Tepkiler artıyor, UEFA’nın İsrail sessizliği sürüyor


Aktif yaşam tarzının sembolü: Tissot T-Touch Connect Sport Tissot’nun yeni T-Touch Connect Sport modeli, spor ve sağlık yolculuğunuzun ayrılmaz bir parçası olacak. Gücünü güneşten alan saat, İsviçre saatçiliğini Tissot’nun özgün çizgisinde gösteriyor. Klasik kol saati görünümüyle tasarımdan taviz vermeden teknolojisi ve fonksiyonlarıyla öne çıkıyor. Dokunmatik AMOLED ekranlı safir camı ve 43mm çapındaki kasa tasarımıyla sportif bir şıklık sunan Tissot T-Touch Connect Spor saat, quartz mekanizması sayesinde güneş enerjisiyle şarj ediliyor. Fırçalanmış ve perdahlanmış sofistike yüzeyinde seramik bezel ve titanyum kasa gibi malzemeleri birleştiren saat, aylar boyunca şarj gerektirmeden kullanılabiliyor. Neler var? Egzersizler özelliği ile aktiviteler arasından dilediğinizi seçin, egzersiz boyunca katettiğiniz mesafeyi, kalp atış hızınızı ve ne kadar kalori yaktığınızı anlık takip edin. Egzersiz rutininize mercek tutun. Stats özelliği ile gelişiminizi takip edebilir, performans grafiklerini içeren detaylı bir analiz için uygulamayı inceleyebilirsiniz. Çağrılar, aktif zamanlayıcılar, alarmlar, hatırlatmalar ve daha fazlası için bildirimlerle hiçbir şeyi kaçırmayın. Yeni Strava entegrasyonu ile koşu, bisiklet ve diğer sporlar için aktivite takibini doğrudan bileğinize getirin. Performans izlemenin her zamankinden daha kolay ve erişilebilir olmasının keyfini çıkarın. Antrenman zonları belirleyin ve izleyin ve fitness hedeflerinize hassas bir biçimde ulaşın. Klasik ve şık tasarımla fonksiyonu biraraya getiren, aktif yaşam tarzının tamamlayıcısı Tissot T-Touch Connect Sport ile buradan tanışabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İsrail’in Gazze’den Beyrut’a hatta zaman zaman Şam’a uzanan işgal ve saldırıları spor dünyasını da etkiliyor. Avrupa çapında gitgide dozu artan ve geleneksel Filistin savunucusu kesimlerin ağırlıkta olduğu İspanya, İrlanda, Türkiye gibi ülkeleri aşan protestolar, UEFA üzerindeki baskıyı da artırıyor. Rusya’nın Ukrayna işgali sebebiyle birçok uluslararası spor turnuvasından men edildiği koşullarda sadece Gazze’de 13 ayda 43 bini aşkın insanı öldüren, uluslararası hukuku her anlamda, sayısız kez çiğneyen, kentleri, kasabaları talan eden İsrail’e yönelik bu yaptırımların uygulanmaması net bir ikiyüzlülüğe işaret ediyor.
Paris'ten güçlü mesaj
Hafta boyunca Paris’ten yükselen sesler, bu yayılan hoşnutsuzluğun göstergelerinden biriydi. Pazartesi günü Fransa Futbol Federasyonu binasına giren ve 14 Kasım’da oynanacak Fransa-İsrail UEFA Uluslar Ligi maçının iptal edilmesini talep eden göstericiler, İsrail’in Gazze’de işlediği insanlık suçlarına dikkat çekerken uluslararası kurumların sessizliğini eleştirdi. Çarşamba günü PSG-Atletico Madrid arasındaki Şampiyonlar Ligi maçında ise Paris Ultras Collective (CUP) grubu, dev bir “Özgür Filistin” pankartı açtı. Pankartta ayrıca “Sahada mücadele ama dünyada barış” ifadeleri yer aldı. PSG taraftarları bu güçlü çıkışlarıyla Avrupa’da Türk takımları, İrlanda takımları ve İskoç ekibi Celtic’in yanına eklemlenerek Filistin’de olup bitenlere sessiz kalmayanlar arasına adını yazdırdı.
Filistin'i savunmak 'kabul edilemez' mi?
Avrupa’nın en önemli başkentlerinden birinin spor mabedinden yükselen bu ses, Fransız politikacıları endişelendirdi. İçişleri Bakanı Bruno Retailleau, bu demokratik sesi “kabul edilemez” olarak tanımladı ki bu da şaşırtıcı değildi. Nedense Avrupa sokaklarında düzenlenen Filistin yanlısı protestolar pek övülen “Batı demokrasisi”ne dahil değil. Onları polis şiddetiyle kovalamak da hak, Bakan sopasıyla susturmak da. Bu yüzden şu an Rusya’ya “Batı mutabakatı”yla uygulanan, zamanında Güney Afrika’da apartheid rejimine karşı hayata geçirilen tipte güçlü bir kurumsal mesajı bu hâliyle FIFA ya da UEFA’nın vermesi uzak ihtimal. Yine de Paris’teki eylem önemli bir dönüm noktası olabilir ve sezonun geri kalanında bu tip çıkışların yaygınlaşmasını bekleyebiliriz.
Türk kamuoyuna sürpriz
Hafta içi Avrupa Ligi’ndeki Beşiktaş-Maccabi Tel Aviv maçının “UEFA kararıyla” Türkiye dışında oynanacağının açıklanması sonrası Türkiye kamuoyunda da kısa süreli bir UEFA öfkesi yaşandı. Ancak kısa sürede kararın UEFA tarafından değil güvenlik endişesi nedeniyle Türk istihbarat kurumlarının telkiniyle alındığı öğrenildi.

Amsterdam olayları
İsrail’in en popüler kulübü olan ve bu özelliği 7 Ekim sonrası başlayan işgal sürecinde Gazze cephelerinde sık sık kullanılan, yıkık binaların üzerinde bayrağı sallanan Maccabi Tel Aviv’in böylesi bir tedbire konu olması ayrıca önemliydi. Nitekim bu haberden günler sonra Amsterdam’da Ajax'la oynanan maçın öncesi ve sonrası tehlikeli haberlere konu oldu. Her ne kadar Batı medyası ve siyasi kurumları, olayları “İsrailli taraftarlara yönelik Yahudi düşmanı saldırılar” olarak yansıtmayı tercih etse de pek çok kaynak ve internete düşen videolar, Maccabi Tel Aviv taraftarlarının kentte siyasi bir gövde gösterisi düzenlediğini, "Gazze'de okullar kapalı, çünkü artık çocuk yok" gibi saldırgan ve ırkçı marşlarla yürüdüğünü, Filistin bayraklarını indirdiğini gösteriyor. Olaylar sırasında 5 kişi yaralanırken, 62 kişi gözaltına alındı. İsrail, Amsterdam'da Yahudilere karşı pogrom girişimi olduğunu öne sürerek ülkeye tahliye uçakları gönderdi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bisiklet Gezgini ve Bisikletli Kadın İnisiyatifi'nin kurucularından Seçil Öznur Yakan'la bisikletin kadınlar üzerindeki özgürleştirici etkisini konuşuyoruz.
08 Kas 2024

YAZARLAR

Mithat Fabian Sözmen
Gazeteci. Sözmen, 10 yıl boyunca, 2008’den beri spor yazıları yazdığı Evrensel gazetesinin internet sitesini de yönetti Çeşitli dergi ve internet mecralarında spor, kültür ve politika konularında yazan Sözmen, #tarih dergisinin çıkardığı #tarih’te bugün bülteninin editörlüğünü yaptı.

Punto
Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?

Trump’ın FIFA Başkanı Infantino’yu arayarak Balogun’un kırmızı kart cezasını askıya aldırması futbol dünyasının tepkisini çekti. Ama aynı zamanda FIFA’nın bu tip liderler karşısında ne kadar zayıf bir karnesi olduğunu da yeniden hatırlattı.
07 Tem 2026

Dünyanın en hızlı büyüyen sporlarından biri olan padel, artık bir sporun ötesinde bir yaşam biçimi. Kariyeri boyunca 230 şampiyonluk kazanan, tam 16 yıl boyunca dünya sıralamasının zirvesini kimseye bırakmayan Fernando Belasteguín de bu dönüşümün en yakın tanıklarından biri. Nano Padel'in davetiyle 3 Temmuz'da Lucca Beach Bodrum'da sporseverlerle buluşacak Arjantinli efsane; padelin hızlı yükselişinin arkasında yatan nedenler, iş dünyasının bu spora ilgisi, zirvede kalmanın psikolojisi ve Türkiye'nin potansiyeline dair sorularımızı yanıtladı.




