Tecrübesiz işgücünün 'örtük bilgi' ihtiyacı


Ayrıcalıkların dünyası: Akbank 1e1 Bankacılık Akbank ’ın 76 yıllık üstün bankacılık deneyimi şimdi yenilenen 1e1 Bankacılık ile buluşarak müşterilerine yepyeni ayrıcalıkların kapılarını aralıyor. Neler oluyor? Müşterilerini, bütüncül bir bakış açısıyla yenilenen 1e1 Bankacılık dünyasıyla tanıştıran Akbank ; güven, öncelik ve avantajlı hizmet anlayışıyla müşterilerinin tüm finansal ve finans dışı ihtiyaçlarında yanlarında yer alıyor. Ayrıcalıkları neler? 1e1 Bankacılık ile tanışan Akbanklılar ; Kişiye özel 1e1 Bankacılık Yöneticisi yardımıyla öncelikli hizmet ile birikim ve varlıklarına yönelik finansal danışmanlıktan faydalanabiliyor. Akbank’ın zengin ürün çeşitliliğinden yararlanmanın yanı sıra bankacılık ve bankacılık dışı çözümlerle buluşarak finansal ve gündelik hayatlarında kendilerini daima öncelikli hissedebiliyor. İşlem limiti, kredi, mevduat ve yatırım ürünleri gibi birçok bankacılık ürününde sunulan ayrıcalıkların yanında yeni nesil çözümlerle de kendilerine özel bir bankacılık hizmetiyle buluşuyor. Yapacakları araç ve tekne kiralama, özel şoför, araç bakım, tamir ve muayene, kuru temizleme, konser ve etkinlik bilet alımları, asistan hizmetleri ve dijital platform ödemeleri gibi birçok alanda %50’ye varan indirimlerden faydalanıyor. Diledikleri havayoluyla uçabildikleri kredi kartı Wings ’i tercih ederlerse dünyadaki tüm restoranlarda yılda 18.000 TL’ye varan indirim, sağlık alanında özel teklifler, havalimanında hızlı geçiş ve ücretsiz lounge imkânı gibi hayata değer katan hizmetlerle daima ayrıcalıklı yaşayabiliyor. Siz de Akbank’ın yenilenen 1e1 Bankacılık dünyasıyla tanışmak için burayı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Giderek yaşlanan işgücü binayı terk etmeden tecrübesiz çalışanların eğitilmesi, bütün iş kolları için bir ihtiyaç olarak ortada duruyor. Kurumlar, işe yeni alınan çalışanların görevlerinin inceliklerini öğrenmesi, başarı ve başarısızlıklardan ders çıkarması, "Amerika'yı yeniden keşfetmeye" gerek olmaması için sürekli olarak bilgi ve tecrübeyi depolama ve aktarmanın yollarını arıyor.
Bazı bilgilerin kodlanması ve aktarılması daha kolayken, bazı konularda "örtük bilgi"yi yakalamak çok daha zorlu bir süreç. Özellikle de deneyimle ulaşılan, rehberler ve kılavuzlarla kolayca belgelenemeyen ve ona sahip olanlar tarafından üzerinde pek düşünülmeyen "know-how" söz konusu olduğunda...
Sorunun temeli: Yeni çalışanların daha deneyimli meslektaşlarıyla birlikte çalışması, örtük bilgiyi aktarmanın en iyi yoludur ancak bu her zaman mümkün olmaz, çünkü özellikle risklerin yüksek olduğu konularda yalnızca en iyilerin çalışmasını istersiniz. Bu nedenle en değerli çalışanların genellikle başkalarına mentorluk yapmak için pek vakti kalmaz.
Ne yapmalı? The Economist'in değerlendirmesine göre teknoloji, örtük bilginin aktarılması için hem bir cevap hem de bir engel konumunda. Bugün, deneyimi kaydetmek ve yaymak her zamankinden daha kolay. Podcast bölümleri artıyor, izlenmemiş eğitim videoları birikiyor. Ancak birini ekranda izlemek, çoğunlukla onu yüz yüze dinlemekten daha az teşvik edici.
- Finlandiyalı iki araştırmacı, Niina Nurmi ve Satu Pakarinen tarafından yapılan bir çalışma, çevrimiçi toplantıların yüz yüze görüşmeye kıyasla daha çok uyku getirdiğini ortaya koyuyor.
Johns Hopkins Üniversitesi'nden Christopher Myers, örtük bilgiyi aktarmanın bir yolu olarak hikaye anlatıcılığının önemine değiniyor. Çalışanlar, özellikle olağandışı durumlara nasıl yanıt vereceklerini öğrenmek için vardiya değişimlerinde, yemek saatlerinde veya haftalık toplantılarda rutin olarak hikayeler paylaşabilir. Bir yandan yöneticiler de her yerde örtük bilgiyi nasıl yakalayacaklarını ve tecrübeli işgücünü içeride tutmanın yollarını düşünmelidir. Çünkü deneyimi aktarmak ancak deneyimli insanların şirket içinde kalmasıyla mümkün.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
İşe yeni başlayan çalışanlara kim mentorluk yapmalı? Dünyanın en değerli 500 bankacılık markası arasında hangi Türk bankalar var? Hangi ülkeler "şehir kurma" planlarında ilerleme kaydediyor?
11 Mar 2024

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir insanın “Ne iş yapıyorsun?” sorusuna iki cümleyle cevap verip daha fazlasını anlatma ihtiyacı duymamasıyla bir markanın neyi söyleyip neyi geride bırakacağını bilmesi, aynı olgunluk eşiğine işaret ediyor. Sadelik; hiçbir şey bilmemenin getirdiği bir sığlıktan değil, aksine çok şey bilip hepsinin ağırlığını tarttıktan sonra lüzumsuz olanları arkada bırakabilme cesaretinden geçiyor.

Nike’ın marka adı, onlarca yıldır “spor” kelimesiyle neredeyse eş anlamlıydı. Bu başarı, şirketi uzun yıllar borsanın favorileri arasında tuttu. Fakat son birkaç yılda ivme şaşırtıcı bir hızla tersine döndü ve şirket, yaklaşık 18 yılın ardından S&P 100 endeksine veda etmek zorunda kaldı. Peki ne oldu da dünyanın en güçlü spor markalarından biri, bu denli hızlı bir düşüşe sürüklendi?

Reklamcılık artık dikkat ekonomisinden niyet ekonomisine geçiş yapıyor. ChatGPT’nin test ettiği Sponsorlu Ajanlar, markaların tüketicinin karar verme konuşmasına doğrudan katılmasını sağlayan yeni bir katman açıyor. Kişiselleştirilmiş iknanın birim maliyeti neredeyse sıfıra inerken mesele, anlatının nerede durduğu ve kimin adına konuştuğunun her aşamada görünür olup olmamasında düğümleniyor.

Arama deneyimimizin yapısal olarak değişmeye başladığı aşikar. Artık sadece bilgi aramıyoruz, aynı zamanda alım kararlarımızı da yapay zekaya danışıyoruz. Ancak yeni denklem yalnızca GEO’dan ibaret değil: Araştırmalar, tüketicilerin yapay zeka önerilerinde hâlâ bağımsız insan deneyimine ve güvenilir üçüncü taraflara ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Markalar için de esas mesele, algoritmada görünmek kadar, algoritmanın güvendiği üçüncü taraf dünyasında sahici, tutarlı ve organik bir yer edinebilmekte yatıyor.

Matcha, protein barlar, iki malzemeli Japon cheesecake’i, Gigi Hadid makarnası, çiğ köfte suşi… Yiyecek trendleri, artık sosyal medyanın etkisiyle çok daha hızlı yayılıyor. Tedarik zincirleri ise bu hıza ayak uydurmakta zorlanıyor. Talep, dijital hızda büyürken çiftlikler ve fabrikalardaki tarım ve gıda üretimi, fiziksel sınırlar içinde kalıyor.



