Sub Pop: 1988’den beri batıyor

“Paramız yok’un nesini anlamıyorsunuz?”
Sub Pop: 1988’den beri batıyor

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

10 Nisan 1988 gecesi, Seattle’ın en eski barlarından Central Tavern’de dört kişi var. Kapı görevlisi, barmen, Bruce Pavitt ve Jonathan Poneman. Bu dört kişilik mütevazı kitlenin karşısında, şehirdeki ilk konserini veren grup ise Nirvana. Sahnedeki gerginliklerine rağmen Shocking Blue’nun Love Buzz şarkısının harika bir cover’ını çalıyorlar. 

Bir fanzin, bir kaset serisi, bir plak şirketi: Bandı biraz geri saralım. Evergreen State College öğrencisi Bruce Pavitt, yerel müzik gruplarına dair ilgisi ve bilgisini başkalarıyla paylaşmak için Subterranean Pop fanzinini çıkarıyor. Yıl 1980. Subterranean Pop adı, ikinci sayıda yerini Sub Pop'a bırakıyor. Fanzinin beşinci sayısı için hazırlanan toplama kaset, yaklaşık 2.000 adet satılıyor. Pavitt’in 20 dolarlık bir yatırımla hayata geçirdiği Sub Pop, yerel indie sahnesinden sanatçıları kasetlerde bir araya getiren bir çeşit gayriresmî plak şirketine dönüşüyor. 1986’da yayımladığı ilk plak Sub Pop 100'da Sonic Youth, U-Men, Steve Albini, Wipers, Skinny Puppy gibi önemli isimler var.

Aynı zamanda Pavitt’in yerel gazete The Rocket’taki köşesinin de adı olan Sub Pop’un gerçek bir plak şirketi olması, radyo programcısı Jonathan Poneman’ın sağladığı sermayeyle gerçekleşiyor. Green River’ın 1987’de yayımlanan Dry As A Bone EP’sinin tanıtım metninde, Pavitt ilk defa “grunge” kelimesini kullanıyor. Bu kelime rock, heavy metal, punk, hatta pop’tan izler taşıyan, müzikleri birbirinden oldukça farklı olan ama Seattle ve Olympia çevresinden çıkan gruplar için bir çatıya dönüşüyor.

Seattle sound’u yaratmak: Sub Pop’un en başarılı olduğu konulardan biri, belirli bir bölgeden çıkan müziği, o şehirle birlikte pazarlaması ve kendi adını daha ilk günden “grunge” ve Seattle kelimelerine iliştirmesi. Her etkili müzik hareketinin bölgesel bir tabanı olduğunu düşünen Pavitt ve Poneman’ın “Seattle sound”u yaratma isteği, prodüktör Jack Endino’nun kaydettiği albümlerle stüdyoda bir karşılık buluyor. Endino’nun hızlı ve ucuz kayıt teknikleri, Sub Pop’tan çıkan albümlere ortak bir his veriyor. 

ABD müzik basınına ulaşmakta zorlanan şirket, Birleşik Krallık merkezli müzik dergisi Melody Maker’dan Everett True’yu Seattle’da ağırlıyor. True’nun çizdiği grunge manzarası, Avrupa’da alıcı buluyor ve henüz ABD içinde turne yapamamış gruplar, Avrupa turnelerine çıkmaya başlıyor. (Kurt Cobain’i müstakbel eşi Courtney Love ile tanıştıran da Everett True.)

“Paramız yok’un nesini anlamıyorsunuz?” Mali çıkmazlar, ilk günden beri Sub Pop hikâyesinin bir parçası. Şirketin mottosunun “1988’den beri batıyor” olması; 1991’de iflasın eşiğindeyken bastırdıkları “Paramız yok’un nesini anlamıyorsunuz?” tişörtleri boşuna değil. Prodüksiyonu karşılanan her işi maddi sıkıntılar izliyor. 1988’de hayata geçirilen “Sub Pop Singles Club” programı şirketin ayakta durmasını sağlıyor. Yıllık abonelikle çalışan Singles Club, her ay üyelere sınırlı sayıda üretilen bir 45’lik gönderiyor. Serinin ilk single’ı Nirvana’nın Love Buzz yorumu. Bu yazının yazıldığı gün, sadece 1.200 adet üretilen Love Buzz single’ının fiyatı 2.000-3.000 dolar arasında değişiyor. Bir elin parmaklarını geçmeyen test baskılarının fiyatı ise 15.000 doları buluyor. 

 Love Buzz
Nirvana Love Buzz

İlk albümlerini Sub Pop’tan yayımlayan ve şirketin ekonomik çalkantıları içinde yorulan Mudhoney ve Nirvana, büyük plak şirketlerinin Seattle sahnesine olan yırtıcı ilgisini değerlendirerek şirketten ayrılıyor. Nirvana’nın sonraki albümlerinden yüzde almak üzere anlaşan Sub Pop için grubun 1991 tarihli Nevermind albümü kurtarıcı oluyor. “1991’de telefon faturamızı ödeyemezken yıl sonunda yarım milyon dolarlık bir çek aldık,” diyor Bruce Pavitt.

Nirvana etkisi: Nirvana’nın etkisi bir yandan şirketi darboğazdan çıkarırken diğer yandan tüm büyük aktörlerin gözlerini Seattle’a çevirmesine ve yeni grupları büyük bütçelerle bünyelerine katmasına neden oluyor. Artık bağımsız plak şirketleriyle değil, ana akımla yarışmak durumunda olan Sub Pop’un sanatçılarını elinde tutabilmek için çok daha fazla para harcaması gerekiyor. 1995’te şirketin %49 hissesi, 20 milyon dolar karşılığında Warner Bros.’a satılıyor. Şirket içindeki değişimden rahatsız olan Bruce Pavitt, 1997’de Sub Pop’tan ayrılıyor ve sonraki yedi yıl boyunca Jonathan Poneman ile konuşmuyor.  

Grunge’ın gölgesinden çıkmak: 2000’lerde kendisine daha sürdürülebilir bir yol çizen Sub Pop; The Shins, The Postal Service ve Fleet Foxes’ın başarısıyla üzerindeki grunge tozunu atıyor. Pavitt yönetim kuruluna dönüyor, Singles Club yeniden canlanıyor. Bir dönem bastıkları albümlerden daha çok satılan Sub Pop tişörtleri, gururla giyilmek üzere çekmecelerden çıkıyor. 

Sub Pop’un formülü bağımsız müziğe duyulan tutku, pazarlama yeteneği, alaycı bir mizah anlayışı ve şansın az bulunur bir karışımından oluşuyor. İlk günlerinden beri şakayla karışık “dünya hâkimiyeti”nden bahseden şirket, hâlâ heyecan verici isimlere ev sahipliği yapıyor.

İlk single’ın peşinde: Yazıyı hazırlarken Sub Pop Singles Club’dan yayımlanan Nirvana - Love Buzz single’ının kopyalarının dünyanın nerelerinde olduğunu takip eden bir projeye rastladım. Sitedeki bilgilere göre Türkiye’de de bir kopya bulunuyor. 

Kaynaklar
Yarm, Mark, Everybody Loves Our Town: A History of Grunge, Faber and Faber, 2011

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

💵 1988'den beri batan plak şirketi, milyon dolarlık müzayede

Haftanın kültür sanat gündemi: “Paramız yok'un nesinden anlamıyorsunuz?” diyen bir plak şirketi, açık artırmada milyon dolarlar kazanan bir müzayede evi, Sherlock Holmes setlerinin gizli kahramanlanları ve dahası.

23 Eki 2020

💵 1988'den beri batan plak şirketi, milyon dolarlık müzayede

YAZARLAR

Artemis Günebakanlı

Duende müzik yazarı

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

Amerika’da bir Türk underdog: Aykut Özen ve grubu Ölüm

Ölüm’ün hikayesi, İzmir’den The Strokes’un ön grubu olarak çıktıkları Red Rocks sahnesine uzanıyor. Türkçe sözlü saykodelik rock grubu Ölüm’ün arkasındaki isim olan Aykut Özen; Los Angeles’taki hayatını, 70’lerin parlatılmamış çiğ ruhunu ve ABD müzik sahnesinde ses getiren kırılma anlarını anlatıyor.

Eda Solmaz

·

03 Ağu 2026

Amerika’da bir Türk underdog: Aykut Özen ve grubu Ölüm
DuendeDuende

HİKAYE

Bir kentin tiyatronun ta kendisine dönüşümü: Bergama, neden tiyatrosun sen?

İlki 2018’de düzenlenen Bergama Tiyatro Festivali bu sene 7-8-9 Ağustos’ta yapılacak. Peki kendi kaderine terk edilmiş bir Ege kasabası nasıl tiyatroya, kolektif emeğe, yeni ihtimallere ve yerelden yükselen umudun ta kendisine dönüştü?

Bahar Çuhadar

·

03 Ağu 2026

Bir kentin tiyatronun ta kendisine dönüşümü: Bergama, neden tiyatrosun sen?
DuendeDuende

HİKAYE

İşe Yarar Bir Hayalet: Unutturuldu sanılan hafıza nasıl geri döner?

"İşe Yarar Bir Hayalet", daha ilk dakikalarında bütün derdini anlatıyor. Bir sanat merkezinde, Tayland toplumunun kolektif belleğini temsil eden bir rölyefin yapımını izliyoruz. Keşiş, asker, işçi, köylü, öğrenci, atlet, çocuk, keçi... Bir toplumun hafızasını oluşturan figürler tek bir yüzeyde buluşuyor. "İşe Yarar Bir Hayalet"te kabul görmenin ölçüsü kim olduğunuz değil, kimin işine yaradığınız. Filmin adındaki ironi de tam burada yatıyor.

Tuba Büdüş

·

31 Tem 2026

İşe Yarar Bir Hayalet: Unutturuldu sanılan hafıza nasıl geri döner?
DuendeDuende

HİKAYE

Bir büyüme hikayesi: Spider-Man nasıl farklı hisseden herkesin kahramanı oldu?

Spider-Man’in radyoaktif örümcek ısırığından gizli kimliğine, kayıplarından kendini kabullenme mücadelesine uzanan hikayesi, farklı hisseden herkesin kendisinden bir şeyler bulabileceği bir büyüme anlatısı aynı zamanda. "Brand New Day" ise Peter Parker’ın yetişkinlikte de değişmeye, bedel ödemeye ve şu soruyla yüzleşmeye devam ettiğini gösteriyor: İnsanlar gerçek benliğiyle tanışsalar onu yine de severler miydi?

Emre Eminoğlu

·

31 Tem 2026

Bir büyüme hikayesi: Spider-Man nasıl farklı hisseden herkesin kahramanı oldu?
DuendeDuende

HİKAYE

İnsan ruhunun karanlık sularında: John Boyne'un 'Elementler' serisi üzerine

'Çizgili Pijamalı Çocuk'un yazarı John Boyne, dört kitaplık "Elementler" serisinde insan ruhunun karanlık ve fırtınalı topografyasını çıkarıyor. Boyne, her biri bir solukta okunabilecek serisinde, dijital çağın üzerimize yağdırdığı sosyal virüslerin cirit attığı ortamda travmalara ve insanlığın kurtuluş reçetelerine değiniyor. Her romanda "suç"u farklı bir yönüyle ele alıyor, birbiriyle iç içe geçmiş metinleri birbirinden özgür kılarken bir yandan da her birini ötekine sımsıkı bağlıyor.

Soner Can

·

31 Tem 2026

İnsan ruhunun karanlık sularında: John Boyne'un 'Elementler' serisi üzerine