

Istanbul Fringe Festival 2021 Hybrid, yarın başlıyor! Yaz bitti, sonbahar geldi; festivaller sona erdi sanıyorsanız yanılıyorsunuz. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığının katkılarıyla, İBB iştiraklerinden Kültür AŞ’nin Şehir Sponsorluğunda ve Hollanda Başkonsolosluğunun destekleriyle eylül ayının ikinci yarısını güzelleştirecek olan Istanbul Fringe Festival 2021 Hybrid, 30 farklı gösteriyle şehre geri dönüyor. Nedir? 1947'de Edinburgh'da başlayan, kısa sürede alternatif bir festival hareketine dönüşen ve 2019'dan bu yana Türkiye'de sanatseverlere uluslararası performans sanatları deneyimleri sunan Fringe Istanbul, bu yıl çevrim içi ve fiziksel etkinlikleri bir araya getiren edisyonuyla yarın başlıyor. Neler var? 3 yabancı 6 yerli ekibin fiziksel, 3 yerli 18 yabancı ekibin çevrim içi gösterileriyle seyirciyle buluşacağı festival; sahne sanatları disiplinlerde alternatif işler üreten sanatçılara çalışmalarını sergilemek için fiziksel ve dijital bir platform sunuyor. Türkiye'nin yanı sıra Yunanistan, Hollanda, Almanya, İsrail, İspanya gibi dünyanın önemli sanat merkezlerinden yenilikçi işlere ev sahipliği yapacak festivalin 2021 seçkisine ve diğer etkinliklere bu bağlantıdan erişilebiliyor. Nasıl, nerede? BeReZe Gösteri Evi, Çevre Tiyatrosu, DasDas, DOTOrmanda, ENKA Sanat, Kadıköy Boa Sahne ve Sakıp Sabancı Müzesi gibi mekânlarda gerçekleşen fiziksel etkinlikler; Zoom’dan çevrim içi takip edilebilecek canlı gösteriler ve profesyonel kayıtlarla zenginleşiyor. Istanbul Fringe Festival 2021 - Extended: Istanbul Fringe Festival 2021, önceki yıllardan farklı olarak geçtiğimiz yıl pandemi sebebiyle fiziksel gösterimi gerçekleşemeyen yabancı gösterileri Ekim 2021 - Mayıs 2022 tarihleri arasında İstanbul'da, fiziksel mekânlarda ağırlıyor. Böylece festival heyecanı yılın geri kalanında da canlı kalıyor. Biletler ve ayrıntılar için Mobilet etkinlik sayfasını ; keşif için Instagram hesabını takipte kalmanızı öneriyoruz.
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Film: The Father
Yönetmen: Florian Zeller
Süre: 97 dakika
Jenerik: Senarist ve oyun yazarı Florian Zeller, geçtiğimiz 10 yılın başında Paris sahnelerinde başarıdan başarıya koşan oyununu sinemaya uyarladı ve ilk kez yönetmen koltuğuna oturdu. 2020-2021 ödül sezonu boyunca En İyi Uyarlama Senaryo ve En İyi Erkek Oyuncu (Anthony Hopkins) dallarındaki iki Oscar ödülü dâhil birçok ödül kazanan The Father, biraz gecikmeli olarak vizyona giriyor. Film, yaşlı bir adamın zihnindeki bulanıklığı ve bilinmezlerin izdüşümlerini bir apartman dairesinde, kızı, damadı ve bakıcısıyla olan ilişkisi üzerinden işliyor.
Neden izleyelim? Öncelikle etrafındaki insanların kimliklerini ve suretlerini, bulunduğu mekânı ve yaşadığı olayların kronolojisini karmakarışık bir hâlde bulan ve kendisiyle aynı adı taşıyan karakteri canlandıran Anthony Hopkins'in performansı için izlemelisin The Father'ı. Öte yandan basit bir oyun uyarlaması, sıradan bir tek mekân filmi gibi gözükse de filmin detaylarındaki labirentlerde kaybolacaksın.
İzleyicisine fark ettirmeden, sinsi sinsi değişen mekân tasarımı, oyuncuların değişen suretleri, olay örgüsünün düğüm düğüm olduğu bir kurgu çalışması — The Father, altüst eden bir film. Bin parçalık bir yapboz gibi herhangi bir parçayı doğru yerleştirdiğini düşündüğün an hemen yanındaki ona uymayıveriyor. Baştan başlıyorsun. Kapılar açılıyor, koridorun sonundan bir ses geliyor, yüzler değişiyor ve bir de bakıyorsun yapboz kendi kendini tamamlamış.
Nerede izleyebilirsin? The Father bugün, Başka Sinema salonları dâhil birçok sinemada gösterilmek üzere vizyon takvimine ekleniyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
31. Akbank Caz Festivali, "Yeniden Şehrin Caz Hâli" sloganıyla etkinlik takviminde yerini aldı. Haftanın filmi The Father, albümüyse Low'dan HEY WHAT.
17 Eyl 2021

YAZARLAR

Emre Eminoğlu
Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Renata Salecl, birçok kitabında neden sonuç bağlamında gündeminde tuttuğu neoliberalizm değişmezini, yeni kitabı "Kabalık Çağı"nda da pergelin sabit ayağı olarak kullanıyor. Bireyselden toplumsala yeni liberal düzenin yarattığı sosyal erozyonu incelerken deyim yerindeyse çuvaldızı hem dayatılmış neoliberal düzene hem de onun heveslisi, faili, sürdürücüsü ve kurbanı durumundaki günümüzün şaşkın bireyine batırıyor.

Virtüöz davulcu Jojo Mayer, “ME/MACHINE” projesi ile geçen Cuma akşamı Terminal Kadıköy’ün içinde bulunan Komünite’de sahne aldı ve akustik davul ile yapay zekayı aynı sahnede gerçek zamanlı bir diyaloğa soktuğu canlı bir performans sundu. Mayer ile insan-makine etkileşimli benzersiz müzik deneyimi konuştuk. Sanatçı, teknolojiden korkmak yerine onu müziğine nasıl adapte ettiğini anlattı.

Dying for Sex’te (2025) yaralı, öfkeli ve arzularıyla var olabilen bir kadın yaratan Elizabeth Meriwether, Furious’ta da kadın öfkesinin başka bir yüzüne bakıyor. Dizinin üç kadın karakterinin öfkeleri aynı yerden doğmuyor, aynı biçimde dışarı vurulmuyor ve onları aynı yola götürmüyor. Fakat üçü de kendilerinden önce başka kadınların taşıdığı öfkeden bir parça devralıyor. İlk sezon sona erdiğinde geriye tek bir kadının intikamından çok daha fazlası kalıyor: Kuşaktan kuşağa, bedenden bedene dolaşan ve kendisine başka başka yollar arayan bir kadın öfkesi.

Sadakatsizliğe uğramak insanın eğitimiyle, yaşıyla, güzelliğiyle, zekasıyla ya da ne kadar “iyi bir partner” olduğuyla açıklanabilecek bir şey değil. Yine de insan böyle bir şey yaşadığında çoğu zaman suçu kendisinde arıyor. Oysa bu soruların çoğunun sebebi kontrolümüz dışında gelişen bir olayı yeniden kontrol edilebilir hâle getirme çalışmamız. "Sadakatsizlikle nasıl başa çıkarım?" diye düşünenler için üç kitap.

"Anatomy of a Fall"un Oscar ödüllü senaristi Arthur Harari, yeni filmi "The Unknown"da beden değiştirme motifini fotoğraf, kent hafızası ve kimlik üzerine tekinsiz bir bilmeceye dönüştürüyor.




