Sürdürülebilir bir geleceğe doğru minik adımlar


Bir ben yapsam ne değişecek ki? Çok şey değişir !
Dijital ekstreye geçmek, yürümeyi tercih etmek, geri dönüşüme atmak… Bir tercih çok şey değiştirir. Yapı Kredi Step ile siz de ortak geleceğimizi değiştirebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
Birleşik Krallık Eğitim Bakanlığı’nın 2023 yılında yayımladığı bir politika raporunda, iklim krizinin etkileriyle yaşayan bir dünyada, toplumsal refahın mümkün kılınması için çocuklara ve gençlere, doğanın yenilenmesine katkı sağlamalarını desteklemek için bilgi ve beceri kazandırmak gerektiğini ifade ediyor.
Çocukların ve gençlerin, yaşadıkları gerçekliği kararlılıkla karşılayabilmeleri için yalnızca gerçeğe değil, aynı zamanda umuda da ihtiyaçları var. Bu noktada, uygulamalı faaliyetler ve rehberlik amacı güden programlar, değişimin aracıları olabilecek umudu beraberinde getiriyor.
Sürdürülebilir yaklaşımlara olan ihtiyaç, küresel olarak daha belirgin hâle geldikçe, yeşil düşünce biçimlerini çocukların gündelik akışlarına yerleştirmenin önemi de artıyor. Peki çevreye duyarlı bir yetişkinliğin temellerini atmak için neler yapılabilir? Başlangıç noktası olarak sayılabilecek sürdürülebilirlik uygulamaları hangileri?

Evde sürdürülebilirlik
Çocukların sürdürülebilirlik konusunda bilgi sahibi olmaları için günlük yaşamlarına entegre olan aktiviteler, çocukların çevreye duyarlı bireyler olarak yetişmelerine katkıda bulunuyor ve sürdürülebilir bir gelecek için yeşil adımlar atmalarını sağlıyor.
- Geri dönüşüm ve atık yönetimi: Çocuklarla birlikte geri dönüşüm kutuları oluşturulabilir. Atıkların ayrıştırılması sürecini kolaylaştırmak için kutuların üzerine kısa, açıklayıcı metinler eklenerek çocukların bu sürece aktif olarak katılmaları sağlanabilir. Evde kompost yapma konusunda, çocukları bilgilendirmek ve organik atıkların doğal yollarla nasıl gübreye dönüştüğünü deneyimlemek de keyifli bir fikir.
- Bahçecilik: Bahçecilik, çocuklara bitkilerin nasıl büyüdüğünü ve çevreye nasıl bakılması gerektiğini öğretmenin harika bir yolu. Bu yol ile çocuklar, kendi sebze ve meyvelerini veya bitkilerini yetiştirerek, doğayla olan bağlarını güçlendirebilir ve doğanın döngüsünü daha iyi kavrayabilirler. Bu süreç, onlara sorumluluk ve başarı duygusu kazandırır.
- Sıfır atık hedefiyle yemek planlama: Yemek pişirme sırasında hiçbir atık oluşturmayan bir yemek planı yaparak çocuklarla birlikte sıfır atık hedefi koyulabilir. Bu, tüm malzemelerin kullanıldığı ve hiçbir şeyin israf edilmediği bir süreç olarak planlanabilir.
- El işi projeleri: Geri dönüştürülebilir malzemelerden sanat ve el işi projeleri yaparak, çocukların yaratıcılıklarını sürdürülebilir yollarla kullanmaları teşvik edilebilir. Örneğin, plastik şişelerden saksılar veya eski gazetelerden kağıt hamuru yapımı gibi projelerle geri dönüşümün önemi vurgulanabilir.
- Açık hava aktiviteleri: Doğa yürüyüşleri, park ziyaretleri ve doğal alanlarda yapılan aktiviteler, çocukların doğayı sevmelerini ve doğayı koruma bilincini geliştiriyor.
- Tamir süreçlerine katılım: Bozulmuş veya kırılmış eşyaları tamir etme sürecine çocukları dahil etmek, çocuklara kaynakların nasıl verimli kullanılabileceğini gösteriyor. Tek kullanımlık ürünler yerine yeniden kullanılabilir ürünler kullanmayı teşvik etmek de bu yaklaşımın benimsenmesine yardımcı oluyor.

Okulda sürdürülebilirlik
Okullarda pratikleştirilebilecek uygulamalar, kurumların daha sürdürülebilir hâle gelmesine yardımcı olurken öğrencilerin çevre bilincini ve sorumluluğunu içselleştirmelerini mümkün kılıyor. Bu sayede, öğrenciler hem kendi yaşamlarında hem de toplum içerisinde sürdürülebilir bir gelecek adına etkili adımlar atabiliyor.
- Çevresel yönetim planları: Özellikle Avustralya’da School Environmental Management Plan (SEMP) olarak yaygınlaştırılan, sürdürülebilir anlamdaki bütünsel yaklaşım, sürdürülebilirlik hedeflerini belirlemeye ve bu hedeflere ulaşmak için gerekli adımları tanımlamaya destek oluyor.
- Sürdürülebilirlik denetimleri: Okullar; enerji ve su kullanımı, atık yönetimi gibi konularda denetimler yaparak sürdürülebilirlik performanslarını değerlendirebilir ve iyileştirme önerileri geliştirebilir.
- Saha gezileri ve uzman konuşmacılar: Ekolojik çiftlikler veya doğal rezervler gibi yerler ziyaret edildiğinde, öğrencilerin sürdürülebilir uygulamaları yerinde görmeleri sağlanabilir. Ayrıca çevre uzmanları veya sürdürülebilirlik alanlarında çalışan girişimciler, okullara davet edilerek, öğrencilerle bilgi ve deneyimlerini paylaşabilirler.
Bu gibi sürdürülebilirliği benimseyen kapsayıcı öğrenme anlayışları, öğrenciler arasında eleştirel düşünme ve problem çözme becerilerini pekiştiren uygulamalı öğrenme deneyimleri yaratıyor. Ayrıca, enerji tasarruflu uygulamaların ve atık azaltma önlemlerinin hayata geçirilmesi okullar için önemli maliyet tasarrufları sağlayabiliyor. Örneğin yeşil binalar, hava kalitesini iyileştiriyor. Ek olarak okul içinde doğaya erişim ise öğrencilerin fiziksel ve zihinsel refahını olumlu yönde etkileyerek her anlamda öğrenme deneyimlerini geliştirmeye yardımcı oluyor.
Çocukların erken yaşta sürdürülebilirliği benimseyen eğitim anlayışıyla tanışması hem bireysel gelişimleri hem de gezegenin geleceği için önem taşıyor. Evde ve okulda uygulanan küçük, basit adımlar; çocukların çevreye duyarlı bireyler olarak yetişmelerine katkı sağlıyor. Bu adımlar, geri dönüşümden enerji tasarrufuna, su yönetiminden bahçeciliğe kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Belli pratikler, çocukların günlük yaşamlarına entegre edildiğinde çocuklarda çevre bilincinin artırılmasına fayda sağlıyor.
Okullarda sürdürülebilirlik projeleri ve çevresel yönetim planları, öğrencilerin eleştirel düşünme ve problem çözme becerilerini geliştirirken, aynı zamanda toplumsal katılımı da teşvik ediyor. Bu tür uygulamalar, çocukların sadece şimdiki gerçekliğinde değil, gelecekte de iklim krizinin sebep olduğu sorunlara duyarlı ve bilinçli bireyler olmalarına olanak tanıyor. Sonuç olarak, minik adımların birleşimi, daha sürdürülebilir bir dünya için büyük değişimlerin temelini oluşturabiliyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
NEREDE YAYIMLANDI?
Olimpiyat yaklaşırken sıcaklıklar, sporcuları tehdit ediyor. Venedik her yıl yarım santim batıyor. İngiltere'deki araştırmacılar mavi böceklere sırt çantası takıyor.
22 Haz 2024

YAZARLAR

Alara Demirel
ANGST editörü

Angst
Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
İnsanın toplulukla birlikte özneleşmesi, topluluğun içinde erimesini gerektirmez. Tersine, kendi sesini koruyabildiği, başkalarının sesini duyabildiği, ortak hayatı dönüştürmeye katılabildiği ölçüde, ben ile biz arasındaki ilişki yeni olanaklarla zenginleşerek güçlenir. Öyleyse birlikte yaşamanın sorusu, birarada kalırken birbirimizin özgürlüğünü nasıl koruyacağımızı yönelik olabilir. "Birlikte yaşamanın arkeolojisi" serisinin ikinci yazısında "kovuk, çember, eşik" kavramlarından hareketle birlikte yaşamanın sınırlarının nasıl çizildiğine odaklanıyoruz.

Ekonomik baskılar ve belirsizlik, liderliği giderek operasyonel hedeflere ve bütçe takibine indirgiyor. Oysa teknolojik dönüşümden iklim krizine uzanan çok katmanlı bir dünyada stratejik öngörüden zihniyet değişimine, insan odaklı yaklaşımlardan değişim öncülüğüne uzanan yeni liderlik anlayışı, bugünü yönetmenin ötesinde geleceği okuyabilmeyi gerektiriyor. Peki liderler bu dönüşüme nasıl hazırlanabilir?

İnsanların hikayelerini çoğu zaman başarıları, kazandıkları ödüller ve kariyerlerindeki dönüm noktaları üzerinden anlatıyoruz. Peki sahip oldukları imkanlarla başkalarının hayatında neyi değiştirdiler? "Etki Alanı" yazı dizisinin ilk bölümünde doğduğu bölgede binlerce insana geçim kapısı açan ve milyonlarca çocuğa kitap ulaştıran bir program başlatan country müziğin en tanınmış isimlerinden Dolly Parton var.

İstanbul’da dere yatakları yıllar içinde beton, yol, sanayi tesisleri ve konutlarla kuşatılırken kentin doğal su yolları giderek daraldı. İmar kararları, plansız yapılaşma ve altyapı yetersizlikleri, şiddetli yağışları sel felaketine dönüştüren riskleri büyüttü. İstanbul’un kayıp dereleri, kentin doğayla kurduğu ilişkinin nasıl değiştiğini ve yağmur suyunun önündeki engellerin nasıl biriktiğini gözler önüne seriyor…

Deniz kabuğunun derinliklerinde yankısını dinleyen özne, kendi sesiyle birlikte dışarıdaki dünyanın çok sesli çağrısını da işitmeye başladığında, artık ne tamamen içeridedir ne de tamamen dışarıda... Kabuk, hapishanesi olmaktan çıkar, bir köprü hâline gelir. Ve bu köprüden geçenler, içeride biriktirdikleri yankıyı yanlarında götürerek, onu müşterek bir dünyanın inşasında kullanmayı öğrenirler.




