'Somon gibi' yemek, 'somon' yemekten daha faydalı


Metro Türkiye ile şeker tadında bayramlar
Sevgili apéro okuru, bayram kapıda. Bu demek oluyor ki ağzımızı hoş sohbetlerle ve bayramlık ikramlarla tatlandıracağımız o keyif ve neşe dolu günlere çok az kaldı.
Daha fazlasını öğren →
Nature Food dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, sadece somon yemenin en sağlıklı seçim olduğu algısına meydan okuyor. Cambridge Üniversitesi, Lancaster Üniversitesi, Stirling Üniversitesi ve Aberdeen Üniversitesi'ndeki araştırmacılar tarafından yapılan analize göre, somonun sıklıkla tükettiği uskumru, hamsi ve ringa balığı gibi küçük yabani balıkların besin değeri, somondan daha yüksek.
Araştırmaya göre: Yabani Balık Tüketimi, Çiftlik Balıklarında Besin Tutumunu Dengeleyebilir başlıklı çalışma, Norveç'in balık çiftliklerinden toplanan verileri kullanarak çiftlik somonlarında yabani somona kıyasla kalsiyum, iyot, demir, omega-3, B12 vitamini ve A vitamini gibi besin maddelerinin daha az olduğunu tespit etti.
Ne dediler? Araştırmanın baş yazarı ve zooloji profesörü Dr. David Willer, "İnsanlar, daha fazla temel besin maddesini doğrudan tabaklarına almak için sardalya, uskumru ve hamsi gibi yabani balık türlerini daha fazla tüketmeyi düşünmeli" dedi.
Dahası: Küçük balıkları yemenin çevre için de daha olumlu olduğu söyleniyor. Böylece daha büyük balık popülasyonlarının gelişmesine olanak tanıyor ve sudaki besin sistemlerine daha az yük getiriliyor. Daha kısa ömürlü küçük balıklar doğal olarak büyük balıklara göre daha az cıva içeriyor ve bol miktarda protein, kalsiyum, demir ve D, A ve B12 vitamini içeriyor.
Nihai sonuç: Besin zincirinin daha alt basamaklarındaki gıdaları tüketmek, yani somon yerine somonun besin kaynaklarını yemek, insanların somondan alacakları çeşitli vitamin, mineral ve yağ asitlerini doğrudan kaynağından almasına yardımcı olur; yabani deniz ürünleri popülasyonlarının artmasına yardımcı olur.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
Karaköy Güllüoğlu ve Lokanta Istanbul işbirliğiyle baklava Tokyo'da. Sanayi 1-A'dan bira sohbetleri podcast serisi yayında. Nisan ayının kitap incelemesi "Making Levantine Cuisine" Onur Daylan'dan.
03 Nis 2024

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Batı Karadeniz’in iç kesimlerindeki Daday, deniz etkisinin azaldığı, yüksek rakımlı ve ormanlık bir coğrafyada yer alıyor. Ormanlar, meralar, tarım arazileri ve köyler birbiriyle iç içe. Üretim ise iklimin ve mevsimlerin çizdiği sınırlar içinde ilerliyor. İki gün boyunca ziyaret ettiğimiz çiftlikler, bu koşullarla kurulan farklı ilişkileri anlamak için iyi birer durak.

Bir zamanlar İstanbul’un takvimi deniz üzerinden tutulurdu. Palamutun, lüferin ve uskumrunun gelişi mutfakta neyin pişeceği kadar, kayıkların ne zaman suya ineceğini, balıkçı tezgahlarının görünümünü ve şehrin gündelik akışını da belirliyordu. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Ekim geldiğinde İstanbul’da gözler hâlâ yeniden denize çevriliyor.

Londra’yı gastronomi üzerinden tanımak için her zaman şehrin en yeni restoranlarının peşine düşmek gerekmiyor. Bazen birkaç sokaklık bir rota, şehrin yemek kültürünün nasıl değiştiğini görmek için yeterli. Borough Market’tan Bermondsey Street’e kadarki bu bölge de bunun iyi örneklerinden biri. Emre Onar, sevdiği duraklar ve kendi deneyimleri üzerinden bu kısa mesafeyi adım adım anlatıyor; kahveyle başlayan rotayı pazar tezgahlarından restoranlara, oradan da Bermondsey Street’in sakinliğine taşıyor.

Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.
05 Eki 2026

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.




