Türkiye ekonomisi: Büyümenin temel maliyetleri


Seri üretim öncesi tüm süreçte Poligon Mühendislik Teknoloji geliştikçe uzayın üç boyutunu algılayan yazılımlar, cihazlar ve artırılmış gerçeklik uygulamaları gibi birçok kavramla tanıştık. Örneğin; Rodin Müzesi’ni gezerken Düşünen Adam Heykeli’ni tarayabiliyor veya bir mağazada görüp çok beğendiğiniz koltuk takımının artırılmış gerçeklik uygulamaları sayesinde evinizde nasıl duracağını kontrol edebiliyoruz. 3 boyutlu teknolojiler konusunda deneyimli bir ekiple katma değerli mühendislik hizmetleri veren, çalışma alanları arasında; ürün geliştirme, prototipleme, kalite kontrol ve az adetli imalat bulunmakla birlikte konusunda uzman bir mühendislik firması olan Poligon Mühendislik ile sizleri tanıştırmak isteriz. Poligon Mühendislik Hp, Zortrax, Carbon ve ScanTech gibi dünya markalarından seçkin partnerlerle iş birliği içinde olan Poligon; HP kanadında son teknoloji ürünü, sektörde maliyet avantajı ve hızlı üretim kabiliyeti ile dikkat çeken MJF (Multi Jet Fusion) teknolojisini bünyesinde barındırıyor. Ürün geliştirme : Ürün tasarımı konusundaki deneyimleri ve anahtar teslim proje çözümleriyle şirketinize ve ürününüze değer katmak için çalışıyor. Hızlı prototipleme : Konsept modeller, fonksiyonel parçalar, görsel maketler veya düşük adetli nihai ürünler için tasarımınızı Poligon Mühendislik’e gönderdiğinizde sizin için en doğru yöntemle üretiyorlar. Hızlı imalat : Silikon kalıp, alüminyum CNC kalıp – plastik enjeksiyon veya 3D yazıcılar arasından ihtiyacınıza en uygun, hızlı ve ekonomik çözümleri sunuyor. Tersine mühendislik : 3D tarama cihazı ile elde edilen nokta bulutunu, imalat esaslarına uygun olması için katı veya yüzey model formatında global bir katı model haline getiriyor. Boyutsal kalite kontrol : Kalite kontrol aşamasında ürünün CAD modeliyle taranan parçaya ait nokta bulutunu üst üste çakıştırmak suretiyle parçanın tamamının ya da bir kısmının kontrolünü sağlıyor. 3 boyutlu taram a: 3B Tarama datası ile modellemek, kalite kontrol yapmak ya da rakip ürünlerle karşılaştırmak üzere hız avantajı sağlayarak nokta bulutu veriler elde etmemizi sağlıyor. Fikir aşamasından seri üretime kadar tüm ÜR-GE ve AR-GE çalışmalarını kendi bünyesinde çözebilen güçlü bir altyapıya sahip Poligon Mühendislik ’in hizmetlerini incelemek için bu bağlantıyı kullanabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre Türkiye ekonomisi, yılın ilk çeyreğinde %7 büyüyerek beklentileri aştı. Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, büyüme rakamlarını “İlk çeyrekteki %7'lik büyümenin %56'sı net dış talep ve yatırımlardan geldi. Bu, dengeli ve sağlıklı büyümenin göstergesi” şeklinde yorumladı. 2021'in ilk çeyreğinde Türkiye, G20 ülkeleri arasında Çin ve Tayvan’ın ardından en fazla büyüme oranına sahip ülke; ancak büyümeden çok büyümenin maliyeti sokakta hissediliyor.
Vatandaşın cebine nasıl yansıyor?
Türkiye'de hükümet, 2023 hedeflerinin bir parçası olarak kişi başına düşen milli geliri 25 bin dolar seviyesine çıkararak dünyanın en büyük 10 ekonomisi içine girme vaadinde bulunmuştu. 2013'te 12 bin 519 dolar olan kişi başına milli gelir, hâlihazırda 8 bin 711 dolara seviyesinde. Dolayısıyla 2023 hedeflerinden oldukça uzak kalınırken Türkiye'nin dünyanın en büyük 20 ekonomisinin dışına çıkma ihtimali olduğu söylenebilir.
Fiyat ve kur istikrarı
Birçok ekonomist, son yıllarda büyümeyi destekleyenin hükümet harcamaları ve kredi kampanyalarıyla gelen tüketim artışı olduğu konusunda birleşiyor.
- Bloomberg, hükümetin kredi musluklarını açmasının etkisiyle artan tüketimin büyümeyi yukarı çektiğini ve bu durumun maliyetinin fiyat ve kur istikrarının bozulması olduğunu belirtiyor.
- Tera Yatırım Baş Ekonomisti Enver Erkan, son yıllarda büyümeyi sürükleyen tüketim artışının sürdürülebilir olmadığını ifade ediyor.
- Prof. Dr. Erinç Yeldan, "Tüketimi kırbaçlayarak, eşitsiz ve istihdamsız, hormonlu büyüme. Bu patikayı ve sonunu yakından biliyoruz" yorumunu yapıyor.
Sürdürülemez politikalar
Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) 2021 yılına ilişkin Küresel Ekonomik Görünüm Raporu'nda, Türkiye’nin pandemi döneminde uyguladığı kredi büyümesine dayalı politikalarını “sürdürülemez” olarak nitelerken salgından etkilenen şirket ve hane halkları için doğrudan desteklerin artırılması önerisinde bulundu. Örgüt, Türkiye'ye ilişkin büyüme beklentisini ise %5,9'dan %5,7'ye indirdi.
Enflasyon
Resmî verilere göre, tüketici enflasyonu son bir yılda %11 seviyesinden %17'ye çıktı. Bağımsız kuruluşlar, sokakta hissedilen enflasyonun %30'u aştığını dile getiriyor. STRFS Baş Stratejisti Dr. Atahan Çelebi, enflasyonun yükselmediği senaryoda büyümenin yavaşlayacağını; ekonomide toparlanmanın devam etmesi durumunda ise ÜFE'deki enflasyonun TÜFE’ye doğru yansıyarak enflasyonu %20’lerin üzerine çekebileceğini savunuyor.
Zam dalgası
Türk lirasının değer kaybıyla yükselişe geçen maliyet enflasyonu, reel sektörün fiyatlama davranışlarına yansımaya başladı. Merkez Bankası’nın mayıs ayına dair beklenti anketi sonuçlarına göre, gelecek üç ayda şirketlerin satış fiyatlarında artış beklentisi %43,2 olarak gerçekleşerek 13 yılın en yüksek seviyesine çıktı. Bazı uzman görüşleri şöyle:
"Dış gelişmeler ve içerdeki beklentiler, 1 yıldır yeni normal haline gelen zam yağmurunun önümüzdeki dönemde de devam edeceğine işaret ediyor. İç üretimin yetersiz kalması ve Türk lirasında istikrarın sağlanamaması Türkiye'nin yurtdışındaki fiyat artışlarından kendisini ayırmasını imkansız kılıyor."- Dr. Murat Kubilay
"Enflasyonun belirleyicileri: dış fiyatlar, kur, beklentiler, gıda, kamu zamları… Hepsi yukarı gidiyor. Böyle devam ederse enflasyon kontrolden çıkabilir." - Merkez Bankası eski baş ekonomisti Prof. Dr. Hakan Kara
Yoksulluk
Dünya Bankası tarafından yayınlanan Türkiye Ekonomik İzleme Raporu'na göre, Türkiye'de son iki yılda kur krizi ve pandemi nedeniyle mutlak yoksul sayısı 3,2 milyon artarak 10 milyonu geçti.
"Türkiye aslında 2018'den beri büyümüyor, hatta küçülüyor. Tüketicinin cebine yansımayan büyümeye reel olarak kaliteli bir büyüme demek yanlış olacak. Bu büyüme uluslararası literatürde belirtildiği gibi, fakirleştiren bir büyümedir. Yani başkasının gelirini yükseltmek için çalışan kitleler yoksullaşırken sermaye sahiplerinin büyüdüğünü görüyoruz." - Yeditepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Veysel Ulusoy
"%7'lik büyüme tablosu tam olarak ‘yukarıdakiler, aşağıdakiler" tablosu. İhracat, yatırım ve dayanıklı tüketim harcamaları (ağırlıkla otomobil) yapanlar yukarıda; sayıları artan işsiz ve istihdam dışında olanlar ile geliri enflasyon kadar bile artmayanlar da aşağıda." - Ekonomist Uğur Gürses
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
7 Haziran Pazartesi sabahından herkese merhaba. Bu hafta gündemimizde Türkiye ekonomisi, dolar/lira kurundaki yeni rekor, AMC Entertainment'in yükselen hisseleri ve Facebook'a karşı eş zamanlı olarak açılan iki antitröst soruşturması var.
07 Haz 2021

YAZARLAR

Hacer Sert
https://www.aposto.com

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Polaroid, üst üste ikinci yaz kampanyasını da yapay zeka karşıtı hissiyata ayırdı. Markanın sahillerdeki billboardlara yerleştirdiği reklamları "Veri merkezleri hepsini içip bitirmeden gidip denize atla" diyor; "yapay zekanın parmaklarımızın arasındaki kumu üretip üretemeyeceğini" sorguluyordu. Peki teknoloji liderlerinin kendilerini "tastewashing" ile yeniden paketlemeye çalıştığı bir dönemde markaların yapay zekayla mesafesi nasıl inandırıcı olur?

Ticaret Bakanlığı, yerli üretimi desteklemek ve cari açığı azaltmak amacıyla pek çok ithal üründe ek gümrük vergisi oranlarını artırdı. Her ne kadar bu düzenlemeler iç pazarda Çin ürünlerinin oluşturduğu haksız rekabetten kaynaklanan dezavantajları gidermeye yönelik olsa da, tüketiciye etkisinin zam olarak yansıyacağı beklentisi hâkim. Kur baskısıyla ithalatın üretmeye göre daha avantajlı olduğu Türkiye’de alınan bu kararların enflasyonla mücadeleye, cari açığın düşürülmesine ve yerli üretime etkileri ne olacak?

Türkiye’de kurumsal dönüşüm yönetimi denince akla ilk gelen isimlerden biri olan Burhan Karaçam’ın "Değişim, İnsan, CEO" kitabı, yakın zamanda okuruyla buluştu. Yeni kitabı vesilesiyle Aposto editörleriyle biraraya gelen Karaçam, yöneticilik serüveninden çıkardığı en önemli dersleri ve geleceğin yöneticilerine tavsiyelerini paylaştı.

Yıllarca bir girişimin ciddiyetini ölçmenin en kestirme yolu ekip büyüklüğüydü. "Kaç kişisiniz?" sorusu aslında "Ne kadar gerçeksiniz?" demekti. Yapay zeka, bu denklemi sessizce bozdu. Bugün en hızlı büyüyen şirketlerin bazıları, bir toplantı odasına sığacak ekiplerle yönetiliyor. Peki küçük bir ekip nasıl büyük iş çıkarıyor ve bu modelin görünmeyen bedeli ne?

Bugüne kadar liderlikle ilgili binlerce kitap ve makale yazıldı; pek çok farklı liderlik tanımı yapıldı. Yapılan onca tanımın içinde sanırım çoğunluğun hemfikir olduğu bir açı var: Kurumsal hayatta liderlik “insanlardan en yüksek verimi alabilmekle” ilgili. Bu verimlilikte doğru sorulara odaklanmanın payı da büyük.




