi inançlarına sadık kalmanın önemini iç diyaloglarla vurguluyor. 

Ancak esasen, "dünyayı kurtarma misyonu"nun kişiye yükledikleri, konuları içselleştirmeden insanı zorladığı için, sorunları bütünsel çözmeye odaklanmak önem kazanıyor. Bu, özellikle de günümüz dünyasında, hem bireylerin hem de toplumun karşılaştığı zorluklara karşı nasıl bir tutum sergilemesi gerektiğine dair bir yorum. Film, bireysel başarısızlığın ve içsel çöküşün sadece kişisel bir hikâye olmadığını, aynı zamanda geniş bir perspektiften küresel sorunlarla nasıl örtüştüğünü ortaya koyuyor. Jeanne’ın yaşadığı zorluklar, iklim kriziyle başa çıkmaya çalışan bir toplumun yüzleştiği zorlukların mikrokozmosu olarak görülebilir. 

Editörün notu: Everybody Loves Jeanne, MUBI Türkiye üzerinden izlenebiliyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

AngstAngst

BÜLTEN SAYISI

🎬 Sinema ve iklim krizi: Everybody Loves Jeanne

Bireysel başarısızlığın ve içsel krizin bir portresi, iklim kriziyle nasıl iç içe geçiyor?

20 Eki 2023

Sinema ve iklim krizi: Everybody Loves Jeanne

YAZARLAR

Alara Demirel

ANGST editörü

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

AngstAngst

HİKAYE

Süheyla Doğan: 'Yaşam için mücadele etmek benim hayattaki varlık nedenim'

2026 Uluslararası Hrant Dink Ödülü sahibi Süheyla Doğan’a bu ödül başta Kazdağları olmak üzere pek çok yerde ekoloji mücadelesini cesaretle sürdürdüğü, doğayı ve yaşamı savunmaktan vazgeçmediği, kadın hakları için mücadele ettiği, devlet destekli ekokırım projelerine karşı ısrarla ses çıkardığı ve doğayla birlikte yaşam hakkını savunduğu için verildi. Doğan, “Yaşam için mücadele etmek benim hayattaki varlık nedenim. Baskıların da bir sonu olacak. Geleceğe dair umutlarımı da kaybetmiyorum” diyor.

Pelin Cengiz

·

19 Eyl 2026

Süheyla Doğan: 'Yaşam için mücadele etmek benim hayattaki varlık nedenim'
AngstAngst

HİKAYE

Moda ve benlik: Giyinmek neden sadece giyinmek değildir?

Sabah dolabın karşısında “Bugün bunu mu giysem?” diye düşündüğümüzde aslında yalnızca kıyafet seçmiyoruz; kendimizi nasıl hissetmek, nasıl algılanmak ve hatta kim olmak istediğimize dair de bir karar alıyoruz. Moda bireysel görünür ama kolektif olarak öğrenilir: Kendimizi göstermek isteriz ama bazen başkalarının bakışından saklanmak da, değişmek isteriz ama aynı zamanda ait olmak da. Moda, bütün bu çelişkileri aynı anda taşıyabilen nadir alanlardan...

Nazlı Tan

·

16 Eyl 2026

Moda ve benlik: Giyinmek neden sadece giyinmek değildir?
AngstAngst

HİKAYE

Milenyallerin seçenek krizi: İradece özgür müyüz, ihtimallerce tutsak mı?

Y kuşağından önceki kuşakların takip ettiği "eğitim, iş, terfi, evlilik, çocuk, ev, emeklilik" senaryosu çökeli çok oluyor; yerine yeni bir senaryo da konmadı. Milenyaller, yetişkinliğin her şeyi çözmek ve garanti bir hayat kurmak olmadığını deneyimleyerek öğrenen, aynı anda sonsuz seçenekli bir dünyaya uyum sağlamaya çalışan ilk kuşak oluyor. Peki çok seçenek gerçekten özgürlük mü? Yaşanan ne kararsızlık ne de kimlik krizi; bildiğiniz seçenek krizi.

Elif Bayram

·

16 Eyl 2026

Milenyallerin seçenek krizi: İradece özgür müyüz, ihtimallerce tutsak mı?
AngstAngst

HİKAYE

Ölümcül körlük #2 | O muayen günler: Regl tabuları kadınlara neye mâl oluyor?

Dünyada her ay 2 milyardan fazla kadın regl oluyor. Bu durum kadın fizyolojisinin doğal bir parçası olsa da tıp literatüründe en az araştırılan konulardan biri. Bu görmezden gelme hâli, milyonlarca kadının güvenli hijyen koşullarına, hijyenik ürünlere ve doğru bilgiye erişemediği daha geniş bir tablonun parçası. "Ölümcül körlük" yazı dizisinin ikinci bölümünde regl tabusunun hastalıkların teşhisini geciktirmekten okulda ve işyerinde ayrımcılığa uzanan görünmez sonuçlarını kadınların tanıklıklarıyla ele alıyoruz.

Ayça Örer

·

13 Eyl 2026

Ölümcül körlük #2 | O muayen günler: Regl tabuları kadınlara neye mâl oluyor?
AngstAngst

HİKAYE

Reformdan önce perspektifi değiştirmek: Bir okul ne zaman gerçekten açılır?

Müfredatı, sınav sistemini, okul yapılarını ve öğretim araçlarını sürekli reformlardan geçiriyoruz. Fakat eğitimde karşılaştığımız hemen her güçlüğü yine okulun içinden, okulun dili ve araçlarıyla çözmeye çalışıyoruz. Oysa reformdan önce okula hangi gözle baktığımızı, öğrenmeyi neden okulla özdeşleştirdiğimizi ve çocuğu bir özne olarak görüp görmediğimizi sorgulamak gerekiyor.

Metin V. Bayrak

·

13 Eyl 2026

Reformdan önce perspektifi değiştirmek: Bir okul ne zaman gerçekten açılır?